28 Nisan 2014, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • THYde uçak içinde duty free olmasına ihtiyac vardır. Hediye yada ihtiyac için yapılacak alışveriş uçak içerisinde vakit geçmesine de yardımcı olacaktır. Havaalanında yorgunluk ve zaman kısıtlaması nedeniyle duty free alışverişi yapılamayabilir. Uçak içinde böyle bir hizmet ise çok yönlü fayda sağlayacaktır.
  • oya hanım böyle yazılar ile airporthaber gibi bir sitede kendinize yer bulabildiğinize göre baya sağlam tanıdıklarınız olmalı
  • İş gereği Atatürk havalimanından sık sık Almanya ya gidiyorum. Genelde Türk Hava Yolları ile uçuyorum. Geçtiğimiz hafta bir uçuşumda toplantı için yedek gömlek almamışım. Uçakta olabilir diye düşündüm. Ne de olsa business class var, iş adamlarını düşünmüştür Türk Hava Yolları dedim. Ama uçakta duty free yokmuş. Neden diye sordum görevli bayan bilmediğini ama istersem bir çok yiyecek - içecek seçeneği olduğunu söyledi. Bazen görevlilerin bu anlamsız açıklamalarını anlamıyorum. Ben gömlek diyorum o bana kola var, su var diyor. THY gibi bir markaya yakışmıyor.
  • Sık sık THY ile uçuyorum ama uçak içinde Duty Free yok. Bunun önemli bir yolcu memnuniyetsizliği yarattığını düşünüyorum pek çok arkadaşımda bundan şikayetçi. Teşekkürler.

DUTY FREE GELİŞİYOR.

Duty free mağazalar; genellikle limanlarda, havaalanlarında, uçaklarda, gemilerde; uluslararası yolculuklarda, o ülkenin vergi ve resimlerinden muaf ürünlerin perakende satıldığı noktalar olarak tanımlanıyor. Duty free, farklı bir iş modeli olup ekonomik ve finansal ayrıcalık gibi algılanıyor. Bu ayrıcalığı Avrupa Birliği (AB) kurgusunun uzun vadede nasıl değiştireceği ise henüz belirsiz.

Biz de bu yazıda, AB’yi bir kenara bırakıp, ‘duty free’lerin ortaya çıkışı, yolcu trafiğine etkileri, yolcuların satınalma davranışları üzerinde duracağız.

Duty Free Mağazaların Ortaya Çıkşı

Duty free iş modelinin nasıl ortaya çıktığını duymuş muydunuz! Geçmişi oldukça eski yıllara dayanan bu model, II. Dünya savaşından sonra 1947 yılında İrlanda’da doğuyor. İlk duty free kiosku -mağaza bile değil- 1947’de Shannon havalimanında açılıyor. Kurucusu catering/ikram firması sahibi Brendan O’Regan... Brendan İrlanda hükümetinden özel bir izin alıyor. İzin alma nedeni  İrlanda ketenlerini, İrlanda’dan alınabilecek hatıra ürünlerini yabancı yolculara tanıtmak... 

Havacılık sektörü, bir yandan uçak yolculuğunu özendirmeye, bir yandan da havalimanı yolcu terminallerini geliştirmeye çalışırken, duty free konsepti hızla tüm dünyaya yayılmaya başlıyor. Yani, model sadece farklı bir girişimcilik olayı olarak kalmayıp, limanların gelişimini de destekleyen bir havaya bürünüyor. Zaman zaman, ‘tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar’ misali, ‘havayolu terminalleri mi alışverişleri, alışverişler mi havayolu terminallerini geliştirdi’ meselesi tartışılır duruma geliyor. Ama her ne olursa olsun alışveriş olanaklarının yolcuların ilgisini çektiği kesin. Hatta havalimanları arasında rekabet unsurlarından biri olduğu da inkar edilemez bir gerçek. Örneğin, 1940’ların sonunda, 50’lerin başında, duty free operasyonları, ufacık Shanon havalimanının, ‘hub’ olma amacını güçlendirerek, Amsterdam, Londra, Frankfurt, Paris ile rekabet etmesine yardımcı oluyor. Duty freelerin gelişiminin temelinde de havalimanlarının rekabetinin yattığını söyleyebiliriz. 1950’lerden itibaren model, ürün çeşitliliğini arttırarak pek çok ülkede, havalimanı işletmecilerinin gelir kaynakları arasına giriyor.

Hızla ululararası çıkış kapılarına, limanlara da taşınıyor. Derken uçaklar ve gemilerde de gümrüksüz satışlar başlatılıyor. Ülkelerin vergi sistemleri ve karşılıklılık prensipleri içinde ilkeler belirleniyor. Hem çıkış, hem de varış ülkelerini ilgilendiren durumlar zaman içinde kurallara bağlanıyor. KDV iadesi için sistemler kurularak, mağazalarda ya da bu iş için tahsis edilmiş ofislerde iade yapılabilir konuma geliniyor.

Duty Free Mağazacılığın Gelişimi

Duty free mağazacılık giderek, kârlı ve kazançlı bir niş sektör haline geliyor. İçki, sigara, kozmetik, parfümeri duty free’nin ayrılmazları oluyor. Yıllar içinde ürün gamları genişliyor. 1969’da Almanya, satışa sunulan ürünler arasına ‘tereyağını’ ekliyor... Veee, ‘butterfahrt’ yağlı seyahat kavramı sektör literatürüne giriyor.  Bu metaforu, yağlı müşteri anlayışı ile birleştirebiliriz! Sadece yurtdışına çıkanlar değil, yurt içindekilere de ucuzluğu ve markaları cazip gelen ürünlerin satışını arttırmak üzere Alman gemicilik sektörü ‘yağlı cruise seferlerini başlatıyor. Yani, gemilerde de duty free  mağazaları kuruluyor ve ülke karasularının dışına çıkılınca, vergisiz satış mağazaları açılarak, satışlar başlıyor. Böylece duty free konsepti, satış amaçlı, yeni bir kısa deniz yolculuğu türünü de doğuruyor.  İşte bunlara ‘yağlı turlar’ deniyor. Sonrasında ferry seferleri de geliştirilerek, Baltık, Kuzey Denizi ülkeleri rotalara dahil ediliyor.

1990’lı Yıllar

1990’lara gelindiğinde artık iş modeli iyice tutmuş ve patlama yapmıştır. Ürünler alabildiğince çeşitlenmiş, peynirler, şekerlemeler, çaylar, kahveler, her türlü giyim eşyası, aksesuar, deri, ayyakkabı, çanta, mücevher, oyuncak vb. satılmaya başlanmış, gastronomi de işin içine katılmıştır. İstatistiklere göre yolcu başına harcama miktarları her yıl artmaktadır. 1000-1200 m2’lik bir satış alanından 1.000.000 yolcu geçtiğinde yolcu başına ortalama harcamanın 18-20 €’yu bulduğu görülmektedir. 

Ancak, 1999’dan itibaren Avrupa Birliği ülkeleri için zorlu süreç başlamıştır. Gümrük duvarlarının kalkması, tek pazar-tek para ekonomisi önce duty free’leri vurmuştur. Livigno, Andorra, Samaun, Heligoland gibi küçük birkaç yerleşme dışında, Avrupa’da artık duty free yapılamamaktadır. Firmalar, ticaret odaları, hükümetler hala çözüm araya dursunlar, Uzak Doğu, Asya, Afrika ve Amerika’da satış arttırıcı her türlü yeniliğe başvurulmaktadır.

Müşteriler ve ürün kategorileri olarak değerlendirildiğinde:

Mağaza ziyaretçilerinin çoğunluğunu tatilciler oluşturmakta, vergilerin yüksek olduğu ülkelerden gelenler ile sık uçan, business-class uçan iş insanları da en çok alışveriş edenler arasında yer almaktadır.

Günümüz ürün kategorileri aşağıdaki gibi sıralanmakta, ürün çeşitleri ve satışları da yeni trendlerden etkilenmektedir:

-    Parfüm- Kozmetik: Cilt bakım ürünleri ve makyaj malzemelerindeki gelişimin olumlu etkisi yansımaktadır.

-    Alkol: Yasaklamalar ve sınırlamalar nedeniyle, satışlarda az da olsa düşüş gözlenmektedir.

-    Tütün: Sağlık açısından, hükümetlerin aldığı önlemler yüzünden satışlarda belirgin düşüşler görülmektedir.

-    Giyim-Aksesuar: Çeşitlenen ürün, marka ve rekabetten ötürü düşen fiyatların olumlu etkisi talebi ve satışları arttırmaktadır.

-    Gıda-Şekerleme: Özellikle gelişen bir sektör olup sağlıklı yaşam rüzgarı ve yerel ürünlerin pazara sunulması ile cazip hale gelmektedir.

-    Diğer (Elektronik, Kırtasiye, Hediyelikler vb): Alışveriş hacmini olumlu etkilemekte, mağaza trafiğini yükseltmektedir.

Günümüzün Gerçeği Sıcak Satış

Duty free havayolu terminallerinin rekabetinde bu kadar önemli iken, Avrupa Birliği’nde kıyametler koparken bu fırsatları çok iyi değerlendirmek gerekmektedir. Günümüzün mesleğinin SATICILIK olduğunu bilerek davranış modelleri geliştirmek mümkündür. Çünkü, ne üretirseniz üretin, ne kadar iyi hizmet verirseniz verin, ne kadar bilgili ve deneyimli hatta hünerli olursanız olun, ürünleri-hizmetleri gereği gibi sunamıyorsanız hiç bir şey ifade etmiyor... Öncelikle, çok özenli sunumun ardından müşterinin dili ile ürünleri tanıtmak; ürün özelliklerini anlatmak, bu özelliklerin müşteriye sağlayacağı faydayı göstererek satış yapmak neredeyse zorunludur. Model her ne kadar kendi kendine satış (self service) esasına dayansa da, mağaza çalışanlarının yolculara müşteri gözüyle bakması, müşteri odaklı davranması satışları arttırmanın temelini oluşturacak, ekonomiye döviz girişi sağlayacaktır. Kuşkusuz, kampanyalar, hediyelik ürünler ile satışları desteklenmektedir. Bunların yolculara duyurulmasını sağlamak da bir o kadar önemlidir.

Yolcu başına satışları arttırmaya; yolcu profillerine uygun ürünler sunmak, alışveriş süresini uzatmak, satış kanallarını genişletmek, gelen yolcuların da ilgisini çekmek, mağazaların genel tasarımı, dekorasyonun görsel çekiciliği, alışveriş kolaylığı sunulması da yardımcı olmaktadır. Müşterilerin satın alma motivasyonları olan; marka, uygun fiyat, moda, prestij, statü sağlama gibi faktörlerin gözetilmesi de satışları yükseltecektir.

Ancak herşeyin başında: müşteri odaklılık yani müşterilere İLGİ, İLGİ, İLGİ gelmektedir

DUTY FREE GELİŞİYOR.

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (6)

Yolcu ~ 3 yıl önce
THYde uçak içinde duty free olmasına ihtiyac vardır. Hediye yada ihtiyac için yapılacak alışveriş uçak içerisinde vakit geçmesine de yardımcı olacaktır. Havaalanında yorgunluk ve zaman kısıtlaması nedeniyle duty free alışverişi yapılamayabilir. Uçak içinde böyle bir hizmet ise çok yönlü fayda sağlayacaktır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
yazarlık ~ 3 yıl önce
oya hanım böyle yazılar ile airporthaber gibi bir sitede kendinize yer bulabildiğinize göre baya sağlam tanıdıklarınız olmalı

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Gömlek alamadım :( ~ 3 yıl önce
İş gereği Atatürk havalimanından sık sık Almanya ya gidiyorum. Genelde Türk Hava Yolları ile uçuyorum. Geçtiğimiz hafta bir uçuşumda toplantı için yedek gömlek almamışım. Uçakta olabilir diye düşündüm. Ne de olsa business class var, iş adamlarını düşünmüştür Türk Hava Yolları dedim. Ama uçakta duty free yokmuş. Neden diye sordum görevli bayan bilmediğini ama istersem bir çok yiyecek - içecek seçeneği olduğunu söyledi. Bazen görevlilerin bu anlamsız açıklamalarını anlamıyorum. Ben gömlek diyorum o bana kola var, su var diyor. THY gibi bir markaya yakışmıyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
yolcu ~ 3 yıl önce
Sık sık THY ile uçuyorum ama uçak içinde Duty Free yok. Bunun önemli bir yolcu memnuniyetsizliği yarattığını düşünüyorum pek çok arkadaşımda bundan şikayetçi. Teşekkürler.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000