03 Nisan 2008, Perşembe
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com

Geleceğin Havalimanları

Havalimanları ulaşım sistemlerinin önemli bir aracıdır. ( ) Bu araç sadece yolcuların karşılayıcıların, uğurlayıcıların, meraklıların, çalışanların vb her türlü ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz aynı zamanda değişen yaklaşımlar ve teknolojinin göstergesidir. Hem de pek çok şehre, pek çok ülkeye bağlantı en hızlı bağlantı noktalarıdır. Genellikle de mimarların “çelik ve camı” ve yeni inşaat malzemelerini ustaca kullandıkları, şehir sembolleri olarak değerlendirilebilir.
Giderek havalimanları şehirler gibi kimliklere bürünüyor. Havalimanlarının senaryoları yaşarken yazılıyor. Fonksiyonlar, yapılar, uçak teknolojisi ile birlikte rasyonel bir biçimde farklılaşıyor. Havalimanlarının istihdam sağlamanın yanı sıra, kaynak yaratan merkezlere dönüşmesi gereği işleticileri ve tasarımcıları arayışlara yöneltmektedir. Burada birbiriyle taban tabana zıt 2 tez üzerinde durulmaktadır:
- Havalimanları abartılı tatil/dinlence yerleri olabilir mi?
- Havalimanları acaba sadece gelinip uçulan, tüm fonksiyonların minimize edildiği, transfer noktaları mı olacak?

Havalimanlarında tatil “resort airport”
Kişiler gelecekte tatillerini geçirmek için havalimanlarını da seçecek mi? Bu düşünce bugün için belki de çok saçma gelebilir.
İnanın çok yakın bir zaman içinde yolcu terminalleri dinlence yeri özelliğine de bürünecek!
Limanlar için konaklama yabancı ve aykırı bir konu değildir. Çünkü, oteller tüm havalimanlarının tamamlayıcılarıdır. Hilton veya Holiday Inn gibi, marka, otellerin farklı standart ve formatlardaki yapıları pek çok havalimanının yakın çevresinde yer almaktadır. Bu otellerin hemen hepsinde restoranlar, barlar, sinemalar, eğlence, kumar, vb olanakları bulunmaktadır.

Yine her gelir grubuna hitabeden çarşılar da çevrenin kendiliğinden oluşan fonksiyonel alanlarındandır. Modanın öncü markaları, mücevher, elektronik mağazaları vb, bu merkezlerin doğal parçalarıdır. Hatta bir pop yıldızının, bir ünlünün buralarda görülme olasılığı da şehirlere oranla daha yüksektir.
Bu konsept içinde tatil yapmak isteyen konuklar (yolcular), şehir turu almak isterlerse değişik ulaşım alternatiflerini kullanabilirler. İyi planlanmış havalimanları raylı taşımacılığın metro, tren, tramvay gibi en az bir türü ile kesintisiz olarak şehir merkezlerine bağlanmaktadır. Bize göre havalimanlarının ulaşım sistemleri ne kadar çok seçenekli çözülürse “resort airport” olma şansı da o kadar yükselmektedir.
Havalimanlarının önemli bir ayrıcalığı vardır: Güvenlik. Özellikle 11 Eylül’ün yarattığı kaygı nedeniyle havalimanlarında ve yakın çevresinde katlanarak artan güvenlik önlemleri bu ayrıcalığı vurgulamaktadır. O kadarki terminallerde güvenlik görevlileri ayakkabılarını çıkarttırdığında yolcular kendilerini evlerinde hissetmektedirler!!!

Şaka bir yana, değinmeye çalıştığımız “resort” havasını en iddialı taşıyan havalimanı örneği Japonya’daki Chubu!dur. Sevimli Japon bahçeleri, biri dünyanın sayılı restoranlarından olmak üzere 4 restoran, özenle tasarlanmış “spa” sağlık merkezi ve düğünler dahil her türlü etkinliğin gerçekleştirilebileceği çok maksatlı alanlarla donatılmış bir liman. Görenler zamanın nasıl geçtiğini anlamadıklarını söylüyorlar.
Dünyanın farklı ülkelerinden, farklı faaliyetlerle çekim yaratan diğer birkaç örneği de paylaşalım: London City havaalanı da ölü saatlerinde film seti olarak kullanılmaktadır. Yeni Zelanda’da ki Christchurch havalimanında penguenler gösterilmekte, Kuala Lumpur havalimanının çevresinde Formüla 1 yarışları izlenebilirken, Dresden uluslararası havalimanının kullanılmayan hangarlarında rock yada pop konserleri izlenebilmektedir.
Giderek bu gelişmelerin getireceği “+” ve “-” oluşumları dikkate almak sadece liman yöneticilerinin değil aynı zamanda şehri yönetenlerin, hatta hükümetlerin de görevi haline gelecektir.

Havalimanları minimum zaman geçirilecek transfer noktaları mı?

İnternet üzerinden rezervasyonunu yapan, biletini alan yolcuları, park yerlerinden ve/veya yolcu terminaline yaklaşım alanından uçağa en çabuk şekilde, doğrudan, ulaştırmak için çözümler üretilmektedir. Bagajsız yolcular için çözüm daha basit gözükmektedir. Bagajsız yolcuların; ofislerinde, evlerinde, otelde veya park yerinde check-in işlemlerini yapıp, bantlı yürüme yolları aracılığı ile uçağa biniş kapısına, hatta uçağa kadar taşınması hiç de zor değildir. Üstelik yolcunun yürüme bandından geçerken “üst aramasının” yapılması da gerçekleştirilebilir. Sanki bir tünelden geçer gibi… Şüpheli objeleri tespit edebilmek için arama dedektörleri yürüme bandının belirli noktalarına yerleştirilebilir.
Uygun noktalarda ara duraklar oluşturularak tuvalet yada yemek ihtiyaçları karşılanabilir. Yemek mekânları; hazır yemek (fast food) türünde düzenlenerek ihtiyaç duyulan fonksiyonel alanlar minimize edilebilecektir.
Bagajı olan yolcular için de sistemin sadeleştirilmesi yolları araştırılmaktadır.
Yolu kısaltma çözümünde esas olan yürüme bandında karşılaşılması olası bazı zorlukların aşılması gerekmektedir. Örneğin;
- Banda bagajla çıkan yolcunun kapladığı alan nedeniyle acelesi olan yolcuların ilerleyememesi,
- Bagajlı yolcunun bandın bittiği yerde tökezlemesi,
- Katlar arası ulaşım söz konusu olduğunda yürüyen merdiven ve/veya asansör kullanılması,
- Gerek bantta gerekse yürüyen merdivende yönelme (istikamet) hatalarının yapılması,
- Bant üzerinde, bagajlar için kullanılan arabaların (bagaj troleylerinin) hareketi olarak özetlenebilir.

Bu tezde, çözüm bekleyen konular yolcu alışkanlıkları ile yakından ilgilidir. Bu konseptte yolcuların, check-in işlemi, otel rezervasyon, para değişimi, araba kiralama, alışveriş, gibi alışılmış fonksiyonel işlemleri terminale gelmeden bitirmeleri gerekmektedir.
Göreceğiz bakalım, hangisi daha çok yayılacak?

Geleceğin Havalimanları

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000