19 Ocak 2015, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • lütfen cetin@ozbey.org'a gönderirmisiniz. bir terslik var. obürünü açamıyorum.
  • Çetin Bey size mail gönderdim.Rica etsem airporthaber uzantılı mail adresinize bakabilir misiniz?
  • Açıklamanız için ben teşekkür ederim,Bizim idealimizdeki yönetci örneği sizler gibi duayen abilerimizdir,mert,sözünün eri ve yerine göre deli dolu.Niçin deli dolu diyorum bir yakınım anlattı;Siz THY de bir birimde yönetici iken Vakkonun sahibi Vitali Hakko bir ihaleyi alır,o dönemde adamher istediğini yaptırabilecek kadar güçlüdür.Ancak sizin günlerce kendisine randevu vermediğiniz ,hatta saatlerce beklettiğinizancak bir türlü konuşmadığınız,yine o dönemlerde THY na ikram hizmeti veren USAŞ ı nasıl hizaya getirdiğinizce hala anlatılır.Yüreğinize sağlık. Kalın sağlıcakla
  • Sevgili Çetin Özbey kötü yönetici konusunu öğle güzel işlemişki isim vermese bile karşınıza doğrudan Temel çıkıyor.Her istasyonda bir muhbiri var,muhbirleri cok iyi seciyor,onlara yoneticilik teklif ediyor,isi bitincede bak ben seni mudur yapacaktim ama su engelledi diyor. Bir biz,siz olayina deyineceyim,Thy de biz den siz den ayirmimida Temelle basladi,ne zamanki bu adam goreve basladi fitne,nifak,biz ,siz ayirimida basladi.Temennim ahirete kalmadan bu dunyada bu adam yaptiklarinin cezasini ceker insallah.
  • insan onurunu, haysiyetini, şerefini bir kere satmaya başlarsa arkası gelir, kolay olandır böyle kazanmak, onlar için kendilerini "nasıl hissettiklerinin" hiç de önemi yoktur, o duygu, hissetmek duygusu insan olana özgüdür, hiç sahip olmamış gibi yaşarlar, düşünmeden, değer üretmeden. öyle bir zaman gelir ki, arkalarına bakmaya bile korkarlar, yüzleşemezler, ne kendileri ile ne başkaları ile. utanma duyguları da kaybettiklerinin içinde en önemsiz olanıdır. bilirler ki, öyle olmak zorundadırlar, öyle yaşarlar. yüzlerindeki maske hiç düşmez; çünkü o nun arkasında rahattırlar, karanlığa alışkın olan gözleri orada rahat eder, kendileri için oturdukları makamlar birer çelik koruma gibidir, orada her istediklerini yapabileceklerini düşünürler, davranışlarının temelinde bu vardır. bir gün, eğer bir tehlike hissettikleri zaman da gelirse, o makamdır onları koruyacak olan. başka türlü düşünemezler, aslında hiç düşünmezler. bu nedenlerdir ki, "zor oyunu bozar" ama siz kaybedersiniz.
  • Üst yönetim sadece orta ve üst kademe yöneticilerin kendilerine aktardıkları ile yetiniyorlar. Kimsenin aklına bir 5 dk da olsa şu personeli bir de ben dinleyeyim demiyor. Büyük şirktelerde zaten vakit ayırmaları bile zor. Peki atadıkları yöneticilerin performanslarını nasıl ölçüyorlar? BTA'daki gibi her sene astların da üstlerinin değerlendirdikleri bir değerleme sistemi olmalı ki üst yönetim aşağıda neler olduğu hakkında bir fikri olsun.
  • Sayın Özbey yazınızın her cümlesine katılıyorum, Benzer durumlarla o kadar çok arkadaşımız karşılaşıyor maalesef çeşitli nedenlerden ötürü bir çoğu sessiz kalıyor. Benim gibi BU İŞ ÇOCUK OYUNCAĞIMI SİZ BİZİMLE DALGAMI GEÇİYORSUNUZ diyenler kıdemsiz ihbarsız işten atıyorlar bu nasıl bir egodur ki bütün vicdani insanı duyguları köreltiyor ve böyle bir karar aldırıyor, bu dünyada olmadı öbür alemde hesaplaşacağız... Sizi asla unutmayacağım İ.Ümit / M.Hakan / Ş.Kazancı
  • yazdiklariniza ve ozelliklede yazinizin sonuna tamamen katiliyorum 8yil maruz birakildigim olaylar icin hala ilk gunku gibi beddua ediyorum etmeyede devam edecegim emek bu kadar saygisizligi hak etmiyor saygilarimla
  • size sadece bir örnek vereceğim, bir personel düşünün, meşhur verimsizlik nedeni ile iş akdi bildirimli yani tazminatı ile fesh edilecek. YK kararı çıkmış, bu personele tebliğ edilmiş ve o personel atılmış. işe bakın ki, o "yöneticiler" bu personel için bir de disiplin kurulu kararı almak için toplanıyorlar, hem de ne zaman, fesih tarihinden sonra olan bir tarihte, yaptıkları işten haberleri yok. ama o disiplin kuruluna getirdikleri olay yaptıkları fesih gerekçesinden farklı, o madde tazminatsız fesihi gerektiriyor. o tarihe kadar olan bir sürü yazışma var ve personelin bunlardan haberi yok, yani kendisini savunacak durumda değil...sonuç olarak o davayı ilgili kurum kaybetti, işe iade olmadı, boşta geçen süreye ait tazminatı da ödemediler. sanırım bu kurum hangisi tahmin edersiniz. bu bir bütünün sadece bir kısmı, dahası da var. şimdi siz bu olayı hangi ahlaki değerin neresine, nasıl koyarsınız; daha iddialı laflar etmek istemiyorum, ancak aklımdam geçenler elbette bunlar değil...
  • bu yazının sonuna geldiğimde bende oluşan kanaat, ifade edilen konu başlıklarında ki olaylar veya davranışlarda, bunlara maruz kalanlardan ziyade bu davranışların sorumlusu olan kişi veya makamların öncelikle psikanaliz vaka olarak değerlendirilmeleri gerektiği olmuştur. hem sosyal birey olarak hem de toplumsal paylaşımın gerekliliği ve sürekliliği düşünüldüğünde, bu kişi veya kuruluşların yönetim kademeleri ya da makam ve temsil sorumluluğu olan kişilerin, toplumsal yaşama ve sağlıklı insanlara karıştırılmaması için gerekli önlemler mutlaka alınmalı diye düşünüyorum. çünkü, böyle bir düşünce ya da eylemler, sağlıklı beyinlerden çıkmaz... her sağlıksız beyin, sadece çalışanlar için değil tüm toplum, insanlık için gerçek bir tehlikedir. yazdıklarım biraz ironik olarak algılanabilir ama gerçek maalesef bu, benim şahsi doğrularım da. bu güzel yazı, bilimsel yöntemlerle desteklenirse ortaya çıkacak olan sonuçlar çok kişiyi şaşırtacaktır. saygılarımla.

İNSAN, KENDİSİNİ KÖTÜ VE AŞAĞILANMIŞ HİSSETMESİNE NEDEN OLANLARI ASLA UNUTMAZ

Airporthaber yazılarında sektör  yöneticilerinden de bahseden  bir konu işlendiği haftalarda gelen yorumları hatırlayın. İçlerinde küfür yok ama bu çalışanların içinden kötü söz söylemek gelmediği için değil, salt site yönetimi bu tür yorumları yayınlamadığı için.

Sizce neden çalışanlar yöneticilerine bu denli karşı ki?  İnanabilirsiniz ki, çalışanlarına kendilerini kötü hissettirecek birçok şey yapmışlardır veya yapılmasına alet edilmişlerdir de ondan. Tabii ki onları bu davranışlara zorlayan birileri, bir üstleri varsa yöneticilerin icraatlarını “ Çalışanlara kendilerini kötü hissettirmek veya davranış bozukluğu” deyimi ile ifade edebilmek pek mümkün değil

Hani bir takım iş görenler vardır. Gün boyu çalışırlar. Baygın düşmeye beş kala yatıp, o gün yaşam yükünün ve iş yerindeki yöneticilerin kendilerini nasıl ezdiğini düşünürler. Bu düşünce ile uyumak mümkün değildir. Sabah yorgun, argın kalkarlar yataktan. Yeni günün yükünü taşıyamayacak kadar yorgundurlar ve kendilerini kötü hissederler. İşe giderken ayakları geri geri gider sanki. Oysaki asıl işleri dünün yaşanmışları altında ezilmek yok olmak değil, bu günü bugünü yarına taşımaktır. Evde onlardan bunu bekleyenler vardır. Eşler ve çocuklar. İşte bu insanların kendilerini bu denli kötü hissetmelerine sebep olan yöneticileri nasıl anımsayacaklarını düşünebilmek zor mu? İyi hatırlamak ve onların iş yaşamı sonrasındaki hayatları için iyi dilekler beslemeleri sizce mümkün mü? Eğer o durumda değilseniz, kendinizi onların yerine koyun ve öyle düşünün.

İşte size ortamımızda yaşanmışlardan bir kaç örnek. Bu tür yaşanmışları anlatarak sayfalar doldurmak mümkün. Her ne ise bu kadar ile yetinip çalışanlarımızın bir bölümünün durumlarını düşünün. Belki de siz de aşağıdakilerden daha ağır örnekler de vardır. Bunlar benim bildiklerimin bir bölümü ve de sık yaşananlar.

BİZDEN VE SİZDEN AYIRIMI: İş yerinde çalışanları “ bizden ve sizden ” şeklinde kategorize ederek değerlendirmek nasıl bir yönetin tarzı dersiniz? Bizden olan gruptaki çalışanlara yönelik tayin terfi vb konulardaki uygulamaları ile bölünmüşlüğü beyinlere kazıyan, yılların emeğini, çalışmayı ve kuruma candan bağlılığı hiç önemsemezken, insanların hak ve hukukuna saygı göstermeyen bir tepe yönetici ile ilgili ne düşünür ve onunla ilgili nasıl bir duygu beslersiniz içinizde. Tabii bu tepe adamın uygulamalarına çanak tutan yöneticiler ver. Bu zorunlu işbirliğinin çalışanlara kendilerini nasıl kötü hissettirmişlerdir kim bilir? Bunu zihninizde canlandırabiliyor musunuz?

TERFİ TEKLİFİ VE BİR AY SONRA İŞTEN ÇIKARTILMA: Düşünün ki, çalıştığı ünite yöneticileri tarafından çok kısa bir süre önce müdürlüğe terfii önerilen bir çalışanın, merkez yönetim tarafından iş akdi feshedilsin. Ve de bu işlem ünitenin tüm çalışanları tarafından bilinen ve şahsı ve şirketi küçük düşüren ana nedenden hiç bahsedilmeden bunu dışında yapay bir sebep zikredilerek yapılmış olsun.  Bir de bakın ve görün ki, bu işlem şirket dışı bir şahıs ile ve çalışanın bağlı olduğu üstler arasındaki ahbap çavuş ilişkisi sonucunda gerçekleşmiş. Biri diğerinin eski arkadaşıymış, o diğeri de karar mercii olan yöneticinin üstüymüş. .  Kim bilir bu çalışan kararı öğrenince kendini nasıl kötü hissetmiştir. Söz konusu çalışan ve ana konuyu detayları ile bilen / yaşamış olan diğer personel tarafından bu vicdansız uygulamayı yapan merkez yönetim mensubu idareciler nasıl hatırlanacak ve nasıl anılacaklardır dersiniz? Ama şimdi bu sözde yöneticilerle iş ilişkisi olan çalışanların tümü onların değerini ( ? ) biliyor ve konuşuyor. Çalışma yaşamında üstlere nefret ifade etmek / edebilmek o kadar zor ki?

İŞ AKDİNİN FESHİNİN GENEL NEDENİ; VERİM DÜŞÜKLÜĞÜ: Dikkat ederseniz, iş akitleri sonlandırılan çalışanların yüzde doksanı için ileri sürülen ve fesih nedeni, iş gücünden istifade edilememesi ve çalışmalarından yeterli verimin alınamaması olarak görülür..”  Belirli bir süre önce verilen dönemsel bir raporda üst derecede puanlanan bir çalışanın fazla uzun sayılmayacak bir süre sonra, mevzuat gereği kendisine yapılmış olan hiçbir sözlü ve yazılı ikaz bulunmadan “veriminden istifade edilemiyor” şeklinde değerlendirilmesi nasıl mümkün olabiliyor ki?  Bu tür uygulamaları tasarlayan ve bu çirkinliklerde rol alan yöneticilerin vefa duygusu ve saygı ile anımsanmaları sizce mümkün mü? İş akdinin feshedildiğini öğrenen çalışanın kendinin ne denli kötü duruma düşürüldüğünü nasıl unutabilir ki?

YETERSİZ YÖNETİCİ İSTİHDAMI: Bir şirket düşünün, yeni bir üst yöneticiyi işe başlatmış olsun ve bu üst yöneticinin işbaşı yapmasının üzerinden birlikte çalıştığı insanları tanıyabilecek kadar bir süre bile geçmeden konusu ile ilgili yeterince donanımlı olmadığı çalışanlarca da bu kısa bir sürede anlaşılmış olsun. Şirket ise, bu yöneticinin kişisel yetersizliğini ancak ve ancak astı olan tek yöneticinin kurumdan uzaklaştırılması ile gizleyebileceği varsayımını bile değerlendirmekten yoksun bir kuruluş olsun. Ve de bu saygın kuruluş yetersiz yöneticisinin kurgularını dikkate alarak bir sene öncesine kadar kendileri tarafından üstün performans ile değerlendirerek başarısını prim ödemesi ile taçlandırmış olmalarına rağmen bu yöneticisini kırıp, dökerek iş akdini fazla düşünmeden feshedebilsin. Şimdi bu çalışana kendisini kötü hissettiren bu yetersiz yönetici mi? Yoksa bu oyuna alet olan şirket mi? Çalışan hangisinden nefret etsin.

MOBİNG’E SESSİZ KALAN ÜST YÖNETİM: Düşünün ki bir üst yönetici astının aleyhinde kullanmak üzere sistemin en üst makamından bilgi talep etsin ve de refüze edilsin. Bu yetmezmiş gibi şirketin tüm yöneticilerinin şirket çalışanları gözünde ne denli küçük düşeceğini dikkate almadan bağlı hizmet noktalarında görev yapanlardan astı olan yönetici ile ilgili gizli raporlar talep etsin. Ve de görüştüğü her kademeye yanında çalışan yönetici ile ilgili kurgularını dedikodu formatında paylaşsın.  Ve birlikte çalışmak istemediği yöneticiye “ pes artık “ dedirtmek için değişik ve insafsız, IK mensuplarına da ışık tutacak mobing sistemleri uygulasın. Her şeye rağmen bu şirket adı İnsan Kaynakları olan sistemin hâkimi ünite bu üst yöneticisini  “neler oluyor “ diye sorgulamasın ve de ona itibar etsin ve hatta mobing uygulamalarına göz yumsun. Acaba bu şirkette performans değerlendirmesi adı verilen göstermelik puanlama ve de bunu uygulayanlar ne işe yarıyor dersiniz?  Evet, böyle bir şirketin ve böylesine bir zayıf karakterin insanın kendisini ne denli kötü hissetmesine sebebiyet verebileceğini düşünebiliyor musunuz? Bunları unutmak mümkün mü? Peki; mobbing’ e üst yönetim neden kayıtsız kalıyor dersiniz? Tepedekiler de  bir benzerini uyguluyor da ondan desem?

ÜST YÖNETİCİNİN BİTMEYEN KİNİ:  Bir yönetici getirin gözünüzün önüne. Ve de bu yöneticiye destek olan üst yönetim ve İnsan Kaynakları Ünitesi düşünün. Bu yönetici astını işten çıkartmakla kalmayıp, bu nasıl bir kin ise daha sonraki iş hayatını da menfi olarak etkilemeye çalışsın. İşten ayrılan yöneticisi ile ilgili olarak ona iş teklifinde bulunanlara bir sene önceki kurgularını anlatsın dursun. Ve de bu anlatımlar söz konusu personele de ulaşsın. Bu nasıl insanlık dışı bir davranıştır. Bunun karşılığını nefret vb.. duygularla ifade etmek mümkün değil. Şu anda bu çalışan bu çirkinliği ve eski şirketini nasıl ansın istersiniz. Ya siz olsanız

BİZİMKİLERE GÖRE ÇOK MASUM BİR SİVİL HAVACILIK YAŞANMIŞI : Olay Air France’ın kıtalar arası bir uçuş esnasında yaşanmış. Öyle not almışım. Bir hanım yolcu zenci bir adamın yanında oturuyordu. Hanım, sinirliliğini belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine sevimsiz birinin yanında oturmak istemiyordu. Hostes, tüm uçağın dolu olduğunu fakat birinci sınıfta yer olup olmadığına bakacağını söyledi. Diğer yolcular şaşkınlık ve tiksintiyle olayı izliyorlardı, bu kadının sadece terbiyesizliğine değil, bir de bu nezaketsiz hanım yolcunun seyahatinin kalan kısmını birinci sınıfta sürdüreceğine şahit oluyorlardı. Zavallı adamcağız çok kötü bir durumda olmasına rağmen cevap vermemeyi tercih etti. Bu yüksek tansiyondaki durumda, kadın, birinci sınıfta ve o adamdan uzak uçabileceğinden tatmin olmuş ve sanki rahatlamıştı. Bir kaç dakika sonra hostes kadına : “Çok özür dilerim gerçekten de uçakta boş yer yok. Birinci sınıfta bir yer bulduğum için mutlu oldum. Bu yeri bulmak biraz zamanımı aldı, zira bu değişiklik için pilottan izin almam gerekiyordu. Kaptanım, hiç kimse sorun yaratan bir diğerinin yanında oturmak mecburiyetinde tutulamaz dedi ve bu izni verdi.” Diğer yolcular kulaklarına inanamıyorlardı,  bu esnada kadın da bir zafer kazanmış gibi yerinden kalkmaya hazırlandı. Sonra hostes, oturmakta olan zenciye dönerek “ Beyefendi, sizi uçağın birinci sınıfındaki yeni yerinize götürmem için beni takip eder misiniz lütfen. Havayolumuz adına kaptan pilotumuz sizden böyle nahoş bir olay yaratan bir kimsenin yanında oturmak mecburiyetinde bırakıldığınız için çok özür diliyor.” Tüm yolcular hep birlikte, yaşanan çirkinliği bu şekilde sonuçlandıran uçak personelini alkışlayarak tebrik ettiler.

O yıl, kaptan pilot ve hostes uçaktaki davranışlarından dolayı havayolu tarafından ödüllendirildiler. Bu olaydan sonra havayolu; personelin yolcu sorunları konulu eğitimlerine yeterince önem vermediklerini düşündü. Ve bu konudaki eğitimi yoğunlaştırdı.

Ve de aşağıdaki mesaj, bu kısa hikâyenin anlatımı ile birlikte tüm ofislere personelin görebileceği yerlere asıldı.

“İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler. İnsanlar onlara ne yaptığınız da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar.”

Evet, şimdi o zenci yolcu sessizlikle karşıladığı bu çirkin olaya sebebiyet veren ve kendisini kötü hissettiren hanım yolcuyu ömrü boyunca unutmayacaktır. Tabii ki o yolcunun unutmayacağı başka insanlar daha var. O da o uçakta görevli olup olay sürecinde kendisine muhatap olan hanım kabin memuru ve de uçuş süresince yüzünü dahi görmediği kaptan pilot. Hanım yolcuyu nefretle, diğer iki uçuş görevlisini ise şükran ve sevgi ile anacaktır.

EVET; İNSAN, KENDİSİNİ KÖTÜ VE AŞAĞILANMIŞ HİSSETMESİNE SEBEP OLANLARI ASLA UNUTMAZ. Beddua döner dolaşır kendi başına gelir derler ya. Allah bildiği gibi yapsın deyip geçmek en iyisi. Yine de dilemek gerekir ki bizim her hareketimizi gözetleyen yüce güç bu çirkin insanların yaptıklarını yakınlarına ve çok sevdiklerine ödetmesin. Şayet bu kötü yaratıkların şimdiye kadar yaptıkları ödemeler varsa ve bu sırada olanlar kendilerine büyük bir üzüntü vermişse bile yaşadıklarını daha önce yaptıkları kötülüklerle bağdaştırmazlar. Oysaki en çok bundan korkmalıdırlar.

İNSAN, KENDİSİNİ KÖTÜ VE AŞAĞILANMIŞ HİSSETMESİNE NEDEN OLANLARI ASLA UNUTMAZ

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (31)

CVP İBRAHİM ~ 4 yıl önce
lütfen cetin@ozbey.org'a gönderirmisiniz. bir terslik var. obürünü açamıyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
İbrahim ~ 4 yıl önce
Çetin Bey size mail gönderdim.Rica etsem airporthaber uzantılı mail adresinize bakabilir misiniz?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP İBRAHİM ~ 4 yıl önce
MAİLİNİZİ CEVAPLADIM. SLM.LAR
Rahman ~ 4 yıl önce
Açıklamanız için ben teşekkür ederim,Bizim idealimizdeki yönetci örneği sizler gibi duayen abilerimizdir,mert,sözünün eri ve yerine göre deli dolu.Niçin deli dolu diyorum bir yakınım anlattı;Siz THY de bir birimde yönetici iken Vakkonun sahibi Vitali Hakko bir ihaleyi alır,o dönemde adamher istediğini yaptırabilecek kadar güçlüdür.Ancak sizin günlerce kendisine randevu vermediğiniz ,hatta saatlerce beklettiğinizancak bir türlü konuşmadığınız,yine o dönemlerde THY na ikram hizmeti veren USAŞ ı nasıl hizaya getirdiğinizce hala anlatılır.Yüreğinize sağlık. Kalın sağlıcakla

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP RAHMAN ~ 4 yıl önce
CVP RAHMAN ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM. YAPILANLAR GERİLERDE KALDI.DOĞRUSU VE YANLIŞI İLE. UNUTMAYIN TEK EL' DEN GÜRÜLTÜ ÇIKMAZ. ARKADAŞLARIM ÇOK İYİYDİ.ŞİMDİKİ ÇALIŞANLARIN YÖNETİCİLERİN ARKASINDA DURMADIKLARI ORTADA. BU DURUMDA YÖNETİCİLER BAŞTAN KAYBEDİYOR. AMA FARKINDA DEĞİLLER. TAKİP VE TAKDİRİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Rahman ~ 4 yıl önce
Sevgili Çetin Özbey kötü yönetici konusunu öğle güzel işlemişki isim vermese bile karşınıza doğrudan Temel çıkıyor.Her istasyonda bir muhbiri var,muhbirleri cok iyi seciyor,onlara yoneticilik teklif ediyor,isi bitincede bak ben seni mudur yapacaktim ama su engelledi diyor. Bir biz,siz olayina deyineceyim,Thy de biz den siz den ayirmimida Temelle basladi,ne zamanki bu adam goreve basladi fitne,nifak,biz ,siz ayirimida basladi.Temennim ahirete kalmadan bu dunyada bu adam yaptiklarinin cezasini ceker insallah.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP RAHMAN. ~ 4 yıl önce
ASLINDA ŞU VEYA BU ŞEKİLDE KÖTÜ YÖNETİCİ TARİFİ YAPMAMIN BİR MANTIĞI YOK. ÖNÜNÜZDE BU KADAR CANLI ÖRNEK VARKEN. EVET SÖYLEDİĞİNİZ BEY ÇOK KİMSEYİ GÖREV YÜKSELMESİ VADİ İLE ALDATTIĞINI SÖYLÜYORLAR. TABİİ Kİ BEN BUNU BİLMİYORUM. ANCAK İNSANLARI İSTEDİKLERİ BİLGİLERİ ALANA KADAR VEYA BAZI UYGULAMALARI YAPTIRANA KADAR TUTTUKLARINI VE ,İŞLERİ BİTİNCE DE KALDIRIP ATTIKLARINI BİLİYORUM. ANCAK BEN ŞİRKET YETKİLİLERİNDEN ÇOK BU TÜR ŞEYLER YAPAN, BU TÜR ŞEYLERE ALET OLAN KARAKTER YOKSUNU İNSANLARA KIZIYORUM. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
gerçek ~ 4 yıl önce
insan onurunu, haysiyetini, şerefini bir kere satmaya başlarsa arkası gelir, kolay olandır böyle kazanmak, onlar için kendilerini "nasıl hissettiklerinin" hiç de önemi yoktur, o duygu, hissetmek duygusu insan olana özgüdür, hiç sahip olmamış gibi yaşarlar, düşünmeden, değer üretmeden. öyle bir zaman gelir ki, arkalarına bakmaya bile korkarlar, yüzleşemezler, ne kendileri ile ne başkaları ile. utanma duyguları da kaybettiklerinin içinde en önemsiz olanıdır. bilirler ki, öyle olmak zorundadırlar, öyle yaşarlar. yüzlerindeki maske hiç düşmez; çünkü o nun arkasında rahattırlar, karanlığa alışkın olan gözleri orada rahat eder, kendileri için oturdukları makamlar birer çelik koruma gibidir, orada her istediklerini yapabileceklerini düşünürler, davranışlarının temelinde bu vardır. bir gün, eğer bir tehlike hissettikleri zaman da gelirse, o makamdır onları koruyacak olan. başka türlü düşünemezler, aslında hiç düşünmezler. bu nedenlerdir ki, "zor oyunu bozar" ama siz kaybedersiniz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP GERÇEK ~ 4 yıl önce
BEN BU GÜNE KADAR İŞ YAŞAMINDA MAKAMLARIN VEYA ÜST YÖNETİCİLERİN İNSANLARI ŞİRKETTEKİ ÖMÜRLERİ SÜRESİNCE KORUDUĞUNU HİÇ GÖRMEDİM. HER ŞEYİN, HER KİMSENİN BİR SON KULLANMA TARİHİ VAR. TABİİ Kİ BU ŞAHSİYETSİZ ZİHNİYET KROMA ALTINDAYKEN BUNU DÜŞÜNMEZ. HANİ BİR SÖZ VARDIR, MERDİVENLERİ ÇIKARKEN RASTLADIĞINIZ İNSANLARA İNİŞİNİZDE DE RASTLAYACAKSINIZ GİBİ. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Personel ~ 4 yıl önce
Üst yönetim sadece orta ve üst kademe yöneticilerin kendilerine aktardıkları ile yetiniyorlar. Kimsenin aklına bir 5 dk da olsa şu personeli bir de ben dinleyeyim demiyor. Büyük şirktelerde zaten vakit ayırmaları bile zor. Peki atadıkları yöneticilerin performanslarını nasıl ölçüyorlar? BTA'daki gibi her sene astların da üstlerinin değerlendirdikleri bir değerleme sistemi olmalı ki üst yönetim aşağıda neler olduğu hakkında bir fikri olsun.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP PERSONEL ~ 4 yıl önce
HAKLISINIZ. BÜYÜK ŞİRKETLERDE TEPE YÖNETİMİN BUNA VAKTİ OLMAZ. ANCAK ŞİRKETLERDE DE ÜST SEVİYEDE BİR YÖNETİCİYE İLAVETEN BUNUN ALTINDA ÇALIŞAN BİR VEYA İKİ DİREKTÖR, MÜDÜR VB.. YÖNETİCİLERİ BULUNAN IK DEPARTMANLARI VAR. ONLARIN İŞİ BU. ANCAK ONLARDA KENDİLERİNİ YALNIZ İŞVEREN VEKİLİ OLARAK GÖRÜYOR. ASTLARIN ÜSTLERİ DEĞERLENDİRDİKLERİ BİR SİSTEM ÇOĞU YERDE VAR. AMA BUNU DİKKATE ALAN YOK. ASTLARI İYİ PERFORMANS VERMEDİ DİYE DEĞİL BİR ŞEKİLDE CEZALANDIRILMAK, KULAĞI ÇEKİLEN BİR YÖNETİCİ GÖRDÜNÜZ MÜ? BEN GÖRMEDİM.TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
Dr.Kenan ~ 4 yıl önce
Sayın Özbey yazınızın her cümlesine katılıyorum, Benzer durumlarla o kadar çok arkadaşımız karşılaşıyor maalesef çeşitli nedenlerden ötürü bir çoğu sessiz kalıyor. Benim gibi BU İŞ ÇOCUK OYUNCAĞIMI SİZ BİZİMLE DALGAMI GEÇİYORSUNUZ diyenler kıdemsiz ihbarsız işten atıyorlar bu nasıl bir egodur ki bütün vicdani insanı duyguları köreltiyor ve böyle bir karar aldırıyor, bu dünyada olmadı öbür alemde hesaplaşacağız... Sizi asla unutmayacağım İ.Ümit / M.Hakan / Ş.Kazancı

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP DR KENAN ~ 4 yıl önce
HESAPLAŞMAK İYİ DE İŞ ÖBÜR DÜNYAYA KALINCA BU HESAPLAŞMANIN FAYDASI KİMSEYE DOKUNMAYACAK DEMEKTİR. o TAŞINMIŞ, BİZ GİTMİŞİZ. ÜZÜCÜ AMA MAALESEF BÖYLE. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
dizel ~ 4 yıl önce
yazdiklariniza ve ozelliklede yazinizin sonuna tamamen katiliyorum 8yil maruz birakildigim olaylar icin hala ilk gunku gibi beddua ediyorum etmeyede devam edecegim emek bu kadar saygisizligi hak etmiyor saygilarimla

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP DİZEL ~ 4 yıl önce
ÇALIŞANLARIN BU KADAR SAYGISIZLIĞI HAK ETMEDİKLERİ KONUSUNDA SİZİNLE HEMFİKİRİM. 26 OCAK GÜNÜ AIRPORTHABERDE YAYINLANACAK OLAN " İNSAN KAYNAK DEĞİL, BİR DEĞERDİR " BAŞLIKLI YAZIMI LÜTFEN OKUYUNUZ. YORUMUNUZU BEKLEYECEĞİM. TAKİB İN İZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.
flight ~ 4 yıl önce
size sadece bir örnek vereceğim, bir personel düşünün, meşhur verimsizlik nedeni ile iş akdi bildirimli yani tazminatı ile fesh edilecek. YK kararı çıkmış, bu personele tebliğ edilmiş ve o personel atılmış. işe bakın ki, o "yöneticiler" bu personel için bir de disiplin kurulu kararı almak için toplanıyorlar, hem de ne zaman, fesih tarihinden sonra olan bir tarihte, yaptıkları işten haberleri yok. ama o disiplin kuruluna getirdikleri olay yaptıkları fesih gerekçesinden farklı, o madde tazminatsız fesihi gerektiriyor. o tarihe kadar olan bir sürü yazışma var ve personelin bunlardan haberi yok, yani kendisini savunacak durumda değil...sonuç olarak o davayı ilgili kurum kaybetti, işe iade olmadı, boşta geçen süreye ait tazminatı da ödemediler. sanırım bu kurum hangisi tahmin edersiniz. bu bir bütünün sadece bir kısmı, dahası da var. şimdi siz bu olayı hangi ahlaki değerin neresine, nasıl koyarsınız; daha iddialı laflar etmek istemiyorum, ancak aklımdam geçenler elbette bunlar değil...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP FLİGHT ~ 4 yıl önce
AKLIMDAN GEÇENİ YAZSAM BURADAN DA KOVULURUM. VERDİĞİNİZ ÖRNEĞİN AKLIMDA BİR YAŞANMIŞI VAR. İŞ GÜVENLİĞİ YASASININ İŞE İADE MADDESİ GÖSTERMELİK. 2 MAAŞ DAHA ÖDENDİ Mİ İŞ BAŞI YOK. MAALESEF İŞ YAŞAMI BÖYLE.SİZİNKİ BİZİM Kİ FARK ETMİYOR.SİZE BİR ŞEY SÖYLEYEYİM İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN. BEN BUNA ŞAHİDİM. BEN GENEL MÜDÜRÜN DİSİPLİN KURULUNA ŞÖYLE YAPIN, BÖYLE YAPIN DEMEDİĞİ ŞİRKET BİLİYORUM. MAALESEF HER ŞEY BAŞTAKİLERE GÖRE DEĞİŞİYOR VEYA BAŞTAKİNİN TUTUMUNA GÖRE ŞEKİLLENDİRİLİYOR. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
... ~ 4 yıl önce
bu yazının sonuna geldiğimde bende oluşan kanaat, ifade edilen konu başlıklarında ki olaylar veya davranışlarda, bunlara maruz kalanlardan ziyade bu davranışların sorumlusu olan kişi veya makamların öncelikle psikanaliz vaka olarak değerlendirilmeleri gerektiği olmuştur. hem sosyal birey olarak hem de toplumsal paylaşımın gerekliliği ve sürekliliği düşünüldüğünde, bu kişi veya kuruluşların yönetim kademeleri ya da makam ve temsil sorumluluğu olan kişilerin, toplumsal yaşama ve sağlıklı insanlara karıştırılmaması için gerekli önlemler mutlaka alınmalı diye düşünüyorum. çünkü, böyle bir düşünce ya da eylemler, sağlıklı beyinlerden çıkmaz... her sağlıksız beyin, sadece çalışanlar için değil tüm toplum, insanlık için gerçek bir tehlikedir. yazdıklarım biraz ironik olarak algılanabilir ama gerçek maalesef bu, benim şahsi doğrularım da. bu güzel yazı, bilimsel yöntemlerle desteklenirse ortaya çıkacak olan sonuçlar çok kişiyi şaşırtacaktır. saygılarımla.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP .... ~ 4 yıl önce
MAALESEF SİZİNLE AYNI DÜŞÜNÜYORUM. BU OLAYLARIN BİR TANESİNİN YAŞATILMASINDA ÖNCÜ OLAN YETKİLİYİ ÇOK İYİ İNCELEDİM. RUHSAL DENGESİZLİKLLERİ KONU ALAN BİR KİTAPTA BELİRTİLEN BİR RUH HASTALIĞININ ARAZLARININ BU İNSANDA KESİN MEVCUDİYETİNİ GÖRDÜM. TABİİ Kİ BİR UZMANIN BAKIŞ AÇISI DEĞİŞİK OLABİLİR. ŞUNU İFADE ETMEK İSTERİM Kİ YAZDIĞIM YAZIDAKİ ÖRNEKLER BİRE BİR DOĞRUDUR VE DE ANLATIMDA BELİRLİ HUSUSLARA DEĞİNİLMEMİŞTİR. BU İNSANLARI ALLAH BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN DİYORUM. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER EDİYORUM.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000