10 Kasım 2008, Pazartesi
Korhan OYMAN
Korhan OYMAN koyman@fit.edu

ESKİ DEFTERLERİ KAPATMANIN ZAMANI GELDİ

İstanbul Havayolları’nın eski genel müdürü Safi Ergin’in açıklamalarını dinleyince 23 yıl öncesine döndüm birden. Sanıyorum 1985 yılının Aralık ayı veya 1986’nın başıydı. Üniversitede öğrenciyim ve geceleri o zamanki dış hatlarda Unimetal duty free’de çıkış mağazasında çalışıyorum. Gece 10-11 sıralarıydı sanırım üç üniformalı kaptan mağazaya gelip bir kaç bir şey sordular. Üniforma THY üniforması olmadığından ilgimizi çekti ve sorduk kim bunlar diye. İstanbul Havayolları’nın pilotlarıyız yeni kurulduk dediler. Çok sevinmiştik o zamanlar bizim ülkede bu işler gelişiyor diye. Sonrasında İstanbul Havayolları 20’den fazla uçağı, tekniği, ikramı, yer hizmetleri, otelleri, duty free’si, ofisleri falan devasa bir şirkete dönüştü. 100 kişilik 1960-70 model Caravel uçaklarından B-737 ve B-757’lere önemli bir gelişim yaşadı, hepimiz gurulandık.

O yılları bilenler havacılığın Türkiye’deki baş döndürücü hızınıda hatırlarlar. Safi Bey bizi o günlere döndürdü ancak her şeyi anlatmadı. Yakıtın varil başına 20 doların altında seyrettiği ve charter biletlerinin şimdikinin 2-3 katına satıldığı o dönemlerde Türkiye’de bu işten para kazanmanın nasıl olduğundan bahsetmedi. Kredilerle havacılık gelirlerinin otellere harcanıp şirketin iflasa sürüklendiğinden bahsetmedi. Acentacılara yapılan ödeme haksızlıklardanda tabiki. Kur makaslarında kaybedilen paralardanda hiç söz etmedi. İstanbul Havayolları kendi sonunu kendi hazırladı. O dönemde birlikte faaliyet gösterdikleri Onur Air, Pegasus, Sunexpress gibi şirketler bugün hala ayaktaki, İstanbul piyasada çok daha büyük isimdi.

Günümüzde Olympic, Alitalia bu duruma neden düştüler acaba? Amerikan havayolu sistemi neden milyarlarca dolar borç batağında? Pan American, Eastern gibi dünya devleri niye tarihin sahnesinden kayboldu? Cevap basit, hepsi üst yönetim hatalarından. Peki Virgin Atlantic İstanbul Havayolları’nın on katı fazla hasmane British Airways uygulamalarına maruz kalmasına rağmen nasıl bu kadar gelişti? Peki dünyanın en büyük altı havayolu üzerine oynamasına karşın Southwest nasıl hala dimdik ayakta durup hepsine kafa tutabiliyor? Nasıl oluyorda Hindistan’ın bayrak tasıyıcısına rağmen Kingfisher hala ayakta? Bunlar hiç aklınıza geliyormu?

Dünyanın her yerinde şirketleri başarılı kılanda iflasa sürükleyende tepe yöneticiler ve onların stratejik kararlarıdır. Şirketi THY’nin o dönem piyasadaki durumunu göz ardı ederek pozisyonlamak önemli bir yönetimsel hatadır ve İstanbul Havayolları’da bundan nasıbinı almıştır. Ancak koca şirketin iflasını salt THY’ye bağlamak bence biraz haksızlıktır ve de yerinde olmamıştır. Ben kendim birinci elden yaşadım Sabiha Gökçen yıllarında Safi Bey’in yaşadıklarını. Ama başarı veya başarısızlığı açıklamak için sadece bunlar yeterli değil onuda öğrendim.

 Geçen yıl Apple şirketinin kurucusu ve bilişimin harika çocuğu Steve Job’ın Stanford Üniversitesi’ndeki mezuniyet günü konuşmasını dinledim. Steve Job şöyle bir laf etti. “insanın hayatında olabilecek en güzel şeylerden biri işten çıkarılması veya işsiz kalmasıdır” diyen Job sonrasında ise “insan işsiz kaldımı o boş günlerinde geçmişin ve iş hayatının muhakemesini yapar ve de yanlışlarını görebilir. Böylece ileride aynı hataları yapmaktan kurtulacağı gibi söz konusu işin kendisine uygun olup olmadığını veya o işi gerçekten istiyormu istemiyormu gibi soruları kendisine sorabilir” diyede devam etti. 

Ben Steve Job’ın söyleminden kendi adıma çıkabilecek dersleri gerçekten o dönemde bir bir çıkardım ve ileride aynı hataları yapmamak ve Sabiha Gokçen’de o dönemdeki gibi basiretsiz  bir yönetim düzeninin içinde ve genel müdürün alt kadrosunda bir daha yer almamak içinde kendime söz verdim. Şimdi geriye gidip baktığımda neleri daha iyi ve daha dogru yapabilirmişiz çok daha net görüyorum. Yada ara sıra gelen “Hocam gel Türkiye’de şöyle bir iş kuruyoruz geç başına “ gibi teklifleri gaza gelmeden sağolun ben hayatımdan memnunum diye geri çevirebiliyorum.

Ancak Safi Ergin’i dinlediğimde sevgili genel mudurun hala geçmişle barısamadığını ve yeni şirketine yoğunlaşacağına eski defterleri karışitırdığına şahit oluyorum. Üstunden onlarca sene geçmiş olayları bugün değil o gün günışığına çıkarmak bir erdemdir. Bir kere bugün THY’nin, DHMİ’nin, SHGM’nin başında o günlerle hiç alakası olmayan ekipler var. Ayni işler bugünde tekrar ediyormu bilemem. Ediyorsa onları yaşadığımız şu anda yazmak önemlidir. Adamlar emekli olup yada mezara gittikten sonra değil.

İstanbul Havayolları bir döneme damgasını vurmuş bir şirkettir hatalarıyla sevaplarıyla. Öylede kalmalı ve anılmalıdır. Artik İstanbul Havayolları değil Tailwinds’tir Safi Bey’le bütünleşip anılan. Benim duymak istedilerim böylesine kırılgan bir dünya konjonktüründe Tailwinds’in yeri ne olacaktır ve başarıya giden yoldaki stratejileri ve de vermek istedikleri mesajlar nelerdir? Bence sayın genel müdür artık geçmişle helalleşip barışmalıdırki yeni başarılara imza atabilsin.

İyi haftalar.

Dr. Korhan Oyman

College of Aeronautics

Florida Institute of Technology

koyman@fit.edu

ESKİ DEFTERLERİ KAPATMANIN ZAMANI GELDİ

Facebook Yorum

Yorumlar

Bu haber için henüz yorum gönderilmedi.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000