15 Temmuz 2013, Pazartesi
Erdal GÜLMEZ
Erdal GÜLMEZ erdalgulmez@airporthaber.com

HAVACILIK SEKTÖRÜ VE GÜNDEM

Merhaba, Ülkemizde havacılık sektörünün gündemi  yıllardır çok yoğun, bu yoğunluk özellikle son haftalarda daha da arttı. Tabii ki gündem  dediğimizde ülkemizde ilk akla gelenler ; Ulaştırma Bakanlığı , SHGM,THY ve DHMİ   oluyor.  DHMİ ile başlayalım;           DHMİ, 3.havalimanı hazırlık ve ihalesi  , AHL park alanları genişletilmesi, AHL batı apron  yeni hangar alanları  çalışmaları derken son olarak birkaç hafta içinde 3 havalimanı birden  açılmasının da ana oyuncusu oldu. Kastamonu, Şırnak ve Bingöl  havalimanlarının  hizmet vermeye başlaması için çok yoğun çalışma yapan  DHMİ geçen hafta  üzücü bir kaza atlattı. DHMİ Ankara merkez binası  yangını  için  geçmiş olsun diyorum, can kaybı olmaması teselli kaynağı oldu.

                                                                       **

Son günlerde hareketli yerlerden biri de SHGM idi.

Balon uçuşları  ile ilgili yapılan  düzenlemeler ve SHGM Kapadokya temsilciliğinin açılması kararı uzun zamandır beklenen adımlardı şahsen  niye yapıldı yerine ben niye daha önce yapılmadı derim.Tüm  havalimanlarının pist sayısı , park yeri gibi kısıtları yanı sıra hava trafiğinin müsaade edebileceği bir kapasite var. Balon uçuşları içinde  kısıtlı bir alan söz konusu olduğundan uçuşlarda  tahditler olabilir. Bu  uçuşlara bazı ön şartlar  getirilmesine  baloncuların  soğuk bakması kendi açılarından anlaşılabilir olmakla beraber uçuş emniyeti açısından gerekli idi.

Pilotlarımızın uzun zamandır tartıştığı ve bir dizi değişikliğe uğrayan ICAO level 4 ingilizce sınavı ile  mevzuat ile ilgili  son gelişme, SHGM tarafından bu sınav için “hizmet satın alınması yoluyla sınavların  yapılması “  şeklinde oldu. Bir yandan yabancı test merkezi (icao onaylı)  – yerli  bir  kuruluş (Muhtemelen THY)   işbirliği ile sınavların yapılması sağlanırken diğer yandan  yerli bir sınav sistemi için akademik  çalışmaların başlaması ve SHGM’nin bu konuya olan ilgisi ve desteği sevindirici.

Pilotların ingilizce seviye sınavı  tartışmaları yanısıra  uçak bakım teknisyenlerinin ingilizce seviye sınavları da TOEIC sınavlarının geçerliliğine SHGM tarafından getirilen kısıtlama ile   yeniden sorunlu bir hale gelecek gibi gözüyor. 2 yıllık sürenin yeterli bir geçiş süreci olduğunu düşünüyorum.               Bu sürenin sınav tarihi değil genelge yayın tarihi itibari ile başlaması  sektör için daha yapıcı olabilirdi. Böylece bu sınavdan başarılı olan teknisyenler  katılacakları 2.  bir sınav ile 2 yıllık geçiş süresi kazanabilirdi. Mevcut durumda ise yakın tarihli sınava giren bir teknisyen 2 yıla yakın bir süreye sahipken 2 yıl önce sınava katılan teknisyen ise bir anda yetkisiz hale gelecek. Bu durum teknisyenler kadar özellikle az teknisyenle operasyon yapan küçük kuruluşları da zorlayacaktır.

Otoritenin diğer  yeni  bir  uygulaması ise Uçak bakım teknisyen lisans  işlemleri için SHGM Antalya  temsilciliğinin yetkilendirilmesi. Bu yetki kapsamında ilk defa lisans verilmesi hariç diğer işlemler temsilcilik eliyle yapılabilecek. SHGM’nin  başta İstanbul ve Antalya olmak üzere hizmeti mümkün olduğu kadarıyla yerinde gerçekleştirmeye çalışmasını yerinde bir uygulama olarak görüyorum. Bu çalışmanın kapsam olarak daha da geliştirilmesini umuyorum.

Tüm sektörün nihai beklentisi ise SHGM’nin İstanbul’a taşınması. Denizcilik işletmelerini yıllarca İstanbul merkezden yöneten kamu aynı uygulamayı benzer gerekçeler ile havacılık içinde yapabilir.Denizcilik gibi havacılığın da merkezi İstanbul.

SHGM’nin yabancı pilot çalıştırma kotası  ile ilgili kontrolü işsiz pilotlarımız için bir umut ışığı oldu. Otoritenin kendi üstüne düşeni yapması sevindirici , aynı şekilde;  işsiz pilotlar, talpa , pilvak , uçuş okulları , havayolları  işbirliği ile ülkemizde pek  gündeme getirilmeyen  “airline preparing course” ile işsiz pilotların eksiklerini tespit ve giderme sayesinde işsiz pilotların  büyük bölümü istihdam edilebilir. İstihdam demişken  SHGM’nin işe alacağı 20 uzman yardımcısı ile  kadrosunu   güçlendirecek olması güzel bir gelişme fakat bence yeterli değil yetiştirilmek üzere daha çok sayıda personel alınmalı. Sivil Havacılık Otoritemiz  muadillerine  göre çok az sayıda personel ile hizmet vermeye çalışıyor.

                                                                       **

THY tarafında da yazılacak konulardan  grev konusuna baktığımızda ;  Grev ile ilgili  THY aleyhine olan mahkeme kararları , sendikanın 24 saatlik yeni eylem uygulaması , teknik tarafta metal iş kolu  gelişmesi ,  sendika yönetimine aday olan grupların çalışmaları derken bir yandan da grev devam ediyor yani  yüzlerce çalışan  ( isteyen emekçi diye de okuyabilir ) grevde ve ücret almıyor. Sn Ayçin ve Sn Topçu ise maaşlarını alıyor  “ tok açın halinden anlamaz” atasözüne muhalif olarak umarım  başkanlar  grevde olup geliri olmayanların  halinden anlıyordur. Grev sürecinin bu şekilde devam etmesinin  kime ne  zararı var diye baktığınızda , olan yine çimlere oluyor.

                                                                       **

PGS  rötarları son haftaların gündem olan konularından, bu   konunun yer hizmetleri firma değişikliği kökenli olması ile ilgili  yazılar yazıldı ben  konunun başka bir  tarafına bakmak istiyorum. Gördüğüm kadarıyla rötar konusunda çok tecrübesi olmayan PGS personeli              ( özellikle kabin ) yolcu ile  olan iletişiminde sorun yaşıyor.Yolcu rötarı anlayışla karşılayabilir fakat bu süreç yönetilirken yapılan iletişim hatalarını  aynı anlayışla karşılamıyor.

PGS’nin tek tip uçak ile yıllardır sürdürdüğü başarılı operasyonunu yeni gelecek 4 adet Airbus uçağıyla da sürdürmesini diliyorum. Teknik  açısından çok sorun olacağını düşünmüyorum umarım kokpit ve kabin de aynı şekilde başarılı olur.

                                                                        **

IFTC’nin CEET 02 numaralı uygulamalı  kabin eğitim yetkisi alması ve bunun Antalya’da  yapılacak olması sevindirici. Hem Antalya base şirketlerin personelini eğitim için İstanbul’a getirmesi  gerekmeyecek hem de yabancı firmalar için özellikle turizm sezonun zayıfladığı ve konaklama ücretlerinin çok makul olduğu kış sezonunda bu  firmalara eğitim satışı ile ülkemize ekonomik katkısı olacaktır.

                                                                       **

Ülkemiz dışında da çok önemli olaylar yaşandı. Bunlardan  en önemlisi  Asiana Air’in San Fransisko inişi sırasında yaşanan 777  kazası. Tek başına bu kaza bile havacılıkta emniyetin, kurallara uymanın, eğitimlerin , crm’in  ve  yüzlerce emniyet sisteminin önemini anlatmak adına yeterli olabilir. Bir uçağın tüm uçuş ömrü boyunca ya da bir uçuş personelinin tüm  meslek hayatı boyunca  muhtemelen  hiç karşılaşmayacağı  acil durumlar için  her uçuşta olacakmış gibi hazırlıklı olmamız gerektiğinin söylenmesi boşuna değil.  Bir kabin amirinin gerçek bir acil tahliye yaşaması çok nadir bir durumdur fakat Asina 777 kazasında olduğu gibi hayatta bir defa olur orada da  yüzyıllık  tüm  havacılık teknik alt yapısı ve insan  işbirliği ile sonuç  pozitife çevirebilir. İnsan faktörü açısından çok önemli bir handikap olan ve kısaca yapılan işe zamanla   alışma / işin sıradanlaşması / önemsememe / ülfet /   gibi adlandırabileceğimiz  ve “ şunca senedir uçuyorum, binlerce defa uçtum  bir şey olmadı yine bir şey olmaz “  yaklaşımı  yerine her uçuşta  tüm bunları sıfırlayıp tecrübe olarak son uçuşumuz  özen olarak ilk uçuşumuz gibi uçmalıyız.

Boeing 787’ler  maalesef   kötü günleri atlatamadı, Heatrow’da yaşanan yangın batarya kaynaklı değilse  kötü , batarya  kaynaklı ise daha da kötü. Hem 777 kazası  hem 787 yangını ile ilgili somut raporlar henüz yok fakat her koşulda  Boeing  için negatif olduğuna şüphe yok. Sektörün bu yaşananları da tecrübe hanesine yazıp uzun  dönemde emniyeti artırıcı dersler çıkaracağına ve uçakların en emniyetli vasıtalar olarak kalacağına inancım tam.

Saygılarımla.

Erdal GÜLMEZ

HAVACILIK SEKTÖRÜ VE GÜNDEM

Facebook Yorum

Yorumlar

eysedo ~ 3 yıl önce
Bakım teknisyenlerine mesleklerini bırakmalarını sağlamak için shgm elinden geleni yapıyor ne tolerans ne hoşgörü nede sorunları çözmek için çalışmak yerine habire sorun üretmek kendileri yani shgm çok işi biliyor ya herkesten kendinden önde olmasını istiyor nasıl olacaksa bu iş.Bilal Ekşi akşam rüyasında gördüğünü sabah sivil havacılık camiasından istiyor ne yeterli geçiş süresi nede çözüm için çare sonu nereye varacak bakıp göreceğiz ya kendini götürecek ya bizler gideceğiz bu meslekten.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000