12 Aralık 2011, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Yorumlarda bazen rastlıyoruz herkes okumuştur bunu mutlaka,diliniz yeterliyse gidin yurt dışında çalışın maçanız denmekte iyide bugün gidin bakalım african airlines bile EU pasaportun varmı diye soruyor zaten avrupa EU citizen değilsen kapısından geçirmiyor e nereye gitsin bu insanlar bizler buraya şıkışmışız üstüne üstlükte dışardan adeta yabancı akını var nereye gidelim biz ?
  • İşsizlik sorunumuza çözüm bulmak için yola çıktığımız grubumuzun linkini paylaşıyorum. Sadece pilot olan arkadaşlar eklenecektir. https://www.facebook.com/groups/253714371331152/
  • Siz işin mutfağında olanlar mutlaka bu yabancı yalakası şirketleri deşifre edin.Kendi adıma ben de o şirketlerle yolcu olarak uçmama garantisini vereyim.Mesela bundan sonra atlasjetten hiç bir şekilde bilet almam.
  • Charter ve THY'de çalıştım, söylediklerinize harfiyen katılıyor ve sizi tebrik ediyorum... Hazır pilotlar varken neden yabancı tercih ediliyor anlamak güç... Bugün Türkiye'den herhangi bir pilot değil kabul edilmeyi başvuru bile kabul ettiremez AirFrance, BA, Olympic vs. havayollarına... Ama onlardan herkes burada.. Adam DLR'dan kalmış ama THY'de neden onlara DLR yok... Anlaşılmaz... Rusya'da yabancı pilot uçamıyor... Burada da bence benzer bir uygulama olmalı... Türkiye'de bazı şirketler biz yabancı alıyoruz diyerek başvuru bile kabul etmiyor (Atlasjet) Umarım bu büyük sorun çözülür

GÜNAYDIN TALPA...

Yerli- yabancı-pilot kargaşası, paralı lisanslar, paralı tip kursları, simülatör ve line eğitimleri, TYP programları, SHYO’larının hala çözülmemiş sorunlarının yanı sıra özellikle bakım şirketlerimizin ucuz iş gücü adına yaptıkları atraksiyonlar, alt yapısız okullarımız, doğru dürüst pilot ve teknisyen yetiştiremezken, astronot yetiştirmeye kalkan uçuk okullarımız ve yöneticileri, sportif havacılığın varlığından ve öneminden habersiz yetkililer, yanlı kaza-kırım komisyonlarımız, kaza yeri ara(yama)ma ve kurtar(ama)ma (!) ekiplerimiz ve tabii ki sayısal, deneyimsel eksikliklerini kabul eden ve en önemli görevleri olan denetim işini, şaibeden kurtulması mümkün olamayacak bir sistemle taşeron firmalarla çözmeye çalışan otoritemizle birlikte, 7Aralık 2011 Dünya Havacılık Günü’nün yanı sıra Türkiye Ticari(!) Havacılık Günü’nü kutladık.

Bu ön girişten sonra, bu haftaki köşe yazıma öncelikle Talpa’ya Günaydın! diyerek başlamak istiyorum.

Yabancı pilot sorunu; sadece kaptan gereksinimini karşılamaya yönelik olarak başlamış ve hemen ardından F/0’lara kadar indirgenmiştir. Bu konuda tam bir hareketlilik başlamamışken bugünlerdeki bu soruna gelinebileceği içime doğmuş gibi ilk soruyu Ulaştırma-Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, Binali Yıldırıma sormuş ve bu soru-cevabın videosunu Airporthaber’de paylaşmıştım. Ne diyordu sayın Bakan; “Yabancı pilot alımı, sadece kaptan gereksinimine yönelik geçici olarak çıkartılmıştır, kimse F/O’ları da yabancı alabilir miyiz diye düşünmesin, avucunu yalar!” sözleri, Binali Yıldırım’a aittir.

BU SÖZCÜĞÜ KENDİ AĞZINDAN DİNLEMEK İSTERSENİZ TIKLAYIN 
Hal böyleyken, bu söyleme rağmen havayolu şirketlerimiz, yabancı kaptanın yanı sıra F/O’ları da almaya başladı ve dananın kuyruğu koptu. Bu furya devam ederken, THY anında yönetmeliğine 400 saat minimum kriterini getirerek, adeta, pilot okullarından 210 saatte mezun olan Frozen ATPL sahiplerine kapıyı kapattı. Hâlbuki dünyanın her yerinde mezunlar 210 uçuş saati ile mezun oluyorlardı.

Bu sorunu ve yanlış uygulamayı yazdığım ilgili köşe yazımı Sayın Bakan’a ilettikten bir gün sonra, THY yönetmeliğini yeniden revize ederek 400 saatlik kriteri 210 saate çekiverdi. Zamanlama sanırım tesadüftü(!)

Bu mücadeleler sürerken, bu konuya müdahil olması gereken TALPA bu konuya yeteri kadar müdahil olamamıştır. Bir anda yaklaşan genel kurulları öncesi, çoktan yazılması gereken bu yabancı pilotlardan duyulan rahatsızlığı içeren bildiri yayımlandı. Ancak, bu çıkışın zamanlaması TALPA genel kuruluna çeyrek kala yapılması bana biraz ilginç geldi.

Şimdi konunun teknik detaylarına bakalım; bir uçağa ortalama olarak 6 kaptan 6 F/O olması gerekiyor. Örneğin 40 uçaklı bir filoya sahip Pegasus’un 240 kaptan ve 240 F/O’ya gereksinimi vardır. Türkiye’de kaptan olma kriterlerine baktığımızda ise; 5 sene ve 4000 saat minimumlarında olduğunu gözlemliyoruz. Sektöre giren her uçak 6 tane kaptan ve 6 tane F/O demek olacağından, geçmişe değil bugünden sonraya bakıp neden, Türk değil de, yabancı pilot isteniyor bunu doğru ve objektif bir bakışla değerlendirmeliyiz.

Bu konuda; TALPA ‘nın söylemi gibi “Yok efendim, bu pilotların aldığı maaş yurtta kalmıyor, burada harcamıyorlar bu ekonomimizi bozuyor” gibi ajitasyonel bakış açısı ile değil, doğru ve bilimsel veriler eşliğinde bu yanlış, Ulaştırma ve Çalışma Bakanlığı nezdinde ortaya serilmeli.

Gelelim yabancı pilot alımına;
bu alımların şirketlerin çıkarına olduğunu sanmıyorum. Bu alımlar; havayolu şirketlerine oturma izni, çalışma izni ve tekrar süre uzatılması gibi bir dolu bürokratik işlemler getirmesinin yanı sıra, işe aldıkları yabancı pilotun lisansının SHGM’ce validasyon (geçerlilik) süresinin onanması gibi zaman alıcı yükler getirmekte. Bu nedenle, Türk pilotlarını alıp istihdam etmek çok daha ucuz ve bürokratik işlemler daha kolaydır.

Peki, neden yabancı pilot tercih ediliyor? Bu konuda çok yorumlar yapılabilir. Ben bu konuyu ülkemizdeki pilot okullarının öğrenci olarak kabul ettikleri adayların alım kriterlerini ciddiye almayarak, konuyu tamamen ticari düşünüp her başvuruyu kabul etmelerinden kaynaklandığını düşünüyorum.( İstisnalar var)
Neden yabancı pilot alıyorsunuz? sorusunu bir havayolumuzun genel müdürüne sorduğumda; pilot okullarından gelenlerin, özellikle İngilizce yeterliliklerinin ve bir takım pilot olabilme gerekliliklerine haiz olmadıklarını gözlemledim demişti. Eğer diğerleri de, bu genel müdürün söylemi gibi düşünüyorsa, burada sorun var demektir. Yabancı pilot almaya teşebbüs eden genel müdürlerin, milliyetçi duygular taşımadıklarına inanmıyorum. Çok daha ucuza alabilecekleri yerli pilot varken, yabancı tercih etmeleri, Türkiye’de pilot yetiştiren okullardaki sorunlardan kaynaklanabilir mi diye düşünmeden geçemiyeceğim.

Peki, gerçekte bu böyle miydi? Şimdi 35-40 yaşında bir kişi pilot okuluna başvursa ve “ben pilot olmak istiyorum ve kurs bedelini hemen peşin olarak yatıracağım” dediğinde, bu arkadaşı ticari amaçla kurulmuş olan pilot okulları pilotluk için gerekli bir dolu kıstası fazla irdelemeden alabilir. Çünkü bu öğrenciyi mezun ettiğinde bu pilotun iş bulup bulamaması onun sorunu değildir. Bu pilotların işe alınıp, alınmaması, pilot okulunun sadece pazar payını etkiler. Kaptıkaçtı bir şirketle karşı karşıya kaldı iseniz, bu onlar için çok da önemli değildir. Zamanında bu konuya; ne vurursam kar mantığında bakanlar olmuştur. Pilot okullarının mezunlarına yönelik iş garantisi verilebileceğine de inanmıyorum. Bunlar sadece pazarlama taktikleri olup halkı kandırıcı talep yükseltici uygulamalar olarak görmekteyim.

Peki; yerli pilot okullarımız denetlenmiyor mu? Sektördeki şirketler ne kadar denetleniyorsa onlarda o kadar denetleniyor. Yani denetim burada da sözde yapılıyor. Bu denetimsel boşluktan yararlanmak isteyen bir dolu ticari firmanın oluşması doğal. Bu sistem böyle gittiği sürece ülkemizde son derece yaygın ahbap çavuş ilişkileri ile okullar mezun vermeye ve mezunlar da işsiz kalmaya devam edeceklerdir. Bu okulların kalite olarak biri birinden farkları olduğu gibi, buraya başvuran öğrencilerin yetenekli ve çok iyi İngilizceye ve pilot olabilme için gerekli tüm becerilere sahip öğrencileri de olmasına rağmen, adı çıkmış bazı okullar yüzünden, kurunun yanında yaşın da yandığını unutmayalım. Bu okullardan mezun olup çok başarılı bir grafik çizenlere haksızlık yapmak istemem.

Onlar zaten istenen yerdeler.

Yurt dışında öğrenciler, pilot okullarına ödemek için bankalara kredi başvurusu yaptıklarında bankalar; ilgili okulu, seçtiği mesleğin sektördeki pazar payını iyice inceleyip kredi verirlerken, ülkemizde kredi almak için bankalar bu tür ayrıntılarla uğraşmıyorlar.

Bunun yanı sıra, benim anlayamadığım; bu mesleğin olmazsa olmaz kriterlerinin başında gelen İngilizce yeterliliği şartına okulların kendileri nasıl ölçüp karar verebiliyor. Müşteri kaçmasın diye minimum seviyede yapılan sınav yeterli midir? İngilizce yeterliliğinin kıstası nedir ve bu sınavı kim denetliyor? Bunlar çok önemli. Ekonomik sıkıntıda olan bir okulun müşteri hazır ayağına gelmişken armudun sapı,üzümün çöpü misali konuya hassas yaklaşıp öğrenci yani müşterisini kaçıracağını hiç düşünmüyorum

Çünkü dil biliyor diye alınan ve Frozen ATPL alarak mezun olan pilot, gireceği havayolu şirketinin yapacağı lisan sınavında o şirketin kıstaslarına göre yeterli görülmeyip alınmıyorsa burada sorun vardır. Bence pilot okulları TOEFL, KPDS veya ÜDS gibi ciddi sınavlardan pilotlar için gerekli lisan seviyesi olan Level 4’ün karşılığı puanı almak zorunda bırakılmalıdır. Yoksa bu tür kendi içerisinde İngilizce seviye testi yapılması bana gerçekçi gelmiyor.

Eskiden şirketler bir personel aldığında onu hemen kadroya alır maaşını verir ve eğitirlerdi. Şimdilerde ise; her şey o kadar farklılaştı ki, inanılmaz.

Havayolları; eleman aldıklarında, kendilerinin vermesi gereken tüm kursları, gidin başka yerden alın der oldular. Eğitim departmanlarını neredeyse kapatıp, taşeron eğitim firmalar ile anlaşmaya gidiyorlar. Eğitim masraflarını zül gören bir zihniyetle nereye kadar gidilir.

Bu konu özellikle uçak teknisyeni ve pilot eğitimlerinde had safhada sergileniyor. Simülatör ve Line eğitimi paralı.( 25.000-35.000 Euro arası) Uçak teknisyeni lisansı ve görmesi gereken tip kursu paralı. Neden paralı diye sorulduğunda “bizim yetiştirdiğimiz elemanlar, başka firmadan biraz fazla ücret veren oldu mu kaçıyorlar” deniyor.

“Peki; mukavele yapın cezai şartlar getirin” diyorsunuz. “Getiriyoruz ama mahkemelerde uğraşmamızın yanı sıra, çoğu zaman da davayı kaybettiğimizde, o elemanı yetiştirmek için harcadığımız para boşa gidiyor” diyorlar. Kime hak vereceğimi bilemiyorum. Her şey olmuş para, para, para…

Yabancı pilota karşı olmam, sadece milliyetçi duygularımdan kaynaklanmıyor. Yabancı/Yerli pilot birlikte uçurulduğunda kokpitte her hangi bir emergency durumda kalındığında, oluşacak CRM sorunlarına maruz kalacaklarını düşünüyorum. Çünkü olası bir tehlike durumunda herkesin kendi ana dili ile konuştuğu gerçeği, ana dili ayrı olan iki kokpit personeli arasında kaos yaratabileceğini düşünüyorum. Ayrıca, bu yabancı pilotlarında yurdumuza gelen yabancı futbolcuların (istisnalar hariç) bir çoğu gibi mükemmel olduklarını sanmıyorum. Sağdan soldan toplama ekiplerle nereye kadar gidilir buda ayrı bir konu.

Bunların yanı sıra yabancıların ikili ilişkilerinde daha medeni ve kibar oldukları bir gerçek. Bu da kokpit/kabin/teknik ve yer personeli tarafından sıklıkla dile getirilen önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Şüphesiz, tüm kaptan ve pilotları bu kategoriye sokmak yanlış olur, ama bu genelde böyle. Sanırım bu yanlış davranış biçimleri yaptığı görevi fazla abartan ve alçakgönüllü olmayı beceremeyen kişilik yapısı problemli tiplerden kaynaklanmakta. Yeni nesilde çok az rastlanan bu durumun zamanla değişeceğini düşünüyorum.

Bir de en çok konu edilen sorun; kaptanlık sırası gelen F/O’ların kaptan yapılmamalarına yönelik olmakta. Bu sorunun nereden kaynaklandığını tam olarak kestiremesem de, mevcut kaptan sayısının yetersiz kalmasını isteyenlerin olabileceğini düşünüyorum. Çünkü yeterli sayıda kaptan bulunmaması, her zaman için kaptan maaş ve ücretlerinin yüksekte seyretmesini sağlayacaktır. Bu kadar bencilce düşünenler olur mu bilemem, ama sırası gelen F/O’ların kaptan yapılmaması için bir başka neden göremiyorum.

Sonuç olarak; Yabancı kaptan ve F/O sorununa akıllıca yaklaşıldığında Ulaştırma ve Çalışma Bakanlığı ile temasa geçilip, ilgili bakanlıkların havayolu şirketlerine yönelik uygun bir süre tanıyarak bu yabancı girişinin bitirilmesi veya çok aza indirgenmesi, yerli olanaklarla kaliteli pilot okulları ve bunları gerçekte denetleyebilecek otoritenin olması koşulu ile olanaklıdır.
GÜNAYDIN TALPA...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (33)

Misafir ~ 5 yıl önce
Yorumlarda bazen rastlıyoruz herkes okumuştur bunu mutlaka,diliniz yeterliyse gidin yurt dışında çalışın maçanız denmekte iyide bugün gidin bakalım african airlines bile EU pasaportun varmı diye soruyor zaten avrupa EU citizen değilsen kapısından geçirmiyor e nereye gitsin bu insanlar bizler buraya şıkışmışız üstüne üstlükte dışardan adeta yabancı akını var nereye gidelim biz ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
İşsizlik sorunumuza çözüm bulmak için yola çıktığımız grubumuzun linkini paylaşıyorum. Sadece pilot olan arkadaşlar eklenecektir. https://www.facebook.com/groups/253714371331152/

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Siz işin mutfağında olanlar mutlaka bu yabancı yalakası şirketleri deşifre edin.Kendi adıma ben de o şirketlerle yolcu olarak uçmama garantisini vereyim.Mesela bundan sonra atlasjetten hiç bir şekilde bilet almam.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Charter ve THY'de çalıştım, söylediklerinize harfiyen katılıyor ve sizi tebrik ediyorum... Hazır pilotlar varken neden yabancı tercih ediliyor anlamak güç... Bugün Türkiye'den herhangi bir pilot değil kabul edilmeyi başvuru bile kabul ettiremez AirFrance, BA, Olympic vs. havayollarına... Ama onlardan herkes burada.. Adam DLR'dan kalmış ama THY'de neden onlara DLR yok... Anlaşılmaz... Rusya'da yabancı pilot uçamıyor... Burada da bence benzer bir uygulama olmalı... Türkiye'de bazı şirketler biz yabancı alıyoruz diyerek başvuru bile kabul etmiyor (Atlasjet) Umarım bu büyük sorun çözülür

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000