18 Mayıs 2009, Pazartesi
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • thy de boyle bir dısyatıda 8 saat dinlenme olurdu eftal kaptan.. ana ust te de 12 saat 5 dk evet minimum dinlenmenin 5 bilemedin 10 dk ustu dinlenmeyle ucardın.. bence cok sanslısın gecikmelele bile ana us kadar dilenmişsin.. ER seferlerinde bile 20 saat dinlenmeyle uctugumu bilirim
  • arkadaslar, tesadufen eftal kaptanin yazilarini okuyordum. benim adimla yorumlar yazilmis cok sasirdim!!! Continental da ucan ben degilim!. beni taniyanlar nerde neyle uctugumu bilirler. Lutfen kendimize gelelim...Isim vermekten korkuyorsan , baskasinin ismini hic verme.... ERTUGRUL BURSA artbursa@msn.com
  • Termal kameraları kim üretiyor acaba
  • Salgın hastalıklar hep kuşku uyandırır. Doğru bir noktaya temas ettiniz. Termal kamera satışları da maske satışlarıda patlamıştır. Bu oyunların insanların sağlığı üstüne olmasını hazmedimiyorum. Devil 06

Domuzdan Kıl Koparmak

Henüz domuz gribi ortaya çıkmadan “Milyarlarca Mikrop” başlıklı bir yazı yazmıştım. Ülkeler, kentler, toplu yaşanan mekanlar, ulaşım sektörü ve özellikle havacılık için yeni tehdit unsurların biyolojik ve kimyasal silahlar olacağına değinip, çok sayıda firmanın çok sayıda sistem ve cihaz ürettiğini belirtmiştim. Bu hatırlatmanın ardından günümüze ve yakın geleceğe, havayolu yolcularının can ve sağlık güvenliği sorunlarına ironik bir açıdan bakalım.

Sağlık ve ekonomi

Gündemdeki ekonomik kriz yetmezmiş gibi bir de domuz gribi ile uğraşıyoruz. Bu yılın ilk çeyreğinde trafik düşüşü  %20’ye ulaştı. Şimdi de, kriz ve domuz gribi el ele verdiler. Sektörlerin canına okuyorlar.

Havacılık sektörünün sacayağı sayılan uçak imalatçıları, havayolu ve havalimanlarını yönetenler para kazanmanın, gelirleri artırmanın çarelerini arıyorlar. İmalatçılar uçakları hafifletmek için çalışıyorlar. Uçağın ve malzemelerin hafiflemesi yakıt sarfiyatı ile yakından ilgili. Havayolu işleticileri de bir açmazın içindeler. Kimi koltuk sayısını artıyor. Kimi kabin içi malzemesini ve hizmetlerini azaltıyor. Yolcu terminali işleticilerine gelince onların da temel gelirleri kiralar. Onlar da, değil kira artırmak, kiraları toplamakta bile güçlükle karşı karşıyalar. Bir yandan yolcu sayısı azalırken, diğer yandan yolcunun satın alma gücü düşüyor.

Terminalin ticari işletmeleri de zor durumda kalıyorlar…

Bir de terörün yanında sağlık güvenliği nedeniyle masraflar artıyor. Domuz gribi duyulunca aniden termal kameralar her tarafı sardı. Herkes maskeler satın almaya başladı. Artık çantalarda maske var. Çok değil birkaç ay sonra, otellerin, okulların, ulaşım araçlarının, marketlerin, bakkalların hatta apartmanların bile girişlerine bu kameralardan konmayacağını kim iddia edebilir?

Belli ki ihtiyaçlar karşısında yeni bir sektör doğuyor ve yeni ironik fikirler ortaya atılıyor…

Güvenlik kontrollerinde yeni ironik fikirler

Gerek silahları ve tehlikeli maddeleri gerekse hastalıkları (virüsleri, mikropları) algılamanın en etkili yöntemlerinin görüntüleme sistemleri ile sağlanabildiği belirtilmekte. İcat edilen ve piyasaya sürülen ve yolcunun tüm bedenini tarayan sistemlere WBI (whole body imaging) deniyor. Bunlar vücudu milimetre mertebesinde kesitlere ayırarak tarıyor. Tarama sırasında yolcunun üzerinde taşıdığı her şey görülebiliyor. Hem vücut ısısı hem de görüntüsü kaydediliyor. Bu yeni teknolojinin bir sakıncası var: Çıplaklık… Yani cihazın verdiği görüntü sistemden geçenleri çıplak gösteriyor… Sistem son derece etkili olmakla beraber bir tür röntgenciliği tetiklemiş oluyor! Bu yönüyle insan hakları açısından tartışılması gerekiyor.

Domuzdan kıl koparabilecekler mi?

Herkes domuzdan kıl koparmanın peşinde koşuyor. Domuz krizi ve bütçeleri temsil ediyor!
Yüzümüzü toplu kullanım mekanlarına döndüğümüzde; güvenlik kontrolünden geçen yolcuların/müşterilerin, sözünü ettiğimiz sistemlerden, monitörlere aktarılan görüntülerinin görevliler tarafından daha net ve iyi değerlendirebilmeleri için ekranların büyütülmesi gerekmekte.

Yeni gelir kaynağı… 

Terminal ve havalimanı işleticileri için de insan görüntülerini ekrana yansıtarak güvenlik kontrollerini verimli hale getirmek üzere bir öneri geliştiriyorlar. Öneri şöyle: giden yolcular için güvenlik bankolarının arkasına, gelen yolcular için [gatelere] kapılara kocaman ekranlar yerleştirilecek. Görüntüler bu ekranlara verilecek. Böylece o sırada çevrede bulunan herkes görüntüleri görebilecek! Geçişe iki adet de turnike konacak. Turnikelerden birine 1 € atılacak. Diğeri ücretsiz geçişe açık olacak… Neden mi? Güvenlikten geçerken görüntüsünün ekranda görülmesini istemeyenler, 1€ ödeyerek, paralı turnikeden geçecekler. Çıplaklığa aldırmayanlar da ücretsiz geçişi kullanacaklar…

Orta büyüklükte bir havalimanının yolcu kapasitesinin yılda 5 milyon olduğunu ve görüntüsünü göstermek istemeyenlerin oranının %80’in üzerinde olacağını varsayarsanız, havalimanları için 3-4 milyon €’lık bir gelir sağlanacak. (1) yolcu sayısı arttıkça hem bu gelir artacak. Hem de güvenlik önlemleri daha sıkılaşacak. Çünkü sadece görevliler değil, yolcular da kontrol sürecine katılmış olacaklar... Büyük terminal işleticilerinin ellerini ovuşturduklarını görür gibi oluyorum! Düşünün 20 milyon yolcusu olan bir terminalin basit bir termal kamera ekrandan (!) 16 milyon € kazandığını…

Ne dersiniz, bu domuzlardan çok kıl kopacağa benziyor. Yukarıda da işaret ettiğim gibi yeni sektörün öncülüğü termal kameralar yaptı. Bir anda dünyadaki neredeyse bütün terminallere termal kameralar takılmaya başlandı. Acaba termal kamera üreticileri nasıl bir pazar payı öngörmüşlerdi? Şimdi ne oldu?

Giderek neler olacak?

Büyük-küçük tüm genel kullanıma açık alan ve işletmeler termal kameralarla donanacak.
Ateşi ya da öksürüğü nedeniyle seyahatten alıkonan yolcular davalar açacaklar. Çok sayıda randevuya yetişilemeyecek. Uçak seferleri aksayacak…

Belki uçak yolcularından tehdit ortadan kalkıncaya kadar doktor raporu istenecek, labrotuarlar, sağlık tesisleri, öncelikle havalimanlarının ve takiben diğer işletmelerin mimarilerine dahil edilecek… Belki okullar, oteller, eğlence yerleri, bazı işyerleri bir süre kapatılacak.

Görüntülü termal kameralarla sürpriz gelirler elde edilebilecek!

Makro düzeyde üretim daha da düşecek.

Acaba kamu otoriteleri hangi senaryo ve önlemler üzerinde çalışıyorlar? Sivil toplum örgütlerini bilgilendirerek toplumun her kesimine alınması gereken önlemleri yaygınlaştırmayı planlıyorlar mı?

Bekleyim görelim, ne de olsa büyüklerimiz daha iyi bilir…

(1) Roddy Boggus, Passenger Terminal, Mart 2009, s.12 “Boggus Talk”

Domuzdan Kıl Koparmak

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (28)

Misafir ~ 7 yıl önce
thy de boyle bir dısyatıda 8 saat dinlenme olurdu eftal kaptan.. ana ust te de 12 saat 5 dk evet minimum dinlenmenin 5 bilemedin 10 dk ustu dinlenmeyle ucardın.. bence cok sanslısın gecikmelele bile ana us kadar dilenmişsin.. ER seferlerinde bile 20 saat dinlenmeyle uctugumu bilirim

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
arkadaslar, tesadufen eftal kaptanin yazilarini okuyordum. benim adimla yorumlar yazilmis cok sasirdim!!! Continental da ucan ben degilim!. beni taniyanlar nerde neyle uctugumu bilirler. Lutfen kendimize gelelim...Isim vermekten korkuyorsan , baskasinin ismini hic verme.... ERTUGRUL BURSA artbursa@msn.com

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Termal kameraları kim üretiyor acaba

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Salgın hastalıklar hep kuşku uyandırır. Doğru bir noktaya temas ettiniz. Termal kamera satışları da maske satışlarıda patlamıştır. Bu oyunların insanların sağlığı üstüne olmasını hazmedimiyorum. Devil 06

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000