06 Nisan 2009, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Acaba domuz gribi de bu kapsama alanına grecek mi. şimdden havacılığı etkilediği söyleniyor.
  • Boşuna arge yatırımları yapılmıyor... Biz birbirimizi yerken alem ne çalışmalarla uğraşıyor. sonra da milyonları kazanıyorlar. emir
  • Çok güzel bir araştırma yazısı hazırlamışsınız ellerinize sağlık ama bu konuda alınan eğitimler ve bu eğitimlere verilen önem TR de çok gülünç ayrıca bu konuya benim gibi gönül vermiş bu işin eğitimlerini yapan bir insan olarak havacılık sektöründeki bu işin gerekliliklerinin kaplumbağa hızıyla yürümesi de ayrıca çok üzücü. Geleceğin bir başka en büyük tehlikesi de Nükleer sızıntılar, patlamalar, radyasyon. Bu konuda www.taek.gov.tr TR nin en nitelikli eğitim sitesi konumunda bence şu anda. Güzel konulara temas ediyorsunuz bu sebeple ellerinize sağlık diyorum. GÖNÜL DOLUSU SEVGİLER VE SAYGILAR
  • Komplo teorileri çıktı mı mutlaka arkası gelir. Yaotıkları teknolojiyi nasıl satacaklar?

Milyarlarca Mikrop

Gündelik yaşamımızı sürdürürken güvenlik giderek artan bir sorun halini almaktadır. Çünkü ekonomilerin zayıfladığı, istihdam sorununun arttığı ortamlar suç ve terör için uygun zeminlerdir. Bu tür ortamlarda terör kılıktan kılığa girer, karşı önlemler alındıkça çeşitlenir. Önümüzdeki 5 yıl içinde kitle imha silahlarının biyolojik silahlar olacağına dikkatler çekilmekte ve terörle savaşmak için, 911 felaketinden bu yana, Amerika’nın 50 milyar doların üzerinde Ar-Ge yatırımı yaptığı belirtilmekte! Patlayıcılara, silahlı saldırılara, hırsızlığa, yangına, doğal afetlere karşı alınan önlemleri biyolojik ve kimyasal saldırılara karşı alınan önlemlerle karşılaştırdığımızda durum pek de parlak görünmemekte…

Örneğin, içinde milyarlarca virüs bulunan basit bir kutu ile yolcu terminaline giren bir caninin yapacakları, silahlı terörist için bile öldürücüdür. Terminale veya uçağın içine bırakılacak, püskürtülecek virüsler ve virüslerin neden olacağı hastalıklar buradan tüm kente, ülkeye hatta dünyaya yayılabilir… Bu tür tehlikelere karşı koymak üzere ciddi araştırmalar sürdürülmektedir.

Böylesine tehlike arz eden, kitleleri salgın hastalıklara sürükleyecek, toplum sağlığını tehdit edecek hatta yok edecek gizli silahlar pratik olarak dört ana sınıfa ayrılıyor:

- Saniyeler, dakikalar içinde etkisi görülen zehirli kimyasal gazlar (sarin gazı gibi)
- Kolaylıkla anlaşılamayan, etkisi saatler, günler içinde ortaya çıkan virüsler
- Şarbon (1) gibi etkisi birkaç gün ya da hafta içinde ortaya çıkan, grip belirtileri olan biyolojik hastalık taşıyıcıları
- Etkisi kuluçka döneminden sonra ortaya çıkan çiçek, veba gibi bulaşıcı, salgına neden olan hastalık mikropları (ki bunlar da gribe benzer ön bulgular veriyorlar)

Kuşkusuz saldırı ne kadar çabuk fark edilirse, teşhis etmek önlem almak ve tedaviye başlamak o kadar çabuk ve hızlı olacaktır.

Konuyu havalimanları özeline indirgediğimizde tüm yararlanıcılar için yeniden yapılanma durumu ortaya çıkmaktadır.

Korkutucu senaryolar

Hatırlarsanız, Amerika’da başkanlık seçimlerinden önce şarbon mikrobunun posta ile gönderilerek tehdit yaratması biyolojik terörü dünya gündemine düşürdü. Biyolojik terör Amerikan başkanlık seçimlerinde de konu edildi. Posta ile şarbon mikrobu gönderilmesi ise korkuları artırdı.

Ardından 2008’in sonlarında Amerika’nın ilgili Savunma birimleri tarafından ileri teknoloji ürünü olan biyo-izleme ve uyarı yöntemlerinin geliştirildiği hakkında açıklamalar yapıldı. Amerika’da 30’dan fazla şehirde biyolojik (mikrop, virüs ya da herhangi bir şekilde taşıyıcı) izleme sistemlerinin kullanıldığından bahsedildi. New York şehrinin birçok yerinde, yaygın bir şekilde biyo-teknolojik sistemlerin kurulduğundan söz ediliyor.

Havalimanı güvenlik uzmanları da korkutucu senaryolar için kriz planları hazırlamaya başladılar.

Bir yandan da kokuya duyarlı sistemler, virüs, mikrop detektörleri, filtreler, lazer ışınları ile tespitler gibi tekniklerle uğraşılıyor. Bu sistemler “Kokla-Söyle” esasına göre çalışılıyor.

Bu sistemlerin geliştirilmiş dedektör, sensörler gibi araçlarla biyo saldırının erken fark edilmesini sağlama işlevleri bulunuyor. Depremlerin önceden hissedilip yapılması gerekenlerin planlanması, önlemlerin alınması gibi, uyarcı görev yapıyorlar…

Kokla-Söyle

Kokla-Söyle adı verilen sistem nasıl çalışacak? Saldırıya geçildiği andan itibaren sistemler çalışmaya başlayacak şekilde tasarlanmakta. Belirli yerlere monte edilmesi öngörülen, önceden tanımlanmış kokuları algılayıp elektronik merkezlere iletecekler. Binaların içindeki laboratuarlarda örnek kitler ve rehber dokümanlarla karşılaştırılıp, bilgiler internet tabanlı programlarla ana merkeze gönderilecek. Sistemin kendisi ile birlikte, alt sistemlerin de; temizliği, kontrolü, faal tutulması hizmetlerinin yerine getirilmesi gibi yeni iş alanları açılmakta…

Biyolojik ve kimyasal yayılıcıların kokularını algılama tekniklerini yanı sıra kuvvetli ışık (lazer gibi) kullanımı ile tespit de çalışmalar arasında yer almakta.
Biyolojik/kimyasal saldırı yayılmadan önlem almak üzere geliştirilmekte olan kullanım kolaylığı bulunan çok sayıda çalışma devam ediyor. 2010 yılında bunların bazılarının tamamlanması bekleniyor.

Asıl amaç havalimanı kullanıcılarını korumak ve kurtarmaktır. Her limanın; bulunduğu bölgenin yapısı dolayısıyla risk faktörü ve bu konuya yaklaşımı farklıdır. Ancak, görünen o ki, her liman kendi önlemlerini almak ve kriz yönetimi planlarını yenilemek durumundadır. Kimyasal ve biyolojik saldırılar karşısındaki senaryoların hazırlanması, hangi durumda nelerin yapılması gerektiğinin tespiti zorunludur. Senaryolara göre eylem planları, kriz yönetimi, günlük uygulamalar yenilenmeli, kurulacak sistemlerin güvenliğine de ayrı bir başlık olarak yer verilmelidir.

Kaynağı komplo teorilerine dayansa da gerek havalimanı işleticileri gerekse planlayıcıları yeni bir fonksiyonla karşı karşıyadır.

1) http://www.bilkent.edu.tr/~bilheal/aykonu/November/sarbn.htm

Şarbon kelimesi Türkçeye Fransızcadaki charbon (kömür kelimesinden geçti bunun nedeni şarbon hastalığının mikrobunun temasla geçen türünde deride kara lekeler oluşmasıdır.

Milyarlarca Mikrop

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 8 yıl önce
Acaba domuz gribi de bu kapsama alanına grecek mi. şimdden havacılığı etkilediği söyleniyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Boşuna arge yatırımları yapılmıyor... Biz birbirimizi yerken alem ne çalışmalarla uğraşıyor. sonra da milyonları kazanıyorlar. emir

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Çok güzel bir araştırma yazısı hazırlamışsınız ellerinize sağlık ama bu konuda alınan eğitimler ve bu eğitimlere verilen önem TR de çok gülünç ayrıca bu konuya benim gibi gönül vermiş bu işin eğitimlerini yapan bir insan olarak havacılık sektöründeki bu işin gerekliliklerinin kaplumbağa hızıyla yürümesi de ayrıca çok üzücü. Geleceğin bir başka en büyük tehlikesi de Nükleer sızıntılar, patlamalar, radyasyon. Bu konuda www.taek.gov.tr TR nin en nitelikli eğitim sitesi konumunda bence şu anda. Güzel konulara temas ediyorsunuz bu sebeple ellerinize sağlık diyorum. GÖNÜL DOLUSU SEVGİLER VE SAYGILAR

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Komplo teorileri çıktı mı mutlaka arkası gelir. Yaotıkları teknolojiyi nasıl satacaklar?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000