20 Nisan 2009, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • ben sadece en başta verilen olaya değinmek istiyorum! trafikte evet hız limitlerini geçmek suçtur!ama sebep ne olursa olsun kanunlarda yavaş giden aracın sağ şeridi kullanma zorunluluğu olduğu apaçık ortadadır!bununla ilgili kanunda hiçbir şekilde hız limitindena bahsedilmemiş ve "limiti aşmışsa yol verilmez" gibi bir söylem belirtilmemiştir! yani demem o ki bu olayda ne polis görevini layıkıyla yapabilmiş,ne de kadın kendini haklı görmekten alı koyabilmiştir...
  • Yorumunuz uygunsuz ve hakaret içeren unsurlara yer verdiğinden dolayı yayımlanmamaktadır.
  • SEN KİMSİN ARKADAŞIM? NE DEMEK KAPTANA YARANMAK? BAZI KAPTANLAR İŞİ BİLMESİN AMA BENİM KARŞIMDADA KONUŞAMASIN HASTALIĞINA SAHİPTİR AMA HERKES İŞİNİ VE ÜZERİNE DÜŞENİ YAPARSA KİMSE HAD-Dİ-Nİ AŞMAZSA UÇAKLARDA GÜZEL GÜZEL UÇAR.SENİN ARIZAN BEYNİNDE!!!BÖYLE YORUMU BİR BİRİME HEMDE SORUMLULUĞU AĞIR OLAN BİRİME YAZAMAZSIN! İŞİNE SAYGISI OLAN HİÇ KİMSE NE PİLOTTAN NE PATRONDAN KORKMAZ.SEN PİLOTLARIDA, PATRONLARIDA AYNI ZAMANDA ZAN ALTINDA BIRAKMIŞSIN. UÇUŞ GÜVENLİĞİ VE TAŞIMACILIK ALANINDA ÇOK ÖZEL BİR KONUMU OLAN HAVACILIK BU KADAR AYAĞA DÜŞÜRÜLMEMELİ. BAZEN YAZDIĞIM YORUMLARA CEVAP YAZANLARA GÜLMEK BİLE FAZLA GELİYOR AMA SANA "AĞIR GEL" DEMEK VACİP OLDU. UMARIM YAZIM YAYINLANIR SENDE DAHA DİKKATLİ OLURSUN BİRDAHAKİNE.
  • Yorumlarınıza katılıyorum,Bırde patronlarından korkan veya yaranmaya calışan teknik ekiplerdende bahsedersenız memnun olurum.Özellikle arızalı uçakları ''ground test ok''veya cihaz veya parçaları başka uçaktan alıp swaplayarak release eden ucucu ekibi ve yolcuları zor duruma soktuklarıda bilinen bir gerçek.

Korkan pilotlar...

Bu yazımda; sivil havacılığımızın korkulu rüyası olan kuralsızlık ve kuralsızlığı tetikleyen nedenlerden bazılarını masaya yatırmayı uygun gördüm. Geçen haftalarda yazdığım, CRM eksikliği, eğitim yetersizliği, kendine aşırı güvenden kaynaklanan risk alma faktörlerinin sivil havacılığımızda nasıl handikaplara sebep olduğunu hep beraber bir daha olmasını istemediğimiz şekilde yaşadık.

Konuya yaşanmış bir örnek eşliğinde girerek, daha anlaşılır hale gelmesini sağlamaya çalışacağım.

Sanırım 4 yıl önce, arabamla çıktğım bir yolculukta, sol şeritte bir araçtan selektörle yol istedim. Bir istedim, iki istedim hiç umurunda bile değil. Hız saatime baktım 80 yazıyor. Sinirlendim, biraz daha yaklaşıp acı, acı korna çaldım. Baktım yine hiç umurunda olmadığı gibi, bir de hız kesti ve sürat saatim 70’e düştü. İnanılmaz sinirlendim, yine aynı uyarıları sürdürdüm. Yine herhangi bir değişiklik olmadı. İlerde tünel gözüktü, tam tünele girerken daha da sürat düşürerek neredeyse 60’lara indik.

Sinirlendim ve bir anda, daha tünele girmeden, önümdeki arabayı sağladım. Ve olan oldu; arkamdaki araç da benim ve önümdeki aracın yavaş gittiğini görerek benimle aynı anda, o da beni sağlamaya kalkmış olsa gerek ki, bir anda arkamdan bir çarpmaya maruz kaldım. Araçlarımızı yavaşça yana çekerek, hasar kontrolü yaparken; kendisine, beni neden sağladın? diye sordum. O da; siz bir anda neden direksiyonu sağa kırdınız? diye yanıtladı. Tartışmamız sonucunda bizi bu duruma düşürenin öndeki araç olduğuna karar verdik. Ve araçlarımıza binerek, bizi o duruma düşüren sürücüyü izlemeye karar verdik.

Fazla değil, 5–10 kilometre sonra, aracı bulduk ve sağa çekip durmasını sağladık. Bir de baktık ki, bir bayan sürücü ve aracının arkası tümüyle tepeleme eşya ile dolu. Tabii ki; bağırdık çağırdık, neden yol vermediğini, sol şeritte bu kadar yavaş gidilmemesi gerektiğini tartıştık. Bu sırada yolda seyreden bir trafik polis aracı, 3 arabanın peş peşe yolun sağına park etmiş ve tartışırlar durumda gördüğünden yanımıza geldi.

Bayan sürücü bizlere; trafik kurallarına uygun araç sürdüğünü, yoldaki uyarı tabelalarında sürat kısıtlaması olduğunu, tamamen onlara uyduğunu anlatıp durdu. Biz itirazlarımıza devam ederken, polis kazanın olduğu yeri bildiğini ve bayan sürücünün hız limitinin doğru olduğu konusunda raconu kesti.

Ben ve bana arkadan çarpan adamla biribirimize hayretle bakışarak, ama, “Yine de soldan gitmemelisiniz. Size o kadar selektör yaptım, korna çaldım umurunuzda bile olmadı” dediğimde; “Beyefendi, acemilik sizde. Bakın biri birinize çarpmışsınız, şimdi de sanki ben suçluymuşum gibi beni meşgul ediyorsunuz” demez mi. Gülermişsin, ağlarmışsın, şaşırdık kaldık. Polis de bayan şoförden yana tavır alarak; “Kurallara uyacaksınız” diyerek bizi arabalarımızın yanında bıraktı ve gitti.

Buradan aldığım ders sonunda;  “Bayanlar kaza yapmaz, ama, yaptırırlar” şeklinde mizahi bir şekilde bu konuyu dost sohbetlerimde hep anlatırım.

Ancak, bir gerçek unutulmamalıdır; bayan şoförlerin erkeklere göre daha az kaza yapmaları, kesinlikle daha dikkatli ve kurallara kesinlikle uymalarından kaynaklanmaktadır.

Sonuç olarak; bu örnekte olduğu gibi, kendine fazla güvenden kaynaklanan risk alma, kurallara karşın inisiyatif kullanarak “Hadi ya, bu yolda da 80 km. hız mı olur” diyerek gaza daha çok basma isteğimiz, bize daha da pahalıya mal olabilirdi.

Biz araç sürücülerinde olduğu gibi, uçaklarda da, pilotlarımızın deneyimleri arttıkça, artan kendine güven nedeniyle, bazen, kurallar dışına çıkılarak risk almaları artıyor sanıyorum... Çok değil kısa bir zaman önce, bir kadın pilotumuzun Trabzon’a inmekten vazgeçerek geriye dönmesi nedeniyle basınımızda söylenmeyen kalmamıştı. Bayan pilotumuz kurallara uymuş ve inmeyi gerektiren şartların oluşmadığına karar vererek, inişten vazgeçmişti.

Bu, kurallara uygun davranışı eleştirirken, kurallara uymayarak inilmeyecek meydana inen pilotumuzu alkışlamaktan vazgeçmezsek, bir gün kazaya davetiye çıkaracağımızı bilmemiz gerekiyor. Limitleri zorlamak, kurallara karşın riske girmek, deneyimine güvenerek yanındaki F/O’ya hava atmak, hem yanındaki F/O’yu yanlış yapmaya alıştırır, hem de uçağı ve yolcuların hayatını riske atar ki, buna bile bile taammüden işlenmiş cinayet bile denebilir.

Nasrettin hocamızın fıkralarından bir örnek vererek konuya biraz daha açıklık getireyim.

Nasreddin Hoca oğlunun eline bir testi tutuşturup çeşmeden su getirmesini istemiş. Çocuk dışarı çıkarken de ensesine bir tokat atıp : - Testiyi kırma ha! diye öğüt vermiş. Bunu gören komşulardan biri : - Yahu Hocam demiş, henüz testiyi kırmadan niye dövüyorsun yavrucağızı? Hoca cevap vermiş : - Testiyi kırdıktan sonra dövmek, neye yarar be birader!

Bu örnekte görüldüğü gibi, limit dışı iniş gerçekleştiğinde; “Vayyy hocam buraya ancak bu şartlarda sen inersin” tarzı dolduruşlar yerine, o pilot oraya kazasız belasız inse bile, hakkında soruşturma açılsa bu iş kökünden çözülür.

Bir kaptanımızın 15–08–2005 tarihinde Sabah gazetesine verdiği bir beyanatta söylemini lütfen hatırlayalım. İsmini vermek istemediğim tanınmış bir kaptanımız bu beyanatında; “Uçağı terste görenle, görmeyeni ayırt etmek gerekir” “Yolcu uçağıyla uçmak, askeriyeden gelme bir pilot için çocuk oyuncağıdır” diyerek, bence günümüz teknolojik uçaklarına uygun bir söylemde bulunmamıştır.

Kaptanımız, “Uçağı terste görenle, görmeyeni ayırt etmek gerekir” demekle bence; askeri akrobasi pilotları ile uçuş yaparak sivil sektöre girenle, sivil havacılıkta yetişen pilotlarımızı karşılaştırmak, adına söylediğini düşündüğüm bu talihsiz söylemin devri artık çoktan kapandı.

“En iyi pilot, korkan pilottur” söyleminin gerçeklik kazandığını gözlemlediğimiz bu günlerde, bu sözcüğün anlamı bir kere daha yaşanan kazalardan net anlaşılıyor.

Bir havayolu genel müdürümüz düşen bir uçağımızın ardından diyor ki; “Bu kazayı yapan pilotlarımız en deneyimli pilotlarımızdı...” Şimdi, bu açıklamayı dinleyen bir gazeteci, o anda; ”Sayın genel müdür, bunlar en deneyimlilerimiz diyorsunuz, bu söyleminiz, şirketinizde deneyimsizler de var anlamına gelmiyor mu?”  deseydi, genel müdür nasıl kıvırırdı, merak etmişimdir doğrusu. Bu işin çok deneyimlisi, az deneyimlisi mi olur Allah aşkına?

O zaman bilet fiyatlarınızı ayarlarken; “Az deneyimli ile bu fiyat, çok deneyimli ile bu fiyata gidebilirsiniz deyin, ya da pilotlarınızı uçtukları ve çok öğündükleri uçuş saatlerine göre derecelendirip bazı önemli seferlere onları, diğer seferlere de az uçuş yaptıklarından kendilerince gerekli deneyimi sağlayamamış(!) olanları koyun olsun bitsin.

Biz bu saçmalıkları bırakalım da gerçeğe odaklanalım. Günümüzün teknoloji donanımlı uçakları, kendilerine doğru bilgiler ve manuel riskli uygulamalar yapılmadığı takdirde, sizi kesinlikle sağ salim istediğiniz yere ulaştıracak güvenilirliktedirler. Lövye pilotluğunun bittiği, Joystick ile playstation oynar gibi aletlerle, adeta dans edildiği bu günlerde, uçağı tersten görmenin bir avantaj değil, dezavantaj olduğunu bile söyleyebilirim.

Pilotun nerden geldiği, kaç saat uçuşu olduğu değil, kurallara uygun davranışı ve uçtuğu uçakla ilgili sistemsel bilgisinin yanı sıra, kendini yeni teknolojiye adapte etmesi(edebilmesi) önemlidir.

Pilotları, asker, sivil diye kategorize ederseniz, kendi içinizde geriye dönülmez girdaplara yol açarsınız.

Havacılığımızdaki cesaret ve kahramanlık gibi sözcükler, sadece askeri uçaklarımızla ülkemizin savaşta ve barışta güvenliğini sağlamak amacıyla yetiştirilen askeri pilotlarımıza özgü söylemlerdir. Sivil havacılığımızda bu sözcüklere yer olmadığı gibi, pilotlardan kahramanlık ve cesaretli olmaları da istenemez ve istenmemelidir de.

“En iyi pilot; korkak pilottur” sözü, buradan gelmiş olmalı.

Korkan pilotlar...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (51)

Misafir ~ 7 yıl önce
ben sadece en başta verilen olaya değinmek istiyorum! trafikte evet hız limitlerini geçmek suçtur!ama sebep ne olursa olsun kanunlarda yavaş giden aracın sağ şeridi kullanma zorunluluğu olduğu apaçık ortadadır!bununla ilgili kanunda hiçbir şekilde hız limitindena bahsedilmemiş ve "limiti aşmışsa yol verilmez" gibi bir söylem belirtilmemiştir! yani demem o ki bu olayda ne polis görevini layıkıyla yapabilmiş,ne de kadın kendini haklı görmekten alı koyabilmiştir...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Yorumunuz uygunsuz ve hakaret içeren unsurlara yer verdiğinden dolayı yayımlanmamaktadır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
SEN KİMSİN ARKADAŞIM? NE DEMEK KAPTANA YARANMAK? BAZI KAPTANLAR İŞİ BİLMESİN AMA BENİM KARŞIMDADA KONUŞAMASIN HASTALIĞINA SAHİPTİR AMA HERKES İŞİNİ VE ÜZERİNE DÜŞENİ YAPARSA KİMSE HAD-Dİ-Nİ AŞMAZSA UÇAKLARDA GÜZEL GÜZEL UÇAR.SENİN ARIZAN BEYNİNDE!!!BÖYLE YORUMU BİR BİRİME HEMDE SORUMLULUĞU AĞIR OLAN BİRİME YAZAMAZSIN! İŞİNE SAYGISI OLAN HİÇ KİMSE NE PİLOTTAN NE PATRONDAN KORKMAZ.SEN PİLOTLARIDA, PATRONLARIDA AYNI ZAMANDA ZAN ALTINDA BIRAKMIŞSIN. UÇUŞ GÜVENLİĞİ VE TAŞIMACILIK ALANINDA ÇOK ÖZEL BİR KONUMU OLAN HAVACILIK BU KADAR AYAĞA DÜŞÜRÜLMEMELİ. BAZEN YAZDIĞIM YORUMLARA CEVAP YAZANLARA GÜLMEK BİLE FAZLA GELİYOR AMA SANA "AĞIR GEL" DEMEK VACİP OLDU. UMARIM YAZIM YAYINLANIR SENDE DAHA DİKKATLİ OLURSUN BİRDAHAKİNE.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Yorumlarınıza katılıyorum,Bırde patronlarından korkan veya yaranmaya calışan teknik ekiplerdende bahsedersenız memnun olurum.Özellikle arızalı uçakları ''ground test ok''veya cihaz veya parçaları başka uçaktan alıp swaplayarak release eden ucucu ekibi ve yolcuları zor duruma soktuklarıda bilinen bir gerçek.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000