17 Ağustos 2009, Pazartesi
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com

Eğrisiyle doğrusuyla develer...

Kelime itibariyle başlığın bir atasözünü hatırlattığını anlamışsınızdır: Deveye neresinin eğri olduğunu sormuşlar, o da “nerem doğru ki” diye yanıtlamış...

Herkes hayatında en az bir kez bunu Türkiye’de mağduru olduğu sistemler için söylemiştir. Ağızlarda hep sakızdır: Adalet, Eğitim ve Sağlık sistemleri facia gibidir. Her gün, her birisinin eğrileri yüzünden açığa çıkmış skandalları duyarız. Düzeltebilmek adına hepimizin kendince projeleri de vardır. Sokaktaki her vatandaşa sorsanız hepsinin her birisi için muhakkak bir çözüm yolu vardır, ve aslında doğru çözüm yollarıdır da...

Ancak, genel düşünme yapımız itibariyle bir şeyleri çok iyi ve hızlı düşünüp, onlara mükemmel çözümler bulsak da, bir şeyi hep atlarız: uygulanabilirlik.

Biz bu kavramla 2005 yılında İTÜ’de karşılaşmıştık.

ABD’deki Tasarla / Yap / Uçur (Design / Build / Fly) yarışması için Günay Kahyaoğlu başkanlığında ATA-5 adında bir uçak tasarladık. Aerodinamiği, performansı vb. bir çok parametresiyle gerçekten en iyiye, en mükemmele ulaşmış bir uçaktı. Ancak bir noktayı atlamıştık: Bu uçağı nasıl üretecektik? Atölye kabiliyetlerimiz o eğimli yüzeyleri inşa etmeye uygun değildi. Bütçemiz ise dışarıda yaptırmaya... (Türkiye’nin tek uçak ve uzay bilimleri fakültesinde gerçekleştirilen bu tarz projelere sponsor olmayan büyüklere de bu yolla seslenmiş olayım...).

Nitekim uçak çok iyi bir uçak olsa da bu kavram bizi zorladı ve hakedilen başarı elde edilemedi.

Bu tarz karmaşık sistemlere daima iyi birer çözüm buluruz, ancak uygulanabilirliği, hayata geçirilebilirliği atlar, geçeriz.

Şimdi, havacılığın en önemli eğitim faaliyeti olan pilotaj eğitimi de zaten uzun yıllardır tartışılan bir konu idi. Zeki Kılıç Kaptan’ın sözleriyle tartışma iyiden iyiye alevlendi ve hep olduğu gibi tartışma yine asker-sivil karşılaşması odaklı bir köşe kapmacaya dönüştü.

Söylenen her şeyin bir doğruluk payı olabilir. Veya yanlış da olabilir.

Aşağıda yazdıklarımı kesin surette vardır diye söylemiyorum, ama yoktur demek ise çok daha büyük bir iddiadır:

Görevinin bilincinde olup eğri ve de yanlış hiçbir şey yapmayan yöneticiler olduğu gibi, görevini kötüye kullanan insanlar da muhakkak olmuştur. Zaman zaman bu insanlar mevkilerinin sağladığı güçle birilerine kıyak yapmış olabilirler.

Çok iyi eğitim veren, ideallerinden sapmayan, havacılık kültürünü özümsemiş uçuş okulları olduğu gibi, sadece cebini düşünen, kuralları ihlal eden, bir şekilde üstünü kapatan uçuş okulları da olabilir.

Yine varını yoğunu öğrencisi için harcayan, ona bir şeyler öğretmek için çabalayan uçuş öğretmenleri olduğu gibi, sadece vakit geçiren, öğrenciye bir şey veremeyenler de olabilir.

Nasıl ki, hastasına özenle yaklaşan görevinin bilincinde olan doktorlar var, ama buna keza ilaç şirketleriyle anlaşıp hastalarını denek olarak kullanan şeref yoksunu, ya da muayenehanesi dışında hastaya bakmayan paragöz doktorlar da var, aynı şekilde havacılığın her alanında, “insan” olan her yerde de buna benzer şeyler olacaktır.

Bu sadece bu alana, havacılığa, bu sektöre mahsus değildir.

O halde sorulması gerekenler şunlar olmalıdır:

İyi ve kötü nasıl ayırt edilecektir?

Sistemin denetleyiciliği, sistemin ölçme yöntem ve yolları nasıl geliştirilebilir?

Şimdi bir çok kimsenin bu konuda bir çok fikri olduğuna eminim, ancak bunlardan en uygulanabilir olanı hangisi olacaktır?

Daha fazla tartışmak, hep aynı şeyleri söylemek yersizdir. Bir pilot hava kuvvetleri kökenli de olsa, sivil kökenli de olsa, nasıl standardize edilebilir? Nasıl en iyiye ulaştırılabilir?

Özel uçuş okullarının verdiği eğitim nasıl standardize edilebilir? SHGM’nin gerçekleştirdiği denetlemelerin içeriğine neler eklenmelidir?

Bu sorulara uygulanabilir yanıtlar bulunduğunda, sistem ilerlemiş olacaktır. Peki, bu yanıtı kim bulacak, kim genişletecektir?

İşte bu noktada merkezi yönetimin oluşturacağı tecrübeli, deneyimli ve dürüst bir komisyon büyük önem taşımaktadır.

Esenlikler...

Eğrisiyle doğrusuyla develer...

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 7 yıl önce
Tevfik bey sorulariniz cok yerinde ama cevap verecekler nerede?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000