24 Eylül 2012, Pazartesi
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com
  • doğrulardan korkuyorlar, o dogrular ki gelecekte cocukları bile bundan etkilenecek ve çökmeye mahkum olacak... Saldırgan, yobaz, kendini üstün gören, kendini dindar sanan, insanlığa hiçbir katkısı olmayan bu insanların sözde modernleşmesi islamı bisiklet icadı ile kendini gösteriyor
  • İslam dininin bize ve pek çok İslam ülkesine dayatılan Emevi İslamı yorumunun tüm Müslüman ülkleri geri bıraktığı gün gibi açık. Dini bütün havalarında yorum yapmaya gerek yok. Rakamlar ortada. Bizim İslamı bugüne uygun olarak yeniden yorumlamamız gerekirken, biz okullarda zikr, arapça dua vs ile zaman harcıyoruz. Atatürk'ün en büyük çabası da zaten İslamı doğru yorumlamaktı. Kendilerine din kisvesi altında çıkar sağlamak isteyen yöneticiler yüzünden İslam dünyasının durumu feci bir halde.
  • "Türkiye olarak bizim “modernleşmek” gibi bir problemimiz zaten yok. Bizim teknoloji üretiminde “geri kalmışlık” ve “geri kalmaya devam etmeye adaylık” problemimiz var. Bizim havacılık endüstrimizin geri kalmışlığından rahatsız olmaktan daha çok hoş geldin tepsisindeki içkinin muhteviyatında alkol olup olmamasıyla ilgilenmek gibi bir problemimiz var. Diğer bir problemimiz ise memeketin havacılık endüstrisinin gelişebilmesi için farkındalık yaratmaya çalışan bir yazara kendisinden farklı düşündüğü için hakaret edenlerimizin olması." tebrik ederim. harika cümle olmuş. var ol hocam.
  • BUGÜN İSLAM DEVLETLERİ BİLİM VE TEKNOLOJİDE ÇAĞA AYAK UYDURAMADIKLARI İÇİN GERİ PLANDA KALMIŞ DURUMDADIR.İLERLEMEMİZİ İSTEMEYENLERDE DİN YOLUYLA BİZİ KARIŞTIRMAKTADIRLAR.ASIRLARDIR DİN VE TEKNOLOJİK GELİŞMELERİ BERABER VE HOŞGÖRÜ İÇERİSİNDE GÖTÜREMEDİĞİMİZDEN ELE MUHTAÇ OLDUK VE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ.SIKIŞTIĞIMIZDA ESKİ DEFTERLERİ AÇIP BİZ ŞÖYLEYDİK BATIYA BUNU ÖĞRETTİK DEYİP KENDİMİZİ AVUTUYORUZ.TEKNOLOJİK GELİŞMELER YERİNDE SAYMIYOR.HERGÜN YENİ BİRŞEYLER ÜRETİLİYOR VEYA İCAT EDİLİYOR.BU EĞİTİM , ÖĞRETİM , HOŞGÖRÜ VE ARGE ÇALIŞMALARI İLE ELE MUHTAÇ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ GİBİ GELİYOR.GELECEĞİ DÜŞÜNEREK ÇOLUK ÇUCUĞUMUZUN TEKNOLOJİK ESARET ALTINDA KALMAMASI İÇİN OMUZ OMUZA,BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE YENİBİRŞEYLER GELİŞTİRMEYE ÇALIŞMALI.EL GİTTİ AYA BİZ KALDIK YAYA DEMEMELİYİZ.

MODERNLEŞME!

 

Yorumun ne olduğu mühim değil. Aslında benim yorumlara yanıt vermek gibi bir alışkanlığım da hiç yoktur ama yorumlardan birinde hakaretamiz bir ifade vardı ki yine de bu yorumun kendisi bir yorum olarak rahatsız etmiş değil. Hatta benim yazıma yazamadığım bazı şeyleri yazarak beni tamamlamış oldu: Benim bir zihniyeti ortaya koyarak bunu eleştirmem başka, o zihniyetten birisinin kendi görüşlerini yazarak yazdıklarıma birebir örnek oluşturması çok başka. O yüzden teşekkür ederim. (Evet, yorumu farklı görüşlere duyduğum saygı dolayısıyla ben bizzat onayladım. Başka bir yorumda bunu belirten okurumuzu doğrulamak isterim.)

Gelelim işin aslına…

Yazımın temel amacı dünyada havacılık tartışılırken bizim nelerle ilgileniyor olduğumuzu göstermekti. Bunun için kinayeli bir yol tuttum.

Ortada bir tutarsızlık yok: Ben bu köşeden pek çok kez başta THY olmak üzere havayolu firmalarımıza araştırma, geliştirme ve teknoloji yatırımları konusunda naçizane çağrıda bulundum. Dünya’nın önde gelen havayolu firmaları üreticilerle ortak geliştirdiği programlarla biyoyakıt denemeleri yaparken niçin bizim de %25 ya da %50 gibi oranlarda biyoyakıt ilavesi ile bir İstanbul-Ankara uçuşu yapmadığımızı sorguladım. Teknoloji ve bilim üreten bir ülke olmamız için eğitim ve gençlerin yetiştirilmesi üzerine yazdığım yazılar da olduğu yerde duruyor. Dileyenler arşivlere bakabilirler.

Yanıt kısmına gelince… Şu modernleşme mevzuunu bir masaya yatıralım:

Evvela o yazıyı yazarkenki amaç bir “modernleşme” durumunu sorgulamak değildir. Zaten bu konu burada tartışılacak kadar basit olmadığı gibi eğer burada modernleşmeyi teknoloji ve bilimde öncülük olarak tanımlıyorsak inciğini, cıncığını, demirbaşını, eğitim materyalini, kısacası her şeyini batıdan almak zorunda olduğumuz bir alanda artık bundan bahsetmek komedi olur.

“Türkiye bir zamanlar uçak üretiyordu” derken artık neden üretemediğimizi doğru tahlil etmek önemli. Biz sağ, sol, darbe, ihtilal vs. ile uğraşırken batı bilim ve teknoloji üretiyordu. Biz ülkede huzur telakki etmeye çalışırken bugün deneylerle aranan Higgs bozonu 60’larda kağıt üzerinde çıkmış (1964), ABD Apollo 11 ile 1969’da aya ayak basmış, Sovyetler Venüs’e araç göndermişti. Biz 80’lerde aynı işlerle uğraşırken güneş sistemi dışındaki, yani diğer yıldızların çevresinde dönen gezegenlerin varlığına yönelik ilk sinyaler alınıyordu. Ses bariyeri çoktan aşılmış, sivil havacılığa entegresi için planlar yapılıyordu.

Kısacası… Aslında “hoşgeldin tepsisine şampanya koymak ile moderneşilmez” diyenler pek haklıdır. Doğru. Çağı yakalayabilmenin yolu bellidir: Demokrasi, hoşgörü ve bunların yerleşik olduğu bir toplumun ürettiği bilim ve teknoloji.

Türkiye olarak bizim “modernleşmek” gibi bir problemimiz zaten yok. Bizim teknoloji üretiminde “geri kalmışlık” ve “geri kalmaya devam etmeye adaylık” problemimiz var. Bizim havacılık endüstrimizin geri kalmışlığından rahatsız olmaktan daha çok hoş geldin tepsisindeki içkinin muhteviyatında alkol olup olmamasıyla ilgilenmek gibi bir problemimiz var. Diğer bir problemimiz ise memeketin havacılık

endüstrisinin gelişebilmesi için farkındalık yaratmaya çalışan bir yazara kendisinden farklı düşündüğü için hakaret edenlerimizin olması.

Her şeyi bir yana bıraktım: Bir konuda kendisiyle aynı şekilde düşünmeyen birine karşı bu kadar saldırganlaşmanın sebebini anlamıyorum. Benim yeni bir şey söylediğim yok, zira benim yeni bir teori geliştirmeme de gerek yok:

Bilim & teknoloji üreten ülkelerle üretmeyen ülkelerin halleri de, durumları da, farkları da ortada. Dünya’ya bakmak yeterlidir.

İlave Not: Yüksel Önaçan’ın ardından

Şair, yazar, öğretmen Yüksel Önaçan geçtiğimiz hafta, 67 yaşında iken hayata gözlerini yumdu.

Yüksel Önaçan, Afyon’un Emirdağ ilçesinde hayata gelen fikir adamlarından biri idi. Yıllarca bulunduğu ve yaşadığı her yerde yerel sorunları anlamaya çalıştı, yerel gazetelerde yazdı. Almanya’da bulunduğu sıralarda gördüklerini bir Türk gurbetçisinin öyküsü olarak “Göç” adlı kitabında romanlaştırdı.

Kendisiyle 10 yıl önce Eskişehir’de tanışmıştım… İki yıl kadar da fırsatım oldukça yanına uğradım. Okuduğu kitaplardan alıntıladıklarını yazdığı defterlerden birisini 9 yıl kadar önce, yazdığı kitaplarından birer kopya ve bir de çalışır vaziyette eski bir daktilo ile birlikte bana vermişti. Elbette pek çok öğüt ve hayat dersini de…

Ve nihayet arkasında binlerce şiirini, köşe yazısını ve fikrini bırakıp bu Dünya’dan göç eyledi.

O günlerde daha pek çok şeyin başında iken bende düşünme, okuma ve yazma aşkını pekiştirmiştir. Bugün bu köşede yazıyor isem mutlaka kendisinin de payı vardır.

Bu nedenle kendisini anmak istedim…

Yüksel Hocam’a Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dilerim.

İyi haftalar.

MODERNLEŞME!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

İsim / Rumuz ~ 4 yıl önce
doğrulardan korkuyorlar, o dogrular ki gelecekte cocukları bile bundan etkilenecek ve çökmeye mahkum olacak... Saldırgan, yobaz, kendini üstün gören, kendini dindar sanan, insanlığa hiçbir katkısı olmayan bu insanların sözde modernleşmesi islamı bisiklet icadı ile kendini gösteriyor

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Geri Kalmışlık ~ 4 yıl önce
İslam dininin bize ve pek çok İslam ülkesine dayatılan Emevi İslamı yorumunun tüm Müslüman ülkleri geri bıraktığı gün gibi açık. Dini bütün havalarında yorum yapmaya gerek yok. Rakamlar ortada. Bizim İslamı bugüne uygun olarak yeniden yorumlamamız gerekirken, biz okullarda zikr, arapça dua vs ile zaman harcıyoruz. Atatürk'ün en büyük çabası da zaten İslamı doğru yorumlamaktı. Kendilerine din kisvesi altında çıkar sağlamak isteyen yöneticiler yüzünden İslam dünyasının durumu feci bir halde.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
hngr ~ 4 yıl önce
"Türkiye olarak bizim “modernleşmek” gibi bir problemimiz zaten yok. Bizim teknoloji üretiminde “geri kalmışlık” ve “geri kalmaya devam etmeye adaylık” problemimiz var. Bizim havacılık endüstrimizin geri kalmışlığından rahatsız olmaktan daha çok hoş geldin tepsisindeki içkinin muhteviyatında alkol olup olmamasıyla ilgilenmek gibi bir problemimiz var. Diğer bir problemimiz ise memeketin havacılık endüstrisinin gelişebilmesi için farkındalık yaratmaya çalışan bir yazara kendisinden farklı düşündüğü için hakaret edenlerimizin olması." tebrik ederim. harika cümle olmuş. var ol hocam.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
COSS ~ 4 yıl önce
BUGÜN İSLAM DEVLETLERİ BİLİM VE TEKNOLOJİDE ÇAĞA AYAK UYDURAMADIKLARI İÇİN GERİ PLANDA KALMIŞ DURUMDADIR.İLERLEMEMİZİ İSTEMEYENLERDE DİN YOLUYLA BİZİ KARIŞTIRMAKTADIRLAR.ASIRLARDIR DİN VE TEKNOLOJİK GELİŞMELERİ BERABER VE HOŞGÖRÜ İÇERİSİNDE GÖTÜREMEDİĞİMİZDEN ELE MUHTAÇ OLDUK VE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ.SIKIŞTIĞIMIZDA ESKİ DEFTERLERİ AÇIP BİZ ŞÖYLEYDİK BATIYA BUNU ÖĞRETTİK DEYİP KENDİMİZİ AVUTUYORUZ.TEKNOLOJİK GELİŞMELER YERİNDE SAYMIYOR.HERGÜN YENİ BİRŞEYLER ÜRETİLİYOR VEYA İCAT EDİLİYOR.BU EĞİTİM , ÖĞRETİM , HOŞGÖRÜ VE ARGE ÇALIŞMALARI İLE ELE MUHTAÇ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ GİBİ GELİYOR.GELECEĞİ DÜŞÜNEREK ÇOLUK ÇUCUĞUMUZUN TEKNOLOJİK ESARET ALTINDA KALMAMASI İÇİN OMUZ OMUZA,BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE YENİBİRŞEYLER GELİŞTİRMEYE ÇALIŞMALI.EL GİTTİ AYA BİZ KALDIK YAYA DEMEMELİYİZ.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000