13 Mart 2017, Pazartesi
Oğuz SÖNMEZOĞLU
Oğuz SÖNMEZOĞLU oguzsonmezoglu@airporthaber.com
  • Oğuz bey Yeni yazılarınızı heyecanla bekliyoruz
  • Oğuz Bey, yeni yazınız neden yok haftalardır?
  • Oğuz Bey, 13 Mart'tan beri yeni yazınız yayınlanmadı. Neden?
  • Bırakın Allah aşkına. Gerçekten kadına değer veren zihniyet, kendisi layık gördüğü kadar değil, kadınların layık olduğu kadar değer verir kadınlara. Sen bir yandan kadınları dini değerler diye kandır, saçı kılı bahane ederek poşete sokar gibi çarşafa, türbana sokmaya teşvik et, bir yandan da ben çok değer veriyorum ayağına yat. Toplumun en önemli öğesi olan kadını okutma, bilinçlendirme, eğitme, engellerini kaldırma, bütün bir sene umursama, 1 gün o da 150 kişiyi First Class' a upgrade ederek şov yap. Din ise onu da beceremiyorsunuz. Cennet Anaların ayaklarının altındadır diyor. Aklı başında ananın yetiştirdiği evlat olmak ne büyük bir şanstır. Onu da idrak edemez bunlar. İdrak etseler de eğitimli kişiyle uğraşmaya akılları yetmeyeceği için işlerine gelmez. Kriz olmasa bunu da hatırlamazlar. Uzun uzun yazarız ama okumak ta işlerine gelmez.

Dünya Kadınlar Günü ve Diğerleri

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlandı!

Aynı gün THY, önceden belirlediği ve normalde ekonomi sınıfında uçacak olan 150 kadın yolcusunu, yönetimin onayı ile “Business Class”a upgrade etti. Onlar için, kontuarın önüne çiçeklerle bezenmiş bir tak yerleştirildi. Kadın yolcular, bu takın içinden alkışlar eşliğinde geçirildiğinde, kendilerine B/C’de uçacakları bilgisi verilerek sürpriz yapıldı. Böylece THY, kurum olarak günün anlam ve öneminin bilincinde olduğu mesajını vererek, kadın yolcularına benzer jestlerde bulunan diğer global şirketlerden aşağı kalmamış oldu.

Lakin şu da bir gerçek ki, CEO’su ve başkanı dahil olmak üzere, yönetim kurulunun 9 üyesinden 8’i erkeklerden oluşan, yönetici kadrolarında yer alan başkan ve müdürlerinin büyük çoğunluğunun erkek olduğu, yolcuyla iletişimin yüz yüze gerçekleştiği bölüm çalışanlarının erkek nüfusunun giderek arttığı, başhostesinin bile  erkek kabin amirinden seçildiği bir havayolu işletmesinin, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yaptığı herhangi bir organizasyona şahit olmak oldukça ironik bir durum ve sanırım bu yüzdendir ki, kadın yolculara yönelik yapılan bu jesti, tıpkı daha öncekiler gibi, yalnızca ticari bir yaklaşımın parçası olarak görebildim.

Bu konuda eleştirdiğim kurumun yalnızca THY olduğu düşünülmesin lütfen. Özellikle son dönemde, birçok kurum kolektivist bir kültür yapısını benimsemek yerine, bireyci ve ayrımcı bir yaklaşımla hareket etmekte. Verdiğim örneğin bu kurumla ilgili olmasının sebebi, bu kültürel ve yapısal değişikliğin sektörde en hızlı ve başarılı (!) şekilde yansıtıldığı kurumların başında THY’nin geliyor olmasıdır.

Günümüzde işyerlerinde, kadınların uzmanlık alanlarına ve eğitimlerine bakılmaksızın, onları daha üst mevkilere yükselmekten alıkoyan ayrımcı yaklaşımların tümü, “Glass Ceiling” (Cam Tavan) adı verilen bir kavramla tanımlanmaya çalışılmakta ve bu konuda dünya genelinde birçok araştırma gerçekleştirilmektedir.  Örneğin, 2016 yılında, 36 ülkeden 5520 katılımcı şirket ile yapılan bir araştırmaya göre, global ortalamada her üç şirketten birinin üst yönetiminde hiçbir kadın yönetici olmadığı tespit edilmiş. Ne yazık ki ülkemizde de, 2012’de %31 olan yönetimdeki kadın yüzdesinin, 5 yıl içinde 11 puanlık bir düşüşle yüzde 20’lik bir orana gerilemiş olduğu görülüyor.

Oysa ki, kadınların yöneticilikteki başarı düzeylerinin ve farklılıklarının bulunmasına yönelik yapılan araştırmaları incelediğimizde, erkekler ve kadınlar arasında, problem çözme, analitik düşünme, öğrenme ve motivasyon gibi zihinsel yetiler konusunda belirgin bir fark olmadığı gibi, kadınların erkeklere oranla sözel alanda ve iletişim açısından çok daha başarılı olduğu, anlaşmaya daha meyilli ve otoriteye karşı daha saygılı olduğu yönünde tespitlerde bulunulduğunu görmekteyiz. Ayrıca, 2000’li yılların başlarında, Kaliforniya’da bir üniversite profesörü olan Roy Adler’in 22 yıllık çalışmasının sonucunda, Fortune 500 şirketlerinin kadın çalışanlarına en çok terfi olanağını sunan 25 şirketin diğerlerine kıyasla, % 18-69 arası değişen oranlarda daha karlı oldukları ortaya çıkmıştır.

Özetle; kadın çalışanların iş yaşamında karşılaştıkları engellerin ortadan kaldırılmasıyla, çalıştıkları şirketleri mevcut durumdan çok daha başarılı şekilde yönetebilecekleri düşünülebilir. Bu doğrultuda, kadın ile erkek çalışanlar arasındaki eşitlik kavramını, yalnızca toplu işten çıkarma süreçlerinde çalışanına hatırlatan işletme yöneticilerine seslenmek istiyorum:

Sadece, çalışanlarınız için değil, aynı zamanda şirketinizin karlılığı için bir şeyler mi yapmak istiyorsunuz?

O zaman, kadın çalışanlarınıza daha fazla terfi fırsatı sunun, onların sorumluluklarını arttırın, onları karar verme mekanizmalarınıza ve yönetim kadrolarınıza dahil edin! Göreceksiniz, onlardan alacağınız verim, zamanla her konuda birbirine benzeyen ve sadece üstlerinin fikirlerini onaylayarak sahip oldukları statüleri kaybetmemeye çalışan, sınırlı üretkenliğe sahip, birçok prototip erkek yöneticiden çok daha fazla olacaktır.

Kim bilir belki bu sayede, kurumlarda çalışan eşitliği anlamında bir şeylerin değiştiğine kanaat getirir, bu konuda yapılan girişimlere ve organizasyonlara daha farklı anlamlar yükleyebiliriz.

Sevgi ve saygılarımla,

“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” – Gazi M. Kemal Atatürk

Dünya Kadınlar Günü ve Diğerleri

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (6)

Mümtaz ~ 5 ay önce
Oğuz bey Yeni yazılarınızı heyecanla bekliyoruz

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kabin ~ 6 ay önce
Oğuz Bey, yeni yazınız neden yok haftalardır?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kabin ~ 6 ay önce
Oğuz Bey, 13 Mart'tan beri yeni yazınız yayınlanmadı. Neden?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Reklam kokusu ~ 6 ay önce
Bırakın Allah aşkına. Gerçekten kadına değer veren zihniyet, kendisi layık gördüğü kadar değil, kadınların layık olduğu kadar değer verir kadınlara. Sen bir yandan kadınları dini değerler diye kandır, saçı kılı bahane ederek poşete sokar gibi çarşafa, türbana sokmaya teşvik et, bir yandan da ben çok değer veriyorum ayağına yat. Toplumun en önemli öğesi olan kadını okutma, bilinçlendirme, eğitme, engellerini kaldırma, bütün bir sene umursama, 1 gün o da 150 kişiyi First Class' a upgrade ederek şov yap. Din ise onu da beceremiyorsunuz. Cennet Anaların ayaklarının altındadır diyor. Aklı başında ananın yetiştirdiği evlat olmak ne büyük bir şanstır. Onu da idrak edemez bunlar. İdrak etseler de eğitimli kişiyle uğraşmaya akılları yetmeyeceği için işlerine gelmez. Kriz olmasa bunu da hatırlamazlar. Uzun uzun yazarız ama okumak ta işlerine gelmez.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000