09 Aralık 2013, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Incident: Onur A321 at Deauville on Sep 26th 2013, 3nm from touchdown just 49 feet above runway By Simon Hradecky, created Tuesday, Dec 10th 2013 17:29Z, last updated Tuesday, Dec 10th 2013 17:29Z An Onur Air Airbus A321-200, registration TC-OBZ performing flight 8Q-1985 from Izmir (Turkey) to Deauville (France) with 220 people on board, was on a visual approach to Deauville's runway 12. About 3nm before the threshold of the runway, over the waters of the English channel, the aircraft descended to 528 feet MSL, 49 feet above runway level, before the crew in view of rising terrain reacted and climbed the aircraft to safety. The aircraft positioned for another approach to runway 30 and landed without further incident. The French BEA reported in their weekly bulletin that the occurrence was rated a serious incident, the BEA is investigating.
  • Uçuş okullarına girecek olan adayların seçim sınavlarını sivil havacılık genel müdürlüğü yetkililerinin denetiminde yapılması daha doğru olacaktır..Gercektende bu uygulama ile daha başarılı pilot adaylarının seçilmesi önü açılacaktır.
  • Bu pilot okulları için alınan karar Anadolu Üni. Pilotaj bölümü içinde geçerli mi ?
  • Airport 29 mayistanberi guzel calisti tk dan gelir artik pas biletler yoneticiler uctugu gunler icin ozel sarap falan yuklerler. Ohhhh sendika nasil olsa isverene gecti kutlama zamani. Reklama falan bigarlar sizi gelsin canlilar

“GÜLE GÜLE AYÇİN BEY”- HAVAYOLU TEMİNATI-PİLOT OKULLARI

 Düşenin, kaybedenin arkasından kesinlikle konuşmayı etik bulmadığımdan, artık yaptıklarını, yapamadıklarını ve aslında yapması gerekenleri bu saatten sonra yazmanın bir anlamı olduğunu da sanmıyorum. Seçmiş olduğum bu başlığı zamanında THY’den işten çıkarılmamda en büyük etki sahibi olan Candan Karlıtekin’in ayrılışından sonra ki yazımda da kullandığımı hatırlarsınız.  TIKLAYIN

Atilay Ayçin’e son yazımda; seçime girmesin diye öneride bulunmuş ve kaybedebileceğinin sinyalini vermiştim. Ancak, sinyal işe yaramadı ve onursal başkan olabilecekken, yönetimde iken kaybeden bir başkan oldu. (Ki, yönetimde iken kolay kolay seçim kaybedilmez…) Bu konuda zamanlama çok önemli. Kaybedeceğin gün yaklaşmışsa, bunu hissedip sine-i millete dönmek ve hafızalarda her zaman başkan olarak kalmak da önemlidir.  Geçen genel kurulda, bir tek oyla zar zor yönetimde kalmak, zaten zamanın dolduğuna en büyük işaretlerden biriydi. Değerlendirmedi.

Bu örnek siyasiler için de geçerli. “Balık tutma zamanının” gelip de geçtiği bir dolu siyasetçi var. Hırsın ve tenzil-i rütbe ile bir başka görevde kendini tüketmenin de kesinlikle anlamı yok.

Kapalıçarşı ve Mahmutpaşa’daki esnaf deyişi ile “Pantolon uyduramadık, bari gömlek verelim abi…” denilerek, bir görevden bir başka göreve atanmayı iki dudak arasından beklemek yerine, zamanı gelen siyasilere bundan sonra balık tutmayı öneririm.

Gelelim yeni Hava-İş yönetimine;

THY ve Hava-İş Sendikasının 305 konusu ile başlayıp grevle sürdürülen tüm gelişmelerini her hafta siz değerli okurlarıma sunan biri olarak, bu seçimlerden önceki gelişmeleri, yani kimin ne yaptığını çok iyi bilmekteyim. Ancak, gelinen noktada bu konuyu artık ikide bir temcit pilavı gibi servis etmeye gerek olmadığına inanıyorum. 

Bu nedenle;

Öncelikle yeni göreve gelen arkadaşları kutlar ve “yeni görevlerinde başarı” dilerim. İşçi içinden çıkıp, işçinin yanında gibi gözükmesine rağmen, işverenle kapalı kapılar ardında iş bitirenleri, Toplu iş sözleşmelerinde, işçiyi toplu iş sözleşmesinin basit maddelerinde şeffaflık adına toplantıya davet edip, sözleşmenin ana maddelerinde yine kapalı kapılar ardında sözleşme imzalayanları da çok gördük.

Belki bu sefer tam tersi olur(?) ve işveren adamları olarak lanse edilen sizler, işçinin içinden çıktık diyenlerden daha iyi sendikacılık yaparsınız(!).

Rahmetli Kaptan Zihni Barın, sendika başkanı olduğunda bizden biri sendika başkanı oldu diye sevinen uçucu kesim, Zihni Barın’ın imzaladığı sözleşmeden sonra onu TALPA üyeliğinden atmışlardı.

Teknisyen başkan, daha çok uçuş işletmeye hak alırken, pilot başkan, tekniğe ve işçiye hak almıştı.(Bunların hepsi gerçek olup toplu iş sözleşme kitapları bende var. Meraklısı varsa birlikte inceleriz.)

Yeni yönetime önerim;

Ne yazık ki; ardınızda işverenin ve siyasi iktidarın olduğu konusu çok yaygın olarak yayılmış durumda. Kaptanından ramp işçisine dek, tüm THY çalışanlarının; ekonomik demokratik ve sosyal haklarından oluşan dev sorunlar sizi bekliyor! Bunu da sanırım hesap ediyorsunuzdur… Ama bize vız gelir, artık sırtımızı sağlam yere dayadık diyorsanız, şimdiden söyleyeyim, yanılıyorsunuz.

İşçilerin ve tüm çalışanların haklarının her geçen gün gasp edildiği bu ortamda, eğer işçi sınıfına ihanet eden çizgide rol kesecekseniz, işiniz zor… Bu gün her kesin gözü önünde ve siyasi iktidarın polisiye baskıları sonucu seçimi kazanmak kolaydır. Ama ya yarın… Unutmayın ki;  Sadece THY değil, tüm işçi sınıfının ve demokrasi güçlerinin gözü üzerinizde olacaktır. Bu nedenle yanlış yapma lüksünüz olamaz. Sizin patronunuz bundan sonra Hava-İş üyeleridir.

Yukarıdaki paragrafta bir iyi niyetimi vurguladım, belki şimdi işçi olduğunuzu anımsar, Hamdi Topçu ve iktidar güçlerinin maşası olmamayı, işçiden yana olmayı yeğlersiniz. Karar sizin. Ya işçiden yana veya işçiye karşı olunur. Ya siyahı seçersiniz ya da beyazı… Çünkü gri renk sendikacılıkta yoktur.

Naçizane tavsiyelerim; 

Öncelikle; temsilcinizi siz değil, çalışan seçip size sunsun.  Temsilciler, işçinin sorununu yönetime aksettirmesi gerekirken, son senelerde yönetimin sesi olmuştu. İsminin sendika temsilcisi olması, temsilciyi sendika yönetimin adamı yapmaz. Temsilciyi çalışan seçmeli ve gerekirse yine çalışan görevine son vermelidir. Hiçbir zaman sendika kasasından yemek yemeyin. Tüm gelir ve giderlerinizi her ay derginizde üyelerin bilgisine sunun. Makam aracı kullanmayın. Tüm gelir gider defterlerinizi ve harcamalarınızı üyelerin denetimine açık bir hale getirin. Örgütlenmenizi; sadece THY’de değil, tüm özel havayollarında ve handling şirketlerinde de yaygınlaştırın. Bir ayda THY’den yaklaşık olarak alınan 700.000 TL yeter diye yan gelip yatmayın. Topluma faydalı olacak tesisler alın ve işletin. Sendikacılığı sadece Toplu iş sözleşmesine girip, sonra iki sene yatma yeri olarak görmeyip, işçinin günün her saatinde size ulaşmasını sağlayın. Sakın ve sakın işçiden avukatlık ücreti istemeyin. Kadrolu avukatlarınız vasıtasıyla ona sadece iş yaşamında değil, özel yaşantısında da karşılaşabileceği hukuksal sorunları için yardımcı olun.

Umarım sendika konulu hiç yazı yazmam. Çünkü benim köşe yazarlığından anladığım iyi olanı değil, yanlışları yazmaktır.  Sendikacılığı iyi yapmak ve işçiyi memnun etmek zaten sizin görevinizdir. Takdiri, üyeniz yapmalı ben değil.

Hadi bakalım yolunuz açık olsun…

**************************************

TÜM HAVAYOLU İŞLETMELERİNDE ÇALIŞANLARIN DİKKATİNE:

SHGM, Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliği; SHY-6A Yönetmeliğini, sessiz sedasız değiştirdi ve yeni yönetmelik 16 Kasım 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan bir çok değişiklik, medyamızda haber olarak yayınlanmamakla birlikte, yorumlanmadı bile...

Oysa ki; bu değişikliklerin sektörde çalışanları doğrudan ilgilendirdiği bir gerçek. Özellikle son 12 yıl içinde; kapanan ve iflas eden şirketlerimizin ne kadar çok olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Bu nedenle, havacılığımızın müthiş ilerlemesi(!) sayesinde, ayakta durmaya çalışan 3,5 şirketin gelecekleri de bilinememektedir. Bu tür iflas durumlarında, her zaman altta kalanın canı çıksın mantığı geçerlidir. Çalışanlar dışında, kimse mağdur olmaz. (SKY örneğinde görüldüğü üzere...)

 Bu nedenle, bu yeni yönetmeliğin çalışanlar tarafından beğenileceğini pek düşünmüyorum.

Şimdi, ilgili yönetmelik değişikliklerini birlikte irdeleyelim.

Yönetmeliğin çalışanları ilgilendiren ve güvenceleri içeren 18. Maddesi’nin; yeni yönetmelikte 19.Madde olarak düzenlenmiş olduğu görülmekte. Herhangi bir havayolu şirketi kapandığında, çalışan personel, birikmiş maaş alacaklarını şirketin DHMİ’de bulunan TEMİNATINDAN alabiliyordu. İlgili yönetmelik maddesi aşağıdaki gibiydi:

c) İşletmeciden alınacak banka teminat mektubu, işletmecinin iflası veya işletme ruhsatının iptal edilmesi halinde, işletmecinin borç ve mükellefiyetlerinden tamamıyla bağımsız olarak, Bakanlıkça talep edildiğinde, herhangi bir kanuni merasim ifasına, protesto keşidesine, hüküm alınmasına gerek olmaksızın ve herhangi bir itiraz ve defi ileri sürülmeksizin, DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından nakde çevrilir.

 Söz konusu meblağ ile önce, varsa işletmecinin taşıma taahhüdünü yerine getirememesi nedeniyle taşınamayan yolcunun mağduriyeti önlenir. Daha sonra bu Yönetmeliğin 20’ nci maddesinde belirtilen yönetici personelin dışında kalan işletme çalışanlarının birikmiş ücret alacakları, SHGM’nin alacakları, DHMİ Genel Müdürlüğünün alacakları ve Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatı’na (Eurocontrol) olan ve mahkeme veya icra yoluyla kesinleşmiş borçları kanuni faizi ile birlikte tasfiye edilir. Bundan sonra bakiye kalırsa, durumun uygunluğuna göre işletmeciye veya iflas masasına iade edilir. Banka teminat mektubunun Bakanlığa hitaben, kesin ve süresiz, limit içi olarak hazırlanmış olması zorunludur.

Yeni yönetmelikte ise aynı konu şu şekilde düzenlenmiştir:

d) 15 inci ve 16 ncı maddelere göre ruhsatlandırılacak işletmecilerin asıl ruhsat aşamasından önce 500 000 ABD Doları değerinde kesin ve süresiz, limit içi banka teminat mektubunu Genel Müdürlüğe sunması ve işletme faaliyetleri süresince tam ve geçerli tutması gerekir. Söz konusu teminat mektubu Genel Müdürlükçe işletmenin uçuşlarının durdurulması, işletme ruhsatının askıya alınması veya iptal edilmesi veya işletme tarafından uçuşların durdurulması hallerinde yolcu taşıma taahhüdünü yerine getirememesi durumunda işletmecinin tüm borç ve mükellefiyetlerinden tamamıyla bağımsız olarak, Genel Müdürlükçe talep edildiği ve Bakanlık Makamınca uygun görüldüğü takdirde herhangi bir kanuni merasim ifasına, protesto keşidesine, hüküm alınması gerek olmaksızın ve herhangi bir itiraz ve defi ileri sürülmeksizin Genel Müdürlük tarafından nakde çevrilir.

İşletmelerin bu bentte sayılan sebepler ile taşıma taahhüdünü yerine getirememesi sebebiyle, tarifeli seferlerle taşımacılık yapan işletmeler için uçuşların durdurulduğu tarihten itibaren beş gün içerisinde; tarifesiz seferlerle taşımacılık yapan işletmeler için uçuşların durdurulduğu tarihten itibaren on gün içerisinde; Genel Müdürlükçe yapılacak duyuruya göre uçuşlar başka bir hava yolu işletmesi tarafından gerçekleştirilebilir. Uçuşların durdurulduğu tarihten itibaren en geç iki ay içerisinde söz konusu uçuşları gerçekleştiren hava yolu işletmelerine, ilgili belgelerle birlikte Genel Müdürlüğe müracaat edilmesi halinde taşıma bedelleri, nakde dönüştürülen teminat mektubundan ödenir. Bunun dışında işletme tarafından gerçekleştirilemeyen uçuşlar için yolculara ayrıca ödeme yapılmaz. İki aylık sürenin sonunda artan miktar olması halinde bu miktar hazineye gelir kaydedilir.

Herhangi bir yolcu mağduriyeti yaşanmamış ve işletme ruhsatı iptal olmuş işletmelerden bu kapsamda alınan teminat mektupları da işletme ruhsatının iptal tarihinden iki ay sonra Genel Müdürlük talebi ve Bakanlık Makam oluru ile nakde dönüştürülerek hazineye gelir kaydedilir.

    Görüldüğü gibi; bundan sonra havayolu çalışanları, alamadıkları ücret alacaklarını şirketin teminatından alamayacak.

Bu düzenleme mevcut yasalara uygun mu?

Aynı konu, İcra İflas Kanununda ise şu şekilde düzenlenmiştir: Herhangi bir ticari şirketin iflas etmesi halinde, öncelikle personel alacakları ödenir.

İlgili yasa maddesi şu şekildedir:

(Değişik dördüncü fıkra: 17.7.2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından;

Birinci sıra:

A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,

B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,

C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacaklarıdır.

Bu konuda kendisi ile bizzat karşılıklı olarak görüştüğüm SHGM Genel Müdürü Bilal Ekşi, bu uygulamanın, genel havacılık şirketleri hariç tüm havayollarının büyüklüğüne, küçüklüğüne bakılmaksızın fiks olarak 500.000 USD teminat olarak uygulanacağını söyledi. Bu 500.000 dolar teminat verilmesinin yeterli olacağını, çünkü bundan sonra bu teminatın sadece iflas eden, yani kapanan şirketin mağdur olan yolcuları için kullanılacağını belirtti.

Örneğin; SKY Havayollarının kapanması ile mağdur olan yolcuların, SKY’ın teminatının bozularak karşılandığını ve bunun da yanlış hatırlamıyorsam 300.000 dolar civarında bir ödemeye mal olduğunu söylendi.

Bilal beye: “Mağdur olan yolcuları anladım da, peki kapanan şirketlerin çalışanları ne olacak, havayollarının iflasın eşiğine gelmeden önce bilançolarını incelemeniz olanaklı değil mi? “  gibi sorular yönelterek sohbetimizi sürdürdük...

Bilal bey: Havayolu şirketlerinin, diğer ticari şirketlerle aralarında bir fark olmadığını, her ikisinin de Türk ticaret kanunlarına tabi olduğunu ve dolayısı ile her hangi bir iş kolunda çalışan bir ticari şirketin çalışanlarına, bu tür bir iflas durumunda ne yapıyorlarsa, aynısının geçerli olduğunu savundu.

 Bilal beye ikinci sorum;

“Havayollarının bilançolarını inceleyip iyiye gidip gitmediklerini görmeniz lazım. Sonuçta sizin işiniz denetim.  Bu konuda mutlaka şirketin iflasını beklemekten önce, yapılacaklar olmalı. Çünkü, ödeme güçlüğü çeken şirketler, öncelikle uçuş emniyetini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunabilirler bu konuda yapabilecekleriniz olmalı” dedim.

Bilal Bey bu soruma; “Haklısınız ama, benim kadrolarım şirketlerin uyanık muhasebecilerini yeteri kadar denetleyemiyor. Denetleme yapıp bu borçları nasıl kapatacaksınız dediğimizde bize bir başka firmadan alınmış alacakları olduğunu gösteriyorlar. Biz ilgili şirketin durumunu ancak Eurocontrol ve kiraladıkları uçakların ödemelerinin zamanında yapılıp yapılmadığı konusunda değerlendiriyoruz. Şirketin, tehlikeli boyutta bu kurum veya şirketlere borcu varsa, o şirkete denetimleri artırıyoruz” diye cevap verdi.

Aslına bakacak olursanız; bir şirketin maddi durumunun kötüye gitmesini anlayabilmek için Eurocontrol ve kiralama firmalarına yapılan ödemelere bakmaya gerek bile yok. Bir firmanın kötüye gidişi, önce çalışanlarına verdiği maaş ödemelerinin aksaması, maaş ödemelerinin ve mesailerin yatırılmaması ve daha sonra da ücretsiz izinlere geçilmesi ile anında belli olur. Siz bunları görmezden gelirseniz, iş işten geçmiş olur ve bir dolu mağdur eşliğinde şirketin batışını ve arkada kalan mağdurların haykırışlarını birlikte dinleriz. 

Bunların yanı sıra;

Havayolu şirketlerinin büyüklüğüne, küçüklüğüne bakılmaksızın hepsinden aynı teminat istenmesi de bana garip gelen yanlardan biri.

THY’nin de bir özel ticari kuruluş olduğundan yola çıkarak bu tür bir iflas durumundaki yolcu mağduriyeti ile 5 uçaklı bir şirketin yolcu mağduriyeti aynı mıdır? THY iflas etse yolcu mağduriyeti 500.000 dolar gibi komik bir rakamla nasıl karşılanacak?

AYRICA, YOLCU MAĞDURİYETİNİ GİDERDİKTEN SONRAKİ KALAN PARAYI HAZİNEYE DEVREDECEĞİNİZE ESKİDEN OLDUĞU GİBİ İŞÇİLERİN PAYLAŞMASI DAHA MANTIKLI OLMAZMIYDI.

BUNUN YANI SIRA; TEMİNAT, ŞİRKETİN PARASI OLUP, ŞİRKETİN İFLASI HALİNDE HAZİNEYE KALMASI, İCRA İFLAS YASASINA AYKIRIDIR.  PARA SİZİN DEĞİLKİ SİZ HAZİNEYE DEVREDİYORSUNUZ.

BU YENİ UYGULAMA, HAVAYOLLARININ İŞİNE GELEBİLİR AMA ÇALIŞANLARIN İŞİNE GELMEYECEĞİ BİR GERÇEK.

 PİLOT OKULLARI;

SHGM’nin (SHT-1T) de yayınladığı pilot okulları ile ilgili talimat sevindirici. Ancak bu çoktan olması gereken uygulamanın, şirketlerce uygulanmasının lafta kalabileceğini düşünüyor ve bu konunun sadece talimat yayınlayarak çözülebileceğine inanmıyorum. Yapılması gereken doğru ama uygulamanın okullarca yapılması yanlış. 

Bu uygulamayı siz okullara bırakırsanız, işi önce para kazanmak olan bu ticari kuruluşlardaki test aşamalarında, istenilen neticeyi alamazsınız. Örneğin; bir uçuş okulum var ve bana 20 kişi başvurdu. Bu 20 kişiden; 10 tanesi testi başaramadığında, ben 10 öğrenci kaybetmiş olacağım. Ben bu uygulamayı yaparken, diğer bir şirket bu konuda benden daha esnek davranıp davranmayacağını nerden bileyim? 

Önce test, sonra eğitim olarak adlandırılabilecek bu yönetmeliğin test aşamasının okullarca değil, merkezi bir sistem çerçevesinde SHGM’nin denetiminde belirli zamanlarda yapılması gerekir. Başka türlü, bu talimat ne yazık ki; “var mı var” mantığında olup, fiiliyatta kesinlikle netice vermeyecektir. 

Kısaca; kendi kendimizi kandırır geçinir gideriz. 

“GÜLE GÜLE AYÇİN BEY”- HAVAYOLU TEMİNATI-PİLOT OKULLARI

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (22)

Air ~ 3 yıl önce
Incident: Onur A321 at Deauville on Sep 26th 2013, 3nm from touchdown just 49 feet above runway By Simon Hradecky, created Tuesday, Dec 10th 2013 17:29Z, last updated Tuesday, Dec 10th 2013 17:29Z An Onur Air Airbus A321-200, registration TC-OBZ performing flight 8Q-1985 from Izmir (Turkey) to Deauville (France) with 220 people on board, was on a visual approach to Deauville's runway 12. About 3nm before the threshold of the runway, over the waters of the English channel, the aircraft descended to 528 feet MSL, 49 feet above runway level, before the crew in view of rising terrain reacted and climbed the aircraft to safety. The aircraft positioned for another approach to runway 30 and landed without further incident. The French BEA reported in their weekly bulletin that the occurrence was rated a serious incident, the BEA is investigating.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
aviator ~ 3 yıl önce
Uçuş okullarına girecek olan adayların seçim sınavlarını sivil havacılık genel müdürlüğü yetkililerinin denetiminde yapılması daha doğru olacaktır..Gercektende bu uygulama ile daha başarılı pilot adaylarının seçilmesi önü açılacaktır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
pilotaj ~ 3 yıl önce
Bu pilot okulları için alınan karar Anadolu Üni. Pilotaj bölümü içinde geçerli mi ?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
iPhone Uygulaması ~ 3 yıl önce
Airport 29 mayistanberi guzel calisti tk dan gelir artik pas biletler yoneticiler uctugu gunler icin ozel sarap falan yuklerler. Ohhhh sendika nasil olsa isverene gecti kutlama zamani. Reklama falan bigarlar sizi gelsin canlilar

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000