28 Aralık 2015, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • THY ,a eger taraf olusturmuşsan ,partı baglantılerın da,helede iyiyse ,ılışkıler ahbap cavus ıcınde yürür ,benım adamın mudur olsun,benım adamım bsk olsun benım hemşserım. vs...thy bir kazanç kapısı olarak görürler ,helede karı koca mudürse kazançtan başka bir şey görmezler.Birileri tarlayı sürer birilerı eker.
  • Bırak temettüyü birazda TGS personeline yapılan haksızlıkları yazın. Sendikamız bile yok. Bir sürü hakkımız yeniyor 2 laf etmiyorsunuz
  • Bu maaş konusunda ekmek yemekten bıkmadı şu havacılık medyası, hayır yurdum insanı da bu oltaya nasıl balıklama atlıyor anlamak imkansız, şirketler imkan olsa herkesi bedava çalıştırır, yerdeki hemen herkesi bedavaya yakın çalıştırıyorlar zaten, e bizim yerimize kısa vadede ucuza adam bulamayacaklarına göre adam olup birlik olsak sendika mendika ya da onun gibi bir yasal kurumda daha da fazla maaş alabiliriz doğal olarak bakınız ali sabancı kaptan öğretmenlere 40 bin vermese herkes tk'da 3 günde, bu işler böyle, kıskanmanın anlamı yok
  • Murat Bey, yine çok güzel konulara değinmişsiniz. Tebrik etmek isterim. Daha önce İstihbarat görevlerinde bulunmuş asker kökenli bir pilot olarak ancak şunu söyleyebilirim. Temel istihbarat eğitimlerimizde bizlere 1 inci ve 2 nci Askeri Güvenlik Bölgesi bilgileri verilmişti. Tabi eğitimlerimizde kullanılan kaynaklar ABD ordusunun FM diye tabir edilen el kitaplarından alınmakta olup, bu kitaplar da dünyanın en önde gelen üniversitelerinin bilimsel incelemelerde vardıkları sonuca göre belirlenmiş kuralları içermekte idi. Gelin görün ki 2006 yılında arazi ve inşaat rantı yaratmak adına bu güvenlik bölgeleri kanunu değiştirildi. Şimdi tüm kritik bölgelerin tel örgü sınırlarının dibine kadar girilebilmekte. Hal böyle olunca da art niyetli örgütler de günler hatta aylar süren incelemeyi burnumuzun dibine kadar gelip tasarlamakta ve uygulamaktadırlar. Olay bundan ibaret. Basında bu konudaki sansür baskısı ise malum. AntiAKP mantığında değiliz ancak işin ehline sorumluluğu vermezseniz sonuç bu

Maket askerleri hatırladınız mı? THY temettü verecek mi?

Sabiha Gökçen Havalimanı'na yönelik 23 Aralık'taki saldırıyı TeyrêBazên Azadiya Kurdistan (TAK) isimli örgüt üstlendi. TAK'ın açıklamasında, saldırıda kullanılan silahlara ilişkin bilgi verilmedi ancak güvenlik uzmanlarının önemli bir kısmı, saldırının havan mermisi ile yapıldığı görüşünde birleşiyor.

Yabancı havayolu şirketlerini ürkütecek ve Türkiye'ye uçma kararlarını gözden geçirmelerine neden olabilecek bu olaydan bir gün önce, Diyarbakır'a iniş yapan uçaklara yönelik bir saldırı yapıldığını, olayın üzerinden bir kaç gün geçtikten sonra öğrendik. İddiaya göre, özel bir havayolu şirketinin pilotu, izli mermilerle yapılan atışlardan sonra, "Işıklar gördüm" diyerek taciz atışlarını rapor etmişti. Bu iki olay gösterdi ki, Türkiye'deki terörist grupların ve illegal örgütlerin hedefinde artık sivil uçaklar var. Türkiye'deki bu iki örneğin dışında, Ukrayna'da füzelerle vurulan ve Mısır'da içerisinde bomba patlatılarak düşürülen uçaklar, sadece Türkiye'de değil bütün dünyada sivil uçakların hedef haline getirildiğini  gösteriyor.

Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki ve Diyarbakır'daki saldırılarda, havaalanı çevresinden park halindeki ve iniş hazırlığındaki sivil uçaklar hedeflendi. Bu da ister istemez havaalanı çevresindeki güvenlik tedbirlerinin de ne derece yeterli olduğu sorusunu düşündürdü.

Diyarbakır'daki taciz atışlarının planlı bir eylem olduğunu sanmıyorum. Ancak aynı şeyi Sabiha Gökçen'e yönelik saldırı için söylemek zor. Uzmanlar, böyle bir saldırının günler öncesinden planlanarak yapılabileceğini söylerken, saldırı için emniyet tedbirlerinin olmadığı kör noktaların seçilmiş olabileceğini de ifade ediyorlar. Peki ama terörist grup, daha çok infial yaratabilecekleri ve propaganda yapabilecekleri bu eylemi, neden Atatürk Havalimanı'nda değil de Sabiha Gökçen Havalimanı'nda gerçekleştirdi? Atatürk Havalimanı mı çok güvenliydi, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda güvenlik açığı mı vardı?

Bu soruların cevabını bilemiyoruz ancak bir kaç yıl önce basına yansıyan bir haber bu konuyla ilgili bize belki bir fikir verebilir diye düşünüyorum.

2009 yılında Sabah Gazetesi'nde Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki güvenlik zaafını ortaya koyan bir haber vardı. Habere göre, havaalanı çevresindeki güvenlik kontrolleri omzuna plastik maket tüfekler asılmış "manken askerlere" emanet edilmişti. O dönem bu haber  ciddi infiale neden olmuştu. Hatta haberden sonra güvenlik kulübelerine apor topar gerçek asker konulmuştu. Acaba o gün, 41 asker nöbet kulübesinin sadece 4'ünde gerçek asker varken, bugün durum nasıldı? Zamanla yeniden maket askerle güvenlik sistemine mi geçilmişti? Saldırıyı planlayanların Sabiha Gökçen Havalimanı'nı seçmesinde  güvenliğin maket askerler tarafından sağlandığı algısı etkili olmuş muydu?

Eğer, sivil uçakların doğrudan hedef seçildiği bir dönemde, hala maket askerlerle, silahsız ve kamerasız olarak güvenlik sağlanmaya çalışılıyorsa vay halimize...

THY TEMETTÜ VERECEK Mİ?

Türk Hava Yolları, tarihinin en büyük karını elde ettiği üç yıl önce başkan ve üzeri yöneticilerine yeni yılda hatırı sayılır bir temettü dağıtmıştı.  O yıl, sadece başkan ve üzerine  verilmesi şirket içinde homurdanmalara neden olunca sonraki yıl personel de nasibini aldı. Geçen yıl ise yine kapsam daraltıldı, müdür ve üzerine temettü dağıtıldı. Bugün atama ve görevden almalar konuşulduğu için belki temettüler bir çoğunun aklına gelmiyordur ancak THY'nin yeni Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı'dan tüm personelin iki yıl önce olduğu gibi temettü beklediğini de iletelim. Ortada bir başarı varsa bu başarı sadece müdür ve üzeri yöneticilerin değil tüm çalışanlarındır. 

 

Maket askerleri hatırladınız mı? THY temettü verecek mi?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (54)

gun ola ~ 12 ay önce
THY ,a eger taraf olusturmuşsan ,partı baglantılerın da,helede iyiyse ,ılışkıler ahbap cavus ıcınde yürür ,benım adamın mudur olsun,benım adamım bsk olsun benım hemşserım. vs...thy bir kazanç kapısı olarak görürler ,helede karı koca mudürse kazançtan başka bir şey görmezler.Birileri tarlayı sürer birilerı eker.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TGS personeli ~ 12 ay önce
Bırak temettüyü birazda TGS personeline yapılan haksızlıkları yazın. Sendikamız bile yok. Bir sürü hakkımız yeniyor 2 laf etmiyorsunuz

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Sergio ~ 12 ay önce
Bu maaş konusunda ekmek yemekten bıkmadı şu havacılık medyası, hayır yurdum insanı da bu oltaya nasıl balıklama atlıyor anlamak imkansız, şirketler imkan olsa herkesi bedava çalıştırır, yerdeki hemen herkesi bedavaya yakın çalıştırıyorlar zaten, e bizim yerimize kısa vadede ucuza adam bulamayacaklarına göre adam olup birlik olsak sendika mendika ya da onun gibi bir yasal kurumda daha da fazla maaş alabiliriz doğal olarak bakınız ali sabancı kaptan öğretmenlere 40 bin vermese herkes tk'da 3 günde, bu işler böyle, kıskanmanın anlamı yok

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Güvenlik Bölgesi ~ 12 ay önce
Murat Bey, yine çok güzel konulara değinmişsiniz. Tebrik etmek isterim. Daha önce İstihbarat görevlerinde bulunmuş asker kökenli bir pilot olarak ancak şunu söyleyebilirim. Temel istihbarat eğitimlerimizde bizlere 1 inci ve 2 nci Askeri Güvenlik Bölgesi bilgileri verilmişti. Tabi eğitimlerimizde kullanılan kaynaklar ABD ordusunun FM diye tabir edilen el kitaplarından alınmakta olup, bu kitaplar da dünyanın en önde gelen üniversitelerinin bilimsel incelemelerde vardıkları sonuca göre belirlenmiş kuralları içermekte idi. Gelin görün ki 2006 yılında arazi ve inşaat rantı yaratmak adına bu güvenlik bölgeleri kanunu değiştirildi. Şimdi tüm kritik bölgelerin tel örgü sınırlarının dibine kadar girilebilmekte. Hal böyle olunca da art niyetli örgütler de günler hatta aylar süren incelemeyi burnumuzun dibine kadar gelip tasarlamakta ve uygulamaktadırlar. Olay bundan ibaret. Basında bu konudaki sansür baskısı ise malum. AntiAKP mantığında değiliz ancak işin ehline sorumluluğu vermezseniz sonuç bu

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Güvenlik Bölgesi ~ 12 ay önce
Değerli Yorumcu! Olay artık Güvenlik Bölgesi olması veya olmaması durumundan çıkmıştır.Yani eğitimlerinizde almış olduğunu söylediğiniz bilimsel teori ve kuralların uygulanabilirliği kalmamıştır havalimanlarında. Çünkü; Stratejik tesisler olan havalimanlarını yönetenler ve çalışanları birer "Milli Güvenlik Sorunu" haline gelmiştir.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000