12 Ekim 2009, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Sayın hocam, bizim arge yatırımlarımıza bakın. Hangi şirket bu tür bir bütçe ayırıyor. Ayıran ne ayırıyor? Ayırdığını neye kullanıyor? Ya alınan patent sayıları içler acısı. Siz önlem alalım diyorsunuz. Her işimiz ALLAH'a bırakmak gibi planlamayıda ALLAH'a bırakalım.
  • GEÇMİŞTE TÜRK HAVAYOLLARI ESKİ HANGARINDA ....YANİ ŞİMDİ HANGİ NUMARALI KÖRÜK YER ALIYOR BİLEMEM ..İLK HANGAR ...BU HANGARDA BEN THY ÇALIŞAN BABAMIN BENİ BAZEN HER PERSONELİN GEZDİRDİĞİ GİBİ HANGARA GÖTÜRÜRDÜ ...O ZAMANLARDA AKÜLÜ ARABALAR VARDI..ONLARA BİNİŞ ŞEKLİ SAĞ VE SOL DA BİR KOL VARDI ..BUNLARI AŞAĞI VE YUKARI KALDIRARAK DÖNÜŞLEER YAPILIR İLERİ VE GERİ GİDİŞLER YAPILIRDI..UÇAKLARIN İÇERİ ÇEKİLMESİ İLE BU BÜYÜK KAPILARI KAPATILIR.VE ARKADA SADECE ARAÇLARIN GİDİĞİ BİR KAPILAR VARDI VE ARKA TARAFTA BULUNAN MOTORE ATELYESİ VE DİĞERLERİNE GİDİŞ GELİŞ VE MALZEME TAŞINIRDI..ANCAK TEKNOLOJİ BUGÜNLERDE ESKİ DENİLEN FAKAT HİÇ KAYBOLMAYAN BİR DÖNÜŞLE SANKİ YENİ KEŞFEDİLMİŞ GİBİ ESKİYE DÖNDÜ LÜTFEN ESKİYİ İYİ ARAŞTIRSINLAR
  • Türkiye de Bir çok araba üreten firma elektrikli-hybrid araba üretmeye başladı. Yenilikler halkımızın gündemne geç düşüyor. Ama büyük şirketler ne düşünüyor belli değil.
  • Sayin Herdem, 'AYIP OLMUYOR MU?' baslikli yazinizda ufak bir duzeltme yapmak isterim: 8 inci paragraf, son satir: Gokhan Sarigol, sponsor olarak kitabin proje sahibi olmakla beraber, kitabin tamami Kivanc Hurturk ve Stuart Kline tarafindan yazilmistir. Gerekli duzeltmnin yapilmasini saygilarimla rica ederim. Kivanc Hurturk Tuk Havacilik Tarihcisi ve arastirmacisi

Enerji kaynakları değişiyor. Erken davranmak gerek

Ulaştırma Şurasına katılamadım, basından izlemeye çalıştım. "Hedef 2023" sloganıyla ulaştırma sektörüne ilişkin yaklaşık 100 karar alınması ve “Cumhuriyetin 100. yılına 100 kritik proje” deyişi kulağa çok iyi geliyor.

Bu 100 projeden biri de kent içi trafikte enerji dostu, çevreye duyarlı doğal gaz-hibrit araç (*) kullanımı, deniz ve iç suyolu ulaşımının toplu taşıma ile entegrasyonu ve iyileştirilmesi. Dünyadaki gelişmeler de bu doğrultuda. Ama anılan projede neden sadece “doğal gaz-hibrit” denmiş de elektrikli araçlar anılmamış anlamadım.

Belki de takip ettiğim kaynaklarda yeterli bilgi yoktu, ama aşağıdaki haber ilginçti…

Eylül 2009’da dünyanın en büyük otomobil fuarı olan 63. Frankfurt Otomobil Fuarı’nda Renault, Megan II Sedan’ın yerine üretimine başlanan Flunce’ın dünya  lansmanı yapıldı. Ve… Türkiye’de bir ilkin gerçekleşeceği duyuruldu: Oyak Renault’nun dünyada sadece Bursa’da ürettiği Fluence modelinin elektriklisi de Türkiye’de üretilerek öncelikle İsrail ve Danimarka’ya ihraç edilecek...

Gelişmeleri izliyorsunuzdur çok değil 10-15 yıl sonra yollarımızı elektrik enerjisini kullanan araçlar kaplayacak. Özel pillere elektrik enerjisi doldurulacak ve araçlar gücünü elektrik enerjisinden alarak hareket edecek. Çocuklar, bugün oyuncak olarak sahip olmak istedikleri, pilli arabaları kullanacaklar. Bu varsayım; önemli bir değişim ve dönüşüm süreci yaşanacağı anlamına geliyor.

Oya TorumAslında elektrikli araçların geçmişi çok eski. Bilinen ilk çalışmalar 1832-1839 yılları arasında İskoçya’da yapılmış. 19.yy sonlarında da İngiltere, Hollanda, Fransa, Amerika’da benzer faaliyetler sürdürülmüş.  Amerika’da 1897’de elektrikli taksiler hizmete girmiş, 1902’de elektrikli fayton kullanıma sunulmuş. (**) Ancak, o günlerin elektrik depolanan pillerinin hücreleri tekrar doldurulamıyor, bitince değiştirilmesi gerekiyordu. Araştırmalar sürdürüldü, şarj (dolum) edilebilir piller geliştirildi, artık, yeni gündemi “şarj edilebilir piller” oluşturuyor. Elektrikle şarj edilen arabalara “elektrikli araçlar” (Electrical Vehicle) deniyor. Bunlar kısaca “EV” olarak adlandırılıyor. Araçlar da pillerinin performansına göre; kısa, orta, uzun menzilli olarak ayrılıyor ve tasarımları da fiyatları da farklı hiç kuşkusuz.

Yeni bir süreç başlıyor

Bu yeni süreç yeniliklerle dolu! Ulaşım araçlarındaki enerji kaynaklarının değişimi yeni bir endüstriyel süreci başlatıyor: Elektrikle doldurulan pil ya da batarya üretimi… Belki yeniçağ, pil çağı adıyla anılacak! Bu çağda, sadece arabalar değil, neredeyse her şey şarj edilebilir pillerle çalışacak…

Sıvı ya da fosil yakıtla hareket eden araçlarda (otomobil, kamyon, otobüs, motosiklet vb) doldurulabilen enerji ihtiyacı nedeniyle elektriğe bağımlık başlayacak. Mevcut otomotiv sanayi petrolle çalışan motorlara göre dizayn edilmiş. Artık bu sistemler değişiyor. Elektrikli arabalarda, yağ filtresi ve yağ değiştirilmiyor, benzin deposu yok, egzoz yok, çevre kirliliği yok, gürültü yok… Petrol ağaları ve onların beslemeleri de yok ama yeni enerji tüccarları, belki de geleceğin egemen diktatörleri var. Bir de yedek parça ve satış sonrası servisleri olan devasa bir yan sanayi var… Olayı böyle değerlendirdikten sonra; milyonlarca elektrikli araç üretileceğini düşündüğümüzde sektörün en ciddi sorunlarından biri olarak pillerinin dolumu gerçeği karşımıza çıkıyor…

Dolum işinin arkasında ise güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, nükleer enerji var. Tabiî ki güneş panelleri, rüzgâr değirmenleri, hidro-elektrik santraları, nükleer santralarla beslenecek ‘pompalarla’ dağıtım yapılacak.

Yeni iş alanları açılıyor

Bu dönüşüm döneminde hükümetlerden çözüm beklenirken, mevcut araç sanayi ve fason üretim yapan KOBİ’ler için tehdit oluşturduğu kadar küçük girişimciler için de bazı fırsatlar getirmektedir. Bu fırsatları yakalayıp, proaktif davranarak yeni iş alanlarına girmek hazırlanmak mümkün görünüyor. Süreci iyi tanımlayıp, sürecin aşamalarından birine ya da tedarik zincirinin halkalarından birine takılabilme olasılıklarını irdelemek gerek. Karşılaşılacak sürecin ana faaliyetlerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

- Mevcut araçların elektrikli araçlara dönüştürülmesi
- Dolum tesisleri, dolum tesislerinin bakımı, dağıtımı, ruhsatlandırılması
- Depolama, dağıtım, lojistik, parça temini, bakım, revizyon, tamir
- Güvenli kullanım, sigorta, regülasyonların ve mevzuatın oluşturulması
- Yeni otopark yerleri ve sistemleri tasarlanması
- Kiralama, leasing sistemlerinin oluşturulması
- Pillerin değiştirilmesi, tamiri, atıkların ayrıştırılması
- Takip, kontrol, denetleme sistemleri, vergilendirme
- Hizmetler için yazılım, IT altyapısı
- Temel eğitim, üretim ve bakım elemanlarının eğitimi…

Tüm bu aşamalarda yeni projeler oluşacak ve istihdam alanları açılacak. Askeri ve sivil kuruluşlar, yerel yönetimler, tüm sektörler nasıl etkileneceklerini şimdiden düşünmeli, projelerle hazırlanmalılar. Örneğin; sürdürülebilirlik konusunda öncü olan havacılık sektöründe havalimanlarına baktığımızda bir an için tüm yer hizmet araçlarının elektrikle çalıştığını düşünün, ne büyük devrim olur değil mi?

Aslında bu hareket batılı pek çok havalimanında başlatıldı. Tıpkı golf sahalarında kullanılan arabalar gibi yolcu terminallerdeki yolcu taşıyan araçlar, bakım hangarlarında ve hangarlar arası taşıma yapan araçlar yıllardır kullanılmakta.

İddialar var

Sony Pictures tarafından çevrilen “elektrikli arabayı kim öldürdü?’ isimli belgesel film Amerika’da en ses getiren yapımlardan biri olmuştu. Filmde; bir yandan küresel ısınmanın yol açtığı iklim değişiklikleri, petrol ve nükleer enerji paylaşım savaşlarına, diğer yandan yükselen petrol fiyatlarına dikkat çekiliyordu. Bir de iddia ortaya atılıyordu: İddiaya göre Amerikan Başkanı George Bush, Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın da desteklediği petrolcüler 90’lı yılların başında elektrikli araba projesini engellemişlerdi.

Amerika’da ve dünyada elektrikli araçların yaygınlaştırılması için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olan (Electrical Vehicle Associatoin) EVA’nın başkanı Dave Goldstein, bazı petrol şirketlerinin, elektrikli otomobillerin ‘işe yaramaz’ olduğu fikrini yaymak için 200 milyon dolarlık bir kampanya düzenlediği söylentilerinin yayıldığından bahsediyordu. Hatta, 90’lı yılların başında üretilen ve çok rağbet gören Toyota RAV4-EV, General Motors EV1, Honda EV Plus gibi elektrikle çalışan modellerin imha edildiği rivayetler arasında.

Yine iddialara göre petrolcüler ve otomobilciler pazar paylarını ve ellerindeki büyük yatırımlarını kaybetmemek için EV’lerin üretimini de satışını da yaygınlaşmasını da engelliyorlar. Ancak, hızla büyüyen Çin ve Hindistan ekonomisinin artan petrol tüketimi, fosil yakıt taleplerini ve dolayısıyla küresel ısınmayı artıyor. Giderek dünyanın petrol rezervleri azalıyor. Bu gelişmeler ise şirketleri politika değiştirmeye zorluyor.

Elektrikli arabaların pillerinin geliştirilmesi için sektöre büyük paralar döküldü. Yatırımcı kazanmak ve hızlı sonuç almak ister. Fakat, geçişe engel olan ana konu mevcut düzen… Geciktikçe yatırım maliyetleri artmaktadır. Bu da pilli araçların fiyatlarına yansımaktadır. Elektrikli taşıtlarda kullanılan piller, üretimin en yüksek maliyetini oluşturuyor. Kısır döngü söz konusu: Büyük şirketler seri üretime giremiyor, seri üretim olmayınca pil maliyetleri düşmüyor, düşmeyince de seri üretim olmuyor…

Bazı gelişmeler

EV sanayi, yüksek teknoloji ve altyapı gerektirdiğinden çok az sayıda ülkede çok test amaçlı üretilmekte. 90’lı yılların başında California Eyaletinde ‘Sıfır Emisyon’ uygulaması yürürlüğe girmişti. Bunun üzerine büyük otomobil şirketleri, EV’ler üretmiş, kısa süre sonra her nedense, Toyota, GM, Honda gibi şirketler, üretimi yavaşlatmak zorunda kalmışlardı!

Bu arada Çin boş durmuyor, 3 büyük şehrinde, 2011’e kadar büyük hacimli dolum tesislerini tamamlamayı planlıyor. ABD eyaletlerinden Hawai eyaleti 2012’ye kadar 100.000 dolum tesisini bitireceğini açıklıyor. Çin, ArGe harcamalarına 1,4 milyar $, ABD pil üreten firmalara ve otomobil üreticilerinin üretim hatlarını düzenlemeleri için 25 milyar $ ayırmış durumda. Avrupa’da ad kuzey ülkelerinde EV’lerin üretimi ve kullanımı teşvik edilmekte.

Şu an EV kullananlar evlerinin garajlarında veya bazı merkezlerde şarj ediyorlar. California ve Havai’de yaygın dolum tesisleri var. Elektrik motorunun ve kullanılan pillerin kapasitesine göre 4-5 saati sürüyor. Altyapının genişlemesi gerekiyor.  Amerika’da, EV öncüsü California… Araç pilleri pahalı: Kısa sürede ölen pillerin yenilenmesi, araç maliyetine yaklaşıyor. Fakat bazı şirketler, hem EV’lerle ilgili araştırmalara hem de benzinle çalışıp bir süre sonra elektrik enerjisiyle yola devam eden hibrit (melez) modellere ağırlık vermiş durumdalar.

Elektrikli arabaların sözcüleri arasında Hollywood’un ünlü simalarından George Clooney ve Mel Gibson var. Gibson katıldığı televizyon şovlarında elektrikli araba kullanmaya teşvik ediyor, Clooney ise Tango model bir “EV” kullanıyor.

Dolum süreleri

Tüketiciler giderek küresel bozulma bağlamında bilinçli davranıyorlar. EV’lere talebi artırmaları söz konusu olacak mı, henüz belli değil. İnsanlar yapıları gereği çok planlı olmadıklarından, her yola çıkmadan araç pillerini doldurmayı göze alacaklar mı? Doldurma süresi pilin büyüklüğü, dolum tesisinin gücü iki temel parametreye bağlı, dolayısıyla bu süre 30 dakika ile 5 saat arasında değişmektedir. Araba sahipleri 2 dakikada bir depo benzin alıp, 300-400 km yapmak varken saatlerce beklemeye dayanabilecekler mi?

Kilometre maliyetleri

EV’lerin elektrik harcaması, bugünkü benzin fiyatlarından daha ucuz, kilometresi 2-2.5 cent gibi. Ancak, bir depo ‘elektrikle’ ortalama 150-200 km yol yapabiliyorlar. Sonra şarj edilmeleri gerekiyor.

Tahminler yapılmalı


Tüm kurumların yarına hazırlanmaları, hazırlanırken bu dönüşümden nasıl etkileneceklerine bakmaları gerekiyor.
Tahminler de yapılmalı. Ne zaman, kaç tane ne tür araç (fosil yakıtlı, hibrit, elektrikli) piyasaya çıkarılacak. Şimdilik yeni üretilecek arabaların %10’unun EV olacağı varsayılıyor.

Hükümetler makro ve mikro çalışmaları yapmak durumundalar. Hükümetler planlamaların arkasında duracaklar mı? Ne tür teşvikler sağlayacaklar? Teşvik yoluyla kaybettikleri vergileri nereden toplayacaklar? Trafiğe çıkan her bir EV’in iklim değişikliğine katkısına karşın her bir benzinli aracın götürüsü nasıl hesaplanacak?
Ve son soru: ne dersiniz, erken davranıp projelerini hazırlayanlar yeni iş alanlarının öncüleri olabilecekler mi?
                               
(*) Hibrit araç: birden fazla enerji depolayan araçlar-hem benzin hem de elektrikle çalışan araçlar
(**) http://inventors.about.com/library/weekly/aacarselectrica.htm

Enerji kaynakları değişiyor. Erken davranmak gerek

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (13)

Misafir ~ 7 yıl önce
Sayın hocam, bizim arge yatırımlarımıza bakın. Hangi şirket bu tür bir bütçe ayırıyor. Ayıran ne ayırıyor? Ayırdığını neye kullanıyor? Ya alınan patent sayıları içler acısı. Siz önlem alalım diyorsunuz. Her işimiz ALLAH'a bırakmak gibi planlamayıda ALLAH'a bırakalım.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
GEÇMİŞTE TÜRK HAVAYOLLARI ESKİ HANGARINDA ....YANİ ŞİMDİ HANGİ NUMARALI KÖRÜK YER ALIYOR BİLEMEM ..İLK HANGAR ...BU HANGARDA BEN THY ÇALIŞAN BABAMIN BENİ BAZEN HER PERSONELİN GEZDİRDİĞİ GİBİ HANGARA GÖTÜRÜRDÜ ...O ZAMANLARDA AKÜLÜ ARABALAR VARDI..ONLARA BİNİŞ ŞEKLİ SAĞ VE SOL DA BİR KOL VARDI ..BUNLARI AŞAĞI VE YUKARI KALDIRARAK DÖNÜŞLEER YAPILIR İLERİ VE GERİ GİDİŞLER YAPILIRDI..UÇAKLARIN İÇERİ ÇEKİLMESİ İLE BU BÜYÜK KAPILARI KAPATILIR.VE ARKADA SADECE ARAÇLARIN GİDİĞİ BİR KAPILAR VARDI VE ARKA TARAFTA BULUNAN MOTORE ATELYESİ VE DİĞERLERİNE GİDİŞ GELİŞ VE MALZEME TAŞINIRDI..ANCAK TEKNOLOJİ BUGÜNLERDE ESKİ DENİLEN FAKAT HİÇ KAYBOLMAYAN BİR DÖNÜŞLE SANKİ YENİ KEŞFEDİLMİŞ GİBİ ESKİYE DÖNDÜ LÜTFEN ESKİYİ İYİ ARAŞTIRSINLAR

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Türkiye de Bir çok araba üreten firma elektrikli-hybrid araba üretmeye başladı. Yenilikler halkımızın gündemne geç düşüyor. Ama büyük şirketler ne düşünüyor belli değil.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Sayin Herdem, 'AYIP OLMUYOR MU?' baslikli yazinizda ufak bir duzeltme yapmak isterim: 8 inci paragraf, son satir: Gokhan Sarigol, sponsor olarak kitabin proje sahibi olmakla beraber, kitabin tamami Kivanc Hurturk ve Stuart Kline tarafindan yazilmistir. Gerekli duzeltmnin yapilmasini saygilarimla rica ederim. Kivanc Hurturk Tuk Havacilik Tarihcisi ve arastirmacisi

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000