01 Aralık 2014, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Cetin Bey yaziniz cok guzel aslinda cok basit ama ayni zamanda da bir o kadar da cok zor noktalara deginmis. Ben de kendi capimda her zaman bu tip hususlara dikkat etmeye ve nacizane olarak uygulamaya ozen gosteren bir yonetici olmaya onem verdim. Herkese tarif ettiginiz tarzda yoneticiler dilerim.
  • Son paragrafta "yönetici varsa "yerine "lideriniz varsa" deseniz yazıya daha uygun olurdu.
  • Çetin bey yazınızdaki gibi yöneticimiz vardı ,sizi anlatmışsınız yazınızda ne güzel ....
  • İLK ÖNCE ŞİRKETLERİN ASIL İŞİ OLAN İŞLERİ TAŞERONA YAPTIRMASINDAN BAŞLANMALI. NE KADAR DOĞRU, NE KADAR HUKUKİ BU ARAŞTIRILMALI. YASALARIN NASIL AYAKLAR ALTINA ALINDIĞI BURALARDA GÖRÜNÜYOR. AHLAK YAPILARININ NASIL ÇÖKTÜĞÜ BURALARDA< DAHA ÇOK ORTAYA DÖKÜLDÜĞÜNÜ GÖRÜRSÜNÜZ. TAŞERON FİRMALARDA ÇALIŞAN BU İNSANLARA 3 KURUŞA O İŞLERİ YAPTIRAN, BU AHLAKSIZLIĞA GÖZ YUMAN İNSANLARIN NASIL ÇIKIPTA AHLAKLI YÖNETİCİ ROLÜ VERDİKLERİNİ GÖRÜRSÜNÜZ. BU İNSANLARIN BU DURUMLARINI YAZMAYAN GAZETECİLERİN NE KADAR DÜRÜST GAZETECİ ROLÜ YAPTILARINI GÖRÜRSÜNÜZ.
  • benim öyle bir değil bir çok yöneticim oldu, kimler miydi, hepsi de şerefsizdi...
  • Elbette yöneticilik, bilgi birikimi, tecrübe, hatalardan ders alma, kendini hep geliştirme ve herdaim eğitimin harmanlanmasının makama yansımasıdır. Fakat görülmekte ki; bu vasıflara sahip her kişi de iyi yönetici olamadığı gibi, eşi dostu yoksa yönetici bile olamıyor. O yüzden her işyerinde bahsedilen tip amir ve müdürlerden bolca bulunmaktadır. Yönetici; anca bunları çevresındeki yada altındakilere kozmik bir güçle verebiliyor ve daim örnek alınıp idol olarak kabul ediliyorsa, işte o kişi "yönetici" oluyor. Biz bu kozmik güce AURA diyoruz.
  • Bu yazı sanki KHB N.Çolağı anlatıyor. Geldiği günden beri KHB lığında şef bile Başkan'dan çok şey bildiğini ulu orta söyleyebiliyor, başkan yeni yerinde bilgi eksikliğinde ki aklı hala eğitimde bildiği yerden kurtulamıyor, "ben uçucuyum sizdenim " derken ekiplerine, uçuculuk ruhu maddiyata yenik düşüyor ve kadrosunu uçucudan , yere sabit kadroya aldırabiliyor. Ekibi yavaş yavaş istifa edip bunu mail ile tüm kabine duyurabiliyor. Hanımefendi sosyal medyayı gestapo gibi tehdıtvari yasaklamaya çalışıp, kendi boyboy empati dergisine resimler verebiliyor. Ama o koltuğu hakkıyla dolduruyor mu? Dediği gibi ekibi kucaklayabiliyor mu? Tartışılır.
  • sayın Özbey, Ekonomist araştırmasında ilk sırada olan sağlam ahlaki özellik karşı düşünce olarak da sağlam olmayan ahlaki özelliği beraberinde barındırıyor ise, başlangıçta bu özelliği olmayan "lider" kavramının uygulamalarında ahlaksızca düşünce veya eylemlerin içinde olabilecekleri varsayımından hareket ile tam anlamı ile ne anlatılmak istenmektedir... ahlak, değerler bütünü olduğuna göre, bu değerleri olmayan ya da bu özellikleri taşımayan bir yöneticinin liderlik vasfının olmayacağı ancak yönetici olarak da bu vasıfları taşıması gerekmediği anlamına mı gelmektedir. oysa, insan olmanın erdemlerinden birisi olarak karşımıza çıkmakta olan bu "ahlak" kavramı, her kademede lider, yönetici, idareci vasıflarından biri olmakla birlikte, farkındalık yaratması açısından nasıl değerlendirilecektir... ben, bunun çok fazla örneğini gören birisi olarak yazıyorum, somut bir kavram değil ki bu, ne ile ölçüp biçeceksiniz ya da değerlendireceksiniz, adam ahlaksız, lider olsa değişececek mi, fark ne.
  • Çetin bey, Kimse kimsenin özel bir tanıdığı değil ve doldurulması gereken boş pozisyonlar var liyakat sorgulaması için belli testler zinciri var yapabilen firmalar yapıyor ama yapmayan firmalar için daha üst yöneticilerin tecrübe ve görüşlerinden yararlanılıyor, bu noktada üst yönetimleri öngörülü olan şirketlerde bu yapı oturuyor ama zaman alıyor sıkıntı o tecrübeli üst yönetim değiştiğinde yeni gelen üst yönetim eskisi kadar öngörülü olmazsa sıkıntı başlıyor. Bunları aşmak için kullanılan testlerde etkili ama onların da bazı sıkıntıları var sanki süreci zorlaştırmak için yaratılmış, bir banka şube müdürü müdür olabilmek için girdiği bu test ve mülakat sürecinden o kadar sıkılmış ki yapmayacaklarsa yapmasınlar artık mülakata teste tabi tutulmak istemiyorum demişti bana geçmişte, sonuçta seçim bir şekilde yapılıyor bence seçim kadar sonrasında o yöneticiyi eğitmek ve davranışlarını ve etkilerini takip etmek ve geribildirim verilmesini sağlamak da önemli.

HİÇ BÖYLE BİR YÖNETİCİNİZ OLDU MU?

SEKTÖR ÇALIŞANLARINDA TAKIM RUHU NEDEN YOK? Çalışanlar aynı çatı altında tesadüfen bir araya gelip birbirlerini görünce ekip ruhu kendiliğinden oluşmuyor. O insanlara bu ruhu aşılayacak yöneticiler gerek ve de o kalabalığa biz bir takımız dedirtecek yöneticilerin öncülük etmesi gerek.

Bazı işverenler şirketlerinde çalışan personelin birbirleri ile iyi anlaşarak dostane ilişkiler kurmalarından mutlu olmazlar. Onlar açısından personelin birbiri ile çekişmesi ve aslında takım ruhu ile hareket etmemeleri daha kendi açılarından daha uygun oluyor nedense. Bunun işe aksediş şekli ise kimsenin umurunda değil gibi. İnanılması zor ama birinin görevini konu ile ilgili olmayan bir başkasına verip, eş unvanlı bir diğerine ise onları gözlemleten ve rapor alan tepe yöneticiler tanıdım. Bu tür iş yerlerinde değil ekip olmak iş barışı tesisi bile imkânsız oluyor haliyle. Nitekim öyleydi de.

EN ÇOK NEYE İHTİYACIMIZ VAR.

En çok neye ihtiyacımız var?  Etrafa dikkatle bakınca bir kalabalığı takım yapabilmek için “Lider Yöneticilere” gereksinimimizin olduğu açıklıkla görülüyor.  Bu güne kadar işverenler neden bu vasıflara sahip yöneticileri istihdam etmekten hep kaçındılar. Bilmem siz ne dersiniz? Evet; kişileri bastırmak, kişileri susturmak, kişileri yönlendirmek kolay olmasına rağmen takım aklı ve ekip ruhu ile başa çıkmak zordur. Ve de tepedeki yetkili ve etkililer bunu bilir.

Çalışanlara yön verebilen, güvenilir ve arkasından gidilmeye değer lider yöneticiler bir topluluğu takım yaparken işverenin uydusu haline gelmezler ve kurum veya patron lehine çalışmanın ayırımını yapabilecek kabiliyettedirler. Özellikle hizmet sektöründe iş görenlerin rolünün ne denli önemli olduğunun bilincinde olup yönetimsel tarzını ve uygulamalarını bu hususu göz önüne alarak planlarlar. İşte bunun için de bu türler işverenlerin benimsemediği yöneticilerdir. Önce bir şekilde pasifize edilirler, ilk uygun ortamda ise kaşının üzerinde gözün var gerekçesi ile şirketten uzaklaştırırlar. Tepedekilerin gözü ile bakınca çalışana yakın yöneticiler işveren açısından tehlikeli sayılıyorlar belli ki.

Her insanın keman çalması mümkün olmadığı gibi yaptığı işin tekniğini çok iyi bilen her çalışanında da yönetici olabilmesi mümkün değil. Yönetici olabilmek keman çalabilmeye benzer gibi bir olgu. Rahmetli annem böyle söylerdi. Kabiliyet işi derdi. Doğuştan insanda bu kabiliyetin olması gerekli der ve insan yönetmenin mantıkla ilintili olduğuna inanırdı. Ve yönetim mantığı insanın içinde varsa ve de en önemlisi bunu etrafına da hissettirmeyi başarabilirse hem kurum hem de çalışanlar ondan ümitli olabilir derken, konuyu  “ Ders alarak yönetici olmak mümkün değil.” sözleri ile sonlandırırdı. Her ne kadar annemle aynı görüşü paylaşmayan uzmanlar varsa da iş yaşamında gördüğümüz değişik örnekler valide hanımın bu yaklaşımın doğruluğunu teyit ediyor.

ATANAN PERSONEL NE ZAMAN YÖNETİCİ OLUR?

Daha önceki bir yazımda değinmiştim. Patronlar veya işveren vekilleri kuruluşun organizasyonunda mevcut kutuların hangi çalışan tarafından doldurulacağını belirlerler. Bu doğru.  Ve de seçilen insanın ismi o kutunun içine yazılır. Seçilmişin maaşı ve kendisine tanınan sosyal imkânlar artar, sekreteri de olur belki de, emrinde bilmem kaç kişi çalışır. Seçilen bu insan şimdi yönetici olmuş mu dur? Bana göre hayır. Peki; o seçilmiş insan nasıl ve ne zaman yönetici olacaktır?  Bu atanmışa bağlı olarak çalışan personelin onu benimsemesi,  özellikle kişiliğine ve bilgisine güven ve saygı duydukları, onun arkasından gidilmeye değer bir insan olduğunu anladıkları zaman. 

Evet; süreç işte böyle gelişiyor.  Neticeten bir anlamda o göreve üstlerce atanan insan çalışanlarca onaylanmadan yönetici olamıyor. Çalışanların bu onayını  almadan atanmışın liderlik bir tarafa yönetici bile olması imkânsız.

Eğer bu atanmışın varlığı astlarınca onaylanmaz ise, o insan kendisi için belirlenen noktayı şeklen doldurmaya memur edilmiş bir müşavir olarak kalıyor. Yöneticilik de hayal, tabii ki bir sonraki aşama olan liderlikte. Ne tuhaf değil mi? Kurumun sahibinin veya vekilinin görevlendirmesinin yeterli olmadığını ve o teşkilatta yönetici olabilmek için astların onayının gerekliliğini konuşuyoruz. 

Bu yaklaşımın doğru olup olmadığını tespit için etrafınıza bir bakmanız yetecektir. Doğru açıdan bakabildiğiniz takdirde içinde bulunduğunuz sistemde mevcut olan içi boş müşavirlerle yöneticilerin ayırımını yapmanız hiç de zor olmayacaktır.

GRUBU TAKIM YAPMAK ZOR İŞ.

Grubu takım yapmak kolay iş değil. Önce atanacaksınız. Sonra altınızda çalışan gurup sizde ışık görecek, doğrunun peşinde koşup onu yakalamak için çalışan ve kendisini sürekli geliştirerek yenileyen insanlarla çalışmayı tercih eden bir kişi olduğunuza inanacak. İşte bu inancın oluşmasını takiben gurup takım zihniyeti ile çalışmaya başlayacak ve işte o zaman kendinizi takım kaptanı olarak görmeniz mümkün olacak.

BU LİDERLİK NE Kİ?

Nedir bu liderlik. Her şeyden önce, gerçek lider, insanı seven ve ona değer veren bir yapıya sahip olmalıdır. Sevecen ve alçak gönüllüdür. Bu kimselerde duygudaşlık temel ilişkiler felsefesi olarak ön plana çıkar. Kendisinden önce, izleyenleri yüceltmeyi ve onların durumunu iyileştirmeyi hedef alır. Enkaz devralma edebiyatı yapmaz.  Dürüsttür, adildir. İnsanlara güven telkin eder ve onlara güvenir. Vizyon sahibidir. Bu vizyon, gelecekte ve elde edilmesi çok kolay görünmeyen, ancak imkansız da olmayan bir hedeftir. İyi bir iletişim ustası olduğundan izleyenleri bu hedefe inandırarak ve onları bu hedefe inandırır, yönlendirir. Yetki ve gücünü paylaşmak suretiyle enerjiyi insanların içinden çıkararak ve ateşleme konusunda başarılıdır. Detaylarla uğraşmaz Resmin tamamını görür. Engelleri çok önceden bertaraf eder. Anlaşmazlıkları basite indirgeme konusunda uzmandır. Çoğunlukla başarıları izleyenlere, başarısızlıkları kendine mal eder. İnsanlara teşekkür eder ve onları yüceltir. Çalışanlara önemli olduklarını hissettirme konusunda ustadır. Kriz anlarında ortaya çıkar, paniklemez ve çalışırken insanlara moral aşılar.

EKONOMİST ARAŞTIRMASINA GÖRE LİDERLİK VASIFLARI

Ekonomist dergisinde yayınlanan bir araştırmanın sonucuna göre bir liderin sahip olması gereken 10 özellik aşağıda sıralanıyor.

Sağlam ahlaki özellik, Açıklık ve odaklanma, Tutku, Etkili iletişim yetenekleri, İnsanları değerlendirme yeteneği, Yetenek geliştirme ustalığı, Duygusal olarak kendine güven, Adaptasyon ve karizma,hoş olmayan kararları alma yeteneği.

Yukarıda sıralanan bu özelliklerin pek çoğu bir girişimi, özellikle herkese açık ticaret yapan bir organizasyonu yönetmede çok yararlı ve yardımcı özellikler olup, şirketlerin yönetim şekilleri milletlerin başarısını, çalışanlarının ve müşterilerinin mutluluğunu belirler.

LİDER İLE YÖNETİCİNİN FARKI.

Aşağıdaki metin Zimbabwe’de Harare şehrindeki hükümet binasının duvarındaki posterden alınmıştır. Yönetici kudrete bel bağlar, Lider iyi niyete. Yönetici korku uyandırır, Liderden sevgi yayılır. Yönetici “ ben ”der, Lider ise “ biz ” Yönetici kimin hatalı olduğunu gösterir, Lider neyin yanlış olduğunu. Yönetici nasıl yaptırılacağını bilir, Lider nasıl yapılacağını. Yönetici insanları çalıştırır, Lider çalışanlara ilham verir. Yönetici saygı görmek ister, Lider saygıyı hak eder.

Şimdi; arkanıza önünüze, yanınıza yakınınıza bir bakın. Eğer yukarıdaki tariflere uyan, kimsenin uydusu olmamış bir yöneticiniz varsa lütfen ama lütfen bana ismini ve çalıştığı şirketi bildirin. Önce bilginin doğruluğunu kontrol eder eğer doğruysa kendisini ziyaret edip yaşına bakmadan elini öpmek isterim.

HİÇ BÖYLE BİR YÖNETİCİNİZ OLDU MU?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (16)

Cok dogru ~ 4 yıl önce
Cetin Bey yaziniz cok guzel aslinda cok basit ama ayni zamanda da bir o kadar da cok zor noktalara deginmis. Ben de kendi capimda her zaman bu tip hususlara dikkat etmeye ve nacizane olarak uygulamaya ozen gosteren bir yonetici olmaya onem verdim. Herkese tarif ettiginiz tarzda yoneticiler dilerim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ÇOK DOĞRU ~ 4 yıl önce
TEŞEKKÜR EDİYORUM. BU TİP KONULARI DİKKATE ALAN BİR YÖNETİCİ OLMANIZ NE GÜZEL. SİZİ KUTLUYOR BAŞARILAR DİLİYORUM. SEVGİ İLE.
Çetin bey ~ 4 yıl önce
Son paragrafta "yönetici varsa "yerine "lideriniz varsa" deseniz yazıya daha uygun olurdu.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ÇETİN BEY ~ 4 yıl önce
BEN YÖNETİCİLİK MANTIĞINA SAHİP OLMAMIŞ VE BU YÖNDE YOL ALMAMIŞ KİMSELERİN LİDER OLAMAYACAKLARINI DÜŞÜNÜRÜM. BU NEDENLE KULLANMIŞIMDIR. UYARINIZ VE TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLERİMLE.
Star ~ 4 yıl önce
Çetin bey yazınızdaki gibi yöneticimiz vardı ,sizi anlatmışsınız yazınızda ne güzel ....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP STAR ~ 4 yıl önce
TEŞEKKÜRLER. İLTİFAT ÖTESİ BİR SÖZ. ASLINDA İSTERDİM. KEŞKE OLABİLSEYDİM. YİNE DE BÖYLE DÜŞÜNMENİZ GÜZEL. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER VE SEVGİLER.
TAŞERON ~ 4 yıl önce
İLK ÖNCE ŞİRKETLERİN ASIL İŞİ OLAN İŞLERİ TAŞERONA YAPTIRMASINDAN BAŞLANMALI. NE KADAR DOĞRU, NE KADAR HUKUKİ BU ARAŞTIRILMALI. YASALARIN NASIL AYAKLAR ALTINA ALINDIĞI BURALARDA GÖRÜNÜYOR. AHLAK YAPILARININ NASIL ÇÖKTÜĞÜ BURALARDA< DAHA ÇOK ORTAYA DÖKÜLDÜĞÜNÜ GÖRÜRSÜNÜZ. TAŞERON FİRMALARDA ÇALIŞAN BU İNSANLARA 3 KURUŞA O İŞLERİ YAPTIRAN, BU AHLAKSIZLIĞA GÖZ YUMAN İNSANLARIN NASIL ÇIKIPTA AHLAKLI YÖNETİCİ ROLÜ VERDİKLERİNİ GÖRÜRSÜNÜZ. BU İNSANLARIN BU DURUMLARINI YAZMAYAN GAZETECİLERİN NE KADAR DÜRÜST GAZETECİ ROLÜ YAPTILARINI GÖRÜRSÜNÜZ.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP TAŞERON ~ 4 yıl önce
MALUM TASERON UYGULAMASI YASAYA UYGUN HALE GETİRİLDİ. SOMAYI HATIRLAYIN. TAŞERON UYGULAMASI KALDIRILACAK DEDİLER AMA MAALESEF KALKMADI. BUNDAN SONRASINI BİLEMİYORUM. TABİİ Kİ UYGULAMANIN NEDENİ PATRONLARIN DAHA FAZLA KAZANMASIYDI.VE DE BU UYGULAMAYI YAPANLAR KAZANIYORLAR.YAZMAYA GELİNCE, SAYFALAR YAZILDI. BİRLEŞTİRSENİZ KİTAP OLURDU. TABİİ Kİ YAZMAYANLAR DA VAR. NETİCEYE ETKİSİ OLMADIKTAN SONRA HER GÜN YAZSANIZ NE FARK EDER Kİ? TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.
şerefsizler ~ 4 yıl önce
benim öyle bir değil bir çok yöneticim oldu, kimler miydi, hepsi de şerefsizdi...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ŞEREFSİZLER. ~ 4 yıl önce
BANA GÖRE ÇOK YANLIŞ YOLDASINIZ.BU TÜR KONULARDA GENELLEME YAPMADAN GÖRÜŞ BİLDİRMEK GEREKİR. BU NEDENLE KULLANDIĞINIZ KELİME YERİNİ BULMAMIŞ.
Aura ~ 4 yıl önce
Elbette yöneticilik, bilgi birikimi, tecrübe, hatalardan ders alma, kendini hep geliştirme ve herdaim eğitimin harmanlanmasının makama yansımasıdır. Fakat görülmekte ki; bu vasıflara sahip her kişi de iyi yönetici olamadığı gibi, eşi dostu yoksa yönetici bile olamıyor. O yüzden her işyerinde bahsedilen tip amir ve müdürlerden bolca bulunmaktadır. Yönetici; anca bunları çevresındeki yada altındakilere kozmik bir güçle verebiliyor ve daim örnek alınıp idol olarak kabul ediliyorsa, işte o kişi "yönetici" oluyor. Biz bu kozmik güce AURA diyoruz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP AURA ~ 4 yıl önce
BOL BULUNDUĞUNU İFADE ETTİĞİNİZ TÜRÜ O GÖREVLERE GETİRENLER UTANMALIDIR.OLAN KENDİ İŞYERLERİNE OLUYOR. TAKİBİNİZ İÇİN SAĞOLUNUZ.
Yönetici? ~ 4 yıl önce
Bu yazı sanki KHB N.Çolağı anlatıyor. Geldiği günden beri KHB lığında şef bile Başkan'dan çok şey bildiğini ulu orta söyleyebiliyor, başkan yeni yerinde bilgi eksikliğinde ki aklı hala eğitimde bildiği yerden kurtulamıyor, "ben uçucuyum sizdenim " derken ekiplerine, uçuculuk ruhu maddiyata yenik düşüyor ve kadrosunu uçucudan , yere sabit kadroya aldırabiliyor. Ekibi yavaş yavaş istifa edip bunu mail ile tüm kabine duyurabiliyor. Hanımefendi sosyal medyayı gestapo gibi tehdıtvari yasaklamaya çalışıp, kendi boyboy empati dergisine resimler verebiliyor. Ama o koltuğu hakkıyla dolduruyor mu? Dediği gibi ekibi kucaklayabiliyor mu? Tartışılır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Sayın Özbey. ~ 4 yıl önce
sayın Özbey, Ekonomist araştırmasında ilk sırada olan sağlam ahlaki özellik karşı düşünce olarak da sağlam olmayan ahlaki özelliği beraberinde barındırıyor ise, başlangıçta bu özelliği olmayan "lider" kavramının uygulamalarında ahlaksızca düşünce veya eylemlerin içinde olabilecekleri varsayımından hareket ile tam anlamı ile ne anlatılmak istenmektedir... ahlak, değerler bütünü olduğuna göre, bu değerleri olmayan ya da bu özellikleri taşımayan bir yöneticinin liderlik vasfının olmayacağı ancak yönetici olarak da bu vasıfları taşıması gerekmediği anlamına mı gelmektedir. oysa, insan olmanın erdemlerinden birisi olarak karşımıza çıkmakta olan bu "ahlak" kavramı, her kademede lider, yönetici, idareci vasıflarından biri olmakla birlikte, farkındalık yaratması açısından nasıl değerlendirilecektir... ben, bunun çok fazla örneğini gören birisi olarak yazıyorum, somut bir kavram değil ki bu, ne ile ölçüp biçeceksiniz ya da değerlendireceksiniz, adam ahlaksız, lider olsa değişececek mi, fark ne.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Eski Dost ~ 4 yıl önce
Çetin bey, Kimse kimsenin özel bir tanıdığı değil ve doldurulması gereken boş pozisyonlar var liyakat sorgulaması için belli testler zinciri var yapabilen firmalar yapıyor ama yapmayan firmalar için daha üst yöneticilerin tecrübe ve görüşlerinden yararlanılıyor, bu noktada üst yönetimleri öngörülü olan şirketlerde bu yapı oturuyor ama zaman alıyor sıkıntı o tecrübeli üst yönetim değiştiğinde yeni gelen üst yönetim eskisi kadar öngörülü olmazsa sıkıntı başlıyor. Bunları aşmak için kullanılan testlerde etkili ama onların da bazı sıkıntıları var sanki süreci zorlaştırmak için yaratılmış, bir banka şube müdürü müdür olabilmek için girdiği bu test ve mülakat sürecinden o kadar sıkılmış ki yapmayacaklarsa yapmasınlar artık mülakata teste tabi tutulmak istemiyorum demişti bana geçmişte, sonuçta seçim bir şekilde yapılıyor bence seçim kadar sonrasında o yöneticiyi eğitmek ve davranışlarını ve etkilerini takip etmek ve geribildirim verilmesini sağlamak da önemli.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP ESKİ DOST ~ 4 yıl önce
BENİM YAZILARIMI SALT SEKTÖR BAZINDA DEĞERLENDİRMEK GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. ZİRA ÇALIŞMA YAŞAMIM SİVİL HAVACILIK SEKTÖRÜNDE BAŞLADI VE BİTTİ. MUTLAK LİYAKAT SORUŞTURMASI İÇİN BELLİ TESTLER YAPAN FİRMALAR VARDIR. BU SÖYLEDİĞİNİZİ HAVA YOLLARI VE YER HİZMETİ ŞİRKETLERİ YAPIYORSA SEVİNİRİM.SİZE KATILIYORUM, YÖNETİCİLERİN EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMLİ. ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA İÇİN " SİSTEM ADAMI " BAŞLIKLI BİR YAZI HAZIRLIYORUM. YÖNETİCİLERİMİZ AMA İSTEYEREK AMA KENDİLERİNİ DÜŞÜNEREK BU FORMATA GİRMEYİ DAHA UYGUN GÖRDÜKLERİNE İLİŞKİN FİKRİM VAR Kİ YANILDIĞIMI ZANNETMİYORUM. TABİİ Kİ BUNU TÜM YÖNETİCİLER İÇİN SÖYLEMİYORUM. MUTLAK TENZİH EDİLMESİ VE BU KAPSAMIN DIŞINDA DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKENLER MEVCUTTUR. SİZ TAKİBİNİZ VE FİKRİ YARDIMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000