30 Temmuz 2012, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Oya Hanım galiba bazı yorumlara sansür uyguluyor. Yorum hakaret içermese bile yapılan bu uygulama doğru değil ve antidemokratik bir yaklaşım.
  • Arkadaşlar, siz bu yazıyı boş verin. Kaza maza olmaz. Olursa da kaderdir. Kaderden kaçınılmaz. Hızlandırılmış tren kazası da kaderdi, kömür ocaklarındaki kazalar da. Depremden de kaçınılmaz. Sağlam bina zemin filan hepsi palavra. Kader işte. Samsun'da sel de ölüm de kaderdir. Yarın uçak düşerse de kader olacaktır. Bu toplumun %50'si kadere inanmış oyunu vermiş, bu yönetimi seçmiş. Böyle olunca demokrasilerde geri kalan %50 için ortaya çıkan durum da kaderdir. İyi ramazanlar...
  • Bu yazıyı okuyup anlayabilecek kaç yönetici, kaç şirket var acaba? Uçuş saatlerini uzatmaya uğraşan Sivil Havacılık varken bu ülkede, insanın bir değeri yokken, bunların düşünülmesi çok zor. Ne yazık ki....
  • dahil,özellikle Havalimanı gibi yüksek güvenlik isteyen,özellikle dikkat isteyen yer hizmetlerinin her türü ve çeşidinde çalışma düzenli vardiya ve 8 saat olmalı. Bunun dışındaki saatler,boş işlerdir.Demi DHMİ,Demi PEGASUS ve diğerleri...Vardiyada tek düzen ve saat tanırım:THY.

Hele bir kervan yola çıksıın... Güvenlik de hallolur!

 

Dur bakalım ne olacak diye beklemek, hepimizi çileden çıkardı. Deniz yolu özendirilmedi, tarifeler gözden geçirilmedi vs… Dere yatağına devlet konut inşa etti. Hadi varsayalım ki tüm önlemler alındı, neden bodrum katlara iskân verildi! Yangınlara itfaiye hortumları kısa geldi. İhale zorluğu öne sürüldü. O kadar çok örnek var ki… Açıklamaya imkân yok. Fakat havacılık asla “dur bakalım ne olacak” anlayışıyla yürümez. Bu nedenle; “hele bir kervan yola çıksın” anlayışı hiç sevmediğim bir yaklaşımdır. Anlayışın temelinde; planlama, programlama, organizasyon, koordinasyon, olasılıklar ve risk tahminleri gibi yönetsel gereksinimler yoktur. Yani yola çıkacak herkes belli saatte, belli yerde toplansın. Yanlarında şu-şu-şu malzemeler bulunsun. Grup içinde görev ayrımları yapılsın. Nerede durulacağı, ne yenip ne içileceği belirlensin gibi bir disiplin söz konusu değildir. İsteyen istediği yerden, istediği şekilde kervana katılır. Yola çıkıldıktan sonra düzen kurulur…

Bilirsiniz tüm krizler, tüm tehlikeler önceden sinyallerini verirler. Önemli olan bu sinyalleri almak ve okumaktır.

Havalimanı tesislerinin, uçakların, yolcu terminallerinin güvenliği çok yüksek hassasiyet gerektirmektedir. Havacılık her ayrıntının en ince noktasına kadar tasarlanıp, kurallara bağlandığı bir sektördür. İlk hukuki düzenlemelerin 1783’de Fransız Mongolfier kardeşlerin sıcak hava dolu balonlarını Paris’te havalanmalarından sonra yazıldığı bilinmektedir. Bunu, diğer kurallar, kural koyucular ve organizasyonların oluşumu izlemiştir. O gün bu gündür, havacılık güvenlik ve emniyet gerçekleri üzerinde konumlandırılmıştır.

Devletin temel görevi vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Özel olarak korunma ihtiyacı duyan yerlerde genel kolluk ve emniyet kuvvetlerinin görevlendirilmesinin yanı sıra, emniyet ve asayiş hizmetlerinde zafiyet oluşmasını önlemek ve bu fonksiyonları destekleyip güçlendirmek için özel güvenlik ihtiyacı duyulan yerlerde özel güvenlik şirketlerinin kurulmasına ve hizmet satmasına yasa ile izin verilmiştir.

Bu bağlamda, özel güvenlik şirketleri, 5188 sayılı “Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun”la kurularak ticari anlamda faaliyetlerini sürdürmektedirler. Sayılarının yüz binleri aştığını söyleyebileceğimiz güvenlik personelinin görev alanları ve yetkileri, ilgili yasada belirlenmiştir. Yasa uyarınca, özel güvenlik eğitimini tamamlayarak sınavda başarılı olanlar, Vali onayı ile göreve başlamaktadırlar.

Havayolu yolcu terminali güvenliği hizmetleri; uluslararası standartlarda sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan Milli Sivil Havacılık Güvenlik Programı ve Eğitim Programı normları doğrultusunda şekillenmektedir. Özel eğitimli güvenlik personeli, havayolu ile seyahat edecek yolcuları ve terminali karşılaşılabilecek her türlü tehdide karşı korumaktadır. Bu personelinin eğitimleri, sınavla değerlendirilmeye tabi tutulmakta, başarılı olanlar sertifika sahibi olabilmektedirler.

Bizim takılıp kaldığımız konu güvenlik personelinin çalışma saatleri ile ilgilidir.

Özel güvenlik görevlilerinin çalışma ve mesai saatleri haftalık 45 saat aylık olarak da 225 saat olarak kanunda düzenlenmiştir. Bunun dışında kalan çalışma saatleri fazla mesaiye girer ve fazla mesai ücreti ödenmesi gerekir. Ancak günümüzde pek çok firma da durumun farklıdır.

Tehlikenin boyutu sadece mesai ücretleri değil aynı zamanda güvenlik görevlilerinin yaptığı fazla mesailerle ilgilidir. Hizmetin tam gün 24 saat sürdürülme gereğinden ötürü vardiya düzeninde çalışılmaktadır.

Gece vardiyasındaki hata yapma riski, gündüz saatlerine göre daha fazladır. İstatistiklere göre; öğle saatlerindeki kaza ve yaralanma sayısı, sabah saatlerine göre %18,3 artmakta, gece vardiyasında ise artış oranı sabah saatlerine göre %30’u geçmektedir. Dolayısıyla, güvenlik için gece vardiyalarında doğacak risklere karşı ilave tedbirler almak durumundadır.

Normal olarak 8 saat süren bir çalışma, 12 saate uzadığında riskler de ilk 8 saatteki ortalamanın iki katına çıkmaktadır. Verimli çalışma süresi 8 saattir ve bu süre uzadıkça verimlilik düşmektir. Her vardiyadaki çalışma süresi 8 saat olarak planlanmalı veya 8 saati aşan çalışma süresinde verimliliğin düşeceği, hata yapma riskinin artacağı göze alınmalıdır. Gece vardiyalarında risklerin giderek yükseldiği de görülmektedir. Günlük çalışma süresi 12 saatlere kadar uzandığında “insan faktörleri” devreye girmekte dinlenme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Sağlanan dinlenme koşulları ise önemli bir sorundur. “Hadi git dinlen” dendiğinde; zihindeki tekrar çalışmaya devam edileceği baskısı, dinlenmeyi güçleştirecektir. Öte yandan dinlenme mekânları da uygun koşullarda değilse ki genellikle bu alanlar ortak kullanıma açık “dinlendirmeme” mekânlarıdır, sadece çalışma ortamından bir süre uzaklaşmayı sağlar.

İnsanları hataya düşüren faktörlerin başında yorgunluk gelir. Bazı insanlar, yorgunluğa karşı dayanıklı olduklarını iddia ederler. Ancak, yorgunluk sinsi bir şekilde gelişir ve farkında bile olmadan dikkat dağılır, konsantrasyon azalır, dalgınlık ve unutkanlık harekete geçer.

Havalimanı özel güvenlik görevlileri için de durum aynıdır. Günde 12 saate kadar uzanan mesailer aşırı yorgunluk yaratmaktadır. Ücretlerin düşük olması, primlerin denetimlerle ilişkilendirilmesi dolayısıyla her ay alınacak ücretin bilinmemesi motivasyon düşüklüğünü körüklemektedir.  

Kervanın yollara düşmesini beklemeden, sular dere yataklarını basmadan, yangınlar çıkmadan havalimanı özel güvenlik hizmetlerinin mesai, ücret, çalışma koşulları, dinleme olanaklarının denetlenmesi konusu dikkate alınmalıdır.

Çalışma Bakanlığının, özellikle,  İstanbul, Antalya, İzmir, Bodrum, Dalaman, Ankara gibi yoğun limanlarda farklı metotlarla inceleme yapması risk olasılıklarına karşı önleyici olacaktır.

Kaynaklar

http://www.alomaliye.com/postalar_halinde_isci_yonetmelik.htm

http://www.ozelguvenlikdunyasi.com/gece-vardiyalarinin-olumsuz-etkileri.html

Hele bir kervan yola çıksıın... Güvenlik de hallolur!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (5)

Sansür ~ 4 yıl önce
Oya Hanım galiba bazı yorumlara sansür uyguluyor. Yorum hakaret içermese bile yapılan bu uygulama doğru değil ve antidemokratik bir yaklaşım.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kader ~ 4 yıl önce
Arkadaşlar, siz bu yazıyı boş verin. Kaza maza olmaz. Olursa da kaderdir. Kaderden kaçınılmaz. Hızlandırılmış tren kazası da kaderdi, kömür ocaklarındaki kazalar da. Depremden de kaçınılmaz. Sağlam bina zemin filan hepsi palavra. Kader işte. Samsun'da sel de ölüm de kaderdir. Yarın uçak düşerse de kader olacaktır. Bu toplumun %50'si kadere inanmış oyunu vermiş, bu yönetimi seçmiş. Böyle olunca demokrasilerde geri kalan %50 için ortaya çıkan durum da kaderdir. İyi ramazanlar...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Nerede? ~ 4 yıl önce
Bu yazıyı okuyup anlayabilecek kaç yönetici, kaç şirket var acaba? Uçuş saatlerini uzatmaya uğraşan Sivil Havacılık varken bu ülkede, insanın bir değeri yokken, bunların düşünülmesi çok zor. Ne yazık ki....

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Polisimizde ~ 4 yıl önce
dahil,özellikle Havalimanı gibi yüksek güvenlik isteyen,özellikle dikkat isteyen yer hizmetlerinin her türü ve çeşidinde çalışma düzenli vardiya ve 8 saat olmalı. Bunun dışındaki saatler,boş işlerdir.Demi DHMİ,Demi PEGASUS ve diğerleri...Vardiyada tek düzen ve saat tanırım:THY.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000