22 Mart 2010, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Oya Hanım ile yaptığım iş görüşmesi ne kadar keyifliyse çalışması da bir o kadar keyiflidir. Zaten aradığı kriterlerden ne kadar farklı, ne kadar eğlenceli biri olduğu anlaşılıyordu. Havaalanı geçmişimizin de olması aynı frekansta düşünmemize olanak sağlamıştı, çünkü birbirimizi anlamakta hiç zorluk çekmemiştik. Gelelim havaalanına... Alanda çalışmak aşktır aslında, farkında olmadan kaptırırsınız kendinizi, o kadar yoğun ve dolu dolu geçirirsiniz ki günlerinizi orda, bir bakmışsınız seneler geçivermiş. Hikayeler de bitmez orda, her gün farklı insanlara, farklı hikayelere tanıklık edersiniz. Hala özlerim alanı ve orda yaşadıklarımı. Oya Hanım; bu ufak anımı ölümsüzleştirdiğiniz için çok teşekkür ederim. :D
  • sizinle beraber çalışanlardanım. hiç unutmadım. benim için en güzel günlerdi. adaşıma ne mutlu. Elif Onur
  • Hocanın belirtmek istediği 2 tema var bu yazısında: birincisi eleman seçme kriteri, ikincisi rötarlar. Her iki durumda da olaylarla karşılaşanların soğukkanlılığını koruması ve birbirine saygı duyması gerekir.
  • işe alırken yapılan seçime tamamen katılıyorum. espiri duygusu olanların komplexleri azdır. espiri duygulu yöneticiler baskı yapmazlar. hoşgörülü olurlar. şarkısı var ya HAYAT BAYRAM OLUR.

Kıl Dönmesi

Üzerinde çalıştığımız bir proje için asistana ihtiyacımız vardı. Beklentimiz; çok iyi İngilizce yazıyor ve konuşuyor olmak, değişik konulara uyum sağlayabilmek, öğrenmeye ve gelişmeye açık olmak gibi yetkinliklerdi.

Birkaç yıllık fakülte mezunlarını tercih ediyorduk. Bu beklentilere karşılık biz de projemizi ve çalışma koşullarımızı tanımlamıştık. Benim de yazıya henüz dökemediğim güleryüzlülük, ne olursa olsun yaptığı işin keyifli yanlarını keşfedebilmek, güne neşeyle başlamak, hatalardan ders almak gibi isteklerim vardı… Birlikte çalışacağımız için son görüşmeleri ben yapıyordum.

Alışılmış, çok bilinen ısındırma sorularından sonra, kısa da olsa, iş yaşamlarından hatta stajlarından söz etmelerini istiyordum. Bu sohbet sırasında bir de başlarından geçen neşeli bir olayı anlatmalarını söylüyordum.

Gözlerinin içi gülen gençlerden biri İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu idi. Öğrenciliği sırasında Havaş’ta 3 yıl yarım zamanlı çalışmıştı. Mezun olunca da 1 yıl anaokulunda İngilizce öğretmenliği yapmış, anaokulundan geçen ay ayrılmıştı… Ayrılma nedeni çocuklar değil, annelerin can sıkıcı davranışlarıymış. İlginç olayına sıra geldiğinde çocuklarla ilgili bir anısını anlatacağını düşündüm ister istemez. Konuşurken çocukları çok sevdiğimi de söylemiştim. Ama Elif başka bir anı anlattı:

Havaş’ta çalışmaya başladığı ilk günlerde geçiyor olay. Eğitimde öğrendiklerine birebir uyuyorlar. En olumsuz durumlarda bile gülümsemelerini, yolcuya çok iyi davranmalarını, mükemmel hizmeti öğretmişlerdi. Gece vardiyasında çalışmışlar, son check-in’lerini yapmışlar ve kapıya gitmişler, ama uçak gecikmede! Geciken uçakların yolcularına karşı sabırlı olmaya çalışıyorlar ve ekibin devralınmasına çok az kalmış; haliyle yorgunlar. 6.00’da kalkması gereken Frankfurt seferi bir türlü gerçekleştirilemiyor. Gecikme bilgileri gecikerek geliyor. Kimi yolcular bağlantılı seferi kaçırmanın kızgınlığı içinde, kimi bilinmezliklere öfkeli, hesap soracak birilerini arıyor. Büyüklü küçüklü çocukları olanlar var. Koşuşan, bağıran, etrafı birbirine katan çocuklar… Saat 8.30’a yaklaşıyor. Modern giyimli, ciddi görünüşlü 40-45 yaşlarında bir erkek yolcu bizim kızlara yaklaşıyor. Kızlar fırtınaya yakalanacaklarını düşündükleri sırada yolcu soruyor:

“Kızlar siz hiç kıl dönmesi gördünüz mü?”

Kızlar içlerinden eyvah diyorlar, belki de saniyenin onda birinde her ikisinin de içinden aynı şey geçiyor. Yolcu tekrar ediyor; “ kıl dönmesi dedim. Gördünüz mü?”
Elif, birden: “Hayır…  Nasıl yani?” deyiveriyor.

Yolcu: “Kızlar; bakın işte, görmedinizse görün, dikkat edin.” diyor ve kollarını başının üzerine kaldırıyor, ellerini kavuşturuyor ve dönmeye başlıyor… Bu kadar hareketli geçen bir geceden sonra kızlar zor tutuyorlar kendilerini adamın suratına kahkaha atmamak için. Sadece birbirlerine bakabiliyorlar o anda. 

Meğer beyefendi ile eşi arasında bir sözleşme varmış. Birbirlerine çok kızdıklarında, birbirlerine “kıl olduklarında” kıl dönmesi esprisine başvururlarmış.
Şaşkınlığın yerini önce hafif bir gülümseme sonra kahkahalar alıyor.

Tahmin edeceğiniz gibi bu olayı aktaran Elif’le birlikte çalışıyoruz. Tabii ki bizi birbirimize yaklaştıran havacılık kültürü, ama çalışma keyfimizi pekiştirmede “kıl dönmesinin” büyük bir payı var.

Kıl Dönmesi

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (19)

Misafir ~ 7 yıl önce
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Oya Hanım ile yaptığım iş görüşmesi ne kadar keyifliyse çalışması da bir o kadar keyiflidir. Zaten aradığı kriterlerden ne kadar farklı, ne kadar eğlenceli biri olduğu anlaşılıyordu. Havaalanı geçmişimizin de olması aynı frekansta düşünmemize olanak sağlamıştı, çünkü birbirimizi anlamakta hiç zorluk çekmemiştik. Gelelim havaalanına... Alanda çalışmak aşktır aslında, farkında olmadan kaptırırsınız kendinizi, o kadar yoğun ve dolu dolu geçirirsiniz ki günlerinizi orda, bir bakmışsınız seneler geçivermiş. Hikayeler de bitmez orda, her gün farklı insanlara, farklı hikayelere tanıklık edersiniz. Hala özlerim alanı ve orda yaşadıklarımı. Oya Hanım; bu ufak anımı ölümsüzleştirdiğiniz için çok teşekkür ederim. :D

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
sizinle beraber çalışanlardanım. hiç unutmadım. benim için en güzel günlerdi. adaşıma ne mutlu. Elif Onur

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Hocanın belirtmek istediği 2 tema var bu yazısında: birincisi eleman seçme kriteri, ikincisi rötarlar. Her iki durumda da olaylarla karşılaşanların soğukkanlılığını koruması ve birbirine saygı duyması gerekir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
işe alırken yapılan seçime tamamen katılıyorum. espiri duygusu olanların komplexleri azdır. espiri duygulu yöneticiler baskı yapmazlar. hoşgörülü olurlar. şarkısı var ya HAYAT BAYRAM OLUR.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000