20 Ağustos 2012, Pazartesi
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com

Lise Eğitimi ve Havacılık Lisesi

Bir internet kafeye uğramayalı çok olmuş. İnternet kafeler bilgisayar ve internetin her eve girecek kadar ucuz ve rahat olmadığı zamanlarda bir fırsat endüstrisi  olarak ortaya çıkmış, kısa sürede her sokağa, her caddeye yayılmıştı. Bugün durum büyük ölçüde değişse de varlıklarını genelde ağ üzerinde oyun oynamak isteyen gençler için sürdürüyorlar. Zira ülkemizde herkesin bireysel bilgisayar ve internet imkanlarına sahip olduğunu söyleyemiyoruz.

Garip… İçeride bir kütüphane sessizliği var. Hatta öyle ki, benim on parmak klavyem insanları rahatsız ediyor olmalı. Açıkçası böyle bir ortam beklemiyordum. Ben bir internet kafeye arada bir de olsa gittiğim son zamanlarda çocuklar birbirlerine bağırır, içerisi sigara dumanından duman altı olur ve bana “ne kadar ileri teknoloji olsa da en nihayetinde bir atari salonundan farksız” diye düşündürtürdü. Neyse ki artık kapalı alanlarda sigara içilmiyor…

Şimdi de “Bu sessizlik iyi bir şey midir?” diye soruyorum.

Demek ki eskiden çocuklar, iyi kötü sokakta sosyalleştikleri için her şeyi gürültü ile yapma alışkanlıklarını internet kafeye taşıyordu. Ya da belki internet bugünkü kadar hızlı olmadığından çoklu oyunculu (multiplayer) oynanan oyunlar LAN, yani iç ağ üzerinden oynanıyordu ve internet kafedeki kişiler aynı oyunda birbirleriyle yarışıyorlardı. Günümüzün oyunları öyle değil. Yüzlerini hiç görmedikleri, tek kelime bile etmedikleri, ABD’den, Japonya’dan ya da belki de Afrika kıtasının ücra bir köşesinden kişilerle aynı platformda oynuyorlar. Bu da ciddi bir sosyallik kaybı.

Anne-babaların çocuklarının teknoloji ile bütünleşmesi konusunda kaygı duyduklarını az çok çevremdeki eşten, dosttan ve konu komşudan biliyorum. El cihazlarının gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla olayın ev ya da internet kafe boyutundan çıkarak sokak, tuvalet, okul, akla gelebilecek her yer boyutuna taşınması ve kontrolden çıkması kaygı verici.

Oyunların çocukların zihinsel gelişimine yardımcı olduğu, yabancı dil eğitimine katkıda bulunduğu vb. başka faydaları olduğu bir gerçek, fakat fazlasının da çeşitli zararları olduğu biliniyor ve açık bir şekilde görülüyor da.
Çağımızın çocuklar üzerinde yarattığı tehdidi bertaraf edebilecek tek şeyin ise eğitim olduğunu artık biliyoruz. Eğitim, öğretimden çok farklı bir şey. Bilgi yükleme yerine davranış yaratmayı amaçlar. Şahsi kanaatimce eğitimin önemi ilkokuldan üniversiteye kadar artmamakta, bilakis azalmaktadır ve ilköğretim ve ortaöğretim yüksek öğrenimden daha önemlidir. Üniversite öncesindeki okullarda “eğitim ve öğretimden” bahsederken, üniversitelerde “yükseköğrenimden” bahsetmemiz, gerçekten de yükseköğrenimde bir “eğitim”, yani sistemli bir davranış değişikliği amacının güdülmemesidir.

Oyun örneğimizden devam edelim: Bilgisayar oyunlarının zevkli olduğunu biliyoruz; ancak vakit aldığını da. Yetişkin bir insanın eğlence için bu kadar vakit harcarken yapması gerekenleri es geçmesinin uzun vadede zararlı sonuçlar yaratacağının bilincinde olduğunu varsayıyoruz, fakat bir çocuğun bu fayda analizini yapması ne kadar mümkün? Yapabilmesini ister miydiniz? İşte öğretim matematik, fizik, kimya gibi bilgileri çocuklara yüklerken eğitim onlara davranış ve bilinç kazandırmayı amaçlar.

Üniversiteler akademik araştırma merkezleri olarak görülmekten ziyade “meslek kazandıran” kurumlar olarak algılandığından bugün hepimiz daha çok eğitim-öğretimin bu safhasına yoğunlaşmış olsak da aslolan saha daha önceleridir.

Bu vesileyle bugünlerde Florya’da açılan ve -katkımız oldu ise- benim de küçük bir tuğlasını koyduğum Gökjet Özel Havacılık Anadolu Meslek Lisesi’nden bahsetmek istiyorum. Gençlere havacılık kültürü içerisinde bir lise eğitimi verilirken, öte yandan onlara meslek de kazandırılmış olacak bu okulda bir eğitim hayalinin zirvesi inşa edilmek isteniyor.

Lise olması avantajlı… Zira lise bittikten sonra öğrenciler istedikleri üniversiteye de devam edecekler, ancak bunun yanı sıra önemli bir havacılık nosyonuna ve hatta diplomasına da sahip olmuş olacaklar. Bu yüzden fikir sahiplerini naçizane tebrik ve takdir ediyorum.

Bugüne dek havacılık sektörü içerisinde umut tacirliği yapan pek çok kimsenin çocuklarına bu sektörde bir gelecek hazırlamak isteyenlerde bir kaygı ve kırılganlık yarattığını tahmin ediyorum. (Hatta eminim bir kısım kişiler de bu okulu da daha görmeden, bilmeden, başlamadan eleştirebilirler ve paranoyakça yaklaşarak itham bile edebilirler.)

Neyse ki bu kurum bir kurs değil, bir sertifika programı değil ya da gençlerin hayatlarındaki son eğitim adımı değildir. Bu kurum bir “lise” olarak tüm bu suçlamaların mantık olarak dışındadır. En nihayetinde burası da herhangi bir özel okul gibi bir özel okuldur ancak tematiktir. Vaat ettiği lise eğitimini verecek ve öğrencilerine mezun olduktan sonra isterlerse çalışma, isterlerse yükseköğrenimlerine devam etme şansı sunacaktır.

Okul kayıt almaya başladı. Tesisleri de fevkalade. Hayırlı uğurlu olması dileğiyle.

Lise Eğitimi ve Havacılık Lisesi

Facebook Yorum

Yorumlar

Havacilik liselerinde ilk....eskisehir anadolu teknik lisesl... ~ 4 yıl önce
Yorumunuza sunuda eklemek isterim...; Eskisehirde faaliyet gosteren ve turkiyede ilkmacilan Anadolu Havacilik teknik Lisesi'sinide unutmamanizi isterim...Tabi simdiki adi Sabiha Gokcen Anadolu teknik lisesi ama yaptigiklari ve mezunlari ile havacilik kolunda bircok degerli arkadasimiza on ayak olmus ve yetistirmistis... Sayilarinin fazla oldugunu biliyorum ama ilkler hep unutulur... Selam ve saygilarimla.....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ufuk ~ 4 yıl önce
Tevfik bey vurgular çok yerinde,ufuk acici faydalı bir yazı tesekkurker

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000