09 Ocak 2017, Pazartesi
Oğuz SÖNMEZOĞLU
Oğuz SÖNMEZOĞLU oguzsonmezoglu@airporthaber.com

Güvende olmak...

Eski yılı geride bırakıp yeni yıla girmenin insan psikolojisi üzerinde daima olumlu bir yanı vardır. Yeni bir yıla başlarken, yeni planlar, yeni hedefler oluşturulur, kötü şansın yerini iyiye bırakacağı, bir önceki yılda yaşanan olumsuzlukların bir anda ortadan kalkacağı, tabiri caizse sihirli bir değnek değmişçesine her şeyin tam da istediğimiz gibi olacağı hissine kapılırız nedense. Beynimizin bir tarafı mantıklı olanı bize durmadan işaret etse bile, gerçekçi içeriği görmezden gelir, ihtiyaç ve isteklerimiz doğrultusunda gelecek yılda yaşayacaklarımızı kafamızda şekillendiriveririz.

1 Ocak sabahının ilk saatlerinde, işte ben yine böyle boş hayallere kapılmışken aldığım üzücü haberle kendime geldim. Sektörde geçirdiğim 20 yılı aşkın sürenin eğitim alanındaki büyük bir kısmını “Havacılık Güvenliği ve Emniyeti” konusuna ayırmış olmam ve bu konuyla ilgili akademik çalışmalarıma halen devam ediyor olmam sebebiyle, güvenlik konusunun gündeme geldiği her durumda olduğu gibi, kendimi bu olayda da farklı değerlendirmeler yaparken buldum. Sonrasında, bugünkü yazımı da bundan sonra “Havacılık Güvenliği” ile ilgili yazacaklarıma bir başlangıç niteliğinde, bu konuya ayırmanın uygun olacağı kanaatine vardım.

Havacılık sektörü, tüm dünyada, özellikle son yıllarda artan nüfus ve gelişen teknolojinin de etkisiyle oldukça hızlı bir gelişme kaydetti ve sektörde yer alan havayolu işletmelerinin üst yönetimleri, yolcuların kendi şirketlerini tercih etmelerini sağlamak ve bu dev pastadaki paylarını arttırabilmek için, yoğun bir şekilde yeni pazarlama stratejileri oluşturmaya başladılar. Potansiyel yolcu sayısına bağlı olarak, ülkemizde de havayolu işletmeleri, yeni jenerasyon uçaklarıyla, artan uçuş noktası ve sayılarıyla, ikram çeşitlilikleriyle, VIP hizmetleri, Frequent Flyer (Sık Uçan Yolcu) programları, uçak içi eğlence sistemleri, bilet promosyonları ve benzer farklı hizmetleriyle yolcularının memnuniyet düzeylerini yükselterek onları sadık birer müşteri haline getirmek için kıyasıya bir yarış içine girdiler.  Bu yarış son dönemlerde hem yurt içinde, hem de uluslararası platformda o denli kızıştı ki, bazı havayolu işletmesi yönetimleri, personelin yolculara karşı gösterdiği ihtimamı daha da etkili kılabilmek adına, uçak içi hizmet kalitesinin uçuş güvenliği ile aynı oranda öneme sahip olduğu (!) yönünde çalışanlarına sürekli telkinlerde bulundular, hatta onların bu konudaki gelişimleri için yoğun çaba harcadılar.  Kuşkusuz ki, asıl amacı biraz önce de açıklamış olduğum maddi beklentiler olan bu bakış açısının, özellikle çalışanlarda güvenlik bilincinin oluşumu ve muhafazası açısından özünde taşıdığı riskleri, son dönemde yaşadıklarımızdan sonra çok daha iyi algılamaktayız.

Önümüzdeki haftalardan itibaren, “Yolcuların havayolu işletmelerinden beklentileri nelerdir?” sorusuna cevaben, bugüne dek yapılmış olan birçok akademik çalışmayı fırsat buldukça sizlerle paylaşacağım. Bu paylaşımları yapmadan önce, şunu açıkça belirtmek isterim ki, bu araştırmalardan çıkan sonuçlar, birbirlerinden birtakım farklılıklar gösteriyor da olsa, hepsinin tek bir ortak noktada birleştiği açıkça görülmektedir: O da yolcuların havayolu tercihlerini etkileyen ana unsurun her zaman HAVAYOLUNUN EMNİYETİ ve GÜVENİRLİĞİ olması. Öyle ya, hayatı ya da sağlığı risk altında olan bir bireyin karnını neyle doyurduğunuzun ne gibi bir önemi olabilir ki?

Havayolu ile seyahat eden yolcu için en büyük beklenti, başlangıç noktasından varış noktasına dek huzurlu ve mutlu bir şekilde uçabilmek, gidilecek yere sağ salim varabilmektir. Bu durum elbette ki, sadece yolcular için değil, bu sektörde çalışan herkes için de geçerli olan bir durumdur. Çalışanın iş yerinde emniyetli ve güvenli bir ortamda olması, kişinin gerek genel yaşam kalitesini, gerek iş performansını etkilemesi açısından büyük önem taşır. Bu sektörde hangi görevde olursak olalım, kendimizi her zaman güvende hissedebilmemiz için, öncelikle emniyet ve güvenlik bilincine haiz bir ekibin parçası olmamız şarttır. Yaptığımız işin içeriğine bakmaksızın, ulusal ve uluslararası sivil havacılık kurallarının gerekliliklerinden asla taviz vermeyecek bir disiplin içinde çalışıyor olmamız, normalin dışında olanı tespit edecek bilgi seviyesine ve dikkate ulaşmamız, olası tehdit ve tehlikelere karşı durum değerlendirmesini etkin şekilde yapabilmemiz için, sürekli bir zihinsel hazırlık içinde olmamız çok büyük önem arz eder.

Diğer bir ifadeyle, havacılıkta özellikle güvenlik ve emniyet konularında, sahip olduğunuz tüm bilgileri bugün kullanacaksınız diye bir zorunluluk söz konusu değildir. İşe başladığınız ilk günde bile, bir iş kazasıyla karşı karşıya kalabilir, uçuşunuzda hastalanan bir yolcuya kalp masajı yapmanız gerekebilir veya çalıştığınız birimde çıkan yangını söndürmek için en önde mücadele vermek zorunda kalabilirsiniz ya da günün birinde uçağınız hava korsanlarınca kaçırılabilir, hatta bu durumu bir değil iki kere bile yaşayabilirsiniz. (Geçmişte ne yazık ki örnekleri var.) Havaalanında ya da uçağınızda herhangi bir tehditle karşılaşmanız her zaman ihtimaller dahilinde olduğu gibi, meslek hayatınızın tamamında hiçbir olağanüstü durum yaşamadan da emekliliğinizin tadını çıkarmaya başlamış olabilirsiniz. Havacılıkta dinamikler o denli fazladır ki, yaşanan hiçbir olay bir diğeriyle birebir örtüşmez. Geçmişte yaşadıklarınız da aynı şekliyle bir kez daha karşınıza çıkmayacaktır. Lakin şundan emin olunmalıdır ki, havacılık güvenliği ve emniyeti konusunda bugün yapacaklarınız, yarının teminatı olacaktır.

Bu sebeple, bu sektörde emek veren herkesin, yalnızca içinde bulundukları bu zor süreçte değil, tüm meslek yaşamı boyunca güvenlik ve emniyet konularına gereken özeni göstermesi, çevreye karşı gözlemci, duyarlı ve dikkatli, ihtiyaç duyulduğu anda gereken faydayı sağlayabilecek düzeyde bilgili ve bilinçli çalışanlar olması en büyük sorumluluktur.

Her zaman teyakkuzda ve sağlıcakla kalın!

Güvende olmak...

Facebook Yorum

Yorumlar

Mümtaz ~ 3 ay önce
Oğuz bey , akademik yazılarınızı ilgiyle ve severek okuyoruz . Yine çok önemli bir konuya vurgu yapmışsınız .

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000