09 Mayıs 2011, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • lisansı sertifikayı yada diğerlerini almadan önce almayı düşünenler bilmiyormu ki' HAVACILIK KANLA YAZILMIŞTIR'bizim bu gercegi idrak etmemız 1 ayımızı aldı.oraya gelıcek olan liseilinın ortaokllnn yada başka bölümcülerin bunu anlaması ve aynı zamanda o belgey basarılı alabılmesi mümkün deil.kandırmayalım kendımızı.3 5 kurus para kazanıcaz diye ınsanların hayatlarıyla oynayamayız.beceremıyorsak geri çekilicez.BENCE ALINAN BU BELGELER HAVACILIK BILGILERININ OLDUGU BİR KİTABIN SAYFASINI BI TANE BILE CEVIRMEYE YETMEZ.SEFA HOCAM BİZİM GÖZÜMÜZÜ ACTIGINZ ICIN MINNETTRARIZ
  • yok para vermek istemeyen adam gibi girer 10 modülü verir şirkette gönderir alır lisansını. sen kendi dilindeki sınavı geçeme sonrada paramı thy teknik versin oldu canım. yok oyle güzel istanbul
  • ha kalite dediysek o kalite hangarda kendi kendine 5s dağıtmakla olmuyor. anlamıyorum thy teknik bakım hizmeti veriyor ve bu bakım işinin mutfağında olan kişiler teknisyenlerd, hal böyleyken birileri bazen yukardan iniyor hangarın ortasında toplanıyor sonra takım elbiseli amcamlar ve teyzemler bir mikrofona konuşup birbirlerini alkışlayıp gidiyorlar. üç beş teknisyen bazen meraklanır gider bakar hele bunlar ne yapıyor diye. e hani teknisyen? demekki birileri yukarda biraz daha fazla kağıt işiyle uğraşsa o üç beş teknisyenede gerek kalmaycak, uçakları hemen uçuşa verebileceğiz. nasıl olsa kağıt üzerindede olsa easa lisansı aldığımızda iş bitiyordu , kaliteli 5 tane S ile Crs düzenleyebiliriz.
  • arkadaş birisi yorumunda şunu söylemiş; "birçok alman ve fransız teknisyenle çalışmış ve kafaları bu kadar az çalışan topluluk görmemiş". ama gel görki o arkadaş airbus ı hangi ülkelerin ürettiğini gözden kaçırmış. kimin üretiği uçaklara bakım yaptığını sanıyorsun. kendimizi gaza getirmeyelim, Easa lisansı alınca o arkadaşlar birden fransızdan almandan daha iyi birer teknisyenmi olcak. ya kardeşim lufthansa nın nasıl teknisyen yetiştirdiğine bir bakın. bu iş sadece lisans almak yada vermekle olmuyor. kalite kardeşim kalite.

Havacılık eğitimlerinde taşeron modeli yaygınlaşıyor.

Sektörde, insan kaynaklı sorunlar, son yıllarda iyice artış gösterdi. Yabancı eleman çalıştırmak, lisans darphaneleri, pilot brokerliği, özel şirketlerle THY arasındaki ücret farklılıkları, havacılık yasasının çıkmamasının nedenlerinin bilinmesine karşın çözüm üretilememesi,THY’nin kendi içinde oluşturulan ve ortaklıklarla sürdürülmeye çalışılan yeni şirketler, sendikal sorunlar, SHGM ve sektör ilişkileri, yasa, tüzük ve yönetmeliklere uyum, AB/EASA ilşkileri......vb.

Sivil havacılığımız; ayakkabıları pırıl pırıl, üstü başı tertemiz, ama, iç çamaşırları leş gibi kokan birine benziyor.

Kısaca, sektöre tam bir curcuna egemen. Ve çözümlerin çoğu, her zaman olduğu gibi tek otorite olan SHGM’den bekleniyor. Yeni Genel Müdür, Bilal Ekşi; kalkıp hepimizin sıklıkla duyduğu klasik bir söylem olan “Enkaz teslim aldık” dese yeridir.

Gerçekten havacılığımızın görünen yüzüne bakıp, ticari bakış içinde değerlendirildiğinde, görülen mükemmel tablo, bir o kadar alt yapısız halde devam ediyor. SHGM’nin yeni genel müdürünün yapacağı işleri çok merak ediyorum. Alt yapıya mı, yoksa yine göstermelik mi çalışılacak izleyip göreceğiz. Henüz erken...

Geçen hafta yazdığım yazıdan sonra, gündemde olan Uçak Teknisyenine yönelik lisans verme prosedürleri üzerinde eksik kalan farklı değerlendirmelere ek yapmak gerekliliğini hissettim. Bu modül kursları ve sınavları, tek taraflı olarak bir derneğin veya derneklerin kendi başlarına üyelerine hizmet adına yapmaya çalıştıkları kadar basit değil.

Bunun altında, Teknik A.Ş yönetimi var.

Kendilerinin vermesi gereken eğitim ve kursu, yapılması gereken sınavların maddi yanını teknisyenin sırtına yükleyerek, günü kurtarmaya yönelik atılımlar yapıyor. Çok yakında tip kurslarınıda bu Yunan organizasyonu paralı verebilir.

Yabancıların verdiği eğitim yeterli mi, değil miyi sorgulamadığımız gibi, bu eğitimde kendi teknisyeninin modül derslerini anlayıp anlamaması,sınavlardan başarılı olup olamaması kimseyi ilgilendirmiyor. Sadece sonuca endekslenmiş bir yapı sergileniyor. Yunan eğitmen dersi İngilizce veriyor. Kurslara okur yazar da,ilkokul mezunu da,lise mezunu da veya yüksek okul mezunu da katılabiliyor. Sanki,tüm kursiyerlerin alt yapısı aynı ve hepsi çok iyi İngilizce’ye vakıflarmış gibi kurslar tüm hızıyla devam ediyor. Bir ay sonra da görülen modüllerden “Yunan eğitmen” sınav yapacak. Sizce sonuç ne olacak? Bence başarılı(!) olunacak.

Kurslara para ile katılan teknisyenler,2250 Euro ve o kadar zaman harcanıp bir de sınavlarda kalırlarsa, Yunan eğitim firması tası, tarağı toplasın ve gitsin. Kursiyer bile bulamaz. Teknisyende suç varmı? Yok. Lisansını alsa bile bunu Avrupa’dami kullanacak? Hayır. Türkiye’deki gördüğü tip kursunu EASA lisansına işletebilecekmi? Hayır.

Sadece lisans karşılığında alabileceği farklı ücret peşinde.Peki teknisyenin çalıştığı şirket ne düşünüyor? “Bana ne. Teknisyenler kursu EASA onaylı eğitim firmasından alıyor ve sınavları onlar yapıyor. Eğitimi ben vermiyorum ki” diye düşünüyor. Kurallara uyar mı? Uyar.

Hatırlarsanız; Teknik A.Ş yönetimi,haklı olarak sorunlar yaşadığı modül kısıtlamalarını, SHGM kanalından çözülemiyeceğini anlamış ve yunan bir firmadan modül kurs ve sınavları alarak bu işi çözmüştü.

Teknik A.Ş de bir müdür var. EASA part-66 B1 lisanslı bu arkadaş lisansını Yunan havacılığından almış. Peki,bu arkadaş bu lisansı alabilmek için gerekli olan uçak başında çalışma şartlarını ve süresini belgeleyebilirmi?

Bu müdürün uçak üzerinde calışmadan, sadece Part-145 i olan Teknik A.Ş de çalışmış olması onun uçak üzerinde çalıştığının belgesimidir? Tabiki Hayır. Uçak üstünde deneyimli ve lisanslı bir uçak teknisyeni nezaretinde çalışıp,çalışmadığını, ilgili task larla,bakım kartlarına açılmış isim ve adam/saat lerle, itemlerle ispatlanmışmıdır? Peki bu Part-66 B1 lisansı nasıl alındı? Siz yorumlayın ben öğreneyim.

“Türkiye olarak eğitim satacağız” “ECAC’da eğitim başkanlığı yapıyoruz” “Eurocontrol’da başkan yardımcısı olduk” söylemleri hala kulaklarınızda yankılanıyordur. Hani yahu, nerde bu söylenenler. Haaa, bir de 2023’de Türk Malı uçaklarımız olacak(mış)... Bence uğraşmayalım, hazır onlar uçak yapmışken biz de onlardan alırız olur biter.

Bazılarınız, ajitasyon yapıyorsun, abartıyorsun diye düşünecektir. Ancak gelinen noktada pilot yetiştiriyoruz, kendimiz bilgisi ve deneyimi yeterli değil diye kullanmaktan kaçınıyoruz. Teknisyen yetiştiriyoruz,lisans vermeyi bile beceremiyoruz. Bol,bol üniversiteler açıyoruz, içine yetişmiş hoca bulamıyoruz. Bol,bol sivil havacılık yüksek okulları açıyoruz, atölyelerine sektörde deneyimli hoca, alet,takım,aparat vb. koyamıyoruz.

SHGM isimli otoritemiz var, ama, sektörel deneyimli bir tane elemanı yok. Kuralları yabancılar koyuyor, bize “uygulayın” diyor. Ancak, biz değil kural koyucu olabilmek, kuralları bile anlayıp uygulamaktan aciz kalıyoruz. Sahi, biz ne yapıyoruz?

Ne mi yapıyoruz? Buyrun bir bakalım ne yaptığımıza;

Teknik A.Ş, kendisinin iş kaybını ve adam/saatini zorlayan, lisanslarda varolan kısıtlamaları kaldırmak için, Yunan havacılığı ile yapmış olduğu protokol ile aldırdığı kursun parasını kendi öderken, kendi teknisyeninin alması gereken eğitimi ve lisans sorununu masraflarının tümünü personeline yıkıyor. Teknik A.Ş yönetimi bence şark kurnazlığı yapmaktadır. Dernekler veya yeni yeni oluşan aracı kurumlar aracılığı ile eğitimde de taşaronlaştırmayı getiriyor.

İleride; “Ver parayı, al lisansı-Ver parayı, al tip kursunu-Ver parayı, al deneyim sürecini” vb....Neden olmasın? Darphane mübarek.

Çünkü, Teknik A.Ş ticari bir şirket ve her ticari yapılanma gibi, önce para kazanmaya odaklı.

Sevgili Teknik A.Ş yönetimi; Sen düne kadar kendi verdiğin maliyetlerini kendi üstlendiğin eğitimden ve sınav maliyetlerinden kaçıyorsan,Teknik eğitim departmanını kapatıp taşeron şirketlerden eğitim almayı planlıyorsan, Yeni politikan buysa, bari bu gençlerin lisans eğitimi alabilmek için ödeyecekleri ücrete ortak ol. Tümünü veremiyorsan, bari kişi bazında istenen 2.250 €’nun yarısını onlar adına sen yatır. Bunun yanı sıra verilen eğitimin ingilizce olması nedeniyle, iyi dil bilen birini tercüman olarak yolla ki kursiyerler ile Yunan hocalar arasındaki iletişim daha iyi olsun ve dersler anlaşılır olsun.

Kursları, Yunan değil Alman bile verse, sen yine de eğitimin kalitesini denetle. Çünkü, her alınan lisans veya eğitim, senin bakım kalitene doğrudan yansıyacaktır. Ayrıca; senin kadrolu personelinin alacakları eğitim ve lisansı onlar sokakta kullanmayacaklar, THY’nin uçakları için kullanacaklar. Bunu da hiç bir zaman aklından çıkarma. Lisans eğitimi için Yabancı eğitim kuruluşlarından destek isteyen ülkemizde bence aynı mantık doğrultusunda Tip kurslarınıda onlara verdireceğiniz belli oldu. Ülke geneline yayılmış taşeronlaşma modasına sende ayak uyduruyorsun. Tamamda bari denetle yahu..

THY akademisi, Amerika’da yetiştirdiği kendi pilotunun eğitim ve lisans masrafını karşılayıp, yedirip, içiriyor. Bu masrafları 15 seneye yayarak maşlarından ufak,ufak keserek onlara uzun vadede ödeyecekleri bir plan sunuyor. THY bu stratejiyi uygularken, sen teknisyeninin tüm masrafını kendilerine ödetiyorsun. Sorarım size; neden THY gibi yapmıyorsunuz?.

Bu kişiler lisansı senden başka nerede değerlendirecekler?
Bir başka şirkete geçer ve yapılan masraflarım yanar diye düşünüyorsan, şimdiye kadar yaptığın sözleşmeler gibi, imzalat bir sözleşme, olsun bitsin. Ayrıca; mesleki teknik dernekleri, bu taseronlaşmış eğitimin savunulucuğunu yapmaya yönlendirme. Bu senin görevin.
O kurumlar şirkete değil üyelerine hizmet vermek için kurulmuşlardır.

Bekleyin bakalım daha neler göreceğiz. Pilotlardan başlayan bu furya, şimdi tekniğe geldi. Sırada şüphesiz ATC’ler var. Bunun yanı sıra ülkemizde çok yakında TYP (teknisyen yetiştirme programı) gibi ATCYP ( air traffic cont yetiştirme programı) DYP(doktor yetiştirme programı) MYP (mühendis yetiştirme programı) da uygulanıp bu mesleki açıklar kapatılanabilir. 6 ayda teknisyen yetiştirip bir ayda lisans veriyorsunda bunlarımı yapamıyacaksın. Neden olmasın dimi ama...

Teknisyen yardımcısı oluyorda, doktor-mühendis-kontrolör yardımcılığı neden olmasın.
Bir sivri zekalı çıkar uygularsa benden bilmeyin lütfen.

Unutmadan söyleyeyim, pilotlar ve ATC’ler için istenen Level-4 İngilizce seviyesi var ya...

Bu konuda da bir girişim yapın; Aynı firma veya bir başka taşeronla anlaşıp, aynı şimdiki kurs gibi 80-100 kişilik sınıflarda bu kursları “vermiş olmak için” verin. Sınavları da özel kurslar yapsın ve sonuçları SHGM’ye bildirsin onlar da lisanslara işlesin. Özel kurslarda, kendilerine sunulan bu avantaj karşılığı size % versin. Çözülemeyecek konu mu var ülkemizde?.. Sen paradan haber ver, paradan...

Sonra da eleman alırken; “armudun sapı,üzümün çöpü” örneği, “ince ele sık doku”. Sektörde pilot okulları, teknisyen yetiştirme kursları tam olarak her yönüyle denetlenmesin, ancak sıkışınca eğitime ve lisans almaya günlük çözümler üret. Sonra da, aradığım vasıflarda ve kalitede eleman bulamadım diyerek yabancılara yönel.

Bu ne ikilem Allah aşkına..

NOT: www.sefainan.com isimli kişisel blogumda “TEC de grev olurmu?” başlıklı yazım ve “Rahmetli pazarları..” isimli yaşanmış bir anımla gülümsemenizi sağlamaya çalışacağım.

Havacılık eğitimlerinde taşeron modeli yaygınlaşıyor.

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (62)

Misafir ~ 6 yıl önce
lisansı sertifikayı yada diğerlerini almadan önce almayı düşünenler bilmiyormu ki' HAVACILIK KANLA YAZILMIŞTIR'bizim bu gercegi idrak etmemız 1 ayımızı aldı.oraya gelıcek olan liseilinın ortaokllnn yada başka bölümcülerin bunu anlaması ve aynı zamanda o belgey basarılı alabılmesi mümkün deil.kandırmayalım kendımızı.3 5 kurus para kazanıcaz diye ınsanların hayatlarıyla oynayamayız.beceremıyorsak geri çekilicez.BENCE ALINAN BU BELGELER HAVACILIK BILGILERININ OLDUGU BİR KİTABIN SAYFASINI BI TANE BILE CEVIRMEYE YETMEZ.SEFA HOCAM BİZİM GÖZÜMÜZÜ ACTIGINZ ICIN MINNETTRARIZ

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
yok para vermek istemeyen adam gibi girer 10 modülü verir şirkette gönderir alır lisansını. sen kendi dilindeki sınavı geçeme sonrada paramı thy teknik versin oldu canım. yok oyle güzel istanbul

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
ha kalite dediysek o kalite hangarda kendi kendine 5s dağıtmakla olmuyor. anlamıyorum thy teknik bakım hizmeti veriyor ve bu bakım işinin mutfağında olan kişiler teknisyenlerd, hal böyleyken birileri bazen yukardan iniyor hangarın ortasında toplanıyor sonra takım elbiseli amcamlar ve teyzemler bir mikrofona konuşup birbirlerini alkışlayıp gidiyorlar. üç beş teknisyen bazen meraklanır gider bakar hele bunlar ne yapıyor diye. e hani teknisyen? demekki birileri yukarda biraz daha fazla kağıt işiyle uğraşsa o üç beş teknisyenede gerek kalmaycak, uçakları hemen uçuşa verebileceğiz. nasıl olsa kağıt üzerindede olsa easa lisansı aldığımızda iş bitiyordu , kaliteli 5 tane S ile Crs düzenleyebiliriz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
arkadaş birisi yorumunda şunu söylemiş; "birçok alman ve fransız teknisyenle çalışmış ve kafaları bu kadar az çalışan topluluk görmemiş". ama gel görki o arkadaş airbus ı hangi ülkelerin ürettiğini gözden kaçırmış. kimin üretiği uçaklara bakım yaptığını sanıyorsun. kendimizi gaza getirmeyelim, Easa lisansı alınca o arkadaşlar birden fransızdan almandan daha iyi birer teknisyenmi olcak. ya kardeşim lufthansa nın nasıl teknisyen yetiştirdiğine bir bakın. bu iş sadece lisans almak yada vermekle olmuyor. kalite kardeşim kalite.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000