21 Temmuz 2008, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com

Kimin Gözü Kimin Üstünde

Bakmak, görmek, dikizlemek, gözetlemek, kontrol etmek, izlemek… Hepsi de gözün marifetleri. Bakıştaki niyet önemli! Yüklenecek anlamlar bakış amacına bağlı…

Biliyoruz ki göz iki temel işlevin aracısı. İlk iletişimi kuruyor. Bakıyor ve yakaladığı görüntüyü beyne gönderiyor. Beyin de algıladığı kadarıyla kaydediyor, değerlendiriyor ve yorumluyor. Ama görüntüyü yeniden yayınlayamıyor! Her göz her şeyi aynı şekilde görmüyor ve aynı yorumları yapmıyor. Kimi göz çıkarı için bakıyor, kimi de görmesi gerekenleri bile görmüyor. Bu geyik uzayıp gidiyor.

Çevremiz ise bizim adımıza bakan, gören ve yorumlayanlarla sarılı. Onlar istemesek de ortamı şekillendiriyorlar. Hayallerimizi bile sınırlayabiliyorlar.

Bendeniz hep hayallerini serbest bırakanlardan oldum. Örneğin, bir zamanlar uçaklarda bir gözüm olsa, diye hayal ederdim! Kimler neden kirletiyorlar?

Sabunlara, battaniyelere, hele hele küllüklere neler oluyor? İkram malzemeleri nasıl kayıplara karışıyor der dururdum.

Bazen bakıyor, göremiyorduk. Bazen de gördüğümüz halde değerlendirip yorumlayamıyorduk. Günler çözüm aramakla tükeniyordu.

Uzun yıllar geçti. Teknoloji hızla gelişti. Bakmak, görmek, incelemek, değerlendirmek, yorumlamak yeni bir kurumsal ihtiyaç haline geldi. Oteller, bankalar, havaalanları, holdingler, kuyumcular, marketler, perakendeciler, alışveriş mağazaları vb hemen hemen her sektör pek çok yere gözleri koymuş izliyorlar.

Metrolarda da gözler var. Anne yuvadaki çocuğunu, doktor hastasını bulunduğu yerden görebiliyor. Tabii başakları da… Yani hep birilerinin gözü üzerimizde…

İzlemenin biri güvenlik diğeri hizmeti kontrol olmak üzere temelde iki amacı var. Ama geçenlerde bir büyük bir mağazanın yöneticisi olan arkadaşım, mağazanın belirli yerlerine monte ettikleri gözlerden çok yararlandıklarını hararetle anlattı. Tabii ki sistemi güvenlik amacıyla kurmuşlar. Her akşam belli bir süre kayıtları incelemeye başlamış. Müşteri davranışları ile ilgili pek çok veri elde etmiş. Örneğin, dükkana giren müşterilerin yüzde doksanı sağa yöneliyormuş.

Kasiyerler bozuk para sıkıntısı çektikleri için işlemler uzuyormuş. Kasaların yanında duran raflar kuyrukta bekleyen müşterileri rahatsız ediyormuş.

Arkadaşım her izlediğinde yeni bir şey keşfettiğini ve hemen önlem aldığını söylüyor. Yani gizli gözler müşteri hizmetlerinin iyileştirilmesinde de kullanılabiliyor.

Gelelim havacılığa…

911’öncesinde

911 havacılığın miladı oldu. 911’den önce de havacılığın birinci önceliği emniyet ve güvenlik idi. Uçakların kabinleri ve havalimanlarının emniyeti/güvenliği için çalışmalar yapılıyordu. Ama Hollywood senaryoları dışında hiç kimse bu denli felaketi hayal bile etmemişti. Acil durumlarla ilgili yapısal önlemler, uyarı sistemleri sürekli geliştiriliyordu. Uçak kabinlerinin kameralarla izlenmesi zaman zaman gündeme geliyordu. İmalatçı firmaların yanı sıra havayolları da çalışmalar yapıyorlardı. Burada kaza anındaki durumun görüntülenmesi amaçlanıyordu. Görüntülerin saklanması hususu ise yeni bir kara kutu olayını gündeme taşıyordu. Gerek kaza sonrasında, gerekse uçağın kaçırılması halinde görüntülerin ve kayıtların incelenmesinin, uçaktan yere yayın yapılamasının olayların çözülmesine ışık tutacağı düşünülüyordu.

Olası bir uçak kaçırılması sonrası sistem yayın yaparak, uçak kabininde olup bitenleri yere gönderebilecek, korsanlar teşhis edilecek, davranışları bu kameralar aracılığıyla görülebilecekti. Kötü niyetli kişilerle işbirliği yapanların tespitine yardımcı olacaktı. Uçak içindeki durum gözlenebildiğinden; yapılacak yardım ve müdahale stratejisi daha kolay planlanabilecek, pilotlara ve kabin memurlarına yerden destek verilebilecekti.

Yer emniyet süzgeçleri

911’in Amerika’yı vurması gözleri bir yandan kokpite çevirirken diğer yandan da havalimanlarında güvenliğin pekiştirilmesi için farklı önlemlerin alınmasını gündeme getirdi. Araştırmalara hız verildi. Yeni kriz ve tedbir paketleri hazırlanarak uygulamaya kondu. Yer emniyet ve uçak emniyet çalışmaları birbirinden bağımsız olarak yürütülmeye başlandı. Doğal olarak yerdeki uygulamalar daha hızlı ve kolay oldu.

Burada önemli olan teröristlerin havalimanına girişini engellemektir. Teröristler girdiyse terminal binasına geçememeli, geçti ise uçağa sızamamalıdır.

Giderek yer emniyet süzgeçlerinden sızanların vereceği hasarı en aza indirmek temel sorun haline dönüşmektedir. Yolcu yükleme sırasında; bilet ve bagaj kontrolünde, uçağa biniş salonlarında ve kapıda, hatta körükte gözlere ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü inceleme ve soruşturma söz konusu olduğunda insan hafızasının kayıtları yetersiz kalmaktadır.

Yolcu davranışlarının incelenmesine de ışık tutacak bu gözleme kayıtlarının saklanma ve yorumlanarak faydalı hale getirilmesinin önemi açıktır.

Erişilebilirlik hususunun insan hakları açısından değerlendirilmesi de konunun başka bir boyutudur.

Hava emniyet süzgeçleri

Yer süzgeçlerinden uçak kabinlerine sızanlara karşı önlem almak o kadar hızlı ve kolay olamıyor. Bu bağlamda her havayolunun kendi önlemleri de farklı ve kendi sorumluluğundadır. Dolayısıyla, önlemlerin neleri kapsayacağının çok iyi tanımlanması gerekir. Ayrıca bu konuda uzlaşması gereken 4 kurum söz konusu.

- Kural koyucular (Devletler ve devletlerarası kurumlar)
- Uçak imalatçıları
- Havayolları
- İmalatçılar

Tüm bu organizasyonların kısa sürede uygulamaya geçmesini beklemek ise son derece güç. Karar alma mekanizmalarında maliyetler kadar uçaklara uygulanması da sorun teşkil ediyor. Daha da önemlisi kurulacak sistemlerin sertifikasyonu. 911 Amerika’yı vurmasına rağmen Amerikalılar kabinlerde alınacak önlemlerde daha tutucu davrandılar. Önceliği kokpit kapılarına verdiler. ICAO Annex 6’ya bir ek yapılarak kokpit kapılarının kuvvetlendirilmesi hususu uygulamaya kondu.

Hızla prosedürler oluşturuldu ve havayolları uçaklarını seferden çekerek montaja başladılar. Ek olarak isteyen pilotların ABD’de pilotlara silah taşımasına izin verildi. Kurşungeçirmezlik ve kapının içerden pilot tarafından kilitlenmesi ile bir ölçüde emniyet sağlanmış oldu. Kapının açılması kararını vermek pilota bırakıldı.

Kokpite giriş koşulları şifre/parola uygulamaları ile garantiye alındı. Kapı kilitlendi ama sorunlar bitmedi!

Kabin güvenliği konusu tam bu noktada hayallerimle örtüşüyor… Neden mi?

Pilot kokpite girmek isteyenleri nasıl tanıyacak, maksadını nasıl anlayacak? Kapının açılmasını isteyen kişiyi nasıl görecek, kapıya takılan bir gözetleme deliğinden mi? Yoksa kokpit kapısının önüne farklı açılardan yerleştirilen kameralardan mı? Akla ilk olarak kimlik kartı, parmak izi ya da iris tanıyıcı araçlar geliyor. Ama önceden giriş yetkisi verilen kişilerin herhangi bir zorlama altında olup olmadıkları nasıl anlaşılacak? Burada devreye “gizli gözler” giriyor.

Gizli gözler / Kameralar

Gerek pilotun gerekse kabin amirinin bir şekilde uçak kabininin sorunlu ve kritik noktalarını kameralar aracılığı ile görebilmesinin önemi giderek artıyor.

Stratejik önemi olan giriş ve acil çıkış kapıları, mutfaklar, tuvalet önleri gibi…

Pilot kabin içini görebildiğinde kuşku uyandıran, huzursuzluk çıkaran kişileri önceden belirleme şansına sahip olabiliyor.

Henüz ne FAA ne de JAA böyle bir zorunluluğu getirmedi, fakat yasaklayan bir durum da söz konusu değil.

Bazı havayolları özellikle kokpitin önünde kamera uygulamasını başlattılar. Birkaç uçaklarında kullanmaya başladılar. Delta, JetBlue, BA, ANA, Virgin Atlantic gibi. Bunlardan JetBlue havayolları, 911’den önce, kendi Ar-Ge bölümünde yeni tasarımlar geliştirmiş ve uygulamaya koymuştu.

İzlemek o kadar da kolay değil

Havayolunun öncelikle neleri gözleyeceğini, kayıtları nasıl kullanacağını belirleyip uygulama kararı verebilmesi için çok sayıda parametrenin de saptanması gerekiyor. Örneğin kameralar kokpit kapısının önünü ve kokpitin içini mi görüntüleyecek? Herhangi bir kaza anının görüntülerini de saklamak düşünülüyorsa kayıtlar ne şekilde saklanacak? Ekranlar ya da ekran nereye monte edilecek, görüntüleri uçuş boyunca kim, hangi aralıklarla nasıl izleyecek?

Bu görüntüler yere de gönderilecek mi? Kabin ışıkları azaltıldığında (dim edildiğinde) görüntüler nasıl netleştirilecek? Eğer yere gönderilecekse kim, nasıl, hangi sürelerde izleyecek? Eğer kaptanın seyir defteri görüntülü hale getirilecekse nasıl ve hangi sürelerde saklanacak?

Kötü niyetli kişi ya da kişiler kameraların yerlerini bulur ya da tahrip ederse emekler boşa mı gitmiş olacak? Soruları çoğaltabiliriz. Gelelim havayollarının gereksinimlerine…

Doğal olarak havayolları kamera sistemleri kurmaya giriştiklerinde, kabin içini de görmek isteyeceklerdir. Kuşkusuz hedef en az kablolama ve wireless/telsiz uygulamalara gitmek ya da kamera eklenebilecek şekilde sistemler kurmaktır. İkinci bir gereklilik ise kamera sistemlerinin, kabin ve yolcu bilgi sistemleri ile hatta video sistemleri ile entegre edilmesidir.

Bugünün teknolojisinde yapılabilecekleri hayal edince akla farklı birçok çözüm geliyor. Kameraların acil sağlık problemlerinde de yardımcı olması son derece yararlı. Hastanın durumu ile ilgili görüntülerin anında yere gönderilmesi, alınacak önlemlere karar verilmesi açısından ciddi bir fayda getirebilir.

Acaba daha da ileri giderek yolcu koltuklarının arkalarında bulunan video ekranlarına bir göz eklenebilir mi? Veya gizli gözler kabin panellerinin arasından mı bakmalı?

Yolcu hakları açısından bir sorun yaratır mı? Görüntü çöplüğüne dönüşen kayıtlar nasıl saklanır?

Güvenli uçak

Yukarıda sırlamaya çalıştığım durumları değerlendirirken yakın geleceğin güvenli uçağının tanımını yeniden yapılacağa benziyor. Örneğin, uçağı ancak önceden tanımlı pilot uçurabilecek. Tanımlı pilot uçağı ancak bir seri testten geçtikten sonra çalıştırabilecek. Pilot ve kabin amirlerinin check-listlerinde kabin içinin gözetlenmesi de yer alacak. Görüntüler yerden de takip edilebilecek. Kayıtlar sadece polisiye amaçla değil yolcu konforunu geliştirmek, hizmeti iyileştirmek, personeli hatta yolcuyu eğitmek için kullanılabilecek…

Bekleyelim görelim.

Kimin Gözü Kimin Üstünde

Facebook Yorum

Yorumlar

Hoşgör ~ 8 yıl önce
Yazar da bunun söylüyor zaten. Kokpit kapısında kim olduğunu pilot mutlaka görmeli. Hemde farklı açılardan görmeli.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
yeşil ~ 8 yıl önce
gözetlenmek ne kadar olumsuz bir his ise de güvenlik açısından son derece gerekli. uçaklarda olmadığını bilmiyordum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Uçak ~ 8 yıl önce
Bazı havayollarının Kokpit kapılarında şifre tuşlamak için bir board bulunuyor. Daha önce tanımlanan şifrelerle girilebiliyor. Böylece kameraya ihtiyaç kalmıyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000