25 Mayıs 2008, Pazar
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • petroldeki artış biz teknisyenlere de yansıyacak.peki bu artış hala devam ederse sıkıntılı günler gelip kapıya dayanırsa şirketler ilk önce fazla çalışanı çıkartmaya başlamazmı biryerden sonra.bu durumda mro lar veya yer hizmetleri çalışanları için sıkıntı oluşmaz mı
  • Sayın Sefa İnan, hemen her yazınız insanları bilgilendirdiği gibi düşündürüyor ve kattığınız espriler sayesinde sıkılmadan okunmalarını sağlıyor.Diğer yazarlarında benzeri anlayışla yazmaları siteyi daha ilginç hale getirecektir diye düşünüyorum.Bazı yazıları okurken kendimi birtürlü sevemediğim coğrafya dersleinden birinde sanıyorum. Başarılarınızın devamını diler bu vesile ile selam ve sevgilerimi iletirim.
  • Yükselen petrol fiyatları uçak biletleri fiyatlarında artışa sebep olacak ilk artışı da küçük çaplı şirketler yapacaktır.Thy zam yok diyor ama ne kadar dayanabilirler ki.Temel Kotil cebinden ödeyecek değil bu paraları...
  • Havayolları bu bağlamda ya birlikte hareket etmeli ya da birkaçı işe son vermeli.Şuan için manzara bunu gösteriyor.Artan petrol fiyatları nereye kadar daha gidecek.Bu soruyu da sormak lazım...

Good yakıt, ucuz ucuz, yallah yallah

1970’li senelerdeydi sanırım; Hava Kuvvetleri kökenli bir teknisyen ağabeyimiz vardı, THY’de teknisyen olarak çalışıyordu.

Bu ağabeyimizin ilginç tarafı vardı; hangi tip uçak olursa olsun, ona bakım yapmak ister ve yakıt almak gibi özel bilgi gerektiren işlerden kesinlikle kaçınmazdı.  Bu çalışkan ağabeyimiz, -hata yapana kadar- Tekniğin gözdesi ve iş bitiricisi olarak anıldı.

Bir gün, Saudia Airlines şirketinin B-747’si geldi ve uçağın teknisyeni yardım istedi. THY’nin bu tip uçağı olmadığından, yetkili teknisyeni de yoktu.
Fettah ağabeyimizin; uçan daire bile olsa her uçağa baktığı, her işi başardığı bilindiğinden, vardiya şefimiz odaya seslenerek; “Ya, bir bakın bakalım, nedir sorunları?” demesiyle, Fettah ağabey hemen yerinden fırladı ve Saudiya’nın B-747’sine gitti.

Saudia şirketinin teknisyeni, önce ağabeyimizle birlikte 4 motorun yağlarını ikmal ettikten sonra, bu abimizi yetkili bir sanmış olacak ki; “Ben, ekiple free shop’a gidiyorum, sen bu arada yakıtı al ki rötar yemeyelim’’ der.

Fettah ağabeyimiz, çok az olan İngilizcesiyle, tamam diyerek, eliyle Saudiya teknisyeninin sırtına vurur ve endişelenmemesini, kendisine güvenmesini ister.

Yakıt tankeri yanaşır ve Fettah abimizin istediği miktarı vermeye başlar. Fakat ekip geri geldiğinde teknisyeni hışımla aşağıya gelir ve kaptanın kendisiyle konuşması gerektiğini söyler. Fettah ağabeyimiz, koşarak B- 747 merdivenlerini çıkar ve yakıtın verilen değerin çok,çok üstünde alındığı dolayısiyle uçağın bu ağırlıkla take off yapamayacağından derhal fazla yakıtın uçaktan alınması istenir.

Uçaktan yakıt çekme işi, boş tanker bulup boşaltmak o zamanlardaki tankerlerin vakum gücüyle en az 2-3 saat sürerdi. (O da, tabii ki boş tanker bulunursa.)
Fettah ağabeyimiz; bu konunun büyüyeceğini, işin uzayacağını ve giderek zorlaşacağını bildiğinden, Kaptanın sırtını sıvazlayarak, “Good yakıt, ucuz, ucuz, yallah, yallah!!!” Yakıtımızın çok iyi ve Türkiye’de daha ucuz olduğunu söyleyerek belki kaptan uçağı bu şartlarda alırda gider mantığıyla, son şansını kullanır.

Kaptan inatla, yakıtın mutlaka çekilmesi gerektiğini ve bu şekilde kalkamayacağını kuleye de söyleyerek, tekrar Petrol ofisinin uyarılmasını ve bu sorunun çözülmesini ister.

THY Teknik vasıtasıyla petrol ofis aranarak, durumun düzeltilmesi istenir.

Sonunda Fettah ağabeyimiz, bu zor işlemi saatler sonra yerine getirir ve uçağın kulaklığına geçerek uçağı yollar.

O günden sonra ağabeyimize; “Good yakıt; ucuz ucuz, yallah yallah…” diyerek takılmaya başlanıldı.

Onu tekrar hatırladığım bu anıyla, çok sevilen ve son derece çalışkan rahmetli Fettah Gülözen ağabeyimizi sevgi ve saygıyla anıyor, bu haftaki konuma geçiyorum...

***

Son senelerde yakıtın anormal artışı, artık, Fettah ağabeyimizin dediği gibi “good yakıt, ucuz, ucuz” luktan çoktan çıkarak, tüm dünyanın içinden çıkmakta zorlandığı bir duruma geldi. Bir zamanlar kaptanlarımızın dispeçten aldığı miktarın üstüne 2-3 ton daha fazla söyleyerek adına “kaptan hakkı” dedikleri günler çok gerilerde kaldı.

O zamanlar Fettah abimizin dediği gibi, ülkemizde; diğer Avrupa kentlerine göre daha ucuz yakıt satmamız, beni bir anda bu anıyla birlikte bugünkü (yakıt) sorunumuz üzerine düşünmeye ve yazmaya itti.

Petrol fiyatlarının tüm dünyada gün geçtikçe rekor seviyede artışlar izlemesi ve uzmanlara göre bu rakamın varili 200 USD’leri bulacağı şeklindeki görüşlerini değerlendirirsek; havacılık sektörünün en büyük gideri olan yakıtın havayolu şirketleri için önemli bir sorun olacağını şimdiden söylemek, gerçekçi bir saptama olacaktır.

Dünya şirketleri bu sorunu çözmek için, öncelikle ‘’uçuşları daha fazla nasıl ekonomik yapabiliriz?’’i düşünürken, bir yandan da, petrole alternatif başka enerji arayışları peşinde. Dünyanın en büyük yakıt kullanıcısı ABD, alternatif yakıt arayışlarına başladı bile. Yakıt fiyatlarının bir yılda %75’lere varan artışı, sadece sivil havacılık için değil, hatta daha fazlasıyla, askeri havacılıkta da büyük sorunlar yaratıyor.

Havayolu şirketleri; nasıl daha ucuza uçabiliriz? diye kafa yoruyor, low cost mantıklı şirketler kuruluyor, bilet fiyatlarını bu anormal artışta nasıl düşük tutabileceklerini sorguluyor ve çözüm arıyorlar. Can Erel arkadaşımızdan aldığım bilgiye göre; Havayolları yakıt fiyatlarını düşüremeyeceklerinden ağırlık ve sürtünme azaltılmasına son derece önem vererek ekonomi sağlamaya çalışıyor.
Mutfak donanımı, yiyecek ve içeceklerin az taşınması, astar ve boya sökülmesi, koltuk sayılarında azalma, hafif malzemeden yapılan koltuk ve kabin içi ekipman, Business Class bölümünde sert kabin ayırıcı yerine perde kullanımı, winglet kullanımı, kargo uçaklarında yükün en rasyonel şekilde yüklenmesi, uçakların taksi yaparken tek motor kullanması gibi bir çok önlem gündemde.

Artık havayolları, petrole alternatif bir çözüm bulamaz ve insan sağlığını olumsuz etkileyen gürültülü motorları modernize edemez, çevre kirliliğini önleyemezse, kurallar gereği kendilerini saha dışında bulabilirler.

Yakıt fiyatlarının anormal artışı, başta ABD olmak üzere; (Delta havayolunun Ocak-Nisan 2008 arası zararı 6,4 milyar dolar!) krizlerin başladığını işaret etse de, bunun petrol spekülatörlerinden kaynaklı olabileceği ve yakın zamanda bu yükselişin durdurulabileceğini iddia edenler de yok değil.

Bu sorun böyle devam ederse, havayollarımız yakında yolcu beraberinde götürülen bagajlardan, 90 kg. üstündeki yolculardan, hatta tuvaletleri kullananlardan (!) ekstra para almaya kalkabilir.
Ölmemek için öldürmeyi yeğ tutan bir ekonomik sistemde, onun salatasını, yemeğini, suyunu ödemek yok diye reklam yapılırken, yolcunun kilosundan, el bagajından ve tuvalet kullanmasından kaynaklanan artı yakıt giderini neden ödemek olsun ki:)

****

Bu arada, THY’nin adeta bin bir gece masallarını andıran ve nerdeyse kırk gün kırk gece sürecek gibi planlanan muhteşem kutlama törenlerine ve THY’nin 75.yıl kitabına söz etmeden geçemeyeceğim. Olağanüstü olmuş. Yalnız, Truva gösterisinde konuklara, müzik katkılı danslarla Truva destanı anlatılırken, konunun daha iyi anlaşılabilinmesini sağlamaya yönelik librettonun verilmemesi, dans eden kişilerin gerek mimikleriyle gerekse hareketleriyle anlatmaya çalıştığı hikâyenin anlatımını zorlaştırdı. Normalde bu tür gösterilerde libretto isimli kılavuz kitapçık mutlaka verilmelidir. Ayrıca, Truva gösterisinden Teknik A.Ş de çalışan personelin aynı gün saat 17 civarında duyum alabilmesi, o camiada büyük tepkilere yol açtı.
 
Bu muhteşem kutlamalarda, kokteylde içki bulundurmamak, kavun suyuyla kokteyl düzenlemek, THY’nin uluslararası ismine, Star Alliance birlikteliğine, dünya havayoluyum söylemine ne kadar uydu tartışılır tabii ki.

Şimdiye kadar her kokteylinde içki bulunduran THY, eğer yukarıdan yeni bir emir alınmadıysa(!), bence birkaç şişe göstermelik de olsa, bizlerin olmasa da, yabancı konuklarının hatırına binaen, kokteylde içki bulundurmalıydı diye düşünüyorum.

Dünyada iflaslar yaşanırken, bu peri masallarını andıran kutlamaların faturası, bir şekilde yolcuya yansıtılacak. Tabii ki, bilet fiyatları petrol yüzünden yükseldiğinde yolcu hedeflenen sayıda bulunabilirse…

İyi haftalar..

Good yakıt, ucuz ucuz, yallah yallah

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (6)

hakan ~ 9 yıl önce
petroldeki artış biz teknisyenlere de yansıyacak.peki bu artış hala devam ederse sıkıntılı günler gelip kapıya dayanırsa şirketler ilk önce fazla çalışanı çıkartmaya başlamazmı biryerden sonra.bu durumda mro lar veya yer hizmetleri çalışanları için sıkıntı oluşmaz mı

Yanıtla

Kalan karakter 1000
muradım ~ 9 yıl önce
Sayın Sefa İnan, hemen her yazınız insanları bilgilendirdiği gibi düşündürüyor ve kattığınız espriler sayesinde sıkılmadan okunmalarını sağlıyor.Diğer yazarlarında benzeri anlayışla yazmaları siteyi daha ilginç hale getirecektir diye düşünüyorum.Bazı yazıları okurken kendimi birtürlü sevemediğim coğrafya dersleinden birinde sanıyorum. Başarılarınızın devamını diler bu vesile ile selam ve sevgilerimi iletirim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
fly_boy ~ 9 yıl önce
Yükselen petrol fiyatları uçak biletleri fiyatlarında artışa sebep olacak ilk artışı da küçük çaplı şirketler yapacaktır.Thy zam yok diyor ama ne kadar dayanabilirler ki.Temel Kotil cebinden ödeyecek değil bu paraları...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
havacıyız ~ 9 yıl önce
Havayolları bu bağlamda ya birlikte hareket etmeli ya da birkaçı işe son vermeli.Şuan için manzara bunu gösteriyor.Artan petrol fiyatları nereye kadar daha gidecek.Bu soruyu da sormak lazım...

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000