07 Ağustos 2017, Pazartesi
Oğuz SÖNMEZOĞLU
Oğuz SÖNMEZOĞLU oguzsonmezoglu@airporthaber.com
  • HY nin 211 operasyonu , fetocu olmayanlari fetocu diye işten atıp, attıkları çalışanlardan kurtulma ve atarken fetocu yaftasini da boyunlarına aşarak siyasilere ve kamuoyuna "bak bizler de feto ile mücadele ediyoruz" diyerek puan kazanma, göz boyama ve bu yolla bir taşla iki kuş vurma operasyonudur. Şu an işleri yolunda , ancak Allah in adaleti elbet boyunlarından yakalayacak onları. Bu masum insanlar bu yafta ile iş bulamamış ,çoluk çocuğu mağdur olmuş umurlarinda değil. Uçakta doğan Afrikalı çocuğa reklam diye merhamet eden İlker Ayci ,bu masumların çocuklarına aynı merhameti göstermemiştir. Ben de 211 den biriyim ve mahkemeyi kazandim, temyizdeyiz. Ayrıca ahiret mahkemesinde de bu sözde müslüman ama Allah'tan ve kul hakkından korkmayan zatlarla bir daha görüşeceğiz inşaallah. Onların mahcubiyetini ve pişmanlığını her iki dünyada da Allah bizlere gösterecek umidindeyim.
  • Oğuz bey, duyarlılığınız için çok teşekkür ederiz. Umarım yöneticilerimiz bu sese kulak verip yanlışlığı düzeltirler.
  • Oğuz abi yine öyle güzel kaleme almissin ki.....bende bu 211 içerisinden biriyim...doğum iznimdeyken bir mesajla aldım is akdimin fesih edildiğini.bizler işini son derece iyi yapmaya çalışan personellerdik.iş disiplini olan calisanlardik...neden niçin secildigimizi hala anlamış değilim 1 yıl oldu.hep bir yanlışlık var THY bizi bu şekilde harcamaz dedim ancak hala değişen bir şey yok.bizlerin hayatını itibarını bu denli hiçe sayan,kimlerin ne şekilde alakası varsa onları allaha havale ettim....dilerim daha fazla bh ise gonul vermis arkadaslarim gereksiz ve anlamsiz nedenini bilmediği şekilde işten cikarilmaz.çünkü bir anda dünya başina yıkılıyor. Özgür ve demokrat bir ülkede mutlu ve huzurlu çalışmak dileğiyle...
  • Yönetici efendi: şirketi zarara uğratma, yağmalama, sınavsız ve haksız şekilde yönetici olma, IŞID yanlısı dergi ve gazetelere abone olma, eşlerini, dostlarını, kardeşlerini şirkete haksız yere aldırma, örgüt mensuplarının haberleşme için kullandıkları kriterler; mesai saatleri içinde cumhuriyet düşmanı din adamı kılıklı zevat ile hava limanı camiinde toplantı yapma, ilgili devlet kurumları ve kuruluşlarından gelen bilgiler ile bağlantınız hakkında yukarıda sayılan fiillerden birini veya birkaçını işlediğiniz hususunda makul şüphe oluştuğundan...” :)))) şaka şaka...korkmayın. Yağmaya devam...

İade-i İtibar

Çok küçük yaşlardan itibaren gökyüzüne ve matematiğe gönül vermişti. Tıp eğitimi görüyordu ancak, daha üniversite yıllarında kararını vermişti. Ailesinin zoruyla başladığı bu alanda devam etmeyecek, tutkuyla bağlı olduğu felsefe ve matematik konularında eğitim alacaktı. Öyle de oldu. İlk deneyini 17 yaşında yapmış, ilk kitabını da 22 yaşında yazmıştı. Yıllar sonra, matematik profesörü oldu. Teleskobun Hollanda’da icat edildiğini öğrendikten bir yıl sonra çok daha iyisini yaptı. Teleskobuyla Ay'ın yüzeyini, Güneş'teki lekeleri, Jüpiter'in uydularını keşfetti. Uzay hakkında daha önce hiç yapılmamış gözlemler yaptı. Bu gözlemlerinden elde ettiği veriler sayesinde, Polonyalı astronomi bilgini Kopernik’in “dünyanın güneşin etrafında döndüğü” yönündeki kuramının doğru olduğunu şiddetle savundu. Ancak sözde aykırı görüşleri, dünyanın evrenin merkezi olduğunu savunan Kilise’nin dikkatini çekmişti. Engizisyon mahkemesi tarafından iki kez yargılandı. 1614'teki ilk mahkemesinde, onun bu görüşlerini yayması yasaklandı. 1633 yılının 22 Haziran günü, kendisi gibi farklı görüşe sahip olan Giordano Bruno’nun hazin sonunu bildiğinden, jüri üyelerinin ve yüzlerce izleyicinin önünde, içten içe asla aksini düşünmediği, dünyanın döndüğü görüşünü reddederek "Ben, 'güneş evrenin merkezindedir' dediğim için yargılanıyorum ve bu tür aykırı görüşleri nefretle kınıyorum, lanetliyorum” dedi, ömür boyu ev hapsiyle kurtuldu.

Ne yazık ki, Galileo, en doğruyu bulmak için hayatını işine adamış, araştıran, yorumlayan ve yeri geldiğinde düşündüğünü ifade etmekten kaçınmayan, ancak diğerlerinden farklı düşündüğü için toplumdan dışlanan, hatta cezalandırılan ne ilk, ne de son bilim ve düşünce insanı olacaktı. Engizisyon mahkemelerinin işleyişi herhangi bir bilimsel araştırma ve değerlendirmeden yoksun, çoğunlukla "ihbar" müessesesi üzerine kurulduğu, iddiaların kaynağı olan kişiler ve bilgiler gizli tutulduğu için, mahkemede kendisini kimin ihbar ettiğini hiçbir zaman öğrenemedi ve bir bilim insanı olarak yaşadıklarını ölene dek kabullenemedi.

Ölümünden tam 366 yıl sonra, modern bilimin, modern fiziğin ve gözlemsel astronominin atası olarak kabul edilen Galileo’nun kaybettiği itibarı geri verildi. Bunun için yaklaşık 4 asır geçmesi gerekse de, Vatikan hatasını kabul etti ve Galileo’ya yaşamı boyunca yaptığı tüm çalışmalar için ayrıca “teşekkür” etti.

Şimdi “nereden geldin bu konuya durup dururken” diyeceksiniz.

Geçtiğimiz yazı hatırlarsak, THY, “işletmesel gereklilik, verimsizlik, performans yetersizliği, ülkenin ve şirketin güvenliği ve çıkarlarına ters düşecek her türlü tutum ve davranışlar kapsamında FETÖ’ye müzahir olma” gibi içerik olarak birbirleriyle hiçbir koşulda uyuşmayan ve birçok masum insanın haksız yere itham edilebilmesine çanak tutan gerekçeleriyle, 211 personelinin iş akitlerinin feshine karar vermişti.

Ancak şirket yönetimi, çoğunluğu “işletmesel gereklilik” iddiasıyla gerçekleşen bu işten çıkarmalara yönelik aleyhte açılan davaların fazlalığı, kurumun ödemek zorunda kaldığı on binlerce liralık tazminat bedelleri ve şirket avukatlarının “Bilirkişi raporuna lütfen itibar etmeyiniz Hakim Bey, THY’nin durumu malumunuz...” şeklindeki, borsada işlem gören global bir şirketin imajını daha da itibarsızlaştıran savunmalarından bıkmış olacak ki, son dönemde personelini çok daha farklı bir gerekçeyle işten çıkarmaya başladı. Öyle ki bu gerekçe, daha önceki dönemlerde işten çıkartılanlara “halimize şükür” dedirtecek cinsten:

“...FETÖ/PDY terör örgütünün vakıf ve derneklerine üyeliğini devam ettirme, örgütün gazete dergi ve mecmua üyeliğini sürdürme, sosyal medya hesaplarında lehine paylaşımda bulunma, örgütü savunan her türlü yazı, mülakat, söz, fiil ve davranışta bulunma, örgüt mensuplarının haberleşme için kullandıkları kriterler; sosyal çevre bilgileri, ilgili devlet kurumları ve kuruluşlarından gelen bilgiler ile bağlantınız hakkında yukarıda sayılan fiillerden birini veya birkaçını işlediğiniz hususunda makul şüphe oluştuğundan...”

Önemli bir kısmını sizlerle paylaştığım bu gerekçeyi okuduğumda aklıma gelen ilk şey elbette ki, böyle bir suça iştirak etmiş kişilerin mutlaka cezalandırılması gerekliliği oldu. Ancak, THY’nin işten çıkarılmalar konusundaki genel tavrı ve bundan önceki emsal davalar göz önüne alındığında, bahsi geçen “makul şüphe”lerin doğru çıkmama olasılığının da azımsanmayacak kadar çok olduğu düşünülebilir.

Ne yazık ki, özellikle 2012 yılından bugüne kadar olan davalarda, çalışanlarının haksız yere işten çıkarıldığı konusunda resmileşmiş hukuki bir karar sonrasında dahi, THY’nin hatasını düzeltebileceği, çalışanının mağduriyetini ortadan kaldırabileceği bir süreç neredeyse hiç yaşanmamaktadır.

Kadro yenilemekteki asıl amacı, ister genç ve düşük maliyetli personel istihdamı sağlamak olsun, isterse gerektiğinde dünyanın yuvarlak olmadığına dahi inandırabileceği itaatkar bir ekip oluşturma düşüncesi olsun, THY Yönetimi’nin haksız yere işten çıkarma kararlarında eski çalışanlarının iade-i itibarına yönelik bir hamle yapıp yapmayacağı, kurum kültürüne ve marka imajına etkileri açısından da son derece önemlidir.

Acaba THY Yönetimi, marka değeri böylesine yüksek global bir havayolu işletmesi olarak, “Hata yaptık, özür dileriz. Hatalarımızdan ders almasını da biliriz.” mi diyecek, yoksa daha önce yaşandığı üzere, tüm bunlar hiç yaşanmamış gibi davranmaya devam mı edecek?

Temennim, bu sektöre gönül verenler, THY Yönetimi’nin bu konuda göstereceği olgun davranış için 400 yıl beklemek zorunda kalmasın.

İade-i İtibar

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (13)

211 ~ 8 gün önce
HY nin 211 operasyonu , fetocu olmayanlari fetocu diye işten atıp, attıkları çalışanlardan kurtulma ve atarken fetocu yaftasini da boyunlarına aşarak siyasilere ve kamuoyuna "bak bizler de feto ile mücadele ediyoruz" diyerek puan kazanma, göz boyama ve bu yolla bir taşla iki kuş vurma operasyonudur. Şu an işleri yolunda , ancak Allah in adaleti elbet boyunlarından yakalayacak onları. Bu masum insanlar bu yafta ile iş bulamamış ,çoluk çocuğu mağdur olmuş umurlarinda değil. Uçakta doğan Afrikalı çocuğa reklam diye merhamet eden İlker Ayci ,bu masumların çocuklarına aynı merhameti göstermemiştir. Ben de 211 den biriyim ve mahkemeyi kazandim, temyizdeyiz. Ayrıca ahiret mahkemesinde de bu sözde müslüman ama Allah'tan ve kul hakkından korkmayan zatlarla bir daha görüşeceğiz inşaallah. Onların mahcubiyetini ve pişmanlığını her iki dünyada da Allah bizlere gösterecek umidindeyim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Musa ~ 13 gün önce
Oğuz bey, duyarlılığınız için çok teşekkür ederiz. Umarım yöneticilerimiz bu sese kulak verip yanlışlığı düzeltirler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
211 ~ 14 gün önce
Oğuz abi yine öyle güzel kaleme almissin ki.....bende bu 211 içerisinden biriyim...doğum iznimdeyken bir mesajla aldım is akdimin fesih edildiğini.bizler işini son derece iyi yapmaya çalışan personellerdik.iş disiplini olan calisanlardik...neden niçin secildigimizi hala anlamış değilim 1 yıl oldu.hep bir yanlışlık var THY bizi bu şekilde harcamaz dedim ancak hala değişen bir şey yok.bizlerin hayatını itibarını bu denli hiçe sayan,kimlerin ne şekilde alakası varsa onları allaha havale ettim....dilerim daha fazla bh ise gonul vermis arkadaslarim gereksiz ve anlamsiz nedenini bilmediği şekilde işten cikarilmaz.çünkü bir anda dünya başina yıkılıyor. Özgür ve demokrat bir ülkede mutlu ve huzurlu çalışmak dileğiyle...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
"Makul Şüphe" ~ 15 gün önce
Yönetici efendi: şirketi zarara uğratma, yağmalama, sınavsız ve haksız şekilde yönetici olma, IŞID yanlısı dergi ve gazetelere abone olma, eşlerini, dostlarını, kardeşlerini şirkete haksız yere aldırma, örgüt mensuplarının haberleşme için kullandıkları kriterler; mesai saatleri içinde cumhuriyet düşmanı din adamı kılıklı zevat ile hava limanı camiinde toplantı yapma, ilgili devlet kurumları ve kuruluşlarından gelen bilgiler ile bağlantınız hakkında yukarıda sayılan fiillerden birini veya birkaçını işlediğiniz hususunda makul şüphe oluştuğundan...” :)))) şaka şaka...korkmayın. Yağmaya devam...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000