08 Aralık 2014, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Birileri kulağını çekmiş anlaşılan, Erdal Gülmez e bağlamışsın , boş ve gereksiz
  • 3 yıldır tgs yer hizmetlerinde çalışıyorum 8000 çalışanın 7500 ü mutsuz borç batağı içinde 850 tl ile işe girdik şuan maaşımız 1100 tl teb bankası maaş kartı çıkrdı yanına kredi kartı 3 ay sonra garanti bankası sonra finans sonrası vakıfbank herbanka maaşın 3 katı kredi kartı maaş arkası falan derken yüzde 70 i 22 30 yaş aralığında olan bu gençler borç batağı içinde maaşı alan nereye yatıracanı şaşırmış durumda insanların yüzü gülmüyo herkes sıkıntıda beklenti vardı şirket değişcek tazminatlar verilcek diye insanlarda bir beklenti umut oldu ama borçları biraz olsun kapatabiliriz umudu buda olmadı 100de yirmisi enaz işi birakacaktı tazminatları alabilseydi. sefa bey ben 3 aydır takib ediyorum bu haber sitesini bizim sorunları anlatabileceğimiz biyer yok iş kaybetme korkusuyla kimsenin ağzını bıçak açmıyo siz köşenizde işçinin emekçinin sorunlarını anlatırsanız belki yukardaki beyfendilerin bi umursama durumu olur saygılarımla........
  • Sefa Bey; Havacılığı bilen ve mümkünse pilot bir danışmanınız olsa iyi olur. Zira bazı yerlerde çuvallamışsınız. Bununla birlikte, havacılıkla ilgili abartı haber yapan bir yer varsa en başta sizin siteniz yani airporthaber.com'dur.
  • Onlarca defa airport habere bu sansasyonel başlıklar için uyarı yazısı gönderdim. Geçen zaman da bir başlık " başbakanın uçağı düştü". Şimdi siz ne anlarsınız? Tabiki olayın ülkemizde geçtiği. Olay atıyorum zimbabve honolulu kadabasında geçiyor. Onlara göre tabiki önemli bi gelişme ama bize göre haber değeri yok. Okuyucuları salak yerine koymaktan vazgeçin
  • Bir de "uçağa yıldırım düştü, facianın eşiğinden dönüldü" konusunu ekleyebilirdiniz.
  • sayiz yazar,emeginize saglik,tum havacilarin hassas oldugu bir konuya deginmissiniz. sansasyonel haberler havacilari ve okuyan herkesi irrite etmekte.ancak editorler bunu bilincli yapiyor sanirim ki,haber okunsun.kokpite gelince,herzamanki gibi onemli yanlisliklar var.bir arkadasimin belirttigi gibi V1 karar suratidir,yerden kesilme degil.onemli miktarda takipciniz var,basta ben.bu tur yanlisliklar ciddi sorun olabilir yeni baslayan ,arastirmayi cok sevmeyen yeni havacilar icin.bir okuyucu togo degil toga demisti.orada oldugu gibi bu elestirileri yapici olarak gorup,yazilardaki hatalari arastirip,teyit edip duzeltseniz nasil olur?eskiden olsa yazi artik kalici olurdu bir gazete veye dergide.simdi degistirmek mumkun.teknoloji buna musade ediyor.ayrica toga ya basildiginda bize kalkis takati vermez.asamali olarak takat secilebilir.windshear yukaridan assagiya esen kuvvetli ruzgar degil,ruzgar kirilmasidir.ve kabin basinclama hadiselerinde herzaman hayati risk vardir.saygilarimla
  • Sizi mahcup etmek istemezdim kusura bakmayın Lütfen. Ancak bu yazıyı okuduğunuzda sanırım bir özür alacaklı olacağım:) http://www.sefainan.com/sky-kabin-memurundan-serzenis.html
  • Siz söylemeyin bunu bari Sefa Bey, inanın komik oluyor. Havacılıkta sansasyonel haber denilince ilk akla gelen site Airporthaberdir. Size reklam vermeyen şirketleri yerden yere vurmanızda cabası, bunu herkes biliyor. Daha dün bir haber vardı, kule ile pilot arasında ilginç olay diye, iniş takımları açılmayınca kuleye sormuş pilot, eski bir teknisyen olarak bu durumun ne kadar normal olduğunu en iyi sizin bildiğinizi düşünüyorum. Bu sektör sırf haber başlığına tıklanma sayısının artması için bu kadar ayaklar altına alınmamalı. Şimdi diyorsunuz ki benim haberim yok editörlerin işi:) Varsayalım haberiniz yok, o başlığı düzeltmemekle bir o kadar suçlusunuz... Havacılık manipüle edilmeye çok müsait bir sektör ve siz bunu ticari çıkarlarınız için çok iyi kullanıyorsunuz... Saygılarımla.
  • Bir yolcuya 08 Aralık 2014, Pazartesi 11:17 Yüksek irtifada kabin basıncı koybolduğunda bilinçli kalma zamanı 25-30 saniyelere kadar düşmektedir. Eğer önce çocuğunuza maske takarsanız çocuğunuzu emniyete almak isterken siz bilincinizi yitirecekve hypoxia denilenbeynin oksijensiz kalma durumuyla karşılaşacaksınız. Çocuğunuz bu durumu anlayamaycağıve size yardım edemeyeceği için önce kendi maskenizi takarak bilinçli kalacak ve hemen akabinde yanınızda bulunan çocuk ya da bebeğinze oksijen vererek hayatta kalacaksınız. Sefa beyin yazısında saf oksijen deniliyor ancak maskeden gelen kabindeki mevcut hava ile oluşturulan kimyasal oksijendir. Uçak tiplerine göre de 12-22 dk arasında oksijen sağlar bu da solunabilir oksijen olan bir irtifaya alçalacak yeterlizamanı verir. Bu arada deniz seviyesinden yükseldikçeoksijenin azaldığıdoğru değildir. Oksijenin atmosferdeki miktarı sabittir. Azalan havanın basıncıdır. Akciğerler ancak belli bir basınç altındaki oksijeni soluyabiöecek kapasitededir. kpt.plt Tabi irtifa arttıkça havanın basıncı ile beraber yoğunluğuda düşer, dolayısı ile oksijen oranı sabit olmasına rağmen miktarı azalır. Azalan hava basıncı sebebiyle nefes almak imkansız hale geldiği gibi solunabilse bile oksijen yetersizdir. Bu sebeple yolculara çabuk kullanılabilen acil durum maskeleri donatılmıstır. Bir diğer konu cevaben; yapılan acil alçalmalarda ki havabasıncı değişimi evet kimi yolcularımızı rahatsız edebilir. Çocukların ise kulak hava kanalları henüz tam gelişmediği için biraz daha fazla rahatsız olabilirler. İki durumda hayati tehlike arz etmez. Oksijen yetmezliğine karşı acil alçalma yaparak bu verdiğimiz rahatsızlığı kabul etmiş oluyoruz. Sevgiyle,herkez'e emniyetli uçuşlar.
  • Hocam sen cidden çok süper yazılar yazıyorsun.

MEDYA TARAFINDAN ABARTILAN HAVACILIK OLAYLARI

Havacılıkla ilgili bir çok haber siteleri, facebook ve twitter sayfaları çoğaldı. Tabii ki bunlar sevindirici gelişmelerdir. Okurun ilgisini çekmek için ilginç başlıklar kullanılması haberin okutulması ve okurun habere olan ilgisini çekmek için kullanıldığı da bir gerçek.  Bu tür başlıklar haberi okutma amaçlı olduğundan normal gözükse de içeriğinde bazen bilgi kirliliği yaratacak cümlelerin olması hem okurları hem de bu tür haber portallarını takip eden yolcuları ürkütebilmektedir. Bunun yanı sıra havacılık sektörüne yeni giriş yapan veya yapmak üzere eğitim alan gençlerimizi yanlış bilgilerle donatmamamız gerekiyor. İşte bu nedenle, her an karşı karşıya geldiğimiz ve bundan sonrada geleceğimiz havacılık olaylarının bazılarına basit anlatımlı yorum getirmeye çalıştım.

İşte Medyamıza sıklıkla düşen haberler:

Kabin basınçlandırma arızası:

Uçaklar deniz seviyesinden ortalama 10-13.000 metre (30-40.000 feet) gibi yükseklikte uçarlar. Bunun önemli nedenleri vardır. Bunların en önde gelenleri; atmosfer basıncının düşük olduğu yüksekliklerde, daha az yakıt sarf ederek daha hızlı uçmak ve motor gürültüsünü yeryüzüne daha az vermek gibi nedenleri var. Bildiğiniz üzere, İnsanlar oksijen ihtiyacı nedeniyle en fazla 3.000 metre (9-10.000 feet) yükseklikte yaşayabilirler.

 Uçaklar, 10-13.000 metre gibi yükseklikte uçarken, uçağın içi kontrollü olarak basınçlandırıldığı için, yolcular 3.000 metre veya altında olduğu gibi, oksijen sıkıntısı çekmezler.

Peki, basınçlandırma sistemi arıza yaparsa ne olur?

Uçak 3.000 metreden daha yüksekte uçuyorsa, pilot önce hızlı bir şekilde 3.000 metreye alçalır (rapit descent). Bu hızlı alçalma başlamadan, kabinin 3.000 m. üzerine çıktığını saptayan “acil durum oksijen sistemi” otomatik olarak devreye girer ve oksijen maskelerinin kapakları açılır. İnsanlar bu maskeler vasıtasıyla saf oksijen alarak bir solunum sıkıntısı yaşamazlar. Uçak 3000 m. yüksekliğe inince oksijen maskesi kullanma gereği kalmaz. Pilot, alçaktan uçarak, uçağı en yakın uygun bir havalimanına indirir. Bu olayda hiçbir yaşamsal tehlike söz konusu değildir.

 Uçaktaki oksijen maskelerinin altına bağlı el büyüklüğünde plastik torbalar bulunur. Bunlar; sistemden oksijen akmaya başladığında, yolcunun nefes verme sırasında kullanmadığı saf oksijenin kabine dağılmasını önlemek içindir. Bu nedenle torba şişmez. Torbanın şişmediğini gören bazı yolcular, maskeden oksijen gelmediğini sanarak gereksiz bir panik yapmaya başlar. Hâlbuki torba sadece nefes verildiği süre içinde gözle görülmesi zor miktarda, çok az şişecektir.

Kokpit camı çatlaması:

Kokpit camları; karşıdan gelen rüzgârı tuttuğu gibi ,kabin basıncı yükünü de taşırlar. Bu camlar çeşitli tabakalardan oluşur ve kalınlığı 5 ile 7 cm. arasındadır. Tabakaların en ince olanı (3-4 mm) en dışta olup, camdan, diğer tabakalar ise; sentetik malzemeden üretilmiştir. Tabakaların arasında saydam elektrikli ısıtıcı bir katman daha bulunur. Uçuş sırasında dış tabaka çatlarsa, ki; genellikle bu tabaka çatlar, uçak sorunsuz bir şekilde uçuşunu sürdürebilir. Ancak, iniş yaptıktan sonra, kurallar gereği; çatlak camla tekrar kalkış yapmasına izin verilmez, cam yenisi ile değiştirilir. Varılacak meydanda, yedek cam ve değiştirecek yetkili teknisyen yoksa, pilot genellikle uçuşa devam yerine, kalktığı meydana dönme kararı verir.

Sonuç olarak; kokpit camı çatlamasının uçuş, yolcu emniyeti yönünden hiçbir tehlikesi yoktur.

Motora kuş girmesi:

Kuşlar göç zamanı 3000 metreye kadar ama genellikle 150-200 metre yükseklikte uçarlar. Bu nedenle, uçağa kuş çarpması genellikle kalkış ve iniş sırasında olur. Uçağın gövdesine çarpan kuşlar ufak bazı maddi hasarlara neden olabilir. Motora giren kuşun ilk çarptığı yer motorun önündeki büyük fan palleridir. Hızla dönen bu paller; merkezkaç kuvveti ile kuşu parçalayarak dış çevreye doğru atar. Genelde kuş parçaları, dış çevreden motorun fan kısmına geçerek arkadan atmosfere atılır. Bu durumda, ilk paller az veya çok hasar görebilir. Kuş çarpmış bir motora, kompresör kademesine (core) girmediği kesin bile olsa, motora boroskop (borescope) muayenesi yapılır. En kötü durum ise, bazı kuş parçalarının motorun core kısmında olan kompresör ve yanma odalarına oradan türbin pallerine geçmesidir. Bu durumda, motorda ağır hasar meydana gelir.

Böyle bir durumu ilgili göstergelerden saptayan pilot, motoru durduracak, diğer motorla uçuşa devam edecek ve en yakın havalimanına iniş planlayacaktır. Göç zamanlarında en kötü olay 2 motorlu bir uçağın, her iki motorun merkez kısmına (kompresör bölümü/core section) kuş girmesidir. Bu nedenle, her havalimanı idaresi türlü yollarla havalimanı çevresindeki kuşları rahatsız ederek bölgeden uzaklaşmalarını sağlamaya çalışan program (bird control) yönetirler.

 Yeni yapılacak havalimanları için ilk karar aşamasında göçmen kuşların göç yolları üzerinde olmaması için titiz araştırma yapılması zorunludur. (3.Havalimanı için yapıldı mı bilemiyorum...)

Bir jet motorunun kompresör kısmına (core section) giren bir kuş parçasının neden olduğu hasar, ortalama bir milyon dolar civarında bir harcamaya neden olur.

Denize yakın havalimanlarının (örneğin İstanbul Atatürk havalimanı) en büyük derdi 12 ay boyunca martılardır. Kalkış sırasında motora kuş girmesi, uçağın yerden kesilme hızına yaklaşılan (V1) süratine erişmeden önce olursa pilot kalkıştan vazgeçecektir (aborted take-off). V1 hızından sonra oluşursa, pilot tek motorla kalkışa devam eder, alçak irtifada meydan turu atarak kalktığı meydana iniş yapar.

Uçakların zaman, zaman pass geçme durumu:

Bu duruma; bir başka deyişle, inişten vaz geçme diyebiliriz. “Son yaklaşma” denen iniş öncesi süreçte, çeşitli nedenlerle, pilot inişten vazgeçme kararı verebilir. Bunun birçok nedeni olabilir. Otomatik iniş sisteminin veya pilotun bir hatası nedeniyle uygun bir yaklaşma sağlanmazsa, pilot inmekten vazgeçerek tekrar yükselir, meydan turu atarak, tekrar inişe geçebilir. Kuvvetli bir yan rüzgar, yukarıdan aşağıya esen kuvvetli rüzgar (wind shear) uyarısı alınması, pilotun iniş yapacağı pistte yabancı bir cisim veya pisti henüz terk etmemiş bir uçak görmesi, meydan üzerinde bulutun minimum değerlerden daha aşağıya inerek görüşü engellemesi, görüşü azaltan sağanak yağmur/kar yağışı gibi bir çok neden sayılabilir. Uçakların hemen hepsinin gaz kollarında “TOGA” düğmesi bulunur. İnişten vazgeçen pilot, bu düğmeye basarak motorların otomatik olarak derhal kalkış takatında gaz açmasını sağlar. Bu yolla, iniş için rölantide olan motorlar devir kazanarak, uçağa hız verip uçağın tırmanmasını sağlarlar. Son derece normal bir uygulamadır.  

İniş takımı açılmaması:

 İniş takımının açılmaması, çok nadir rastlanacak bir olaydır. İniş takımlarının açıldığı ve açık olarak kilitlendiği bilgisi, her bir iniş takımına ait ışıklı göstergelerde yeşil ışık yanması ile anlaşılır. İniş öncesi iniş takımlarına açılma kumandası verildiğinde 10-15 saniye içinde iniş takımları açılır, kilitlenir ve yeşil ışıkları yanar. Bu ışıklardan bir veya birkaçının yanmaması durumunda, pilot iniş takımlarını tekrar içeriye alır ve tekrar dener. Işık gene yanmazsa, pilot pass geçerek durumu kuleye bildirir.

Meydan turu yaparken, bir deneme daha yapar. Gene yeşil ışık yanmazsa, bunun bir yalancı ikaz olup olmadığını araştırır. Bunun için uçağın tipine göre değişiklik gösteren bazı mekanik göstergelere bakarak, sonucu tespit eder. İniş takımı gerçekten açılmamış veya açıkta kilitlenmemiş ise, manuel kumanda ile acil durum sistemini devreye sokar. Bu sistemin adı “emergency extension”, “manuel extension”, “free fall” gibi isimlerle adlandırılır. Bu yolla iniş takımlarını içerde kilitleyen kilitler mekaniki olarak kilitten kurtarılır, ilgili hidrolik basıncı dönüş hattına bağlanır. İniş takımları kendi ağırlığı ile açılarak kilitlenir ve yeşil ışıklar yanar. Kendi ağırlığı ile açılan iniş takımlarının daha hızlı açılmasını ve kilitlenmesini sağlamak için pilot gerekirse kısa ve ani yükselişlerle silkeleme yaparak yardımcı da olabilir.

 Tüm bunlara karşın iniş takımın birisi veya hepsi açılmazsa ne olur?

Pilot gövde üzerine anormal iniş planlar. Bunun için uzun ve geniş bir pist ve havalimanının güçlü bir itfaiye teşkilatının olması aranır. Yapılacak iniş, bir acil durum inişidir (emergency landing). Yapılacak iniş öncesi, yakıtını mümkün olduğunca azaltması gerekir. Uçağın yakıt atma (fuel dump) sistemi varsa fazla yakıt atmosfere atılır veya havada turlayarak yakıt azaltır. Bu arada anormal iniş kontrol listeleri gözden geçirilerek hazırlıklar tamamlanır. İniş öncesi pist üzerine yangın söndürmekte kullanılan köpük sıkılarak hem sürtünme azaltılır ve hem de olası yangının başlaması önlenmeye çalışılır. İnişte açılmayan iniş takımının en son yere temasını sağlayacak bir dengede iniş yapılır. Olası yangına karşı iniş sırasında itfaiye araçları arkadan ve yandan uçağı takip ederler. Uçak durduğu anda uçağın piste değen yerlerine köpük sıkılarak yangın önlenir veya söndürülür. Pilot, acil tahliye emri verince, kapılar açılır, tahliye kızakları (slides) şişirilir, önce yolcular, sonra ekip kabin memurlarının kontrolün da acil tahliye sağlanır.

Kalkışta motordan alev uzaması:

Kalkış yapan uçağın motorları en yüksek takatta çalışırlar. Yüksek takatta çalışan motorun egzozunda gece karanlığında kısa süreli bir alev görülmesi olağandır. Egzozdan uzayan alev bir motor yangını değildir. Dolayısı ile ne pilotun motorlardaki yangın söndürücüleri kullanmasına, ne de yerden söndürme ihtiyacı yoktur.

Zaten kalkış takatında egzozdan çıkan gazın sıcaklığı motor tipine göre 500-800 derece santigrat civarındadır. Bu sıcaklığın içine yanmadan gelebilen bir miktar yakıt olursa egzozda alev olarak görülür. Ancak, uzun süren alev uzaması bir anormalliği gösterir. Bir kompresör stall’u veya yakıt kontrol sisteminde anormallik gibi.

Pilot bu durumu o motora ait egzoz gaz sıcaklığını (EGT) gösteren göstergeden takip eder. Egzoz gaz sıcaklığı tanımlanmış maksimum limite yaklaşan motorun türbin kısmının hasar görmesi kaçınılmazdır. Türbini hasar gören motordan takat alınamaz. Bu nedenle pilot gaz kolunu gerektiği kadar geriye çekerek egzoz sıcaklığını limit altına düşürür. Egzoz sıcaklığının yükselmesi bu yolla limit altına düşürülemiyorsa, motorun daha fazla hasarlanmasını önlemek için motor pilot tarafından bilinçli olarak durdurulur. Yukarıda motora kuş girmesi kısmında da anlattığım gibi, tek motora kalan uçağın pilotu, uçağın kalkma süratine  (V1) erişmeden önce olursa kalkıştan vazgeçmelidir. V1 hızından sonra oluşursa pilot tek motorla kalkışa devam eder, bir meydan turu atarak kalktığı meydana iniş gerçekleştir. Yerden kesilmiş yani havada olan uçak, tek motorla bir sorun yaşamadan en yakın meydana inmek üzere uçuşuna güvenli olarak devam edebilir.  

MEDYA TARAFINDAN ABARTILAN HAVACILIK OLAYLARI

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (49)

gereksiz ~ 4 yıl önce
Birileri kulağını çekmiş anlaşılan, Erdal Gülmez e bağlamışsın , boş ve gereksiz

Yanıtla

Kalan karakter 1000
serdar ~ 4 yıl önce
3 yıldır tgs yer hizmetlerinde çalışıyorum 8000 çalışanın 7500 ü mutsuz borç batağı içinde 850 tl ile işe girdik şuan maaşımız 1100 tl teb bankası maaş kartı çıkrdı yanına kredi kartı 3 ay sonra garanti bankası sonra finans sonrası vakıfbank herbanka maaşın 3 katı kredi kartı maaş arkası falan derken yüzde 70 i 22 30 yaş aralığında olan bu gençler borç batağı içinde maaşı alan nereye yatıracanı şaşırmış durumda insanların yüzü gülmüyo herkes sıkıntıda beklenti vardı şirket değişcek tazminatlar verilcek diye insanlarda bir beklenti umut oldu ama borçları biraz olsun kapatabiliriz umudu buda olmadı 100de yirmisi enaz işi birakacaktı tazminatları alabilseydi. sefa bey ben 3 aydır takib ediyorum bu haber sitesini bizim sorunları anlatabileceğimiz biyer yok iş kaybetme korkusuyla kimsenin ağzını bıçak açmıyo siz köşenizde işçinin emekçinin sorunlarını anlatırsanız belki yukardaki beyfendilerin bi umursama durumu olur saygılarımla........

Yanıtla

Kalan karakter 1000
iPhone Uygulaması ~ 4 yıl önce
Sefa Bey; Havacılığı bilen ve mümkünse pilot bir danışmanınız olsa iyi olur. Zira bazı yerlerde çuvallamışsınız. Bununla birlikte, havacılıkla ilgili abartı haber yapan bir yer varsa en başta sizin siteniz yani airporthaber.com'dur.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
iPhone Uygulaması ~ 4 yıl önce
Onlarca defa airport habere bu sansasyonel başlıklar için uyarı yazısı gönderdim. Geçen zaman da bir başlık " başbakanın uçağı düştü". Şimdi siz ne anlarsınız? Tabiki olayın ülkemizde geçtiği. Olay atıyorum zimbabve honolulu kadabasında geçiyor. Onlara göre tabiki önemli bi gelişme ama bize göre haber değeri yok. Okuyucuları salak yerine koymaktan vazgeçin

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yıldırım ~ 4 yıl önce
Bir de "uçağa yıldırım düştü, facianın eşiğinden dönüldü" konusunu ekleyebilirdiniz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
sayin yazar ~ 4 yıl önce
sayiz yazar,emeginize saglik,tum havacilarin hassas oldugu bir konuya deginmissiniz. sansasyonel haberler havacilari ve okuyan herkesi irrite etmekte.ancak editorler bunu bilincli yapiyor sanirim ki,haber okunsun.kokpite gelince,herzamanki gibi onemli yanlisliklar var.bir arkadasimin belirttigi gibi V1 karar suratidir,yerden kesilme degil.onemli miktarda takipciniz var,basta ben.bu tur yanlisliklar ciddi sorun olabilir yeni baslayan ,arastirmayi cok sevmeyen yeni havacilar icin.bir okuyucu togo degil toga demisti.orada oldugu gibi bu elestirileri yapici olarak gorup,yazilardaki hatalari arastirip,teyit edip duzeltseniz nasil olur?eskiden olsa yazi artik kalici olurdu bir gazete veye dergide.simdi degistirmek mumkun.teknoloji buna musade ediyor.ayrica toga ya basildiginda bize kalkis takati vermez.asamali olarak takat secilebilir.windshear yukaridan assagiya esen kuvvetli ruzgar degil,ruzgar kirilmasidir.ve kabin basinclama hadiselerinde herzaman hayati risk vardir.saygilarimla

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Bay Süpermen ~ 4 yıl önce
Sizi mahcup etmek istemezdim kusura bakmayın Lütfen. Ancak bu yazıyı okuduğunuzda sanırım bir özür alacaklı olacağım:) http://www.sefainan.com/sky-kabin-memurundan-serzenis.html

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Başkan ~ 4 yıl önce
Bu cevapla adamı Superman dan Badman lığa düşürmüşsün. Saygılar Salih Aslan
iPhone Uygulaması ~ 4 yıl önce
Siz söylemeyin bunu bari Sefa Bey, inanın komik oluyor. Havacılıkta sansasyonel haber denilince ilk akla gelen site Airporthaberdir. Size reklam vermeyen şirketleri yerden yere vurmanızda cabası, bunu herkes biliyor. Daha dün bir haber vardı, kule ile pilot arasında ilginç olay diye, iniş takımları açılmayınca kuleye sormuş pilot, eski bir teknisyen olarak bu durumun ne kadar normal olduğunu en iyi sizin bildiğinizi düşünüyorum. Bu sektör sırf haber başlığına tıklanma sayısının artması için bu kadar ayaklar altına alınmamalı. Şimdi diyorsunuz ki benim haberim yok editörlerin işi:) Varsayalım haberiniz yok, o başlığı düzeltmemekle bir o kadar suçlusunuz... Havacılık manipüle edilmeye çok müsait bir sektör ve siz bunu ticari çıkarlarınız için çok iyi kullanıyorsunuz... Saygılarımla.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Sefa İnan ~ 4 yıl önce
Değerli yorumcu; Bazı gerçekleri bir çok kere yazdığım halde anlamamakta direniliyor. Seviyeli bir yorum atıp bu konuda aydınlanmak istemişsiniz. Hemen aydınlatayım Ben Airporthaber de yönetimde değilim. Evimden yazı yazıyorum ve Apron kartım bile yok. Bu nedenle çoğu zaman Airporthaber de çıkan haberleri bile okuyamadığım oluyor. Airporthaber deki tüm arkadaşları iyi tanırım. Bazı editör arkadaşlar söylediğiniz tarz haberleri yazarken benden bilgi alıp yazıyorlarken bazıları sormadan kaleme alıyorlar.Ayrıca bu tür haberciliği sadece Airporthaber yapmıyor ki. Diğer sitelerde de bu tür yanlışlıklar olmakta. Ben bu haftaki mevcut yazımı genele yönelik iyi niyetli olarak yazmıştım. Bir kez daha söylüyorum.Resmen benim siteye karışma hakkım yok. Sorarlarsa söylerim sormazlarsa ne yapabilirim ki? Benim köşe yazılarımda bu tür yanlış bulursanız tabii ki ben suçluyum. Ayrıca sizin arzu ettiğiniz tarz da bir yayın organı olmak çok zor. Her branşta çalışan havacı lazım. Bu kadroyu kimse kuramaz
Ben de Superman'im ~ 4 yıl önce
Sefa Bey yönetimde değilsiniz doğru Zamanında Sky batarken , Sky haberlerinin altına yorum yapılamıyordu , acaba nedeni Mr.Görgülü ile olan arkadaşlığınız değilmiydi . O zaman da "yönetimde" değildiniz , sadece köşe yazarıydınız . Herkes inandı . Bİr türlü anlatamadınız bu sitenin işleyiş tarzını . Mesela THY' de sadece personellere gönderilenn mail, memo ve mesajların 24 saat geçmeden sizin köşenizde nasıl yayınlandığını da anlatmadınız ya da biz anlayamadık. sonuçta siz sadece köşe yazarısınız . Yani siz sadece evinden yazı yazan , Airporthaber'de ne olup bittiğini bilmeyen , haberlerin yayınlanma şekliyle alakası olmayan bir köşe yazarısınız. Pardon hata bizde :)
iPhone Uygulaması ~ 4 yıl önce
Bir yolcuya 08 Aralık 2014, Pazartesi 11:17 Yüksek irtifada kabin basıncı koybolduğunda bilinçli kalma zamanı 25-30 saniyelere kadar düşmektedir. Eğer önce çocuğunuza maske takarsanız çocuğunuzu emniyete almak isterken siz bilincinizi yitirecekve hypoxia denilenbeynin oksijensiz kalma durumuyla karşılaşacaksınız. Çocuğunuz bu durumu anlayamaycağıve size yardım edemeyeceği için önce kendi maskenizi takarak bilinçli kalacak ve hemen akabinde yanınızda bulunan çocuk ya da bebeğinze oksijen vererek hayatta kalacaksınız. Sefa beyin yazısında saf oksijen deniliyor ancak maskeden gelen kabindeki mevcut hava ile oluşturulan kimyasal oksijendir. Uçak tiplerine göre de 12-22 dk arasında oksijen sağlar bu da solunabilir oksijen olan bir irtifaya alçalacak yeterlizamanı verir. Bu arada deniz seviyesinden yükseldikçeoksijenin azaldığıdoğru değildir. Oksijenin atmosferdeki miktarı sabittir. Azalan havanın basıncıdır. Akciğerler ancak belli bir basınç altındaki oksijeni soluyabiöecek kapasitededir. kpt.plt Tabi irtifa arttıkça havanın basıncı ile beraber yoğunluğuda düşer, dolayısı ile oksijen oranı sabit olmasına rağmen miktarı azalır. Azalan hava basıncı sebebiyle nefes almak imkansız hale geldiği gibi solunabilse bile oksijen yetersizdir. Bu sebeple yolculara çabuk kullanılabilen acil durum maskeleri donatılmıstır. Bir diğer konu cevaben; yapılan acil alçalmalarda ki havabasıncı değişimi evet kimi yolcularımızı rahatsız edebilir. Çocukların ise kulak hava kanalları henüz tam gelişmediği için biraz daha fazla rahatsız olabilirler. İki durumda hayati tehlike arz etmez. Oksijen yetmezliğine karşı acil alçalma yaparak bu verdiğimiz rahatsızlığı kabul etmiş oluyoruz. Sevgiyle,herkez'e emniyetli uçuşlar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Android Uygulaması ~ 4 yıl önce
Hocam sen cidden çok süper yazılar yazıyorsun.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000