27 Temmuz 2009, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Teşhis doğru ama tedaviyi kim yapacak.
  • Ucuz bilet bulunca herkes gezmek istiyor.
  • Neredeyse toplu yok etme uygulanacak
  • Sayın hocam, çocuklular için de bagaj alma yerlerinde bir şeyler yapmak gerekiyor. Bagajlar biraz gecikince çocuları zapdedemiyorlar. Hakkı Can

Farkında mısınız?

İstiyorlar ama yapamıyorlar. Onlar Cumhuriyetin ikinci nesli… Çoktan emekli oldular. Öğretmenler, avukatlar, doktorlar, mühendisler... Akılları başlarında, kemikleri kireçlendi, romatizma ağrıları yakalarına yapıştı, kulakları iyi duymuyor, hatta çift gözlük kullanıyorlar, bazen o da yetmeyebiliyor, ama gezmek istiyorlar. Halalar, teyzeler, amcalar, anneanneler, dedeler, anne, babalar...

Etrafınıza, ailenize, iş çevrenize bir bakın, insanlar daha uzun yaşıyor, genç nüfusla birlikte yaşlı nüfus da artıyor. Bugünün 80’likleri dünün 60-70’likleri gibi değiller. Evlerine kapanıp, oturmuyorlar, gezmek istiyorlar. Ufak tefek şeyleri unutsalar da kafaları çalışıyor. Genelde de en çabuk unuttukları bir önceki seyahatlerinde çektikleri güçlükler, yaşadıkları aksilikler! Bu güçlüklerin büyük bir kısmı ulaşım binalarının ihtyaçlara uymamasından ve eksik hizmet tasarımından kaynaklanıyor.

Bizim dönemimizde mimarlık fakültesi 5 yıldı. 5 yıl süresince her derste ‘esas olan ihtiyaçtır, yapılacak herşey ihtiyacı karşılamak içindir’ kavramı adeta beynimize kazındı. Ne tasarlasak önce ihtiyacı anlamak temel amaçtı. Öncelikle kullanıcı profillerini incelemek, sadece bugünkü değil uzun dönemli ihtiyaçları da öngörmek gerektiği öğretildi.

Yaşlı nüfus binaların olduğu kadar sosyal güvenlik kurumlarının da sorunu. Sağlık harcamaları artıyor, emekli maaşlarının günün koşullarına uydurulması bekleniyor.

Benim aile büyüklerim de gezmeyi çok seviyorlar. Allaha şükür hepsi cin gibi. Ama annemin, halamın, teyzemin yürüme zorlukları var. Kireçlenme, romatizma, kemik erimesi falan. Baston ya da koltuk değenekleri kullanıyorlar. Ama tekerlekli koltuk istemiyorlar. Zaman zaman birlikte bir yerlere gidiyoruz. Doğal olarak olaylar kendi başınızdan geçince, gözlem ve deneylerim pekişiyor. Bu anlamda başımdan geçen olaylar dizisini, bir yolculuğun tortularını paylaşmak istiyorum.
Siz de düşünün: Arabayı otoparka bırakmadan önce, 80 küsur yaşındaki annenizi havalimanı yolcu terminaline bırakıp gidebilir misiniz? Elbette bavulunu indirip, check-ine kadar yardımcı olacaksınız. Güvenlikten geçerken bavulu kaldırıp, koyacaksınız. Geçenlerde annemle Ankara’dan İstanbul Sabiha Gökçen’e oradan da Bodrum’a gidecektik. Arabayla Esenboğa’ya geldik. Annemi indirip bekle diyecek durum yok. Araba nerede duracak? Terminalin az ötesine park edip, el çantasını, bavulunu indirip kapıya kadar götürdüm. Sırada birkaç kişi vardı, annemi geçirdim: ‘bekle burada’ deyip, arabaya koştum. Bu işlem 5 dakika sürmüştü, döndüm, araba yerinde yoktu!!! Anneme telefon ediyorum, ulaşılamıyor. (Uçacak diye cep telefonunu kapatmış, erkenden...) Allahtan hayli erken geldik de vaktimiz vardı. Kaderime razı olup, olanı haber vermek üzere geri döndüm. Güvenlikten geçip anneme koştum. Polislerle konuşuyordu. Saatini çıkarmış fakat bulamıyordu.

Anlaşıldı ki plastik (kaplardan) kutulardan birinin altında kalmış. Annemi oturtup, araba meselesini halletmeye gittim. Trafik polisleri son derece naziktiler, keşke dediler, ‘annenizle birlikte park edip terminale gitseydiniz...’ Annemin problemi uzun yürüyememek ve birkaç dakikadan fazla, aynı noktada ayakta duramamak. O yüzden arabayı otoparka götürüp, yürümeyi göze alamamıştım. Yurt dışında otoparktan terminale ring yapan servisler oluyor. Çok da işe yarıyor. Elinizde bavul, yanınızda yaşlı bir yakınınız varsa, zorlukları da olsa fevkalade faydalı.

Biz yine hikayemize dönelim. Cezamı ödeyip, arabayı kurtarıp, otoparka park ettim. Tekrar güvenlikten geçerek annemin yanına geldim.

Check-in de 4-5 kişi vardı, kuyruk uzun değildi. Ama beklemek yine sorun. Çünkü, beklemek için oturacak yer yok. Daha doğrusu check-in bölgelerinin mimarisi yaşlılar ve bedensel engelliler için düşünülmüyor. Neyse, bagajımızdan kurtulduk, biniş kartımızı aldık, yarım saat gecikmemiz var. En yakın kafede oturup, kahvemizi içtik. İş, uçuş kapısına ulaşmaya kaldı. İşaretlerden bakarak uçuş salonunun aşağıda olduğunu anladık. Zar zor asansörü bulduk, aşağıya indik.

Uçağa alınış da yaşlılara göre organize edilmemiş. Çocuklu ve yaşlı yolcuların ana sirkülasyondan ayrılması gerekiyor. Zaman zaman THY bu uygulamayı yapardı.

Son dönemlerde vazgeçildi. Uçağa körükten binmek süper kolaylık, çünkü merdiven basamakları yüksek. Sabiha Gökçen de ise merdivenden iniş ve tıkış tıkış otobüs, otobüsün içinde bekleme, sıcak gerçekten sorun. Ama daha da önemlisi bagajları beklerken oturacak bir yer olmaması. Bagaj beklerken oturacak yer ihtiyacını yıllardır dile getiririm. Ama sesime kimse kulak vermez. Genelde VIP uçan karar vericiler, normal vatandaş gibi hareket etmeyi deneseler bu sorunlar daha rahat çözülür.

Geçenlerde bir gazetede TAV’ın CEO’sunun ekibiyle güvenlik kameralarının kayıtlarını incelediklerini okudum. Nitekim biz de perakende sektörüne yaptığımız tüm eğitimlerde mağaza yöneticilerine sorarız: ‘kamera kayıtlarını ne amaçla kullanıyorsunuz?’ Yanıt hep aynıdır: Güvenlik için... Oysa, bu kayıtlar hazinedir.

Müşteri/yolcu davranışlarını ve ihtiyaçlarını keşfetmenin en kestirme yoludur. 
Örneğin, bu incelemeler sonucunda müşterlerin sağa yöneldiği, göz yüksekliğinin 20 cm üstünü ve 20 cm altını daha hızlı algıladıklarını, (yani satış için en değerli yükseklik 135-175 cm arası) rafların ortasının daha çok dikkat çektiğini tespit etmişler. Bir başka önemli tespit de bayan müşterilerin alt raflara rağbet etmemesi... Renklerden sarı ve turuncunun alışverişi teşvik ettiği, güzel kokuların ve müziğin olumlu duygular uyandırdığı...

Artık terminal işletici ve planlayıcılarının da yolcu profillerine göre inceleme yapmaları gerekiyor. Bu bağlamda güvenlik kameralarının kayıtlarının izlenmesi, yorumlanması ve önlem alınmasının zamanı geldi. İnanın bu önlemler çığır açacak nitelikte olacaktır.

Farkında mısınız?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (6)

Misafir ~ 7 yıl önce
Teşhis doğru ama tedaviyi kim yapacak.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Ucuz bilet bulunca herkes gezmek istiyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Neredeyse toplu yok etme uygulanacak

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Sayın hocam, çocuklular için de bagaj alma yerlerinde bir şeyler yapmak gerekiyor. Bagajlar biraz gecikince çocuları zapdedemiyorlar. Hakkı Can

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000