28 Mart 2011, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Değerli arkadaşım; Yorumlara cevap vermek adetim değildir.Ancak bu konuda sizi iyice aydınlatmak ve senelerdir yaşanan zorlukları size köşe yazımla bile anlatabilmem güç. Bu konuda bilgi sahibi olmayı arzu ederseniz herhangi bir yerde size ikram edebileceğim bir kahve eşliğinde yüz yüze anlatmak isterim. En kolay irtibat kurulacak biri olduğumdan ve sizin kimliğinizi bilemediğimden bana siz ulaşmalısınız. Şunu unutmayınki yazdığım yüzlerce yazımın her zaman arkasında olduğum gibi bununda arkasındayım. Bu yazıyı satır,satır değerlendirelim lütfen. Sefa İnan
  • sefa bey shdt35 lisanslarınızın nerede geçerliliği vardı da şimdi yapılan o kadar emeğe bu kadar kolay haksızlık edebiliyorsunuz. çok klasik olacak ama çok çok biliyordunuz da gidip siz yapsaydınız bu işi jar 66 ilk yayınlanma tarihinden sonra lisanslar dönüştürülene kadar shgmye yönelik lisansların dönüştürülmesi için nasıl çalışmalarınız oldu merak ediyorum. ayrıca 66 lisanslarında yapılan çalışmalar tamamen part 66 ile uyumludur ve biraz araştıran herkes hemen hemen tüm avrupa ülkelerinde lisanslarda sınırlandırma olduğunu kolaylıkla görecektir. saygılarımla
  • arkadaşım güzel özetlemişsin de ufak bir ayrıntıyı atlamışsın:ÜLKE SÖMÜRGE HALİNE GETİRİLDİ İSE SHGM BUNDAN BAĞIMSIZ OLAMAZ.
  • aston efendi belli oluyor başlığından.

Karizmanı yesinler SHGM

Hepinizin bildiği gibi, Sivil Havacılık Akademimiz bir yılını geride bıraktı. Kişisel çıkarı olmadan ve apolitik bir yapılanma ile sponsorluk desteği yerine, “pamuk eller cebe” modelini uygulayan, bilimsel doğrulardan uzaklaşmaksızın birliktelik sağlayan bu gönüllü işbirliği, beklenenin tersine gün geçtikçe sektörümüz için fikir üreterek büyümektedir.

Sektörün içerisinde olan ve havacılığı kendine meslek edinmiş profesyonellerin, ülkenin her yerine yayılmış korku imparatorluğuna karşın, bizzat içersinde fiziki olarak olmasalar da, Sivil Havacılık Akademisini destek verdiklerini rahatlıkla gözlemliyorum.

Bu sessiz çoğunluk; birilerinin devamlı olarak pompaladığı sivil havacılığımızdaki sözde yükselişe inanmamaktadır. Alt yapısız bir büyümenin, siyasi çıkar savaşlarının, sahte dostlukların, kişisel ve ticari çıkarların sıklıkla görüldüğü havacılığımızın gerçek yüzünü de gördüklerinden şüphe duymuyorum.

Akademimizin çalışmaları, sivil havacılığımızın sorunları ve bilimsel çözüm önerileri, Ulaştırma Bakanlığı başta olmak üzere; Başbakana ve Cumhurbaşkanına kadar ulaştırıldığı halde, ilgili makamlardan hiç ses çıkmaması anlamlıdır.

SHGM VE DHMİ gibi sektörün otorite bacağında bilindiğimiz halde, işlerine gelmediği için önemsenmemeye çalışılmakta ve medyamızdan hak ettiğimiz desteği tam olarak bulamamaktayız. Bu da bizi hayal kırıklığına uğratacağına, tam tersine kamçılamış ve birliğimizi daha ileri boyutlara taşımıştır.

Bazılarımız; akademinin gerçek misyonunu bilmediklerinden, mutlaka tüm üyelerin akademik ünvanları olması gerektiğini savunduğunu hatırlarsınız.                

Bu arkadaşlarımız böyle bile dursun, TMMOB Makine Mühendisleri Odası; 6-7 Mayıs 2011’de Eskişehir’de yapılacak olan “VI. Ulusal, Uçak, Havacılık ve Uzay Mühendisliği Kurultayı” na akademimizin katılmasını istemiştir. Akademimiz bu kurultaya; “Uçuş Emniyeti”-“Dünyada ve Ülkemizde Kaza Kırım Komisyonları Çalışmaları” ve “Sivil Havacılıkta Uçak Bakım Faaliyetleri” konularında bildiri sunarak bu kurultayda temsil edilecektir.

Dernek, vakıf, sendika gibi sıfatlar taşımayan, havacılığımızda sivil bir inisiyatif kurarak; sponsorsuz, bilimsel veriler eşliğinde yürüyüşünü sürdüren bu oluşumu, birilerinin yakından izlemesi ve VI. sı yapılacak olan kurultaylarına çağırmasını doğru yolda olduğumuzun bir işareti olarak algıladık. Dolayısiyle; bir sivil inisiyatif, mutlaka bir dernek ismi altında yapılanmadan ve resmi bir isim taşımadan da tanınabilir ve temsil edilebilir.  

Çağırıldığımız bu kurultayda, sivil havacılık camiasını ve çalışanlarını çok iyi temsil edeceğimizden kuşkunuz bile olmasın. Tüm arkadaşlarımız, bu kurultayda sunulacak bildiriler için hazırlıklarını sürdürmektedirler..

 
Şimdi de sektördeki gelişmelere bir göz atalım...  

Kısa süre önce EASA ( Avrupa Emniyet Havacılık Ajansı)’nın, Uçuş Ekip Lisans Grup toplantısı yapıldı. Bu grup, EASA’nın FCL (Uçuş Ekip Lisansı)’ndan sorumlu personel, FCL uzmanları, Ulusal yetkililer ve havacılık taraflarından oluşmaktadır.

Bu toplantıda, 3 özel konu işlendi.

1.        FCL’i anlaşılabilir hale getirmek,
2.        Görev teklifleri / gelecekteki FCL uygulama kurallarının içeriğinin çalışılması,
3.        FCL’in EASA standartlaştırma bölümüyle ile uyumunun incelenip, kontrol edilmesi.

 
Bu ilk toplantıda, Avrupa Birliği’ne kayıtlı uçaklarda uçan Türk pilotlarının lisansları ve Türkiye ye kayıtlı olan uçaklarla uçan Avrupalı pilotların lisanslarının önemi gündeme geldi.

 
Bildiğiniz üzere,Türkiye’nin daha önce JAA (Avrupa Havacılık Otoriteleri Birliği) üyeliği karşılıklı olarak tanınmıştı. Bu, Türk pilotlarının Avrupa’da kayıtlı uçaklarla ve Avrupa’lı pilotların da Türkiye’ye kayıtlı olan uçaklarla JAA ile karşılıklı onaylanan lisans ile uçabilecekleri anlamına gelmektedir..

O zamanlar, JAA lisansının kısa bir süre sonra kapatılıp, EASA’nın yeni FCL (Uçuş ekip Lisans) uygulamasının 08 NİSAN 2012 yılında yürürlüğe girmesinin problem oluşturucağının farkına varılamadı.

Türkiye ve Avrupa’nın lisanslandırmada herhangi ikili bir anlaşmasının ve Avrupa Birliği üyesi olmamasından dolayı, Türkiye EASA’nın bir parçası olarak kabul edilmemektedir ve JAA ile var olan ortak anlaşma yakın zamanda kaldırılacağından, lisansların bir geçerliliği kalmayacaktır.

Avrupa’ya kayıtlı uçaklarla uçan Türk pilotların EASA (Avrupa Havacılık Emniyet Ajansı) lisansına çözüm, Türkiyenin, EASA-FCL Ek III’deki aday ülkeler kapsamında değerlendirilmesi istenmelidir. Aynı uygulama, Türkiye’ye kayıtlı uçaklarda uçan pilotlar için de yapılabilir.

Sorunun saptanmasından bu yana EASA, Avrupa komisyonuyla sorunun nasıl giderilebileceği hakkında temasa geçmiş ve aynı zamanda EASA Uluslararası Departmanından konu ile ilgili bir öneri hazırlamasını istemiştir.

Türk yetkililerinin konunun farkında olup olmadığını konusunda bir bilgi yok. Çünkü Türkiye; EASA’nın sorumluluk alanın dışında. Bu nedenle 8 Nisan 2012’ye kadar SHGM’nin yetkililerinin JAA lisansı değişikliğine hazırlıklı olmaları gerekiyor.

Bunun yanısıra; yurt dışında TC koduyla uçan uçaklarımızın pilotlarının, FCL’lerini Avrupalı otoriteler kontrol ettiklerinde, bir çoğunun lisanslarında Level-4’ün bitiş tarihinin işlenmemiş olması, sorun olmaya devam ediyormuş.

 
Sanırım seçim telaşı, sektörümüzün otoritelerini de vurarak faaliyetlerini askıya aldırdı.

Pilotlarımızda bu sorun var da Uçak Teknisyenlerimizde yok mu? Aynı sorun, kesinlikle onlar için de geçerli. ICAO Annex’e uygun SHD-T35 lisansını JAR-66 lisansına çevirirlerken, Avrupadan korkup teknisyenlerin kazanılmış hakkı olan lisanslara Avrupalıların koymadıkları sınırlamaları koyarak JAA lisansı verecem diyerek "kraldan çok kralcı" olarak kendini ayağından vuran SHGM şunu bilmelidirki JAA tarih oldu. Verilen lisansın da uluslararası geçerliliği yok.

Bunun yanısıra uçak teknisyenleri düne kadar yaptıkları ve imzaladıkları işlemlere ait bir çok modülden (SHGM tarafından lisanslarına konulan sınırlamaları kaldırmak için) tekrar sınava tabi tutulmaları isteniyor. SHGM’nin yarattığı bu soruna yurt içinde çözüm bulamayan şirketler, Yunanlılarla anlaşarak ilgili modüllerden kurs aldırıp sonra sınavı da Yunanlılara yaptırıyorlar.(Bu arada sınavlarda pek kalanda yok) Tabii ki ağır bir ekonomik kriz yaşayan Yunanlıların bu işi ticarete dökmüş durumda olduklarını söylemeye bile gerek yok.

Bunun yanısıra  özellikle Teknik A.Ş’nin yabancı uçaklara teknik handling veren birimindeki ve yurt dışı istasyonlardaki teknisyenler yabancı uçaklara hizmet verebilmeleri için Yunan sivil havacılığından EASA part-66  lisansını aldılar.(Demek ki olabiliyormuş)

 
Düşünüyorum da; SHGM’nin her zaman manşetlere taşıdığı ve çok başarılı olduklarını iddia ettikleri  ülkelerin biri biri ile uçuş yapabilmelerine yönelik ikili anlaşmaları gibi bir yapılanmaya giderek, SHGM’nin JAA lisansı verdiklerine aynen EASA part 66’yı verebilmesi adına bir AB/EASA üyesi ile ikili anlaşma yapılarak SHGM’nin veremediği EASA PART-66 yı onlar kanalıyla aldırsa olmazmı?  (Aynı uygulamayı pilotlarımız içinde yapmak mümkün.)  

 
Türkiye’deki Bakım Kuruluşları için gerekli olan Part-145 Onay Belgesi’ni almak için, nasıl SHGM denetliyor ve sonucunda SHGM değil, EASA part-145 Onay Belgesini verebiliyorsa,Teknisyenler için Part-66 ve pilotlarımızda geçerli olan EASA-FCL de aynen böyle olabilir.  

Ancak; SHGM karizmayı çizdirmemek adına “Hayır ben hala JAA lisansıma devam edeceğim ne zamanki Türkiye AB ye girer ve EASA üyesi olursak o zaman uluslararası Part-66 lisansını SHGM olarak biz veririz” Diyerek bunu karizma meselesi yaptığında şüphesiz yapacak bir şey yok.  “Karizmanı yesinler” deriz olur biter.
Karizmanı yesinler SHGM

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (27)

Misafir ~ 6 yıl önce
Değerli arkadaşım; Yorumlara cevap vermek adetim değildir.Ancak bu konuda sizi iyice aydınlatmak ve senelerdir yaşanan zorlukları size köşe yazımla bile anlatabilmem güç. Bu konuda bilgi sahibi olmayı arzu ederseniz herhangi bir yerde size ikram edebileceğim bir kahve eşliğinde yüz yüze anlatmak isterim. En kolay irtibat kurulacak biri olduğumdan ve sizin kimliğinizi bilemediğimden bana siz ulaşmalısınız. Şunu unutmayınki yazdığım yüzlerce yazımın her zaman arkasında olduğum gibi bununda arkasındayım. Bu yazıyı satır,satır değerlendirelim lütfen. Sefa İnan

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
sefa bey shdt35 lisanslarınızın nerede geçerliliği vardı da şimdi yapılan o kadar emeğe bu kadar kolay haksızlık edebiliyorsunuz. çok klasik olacak ama çok çok biliyordunuz da gidip siz yapsaydınız bu işi jar 66 ilk yayınlanma tarihinden sonra lisanslar dönüştürülene kadar shgmye yönelik lisansların dönüştürülmesi için nasıl çalışmalarınız oldu merak ediyorum. ayrıca 66 lisanslarında yapılan çalışmalar tamamen part 66 ile uyumludur ve biraz araştıran herkes hemen hemen tüm avrupa ülkelerinde lisanslarda sınırlandırma olduğunu kolaylıkla görecektir. saygılarımla

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
arkadaşım güzel özetlemişsin de ufak bir ayrıntıyı atlamışsın:ÜLKE SÖMÜRGE HALİNE GETİRİLDİ İSE SHGM BUNDAN BAĞIMSIZ OLAMAZ.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
aston efendi belli oluyor başlığından.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000