29 Aralık 2008, Pazartesi
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com

MPL Programının Yıldızı Parlıyor

Filolar genişliyor, genişledikçe de ekip ihtiyacı bütün hızıyla artıyor. Havayolları’nın büyük bir kısmı pilot ihtiyacını özel uçuş okullarından mezun ATPL lisansı sahibi pilot adaylarından karşılıyor. Bir kısım havayolu firması ise kendi eğitim akademilerinde önce ATPL eğitimi, daha sonra ise Tip Eğitimi vererek pilot istihdam ediyor.

Bu iki sürecin birleşimi hem masraflı, hem de geniş bir takvime yayılmış durumda olduğundan, özellikle havacılığın çağ atladığı 2000’li yılların başında pilotaj açığını karşılayaman havayolları ICAO’ya bir kısım düzenlemeler yapması için öneride bulunmuştu. Konuyu değerlendiren ICAO, 2006 yılında “MPL”i geliştirmişti. Bugün MPL tüm dünyada hızla yayılıyor. Zira aralık ayında birkaç akademi daha 2009 yılında eğitim vermek için MPL yetkisi talebinde bulundu.

Tek Kalemde Yardımcı Pilot

Basitçe ATPL ve TR eğitimlerinin tümleşik bir hali olarak tanımlanabilecek olan MPL, mezun olanların yardımcı pilot olarak çalışabilmeye hazır durumda olmasını ön görüyor. Pilotaj açığını kısa zamanda ve ekonomik bir şekilde gidermeyi amaçlayan MPL için tüm hukuki hazırlıklar tamam. İlk olarak geçen sene Swiss Air, 17 öğrenciye MPL vermek için program başlatmış, yine bu yılın başında Lufthansa da Bremen’deki tesislerinde MPL eğitimi vermeye başlamıştı. Brüksel merkezli Hubair ise Nisan’da MPL eğitimine başlayacağını resmen duyurdu. Çin’e ait havayolu firmalarının da MPL’e büyük ilgisi var. MPL yetkisi için başvuran özel uçuş eğitim organizasyonlarının sayılarının da 2009 yılında artması bekleniyor.

Risk mi? Fırsat mı?

MPL her ne kadar fırsat gibi görünse de bazı noktalara dikkatle yaklaşmak lazım. MPL FTO’lar için simülatör yatırımı, TRTO’lar için ise eğitim uçağı yatırımı gerektiriyor. Ayrıca MPL dahilinde 240 saat uçuş ve saatçe ATPL’de olduğundan çok daha fazla yer dersi eğitimi var. Bu da hem eğitim maliyetinin, hem de eğitim süresinin uzaması demek. Dolayısıyla MPL pilot adayları için çok daha pahalı olmakla beraber çok da uzun bir eğitim süreci gerektirebilir. Şirketler bazında talep yoğun olsa da ülkelerin sivil havacılık otoritelerinin de yeni lisansın uygulanması, eğitim manuellerinin geliştirilmesi ve sistemin oturtulması için bir hazırlık sürecine ihtiyaçları var.

TRTO’lar ve FTO’lar birleşebilir

Şu halde TRTO’ların ATP’ye, FTO’ların ise TR’a yatırım yapması çok daha maliyetli ve kasvetli bir süreç olacağından dünyanın her yerinde MPL konusunda yeni anlaşmalar gündeme gelebilir. Havayollarının kendi akademilerinde kendi özkaynaklarıyla MPL’e başlaması hem müstakil TRTO’ları hem de FTO’ları sıkıntıya sokacağından içinde bulundukları ülkenin ekonomisi ve havacılık sektörünün menfaatini düşünerek, menfi davranmamaları gerek. Havayollarının MPL’e mecburen yönlenmelerinden önce de FTO ve TRTO’ların önlem alması ve hazırlıklarını da tamamlaması lazım geliyor. Yine de panik yok! Uygun süre hala var...

MPL Programının Yıldızı Parlıyor

Facebook Yorum

Yorumlar

mhorzum ~ 8 yıl önce
Yazınız çok güzel Tevfik bey...Peki MPL lisansı maliyet artırımı getireceği göz önündeyken bu durum bu lisansı şirketinde vermek isteyen özel pilotaj okulları için neler sağlayacak.Özelde de bu lisans verilebilir mi.Oldukça yüksek maliyette olan diğer lisanslara oranla fiyat nasıl olur

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000