17 Kasım 2008, Pazartesi
Korhan OYMAN
Korhan OYMAN koyman@fit.edu
  • ^hava alanı İstanbula Lazımmı tabiyki lazım ama İstanbulun göbegine degil Sehirden uzakta yapılmalı Tekirdag tarafına dogru olabilir . Ataköy sakini olarakta Son gunlerde artan Seskirliligine karsı Büyük rahatsızlık duymaktayız .Thy nin toplum saglıgına duyarsızlıgı nezaman bitecek ??? Biz sahsen thy protesto ediyoruz.
  • istanbula ucuncu havaalani gereklimidir cevap: hayir niye evet ki? bal gibi hayir. istanbulu havaalani coplugumu yapmak istiyorsunuz. aslinda bir rant kavgasi basliyor anlasilan. ihaleler yatirimlar yenecek rantlar. niye 3 diyorsunuz ki aslinda 4 olacak ataturk sabiha ve corlu yenisi yapilirsa 4 olacak. tabi corluya uzak diyebilirsiniz. ama 4 ncuyu taksime yapmayacaksiniz herhalde. ayrica bu 4 meydanin hava trafigini yine istanbul kontrol edecek zaten su an yetersiz. uff tam bir kargasa olur. lutfen kaleminiz bu 3 meydanin iyilestirilmesi yonunde kullanin

İSTANBUL’A YENİ BİR HAVAALANI GEREKLİ Mİ?

Bu hafta iki yıl önce Ulastırma Bakanlığı’nın İstanbul için ilk defa üçüncü bir havaalanı konusunu gündeme getirdiğinde turizmdebusabah gazetesindeki köşemde yazdığım konuyla ilgili yazımı sizlerle tekrar paylaşmak istiyorum. Bu text TAV’ın Atatürk Hava Limanı ihalesini ikinci kez kazandığı ve de Sabiha Gökçen’in ihalesi daha piyasada yokken yazılmıştır. O nedenle okurken bu konuyu göz önünde bulundurmanızı arzu ederim.

Konu çok sıcakken biraz bende eşelemek istedim. Umarım beğenirsiniz. Bu tekrarın nedenide geçen yıl Dubai’de Jebel Ali Hava Limanı’nın dizayn danışmanlarından biriyle yaptığım ilginç bir konuşma.

Dubai seyahatimde sorduğum soru şuydu: BAE gibi zengin ama küçük bir ülkeye niye 150 milyon yıl kapasiteli, yani dünyanın en büyük iki hava limanı olan Chicago O’Hare ve Atlanta Heartsfield’in toplam kapasitesi büyüklüğünde bir liman yapma gereği duyduklarıydı. Cevap çok ilginçti. Danışman dünyanın her yerinde bir hub havalimanı yapmak hatta bir yeni pist yapmanın çevreci gruplar, politik sebepler, yatırım maliyetleri gibi bir çok faktör yüzünden en az 5-10 yıl sürdüğünü belirttikten sonra bunun Dubai’de inanılmaz kısa bir sürede karara bağlanabildiğini belirtti. Ardındanda A-380, B-747-8, A350, B-787, A,340, B-777 gibi teknoloji harikası yüksek yolcu kapasiteli ucakların hizmete girmesiyle artık yolcunun nereden uçtuğu, kiminle uçtuğu değil, uçuşun komforu, hizmetin kalitesi, ücret ve de transfer havaalanındaki kabiliyetlerin önemli olduğunu ifade etti. Yani artık Lufthansa ile uçmak veya Frankfurttan transfer yapmak değil konforun, imkânların, fiyatın, hizmet kalitesinin en üst seviyede yolcuyu tatmin ettiği başka bileşimlerin etkin olduğuna değindi. Zaten doğrusuda bu... O nedenle 2 milyonluk BAE, Singapur gibi ülkelerin havayolları ve havaalanları dünya çapında listelerde bizden, Avrupalılardan ve de Amerikalılardan daha yukarılarda.

İşte bu doğrultuda düşündüğünüzde belki benim aşağıdaki yazımı daha farklı değerlendirebilirsiniz.  

İstanbul'a yeni bir havalimanı gerekli mi? Cevap: Evet

Havacılık sektöründe planlama çok önemlidir. Özellikle havaalanları söz konusu olduğunda planlama çok daha detaylıdır.

Havaalanları için planlama ve yatırım bağlamında altın kural, kapasite %60‘a ulaştığında planlamanın başlaması ve %80’ e ulaştığında inşaat aşamasına geçilmesi şeklindedir. Ülkemizde bu metod pek rağbet görmemekle birlikte geleceğe yönelik bir draft çalışma bile yapılmamaktadır. Geçtiğimiz aylarda TAV ortaklığına Atatürk Havalimanı işletmesinin 15 yıllığına yeniden verilmesi ile ilgili ihale sonuçlandırılırken gazetelere Başbakanlık ve Ulaştırma Bakanlığından İstanbul’a 3. bir havaalanı düşünülüyor başlıkları ile çeşitli beyanatlar verildi. Medya ve havacılık sektörünün şu anda Atatürk Havalimanı’na yatırım yapmış bölümünden önemli tepkiler topladı bu açıklamalar. Çoğu köşe yazarımız bunu saçmalık olarak değerlendirdi. Tabiki TAV’a 15 yıllığına al işlet diye 3 milyar dolardan ihalenin verildiği gün bu açıklamanın yapılması herkes de bir takım soru işaretleri oluşturdu. Peki gerçekten İstanbul’un yeni bir havaalanına ihtiyacı var mı? Bu sorunun cevabını kimse irdelemedi. Ancak sorunun cevabı mevcut Atatürk Havalimanı’nın fiziki durumunda gizlidir. Havalimanları fiziki kullanım açısından ikiye bölünür. Bunlar: 1) pist, taksi yolları (uçağın pistle terminal arasında kullandığı yollar) ve apron (uçakların park ettiği alan) bölümünden oluşan ve uçak trafiğini ikame eden hava tarafı (airside) ve 2) terminal, otoparklar, ve bağlantı yollarından oluşan yolcuyla ilgili hizmetlerin sürdürüldüğü kara tarafı (landside). Bu iki bölüme olan talep her zaman ayrı ayrı değerlendirildiği gibi kapasiteleri de ayrı ayrı hesaplanır. Bugün Atatürk Hava Limanı’nın terminalle ilgili kapasite problemleri TAV konsorsiyumu tarafından 2000 yılında hizmete açılan yap-işlet-devret tesisleriyle önemli ölçüde çözülmüştür, ancak hava tarafı için aynı şeyleri söylemenin imkanı yoktur. Zaten mevcut problem de bu noktada oluşmaktadır ve zaman içerisinde giderek de büyüyecektir. Hava tarafinda kapasiteyi belirleyen ana unsurlar mevcut pist sayısı ile meteorolojik şartlara, rüzgar durumuna ve çevredeki manialara bağlı olarak pistlerin konumu, birbirine uzaklığı ve uzunluğudur. Atatürk Hava Limanı’nda halen ikisi paralel (Sefaköy – Yeşilköy istikametinde 18/36 pisti) biride açık V dizaynında (Florya – Ataköy istikametinde 6/24 pisti) üç adet pist bulunmaktadır. Ancak paralel pistlerin birbirine yakınlığı ve V şeklindeki pistlerin pist uzantılarının birbirini kesmesi nedeniyle metorolojik şartlar bozulduğunda havalimanı üç pisti olmasına rağmen tek pist kapasitesine bağımlı hale gelmektedir. Son inşa edilen paralel pist havalimanının kapasitesine bir şey katmadığı gibi oluşturduğu gereksiz maliyet ve boş yere harcanan arazi dolayısıyla etkisiz elemandır. 2500 metre uzunluğundaki Florya - Ataköy istikametindeki pistte ne kadar uzatılırsa uzatılsın kapasite önemli ölçüde artmayacaktır. Ayrıca pistin yeni eklemelerle Florya yerine Ataköy’e doğru uzaması da uçuş emniyeti açısından son derece riskli olduğu gibi çok da maliyetlidir. Bunun dışında global havacılık sektörünün 2006 dan itibaren istihdam edeceği yeni iki katlı Airbus A-380 gibi jumbo jetlerden dolayı gerekecek ilave pist uzunluğu ihtiyacı da eklendiğinde İstanbul Atatürk Hava Limanı’nın ülkenin geleceğiyle entegre olamayacağını çok net görebiliriz. İstendiği kadar terminal alanları, ve otoparkların kapasitesi arttırılsın eğer pist kapasitesi söz konusu terminal kapasitesi ile eşlenmezse sorun hep büyüyerek devam edecektir. Tabiki bunlara çevrede yasayanların maruz kaldığı gürültü kirliliğini de ilave etmeliyiz. Her seferinde Ataköy doğrultusunda kalkışlarda bölge inanılmaz bir ses kirliliğine maruz kalmaktadır. Gece yarısı çalmaya başlayan araç alarmları, titreyen camlar, korkan insanlar pek AT’ye aday üye olmuş gelişmiş bir ülke görüntüsü çizmemektedir. Türkiye’deki meydanlarda hala gelirlerin düşmesi korkusu ile gürültü yönetmelikleri uygulanmamakta, meydan çevresine gürültü sensörleri yerleştirilmemektedir. Bugün Amerika’da sadece Florida eyaletinde 200 den fazla çevreci örgüt vardır. İnsanlar bırakın jet uçağı gürültüsünü, üstlerinde planör bile görmek istemezler. Havaalanlarıda bu örgütlerle hukuki mücadele yerine komşusu oldukları yerleşim bölgelerine verdikleri rahatsızlığı affetirecek yatırımlar yaparak sorunu çözmeye çalışırlar. Niye bugün Istanbul’un en pahalı emlak bölgesinde oturan insanlar sürekli bu kirlilik ve tehlikeyle içiçe yaşamak zorunda kalsınlar? Bunu ciddi ciddi düşünmek lazım. Tüm bunların çözümü ise üçüncü havaalanında değil, Atatürk Havalimanı’nın tamamen hizmetten alınması ve İstanbul’a yakışır yeni bir Atatürk Havalimanı’nın şehre belli bir uzaklıkta doğru büyüklüklerde inşa edilmesinde yatmaktadır.

Peki, bu süreç yurtdışındaki örneklerinde olduğu gibi nasıl işlemelidir?

1. Öncelikle TAV işletmesi bu yeni oluşumda mağdur edilmemelidir. Hatta şirketin bu konulardaki deneyimi ve bilgisi dolayısıyla yeni havalimanının planlaması, inşaatı ve işletimi ya TAV’a yeni bir şartnameyle bırakılmalı ya da TAV başkanlığında bir konsorsiyuma verilmelidir. Böylece devlet 15 yıllık sözleşme süresi dolmadan ihaleyi iptal ederek yeni bir anlaşmayı imzalıyabilir.

2. Yeni havalimanının yatırımı mevcut havaalanının bulunduğu Ataköy-Yeşilköy-Florya bölgesinde planlanacak bir megakent arazi geliştirme projesiyle büyük ölçüde finanse edilebilir.

3. Yeni havalimanı şehrin her bölgesine hızlı raylı sistemler ve otoyollarla bağlanacak şekilde planlanmalı ve böylece uzaklık faktörü hız ve zaman faktörüyle ikame edilerek kullanıcıların mağdur edilmemesi gerekmektedir.

4. Yeni havalimanının arazisi 20 yıllık master plan ve havaalanlarında ortalama 50 yıl olan ekonomik ömür gözönünde bulundurularak büyümelere izin verecek şekilde geniş tutulmalıdır.
 
5. Yeni havalimanı kesinlikle en az iki paralel piste ve bu pistlerin arasına yerleştirilecek midfield diye isimlendirilen terminal dizaynına sahip olmalıdırki, pistlerin birbirine 1500 metreden fazla olacak uzaklığı eşzamanlı iniş kalkışlara imkân sağlayabilsin.

6. Yeni havalimanında THY gibi büyük taşıyıcılara ayrı bir terminal kompleksi oluşturularak, bu tip şirketlerle daha fazla para ödeyerek uçan yolcuların rahatı ve komforu yurtdışı örneklerde olduğu gibi gözetilmelidir. 7. Havaalanının kargo kompleksleri ülkenin büyüyen lojistik kapasitesi göz önüne alınarak kargo işletmelerinin kendi antrepo tesislerini de barındıracak şekilde büyük tutulmalıdır.

8. Pistler yeni süper jumbo uçaklar ve özellikle İstanbul’un bölgedeki rakibi olan Atina’nın yeni meydanı Venizelos’ la rekabet edebilecek şekilde en az 3500 metre uzunluğunda ve 60 metre genişliğinde dizayn edilmelidir.

9. Havalimanın yakın çevresi planlama aşamasında imar yasaği uygulaması ile derhal arazi spekülasyonlarına kapatılmalı ve devamında da bu bölgede kat irtifası sınırlaması ciddi bir şekilde uygulanmalıdır.

10. Bu planlamalar İstanbul’a yapılması düşünülen 3. köprü projesiyle de koordine edilmelidir ki, şehrin her iki yakasıda havalimanından aynı şekilde istifade edebilsin. Ayrıca köprü şimdiden iki katlı düşünülerek havaalanı hızlı raylı sistem baglantısı Boğaz geçişi sağlanabilecek şekilde planlanmalıdır. 11. Son olarak da havalimanının master planı gerektiği dönemlerde yenilenmeli ve bu planın dikte edeceği şartlara uygun düzenlemeler hemen yerine getirilmelidir. Tabiki böyle bir yatırımın işletmesi de tamamen özel sektöre bırakılmalı ve devlet sadece kontrol mekanizması olarak faaliyet göstermelidir. Hatta bir adım daha ileri gidilerek Sabiha Gökçen örneğinde olduğu gibi hava trafik hizmetleri de bu yeni havaalanında özelleştirilebilir. Türkiye’de bir çok insana bu proje çok hırslı gelebilir. Ancak havacılıktan anlayanlar bilirlerki, havaalanı yatırımları kapasite sınıra dayandığında planlanmaz. Planlama çok önce başlar ve bu çapta bir havaalanı yaklaşık 5-10 yıl içerisinde tamamlanır. Bugün Hong Kong’u gezenlerin gördüğü o çelik asma boğaz köprülerinin tümü ve metro istasyonları sadece ve sadece bundan 6-7 yıl önce tamamlanan 20 milyar dolarlık havaalanı projesinin bir parçasıdır. Yani bazı ülkelerde şehir havaalanına göre düzenlenmektedir. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde sadece iç hatlarda yılda 20 milyonun üzerinde yolcu taşımayı hedefleyen ve yaklaşık 300-400 uçağa ulaşmaya çalışan bir hava taşımacılığı sektörünü Yeşilköyün dar arazisine sıkısmış mevcut havaalanıyla ancak hayal edebiliriz. Bu nedenle devleti ve devlet adamlarını her zaman eleştirmek yerine vizyon sahibi açıklamalar yaptıklarında desteklemeliyiz.

Dr. Korhan OYMAN

İSTANBUL’A YENİ BİR HAVAALANI GEREKLİ Mİ?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (9)

Misafir ~ 6 yıl önce
^hava alanı İstanbula Lazımmı tabiyki lazım ama İstanbulun göbegine degil Sehirden uzakta yapılmalı Tekirdag tarafına dogru olabilir . Ataköy sakini olarakta Son gunlerde artan Seskirliligine karsı Büyük rahatsızlık duymaktayız .Thy nin toplum saglıgına duyarsızlıgı nezaman bitecek ??? Biz sahsen thy protesto ediyoruz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
wolf ~ 8 yıl önce
istanbula ucuncu havaalani gereklimidir cevap: hayir niye evet ki? bal gibi hayir. istanbulu havaalani coplugumu yapmak istiyorsunuz. aslinda bir rant kavgasi basliyor anlasilan. ihaleler yatirimlar yenecek rantlar. niye 3 diyorsunuz ki aslinda 4 olacak ataturk sabiha ve corlu yenisi yapilirsa 4 olacak. tabi corluya uzak diyebilirsiniz. ama 4 ncuyu taksime yapmayacaksiniz herhalde. ayrica bu 4 meydanin hava trafigini yine istanbul kontrol edecek zaten su an yetersiz. uff tam bir kargasa olur. lutfen kaleminiz bu 3 meydanin iyilestirilmesi yonunde kullanin

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000