09 Ağustos 2010, Pazartesi
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com
  • Sayin Uyar, Yazilarinizi zaman zaman ancak begeni ile okuyorum. 'Kilo diskriminasyonu' baslikli yazinizin basligi hangi dilde? Kitleler icin yazi yazan herkes bir basin mensubudur. Ve yazi yazan kisinin, siradan birisine gore Turkcemizi en dogru sekilde kullanma sorumlulugu vardir. Lutfen yasadiginiz ve yazi yazdiginiz ulkenin insanlarinin diline karsi saygili olunuz, dogru kullaniniz. Tesekkurler.
  • bir kisiyi renginden dolayi, siyasi gorusunden dolayi ya da is ile ilgisi olmayan baska bir sebepten dolayi reddetmek Turkiye'de de yasaktir. hatta mesela "muhasebeye bayan eleman araniyor" diye ilan veremezsiniz.. veriyorlar ama yasak. birileri sikayetci olsa Turkiye'de de baslar agrir. ama bizde bu "claim-culture" henuz gelismemis. gelismesi lazim. herkese ayni seyi soylemek lazim. haksizliga ugradiginizi dusunuyorsaniz hukuki yola basvurun.
  • ayrimcilik konusunu yeterlilik konusuyla karistirmamak lazim. hele ise uygunluk konusunu hic karistirmamak lazim. David Beckham 120 Kg. olsun bakalim bir gun tutuyorlar mi? ya da Kate Moss ? yaptiklari isler dogrudan bedeni performanslariyla ilgili. bir ornek daha vereyim. muhasebe mudurunuz alzheimer olsa "kocum benim aynen devam et" der misiniz? ne alzheimer ne de sismanlik kesinlikle suc degildir. ama mesleklerini uygulamaya engeldir. tamam is akitleri feshedilmesin diyebiliriz. ayni sirkette baska bir pozisyon bakabiliriz. hakkani bir tazminatla "peaceful redundancy" yolu arayabiliriz. yoksa hicbir senfoni orkestrasi (mesela Salzburg Flarmoni) "arpistimiz sosis-parmak oldu ama biz onunla devam etme kararindayiz" demez.
  • Bu işler zor.... Uğraştırmayın IK yı. Ya performans ölçümünde yollamak istedikleri kişi iyi bir sonuç alırsa nasıl tatmin edecekler egolarını. Onlae Emine Beder usulü göz kararı yapıyorlar işlerini...Hem böylece delil kalmıyor.Hem planlı hamde bir simit çay partisinde içlerinde ki kötülük biraz çıkar ile desteklenince asıyorlar....Kimleri asmadılar ki!!!!

Kilo Diskriminasyonu

Gün geçmesin ki THY’nin sponsorluk haberleri üstüne sponsorluk haberleri gelmesin.

Asrın reklam atağını başlatan THY, “Globally Yours” sloganının hakkını vermeye çalışıyor. Bir bakıyorsunuz Avrupa, bir bakıyorsunuz Tayland... Her taşın altından THY çıkabilir. Yolcu sayısı ve filosu da sürekli büyüyor. Çeşitli anlaşmalarla işin sadece “taşımacılık” boyutuna değil, aynı zamanda endüstriyel boyutuna da sıçramış durumda.

Küresel bir firma olmak için misyonunu iyi konumlandırmış olan THY, vizyonunu da gelişirerek değiştirme yoluna ilerliyor.

Ancak THY’nin kilolu kabin memurları için aldığı yeni karar biraz can sıktı. Naçizane fikrimce, böyle bir uygulama ve bu tarz bir zorlama, küresel bir firma olma yoluna baş koymuş olan THY’ye pek yakışmadı, çünkü bu tarz bir yaklaşım, bir tür ayrımcılık olmakla beraber, dünyadaki pek çok modern ülkede uygulanması mümkün olmayan bir eylem.

Sözgelimi şekil olarak liberal olmasına rağmen sosyal hakları liberalizasyon içinde korumayı deneyen –başarılı ya da başarısız, tartışılır- ABD’de birisini kilolu olduğu için işten çıkarmak işverenin başına ciddi bela açar. Zencilerin otobüste arka koltuklara oturduğu günlerden, bugüne sert bir geçiş yaşan ABD’de “Diskriminasyon”, yani Türkçesiyle “ayrımcılık” davası açıldı mı bir kere... Yandınız.

ABD’de birisini renginden dolayı –işten çıkarmayı bırakın-, iş görüşmesinde reddedin hadi. Ya da kilosundan, güzelliğinden, çirkinliğinden, siyasi görüşünden...

Tabi şimdi diyeceksiniz: “Ne yani, her başvuranı alıyorlar mı?”

Elbette hayır. Ya da değerlendiren kişinin kişisel görüşleri mutlaka sonuç üzerinde etkili oluyor. Ya da işe göre zayıf, güzel, çirkin, demokrat, cumhuriyetçi, siyah, Çinli, kadın, erkek vs. birini almamayı tercih edebilirsiniz. Ancak şöyle bir şart var:

İlgili pozisyonla ilgili bir iş analizi yapılmalıdır. Bu iş analizi sonucunda bu iş için temin edilecek personelin özellikleri ortaya çıkarılmalıdır. Mesela birini şişman diye işe almayacaksanız ya da şişmanladı diye işten çıkaracaksanız, şöyle bir gerekçeniz olmalı: “Biz New Jersey caddeleri altına boru döşüyoruz, borularımızın çapı 1 m ve biz 90-60-90 birilerini çalıştırmak zorundayız.” Aksi takdirde bir şekilde belli ederseniz ya da es kaza iş analizi sonucunda böyle bir yargıya ulaşılmamış bir pozisyon için “biz zayıf birilerini arıyoruz” derseniz, kapınıza gelecek tazminat tebligatını bekleyin.

Kısacası, kabin memurları için bir boy-kilo endeksi belirliyorsanız bunun haklı gerekçeleri olmalı. Bu uçuş emniyeti olabilir. Ya da uçağınızın kabin yüksekliği sınırlayıcı olabilir. Ancak THY’nin aldığı karar arkasında böyle bir gerekçe görünmüyor. Uluslararası mevzuatlarda da böyle bir tanım yok. Zira insan haklarının gözetildiği ve ayrımcılığın kesin olarak reddedildiği ülkelerde sadece kendi isteğinize göre bir boy-kilo endeksi belirleyemezsiniz.

Ayrıca başarılı ve bugün kabul gören en modern insan kaynakları ilkeleri, personeller hakkında böyle bir yaptırım gerçekleştirmeden önce performans görüşmeleri yapmayı, koçlukta bulunmayı, belki sağlıklı kilo vermeleri için yönlendirme, yine başaramazsa o kişi, alternatif pozisyonlarda değerlendirmeyi ön görüyor.

Bir kabin memurunun kilo vermeye zorlanması da anoreksiya (sürekli kendini şişman bulma tanısıyla karakterize edilen bir tür psikolojik rahatsızlık) veya blumia gibi yeme bozukluklarına sebep olabilir ki bu da imkansız değil. Kriz ortamında insanların mesleklerini kaybetmemek için çok büyük fedakarlıklara katlandığına şahit oluyoruz.

İyi haftalar.
Kilo Diskriminasyonu

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (6)

Misafir ~ 6 yıl önce
Sayin Uyar, Yazilarinizi zaman zaman ancak begeni ile okuyorum. 'Kilo diskriminasyonu' baslikli yazinizin basligi hangi dilde? Kitleler icin yazi yazan herkes bir basin mensubudur. Ve yazi yazan kisinin, siradan birisine gore Turkcemizi en dogru sekilde kullanma sorumlulugu vardir. Lutfen yasadiginiz ve yazi yazdiginiz ulkenin insanlarinin diline karsi saygili olunuz, dogru kullaniniz. Tesekkurler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
bir kisiyi renginden dolayi, siyasi gorusunden dolayi ya da is ile ilgisi olmayan baska bir sebepten dolayi reddetmek Turkiye'de de yasaktir. hatta mesela "muhasebeye bayan eleman araniyor" diye ilan veremezsiniz.. veriyorlar ama yasak. birileri sikayetci olsa Turkiye'de de baslar agrir. ama bizde bu "claim-culture" henuz gelismemis. gelismesi lazim. herkese ayni seyi soylemek lazim. haksizliga ugradiginizi dusunuyorsaniz hukuki yola basvurun.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
ayrimcilik konusunu yeterlilik konusuyla karistirmamak lazim. hele ise uygunluk konusunu hic karistirmamak lazim. David Beckham 120 Kg. olsun bakalim bir gun tutuyorlar mi? ya da Kate Moss ? yaptiklari isler dogrudan bedeni performanslariyla ilgili. bir ornek daha vereyim. muhasebe mudurunuz alzheimer olsa "kocum benim aynen devam et" der misiniz? ne alzheimer ne de sismanlik kesinlikle suc degildir. ama mesleklerini uygulamaya engeldir. tamam is akitleri feshedilmesin diyebiliriz. ayni sirkette baska bir pozisyon bakabiliriz. hakkani bir tazminatla "peaceful redundancy" yolu arayabiliriz. yoksa hicbir senfoni orkestrasi (mesela Salzburg Flarmoni) "arpistimiz sosis-parmak oldu ama biz onunla devam etme kararindayiz" demez.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Bu işler zor.... Uğraştırmayın IK yı. Ya performans ölçümünde yollamak istedikleri kişi iyi bir sonuç alırsa nasıl tatmin edecekler egolarını. Onlae Emine Beder usulü göz kararı yapıyorlar işlerini...Hem böylece delil kalmıyor.Hem planlı hamde bir simit çay partisinde içlerinde ki kötülük biraz çıkar ile desteklenince asıyorlar....Kimleri asmadılar ki!!!!

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000