08 Kasım 2010, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • HOCAM YİNE BİLGİ YÜKLÜ BİR YAZI YAZMIŞSINIZ. ÇOK TEŞEKKÜRLER. BENİM SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİĞİM BİR TESPİTİM VAR. AİRPORT HABER GERÇEKTEN ÇOK DEMOKRAT. BİR YANDA ALİ KIDIK SİVİL HAVACILIK AKADEMİSİNE VERYANSIN EDİYOR. BİRYANDA İSE SAFA İNAN AKADEMİNİN KURUCULARINDAN. FAKAT SİVİL HAVACILIK AKADEMİSİ SİZİN SÖYLADİĞİNİZ GİBİ BİR "PLATFORM" OLARAK KURULMUŞ. ANLATTIĞINIZ
  • Kimseye hesap vermek zorunda değiller ki. Faaliyetlerine aynen devam. Bildirgelerini yayınlasınlar, kamuoyu aydınlansın. Bu işler DHMİ ve SHGM tekeline bırakılmayacak kadar önemli. Sivil Havacılıktan anladıkları sadece THY. Daha 50 tane deniz uçağımız bile yok. Ne biçim havacılıksa? AHL, AHL diyorlar, daha bagaj teslimatını bile yapamıyorlar. Akademiden tek beklediğim fikirlerini kimselerden çekinmeden açıklamalarıdır.
  • ŞİMDİ SİZLER İNANIYORMUSUNUZ Kİ BİR TEKNİSYEN VEYA PİLOT..VEYA OPRERASYONDA LOODSHET YAPAN ŞAHIS TAM BU KURALLARA UYARAK İŞ YAPIYOR.ASLA HAVACILIKTA EN SON MANTIK UÇAK UÇAÇAKTIR ..UÇURMASSAN SENİ UÇURURLAR.EĞER BİZİM ÜLKEMİZDE TEKNİSYEN CAMİASINI İŞ BİLMEZ KURAL BİLMEZ NEREDEN GELDİKLERİ BELLİ OLMAYAN HER TÜRLÜ ÜNİVERSİTEDEN MEVZUN OLMUŞ MÜH VE SONRASI PATPONUN YÖNETİCİSİ OLAN BU ZATLARDAN KURTARILMADIKÇA BU İŞ DÜZELMEZ..HAYIRLI İŞLER
  • Akdemi'yi kuranlardan biri olmanın onuru ile sizlere teşekkür ederim Sn. Torum. Sizi çok yakından tanıyan biri olarak bu yaklaşımızla görmek ayrıca bir ayrıcalık. Neden 1776 larda kurulan ülkelerin bu gün dünyayı yönetir olmalarını altında herhalde çok şeyler yatmakta. Bunu inceleyeneler görecektir. Yönetim kademeleri bilgili ve prensiplerinden ödün vermeyen kişileri ne zaman kabul edecek anlamak zor. Asıl mesele eldeki gücün başkalarının eline geçip kendileri tarafından kullanılmayacağı korkusu olmalı herhalde. Bekleyelim AB giriş sorgulamalarında birileri sorsun bizimkiler yanıt vererek madde görüşsünler. Ama bizim SHA bunu görüp yazınca nedense hazmedilmiyor bir türlü. Onlar herşeyi daha çok bilirler şaşmamalı! SHA anlayanlar olacaktır

Kim bunlar, dertleri ne?

Sefa İnan’ın “Beş Yıldızlı THY” başlıklı yazısında okuduklarıma inanamadım. Yazının inanamadığım bölümü THY uçaklarında ard arda yaşanan üzücü olaylar değil, Sivil Havacılık Akademisi adı verilen yeni sosyal oluşumun SHGM ve DHMİ tarafından kabul edilmemesi ile ilgiliydi. 
 
Üzüntümün nedenini yeni kavramlara değinerek anlatmaya çalışacağım.
 
Kavramlardan biri dilimize yapışan ve beraber yatıp kalktığımız söz değişim. Bizleri yönetenlerle birlilikte hepimiz çok değiştik. Değişimin de farkındayız. Yıllar sadece yüzümüze bedenimize yansımakla kalmayıp alışkanlıklarımızı hatta ilkelerimizi bile etkiledi. Ya da ilke diye peşinden koştuklarımızın boş şeyler olduğunu anladık.
 
Diğer kavramlar ise batı rüzgârlarıyla ülkemize ve kamu yönetimine gelen şeffaflık, katılımcılık ve hesap verebilirlik... Üstelik bu kavramlar kanunla zorunlulaştırıldı. (Merak edenler; 2003 yılında çıkartılan 5018 sayılı kanunu inceleyebilirler.) 
 
Şeffaflık, katılımcılık ve hesap verebilirlik 21.yüzyılın gereği olarak karşımızda duruyor. Bu son üç kavramın anlamı ise devlet kurumlarının ne yapacaklarını iddia sahipleri ile birlikte oluşturmasına, iddia sahiplerine ve paydaşlara sözler vermelerine, ne yaptıklarını kamuoyu ile paylaşmalarına dayanıyor. Paydaşlar süreci beraber yaşıyorlar ve hesap sorabiliyorlar. Kuşkusuz bunların hepsinin; katılımın, hesap sormanın ve şeffaf olmanın yolları var. 
 
Bir yandan da iddia sahipleri, paydaşlar gibi yeni sözcükleri dilimize yerleşiyor. Bunlar hizmetlerden yararlananlar, bir başka deyişle vatandaşlar, aslında herkes: Hizmet alan, hizmet veren, hizmet bekleyen, yatırımcı, tedarikçi, tüccar, hissedar, emekli, öğretim üyesi vb… 
 
Yani “herkes” tek tek hesap sorabilirler, ancak tek tek sormak, talep etmek, sesini duyurmak çok kolay olmadığı için adına Sivil Toplum Örgütleri/Kuruluşları (STK) denen organizasyonlar ortaya çıkıyor. 
 
Bu kuruluşlar toplumdaki çeşitli sorunları bağımsız olarak ele alıp kamuoyunu bilgilendirme ve aydınlatma görevi yapan, öneriler sunan her türlü birlikler aynı meslek ya da iddia grubunda olan kişilerden oluşuyor, sosyal sorumluluk üsleniyorlar.
 
Bunlar, resmi kurumlar dışında ve bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları doğrultusunda; lobi yaparak, ikna çabaları göstererek ve eylemlerle hareket ederler. Üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlayan ve/veya üyelik ödemeleri ile sağlayan kuruluşlardır. 
 
Sivil toplum örgütleri oda, sendika, vakıf, kulüp ve dernek adı altında faaliyet gösterdikleri gibi, platform, forum, çalışma grubu isimler altında da oluşabiliyorlar. Ve demokrasilerin vazgeçilmezleri arasında yerlerini alıyorlar. 
 
Gelelim Akademiye… İtiraz Akademiye mi?
 
Akademi sözcüğü, Atina yakınlarındaki Akademeia adlı bir zeytinlikten gelir. Bu zeytinliklerde Eski Yunanlı düşünür Platon, matematik, doğa bilimleri ve yönetim biçimi gibi çeşitli konularda öğrencilerine ders vermiştir.
 
Platon’un İÖ 4. yüzyılda ders verdiği bu okul, tarihteki ilk akademi olarak kabul edilir.
 
Akademi’ye devam eden öğretmen ve öğrencilerin en çok ilgi gösterdikleri konular; bilim, sanat, siyaset, edebiyat ve müziktir. İS 529'da, Bizans İmparatoru Jüstinyen Akademi'nin çalışmalarından rahatsızlık duyar ve faaliyetlerine son verir. Çünkü Platon’un öğrencilerinin bir araya geldiği bu bahçelerde özgür öğrenme ve tartışma ortamı vardır.
 
Bilgiler tartışılır, deneyimler ve öğrenilenler paylaşılır.
 
Platon'un Akademi geleneğini, onun ölümünden sonra öğrencileri ve felsefesini benimseyenler sürdürmüşlerdir.
 
Bugünkü en geniş tanımıyla, akademi, yükseköğrenim kurumu anlamını çağrıştırmaktadır. Günümüzde ise bilim, edebiyat, sanat, spor, siyaset kavramlarını anlatmak ve tartışmak için bir araya gelen uzmanların ve akademisyenlerin oluşturduğu kuruluşlar da kendilerine akademi adını vermektedir. Birçok ülkede çok sayıda akademi adını taşıyan kurum bulunmakta ve sayıları giderek artmaktadır. (1)
 
Organizasyonlar değişiyor
 
Platon’dan bu yana eleştirel öğrenme ve hatalardan öğrenme başarının anahtarı haline geldi.
 
Havacılık sektöründe de diğer sektörlerde yaşanan benzer olaylar yaşanıyor. Şirketler değişiyor, dönüşüyor, birleşiyor, bölünüyor, büyüyor, küçülüyor, yok oluyor. Ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Hele havacılıkta, rekabet sektörün başında hançer gibi duruyor. Yolcu tarafında “başka havayolu da var” düşüncesi yaygınlaşıyor. Bu düşüncenin sektör tarafında da her nitelikte eleman çok rahat bulunur anlayışı geliyor. Gerçekten nitelikli eleman o kadar kolay bulunuyor mu? Ve gerçekten nitelikli eleman mı arıyoruz? Ya da nitelikli eleman tanımı neleri içeriyor? Birey nasıl nitelikli oluyor? Konuşmayan gördüğünü söylemeyen, okumayan, yazmayan birey nasıl nitelikli olabilir? 
 
Bu sorulara yanıt aramaya uzun yıllar devam edeceğiz ama bilelim ki yanıtlarımızın ortak paydasını: Bilgi + Deneyim + Birikim + Anlayış oluşturuyor. 
 
Bu kavramları hayata geçirebilmek ise özgür düşünceye, kalıpları kırmaya, sınırların dışına çıkmaya, eleştirileri fırsat olarak değerlendirmeye, zayıf sinyallere kulak vermeye bağlı.
 
Oluşumunda havacılığın her fonksiyonundan kişilerin yer aldığı Sivil Havacılık Akademisi misyonunu aşağıdaki şekilde belirlemiş: 
 
-Sivil havacılığımızdaki sorunlara alternatif projeler üretmek, raporlar hazırlamak, 
-Uçuş kazalarını minimize etme misyonu doğrultusunda zafiyet ve risk alanlarında çalışma grupları oluşturmak, 
-Uçaklarımızın karıştığı olay ve kazalarla ilgili yorum yapmak, 
-Teknik ve sağlık istatistikleri hazırlamak, 
-Eğitim programları (panel, seminer, konferans, kurs, kongre) düzenlemek, 
-Uçuş ekipleri ve uçuşu destekleyen grupların çalışma koşulları, stresleri ve risk alanlarını kapsayan araştırmalar (anketler) yapmak 
-Ulusal ve uluslar arası havacılık kuruluşlarıyla temas içinde olmak
 
Sivil Havacılık Akademisinin ilkeleri ise: 
 
-Sektördeki gruplaşmaların dışında kalmak; politikaları, egoları ve kişisel çekişmeleri işe karıştırmamak 
-Hiçbir çıkar güdüsü olmadan, özverili çaba göstermek 
-Bilimsel doğruları tek referans olarak almak olarak belirlenmişler.
 
Şimdiye dek ilkelerinden sapmadılar ve misyonlarını yerine getirmek için çırpınıyorlar. Zamanım olmadığı için aralarına katılamadım. Kendilerine başarılar diliyor ve bu tür platformların çoğalmasını, büyümesini, güçlenmesini bekliyorum.
 
Önemli Not: SHY 65-02 sayılı yönetmeliğin takipçisi olalım. Gözden kaçanları yakalamaya fırsat verelim. Hatalarımızdan ders alalım. 
 
(1) Örneğin, Fransız dili konusunda tek yetkili kurum Paris'te Fransız Akademisi (1635-Académie Française), 1929'dan bu yana her yıl “Oscar” ödülü veren ABD'deki Sinema Sanat ve Bilimleri Akademisi, Londra'daki Kraliyet Sanat Akademisi (1768) ile Kraliyet Müzik Akademisi (1822), Petersburg Bilimler Akademisi (1725)
Kim bunlar, dertleri ne?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (8)

Misafir ~ 6 yıl önce
HOCAM YİNE BİLGİ YÜKLÜ BİR YAZI YAZMIŞSINIZ. ÇOK TEŞEKKÜRLER. BENİM SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİĞİM BİR TESPİTİM VAR. AİRPORT HABER GERÇEKTEN ÇOK DEMOKRAT. BİR YANDA ALİ KIDIK SİVİL HAVACILIK AKADEMİSİNE VERYANSIN EDİYOR. BİRYANDA İSE SAFA İNAN AKADEMİNİN KURUCULARINDAN. FAKAT SİVİL HAVACILIK AKADEMİSİ SİZİN SÖYLADİĞİNİZ GİBİ BİR "PLATFORM" OLARAK KURULMUŞ. ANLATTIĞINIZ

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Kimseye hesap vermek zorunda değiller ki. Faaliyetlerine aynen devam. Bildirgelerini yayınlasınlar, kamuoyu aydınlansın. Bu işler DHMİ ve SHGM tekeline bırakılmayacak kadar önemli. Sivil Havacılıktan anladıkları sadece THY. Daha 50 tane deniz uçağımız bile yok. Ne biçim havacılıksa? AHL, AHL diyorlar, daha bagaj teslimatını bile yapamıyorlar. Akademiden tek beklediğim fikirlerini kimselerden çekinmeden açıklamalarıdır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
ŞİMDİ SİZLER İNANIYORMUSUNUZ Kİ BİR TEKNİSYEN VEYA PİLOT..VEYA OPRERASYONDA LOODSHET YAPAN ŞAHIS TAM BU KURALLARA UYARAK İŞ YAPIYOR.ASLA HAVACILIKTA EN SON MANTIK UÇAK UÇAÇAKTIR ..UÇURMASSAN SENİ UÇURURLAR.EĞER BİZİM ÜLKEMİZDE TEKNİSYEN CAMİASINI İŞ BİLMEZ KURAL BİLMEZ NEREDEN GELDİKLERİ BELLİ OLMAYAN HER TÜRLÜ ÜNİVERSİTEDEN MEVZUN OLMUŞ MÜH VE SONRASI PATPONUN YÖNETİCİSİ OLAN BU ZATLARDAN KURTARILMADIKÇA BU İŞ DÜZELMEZ..HAYIRLI İŞLER

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Akdemi'yi kuranlardan biri olmanın onuru ile sizlere teşekkür ederim Sn. Torum. Sizi çok yakından tanıyan biri olarak bu yaklaşımızla görmek ayrıca bir ayrıcalık. Neden 1776 larda kurulan ülkelerin bu gün dünyayı yönetir olmalarını altında herhalde çok şeyler yatmakta. Bunu inceleyeneler görecektir. Yönetim kademeleri bilgili ve prensiplerinden ödün vermeyen kişileri ne zaman kabul edecek anlamak zor. Asıl mesele eldeki gücün başkalarının eline geçip kendileri tarafından kullanılmayacağı korkusu olmalı herhalde. Bekleyelim AB giriş sorgulamalarında birileri sorsun bizimkiler yanıt vererek madde görüşsünler. Ama bizim SHA bunu görüp yazınca nedense hazmedilmiyor bir türlü. Onlar herşeyi daha çok bilirler şaşmamalı! SHA anlayanlar olacaktır

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000