14 Şubat 2011, Pazartesi
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com
  • Herkesin bildiği gibi, Pegasus haricinde benzer hacimli diğer büyük havayolu şirketleri sürekli yeni yatırımlarla büyümekte. Yeni hangarlar, uçuş okulları, bakım hizmetleri açılımları yapan diğer firmaların bu bilince ulaşmak için daha ne kadar kar etmeleri gerekiyor acaba?

Haydi PEGASUS! Seni bekliyoruz.

Bir kaç yıldır havacılık sektörünün muazzam bir büyüme kaydettiğini her fırsatta söylüyoruz. Bizler sektörün içindeki insanlar olarak zaten bu büyümeyi yakından görüyor, hayatlarımızı bu sektörden kazanıyoruz.

Ancak...

Bu büyümeden sadece şirketler, dolayısıyla hisse sahipleri ve çalışanları mı sadece paydaş olarak faydalanmaya devam edecekler?

Her ne kadar sermaye piyasasında işlem yapmak Türkiye’de çok fazla tabana inmiş bir uygulama olmasa da havacılığımızdaki bu gelişmeden halkımızı da yararlandırmak çok önemli. Zira şirketlerin gelirlerini elde ettikleri ülkelere bazı borçları vardır; ki bunları sosyal sorumluluk projeleri ile ödemeye çalışırlar, fakat bazı şirketlerin gün gelince halka arz olmaları ve borsaya kote olmaları kaçınılmazdır.

Şirketlerin borsaya girmelerinin en önemli ve temel sebepleri her şeyden önce özkaynaklarını arttırmaktır. Satılan hisselerden gelen getiri şirketin yeni yatırımlarında kullanabilmesi için çok önemli bir kaynağı teşkil ederler. Borsada hisseler talebe göre satıldığından şirket hisseleri defter değerinden çok daha yüksek fiyatlara satılabilir, ki bu çok avantajlı bir satış yöntemidir. Borsaya kote olmanın yan avantajlarından birisi de şirketinize anonim ortaklar katmanızdır, ki bu da aile bazlı şirketlerde bireysel yönetim hatalarının şirketin geleceğine etki etmesini engelller ve yeni ortaklar elde etmenin getirdiği yeni sorumluluklar şirketinizi daha ileri bir noktaya taşıyabilir. Ayrıca siz artık borsaya kote bir şirketseniz eğer, Sermaye Piyasası Kurulu’na bağlısınızdır artık. Yatırımcılara ve SPK’Ya hesap vermek zorundasınızdır ve daha da önemlisi bağımsızlığı kanıtlanmış denetim firmalarınca hesaplarınız yolsuzluğa, hatalara ve usülsüzlüğe karşı daima denetlenir. (Şirketlerin Borsa’ya kote olmaktan kaçınmalarında bu denetimlerin çok büyük etkisi olduğunu da söylemeden geçmeyelim.)

Yolsuzluk ve usülsüzlüklerin ortadan kalkması, gerçekten faal olarak işleyen bir kurumsal yönetim sisteminin kurulması ile şirketiniz çok çok ileri bir noktaya taşınabilir. Şirketin tüm gelir ve harcamaları kayıt altında olduğu için bu memleket için de bir kazançtır; zira borsaya kote bir şirketin vergi kaçırması, kayıtsız işler yapması söz konusu olamaz.

O halde...

Madem havacılık sektörü “uçmayan bırakmayarak” bu kadar büyüdü, şimdi sektörteki firmaların bu kârı halkı ile paylaşmasıı ve bu büyümeden küçük yatırımcıyı da faydalandırması gerekmiyor mu?

Şu an borsada işlem gören yerli firmalarımız arasında, tek havayolu (ve diğer bağlı iştirakleriyle bakım, yer hizmetleri vd.) şirketi THYAO ve THYAO olarak tüm bağlı iştiraklerinin getirileriyle geçtiğimiz iki-üç yılda yatırımcısına %400’lere varan kazançlar sağladı. USAŞ (Hisse kodu:UCAK) ve havacılık sektöründe bağlı iştirakleri bulunan TAV (Hisse kodu: TAVHL) ile ÇELEBİ Holding de (Hisse kodu: CLEBI) havacılık sektöründen diğer önemli oyuncular. Bunun dışında yabancı olarak DO&CO var.

Bu firmaların son bir yıldır yatırımcısına ne kazandırdığına birlikte göz atalım (temettüler dikkate alınmamıştır; gün itibariyle bir yıl önceki fiyatına göre sadece hisse fiyatlarındaki değişimdir):

THYAO: %21,44
TAVHL: %22,73
CLEBI: %73,82
UCAK: %-6,81

İMKB’de işlem gören tek yabancı firma DO&CO ise halka arz olduğu Kasım ayı (2010) sonundan bu yana yaklaşık %46 kazandırdı.

Bu rakamlar krizden sonra ayakta kalmayı başaran havacılık sektörü için 2008-2009 yılları arasında çok daha büyüktü.

Görüldüğü üzere sektördeki büyümeden yurtiçindeki bireysel yatırımcı da faydalanabilmiş. Nitekim Türk havacılık sektöründe faaliyet gösteren çok büyük sermayeli başka bir çok şirket var ve dilerseler onlar da halka arz olarak borsaya kote şirketler haline gelebilirler ve böylece bireysel yatırımcının işlemlerine açık hale gelebilirler.

Pegasus’un halka arzı bekleniyor

Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, Pegasus Havayolları’nın da halka arz edileceği yönünde planları olduğunu 2009 yılının sonlarında deklare etmiş ve 2010 yılının ikinci yarısında halka arz planlarının sonuçlanacaklarını söylemişti ve bu açıklamanın ardından halka arz için danışmanlık yetkisini Credit Suisse ve İş Yatırım'a veren Pegasus Havayolları 2010 yılında bu planını gerçekleştiremedi. Ali Sabancı, turizm sektöründe işlerin diledikleri gibi gitmediği için halka arzın 2011 yılına ertelendiğini açıklamıştı ve 2011 yılının ilk çeyreğini işaret etmişti.

Şimdi vakit geldi ve halka arz için SPK ile gerekli görüşmeleri yapan Pegasus nihayet geçen hafta onay aldı.

Bu noktada dikkat çekilmesi gereken bir kaç husus var:

Esas Holding’in İMKB’ye ESAS Holding olarak değil de Pegasus Havayolları olarak giriş yapmalarının elbette kendilerince bir sebebi vardır. Zira, Air Berlin ve Air Lease Corporation (ALC) hisseleri Pegasus Havayolları’nda değil, Esas Holding’e ait ve bu ikisini karıştırmamak gerekiyor. Pegasus Havayolları’nın dağıttığı kar paylarına değil, ama işlem gördüğü fiyatlara Esas Holding’in diğer iştiraklerinden elde ettikleri kâr ve zararların, risklerin, olumlu ve olumsuz haberlerin yansıyacağını da unutmamak gerekir.

Şimdi kulaklar Pegasus Havayolları’nda. Yakın zamanda halka arz edileceğini duymayı bekliyoruz.

İyi Haftalar.

Haydi PEGASUS! Seni bekliyoruz.

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (12)

Misafir ~ 6 yıl önce
Herkesin bildiği gibi, Pegasus haricinde benzer hacimli diğer büyük havayolu şirketleri sürekli yeni yatırımlarla büyümekte. Yeni hangarlar, uçuş okulları, bakım hizmetleri açılımları yapan diğer firmaların bu bilince ulaşmak için daha ne kadar kar etmeleri gerekiyor acaba?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000