06 Eylül 2010, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • sefa abi senin ehliyetin varmııı...
  • Butun arkadaşlara tavsiye ederim,kebap yemeye sofulara gidin
  • Merhabalar Son alınan habere göre, DHMI ile davası devam etmekte olan SERTUR AIR a ait hangar TARKİM e dava sonuçlanmadan verilmiştir. Mahkeme de dava devam ederken bu işlemin yapılması ne kadar doğrudur? Ayrıca Daha önce de Uzan ailesine ait olan hangarı da bir hülle ile ele geçirdikten sonra BORA Jet’e devreden , hangar ticareti yapmakta olan bir firmaya, ikinci hangar kiralamak DHMİ nin hangi yönetmeliğine uygundur.
  • Sefa abi o kebapçılar senelerdir orada. İstanbulun en lezzetli ve ekonomik kebaplarını göze de hitap eden bir sunumla yiyebilirsiniz akşam saatlerinde giderseniz birçok tanıdık simayada rastlarsınız.Kendilerine has bir dünyaları var çok kimsede orayı bilmez ......

DİKKAT EDİN, FENA DAYAK YERSİNİZ..!

Geçtiğimiz günlerde, Fatih Sofular Caddesinde oturan annemi ziyarete gittim... Vatan Caddesinden Aksaray’a gelip, Sofular’a sapan kavşağı döndüğümde karşıma; aynı sokakta yan yana dizilmiş 8 tane büyük kebapçı dükkanı çıktı. Şaşırmamak olanaksız!
Aynı sokağa yan yana sıkışmış bu kadar çok kebapçı; nasıl iş yapar, nasıl para kazanır diye merak edip sorduğumda; önce birinin gelip sokağa yerleştiği, sonra diğer hemşerisinin bu dükkanın iyi iş yaptığını düşünerek orada onun da yeni bir dükkan açtığı ve sonra bu rekabet ortamında hemşerilerini görenlerin tasını toprağını satıp aynı yerde dükkan açtıkları anlatılıyor.
 
Bu kadar dar bir alanda, bu kadar kebapçı bulunması çok ilginç. O sokakta biraz yavaşlayıp çevrenize baktığınızda; sizin kebapçı aradığınızı sanacak ve anında önünüze atlayarak; “Abi buyurun, harika kebaplarımız var “ diyerek arabanızı park etmek için kapınıza hücum edeceklerdir.
 
Ne kazanır bunlar? diye kendi kendime söylenerek, sokağı geçip gittim...
 
 
Bunları sizlere anlatmamın nedeni; ülkemiz insanlarının genetik yapılarından kaynaklanan bir sorunu açığa çıkartmak... Biri, bir yerde bir işyeri açmasın, hemen oraya akın başlıyor ve biri birini yemeye başlıyorlar. Bu durum; kebapçılarda, marketlerde, taksicilerde, eczanelerde, okullarımızda, havayolu şirketlerimizde, MRO merkezlerimizde hepsinde böyle...
 
Bir örnek vermek gerekirse; Türkiye Avrupa ve Ortadoğu’nun bakım merkezi olma yolunda ileri adımlar atıyor. Hemen birileri çıkıyor; SHYO’larının mezunları bir dolu sorunlarla boğuşurken, “uçak teknisyen yardımcılığı” gibi literatürde yeri bile olmayan kadrolar yaratıyorlar ve gazetelere ilan vererek öğrenci avına çıkıyorlar.
 
Bu alanda büyük ihtiyaç varmış söylentisi, bir çok üniversiteyi harekete geçiriyor ve bu üniversiteler havacılık dalında yüksek okullar açmaya başlıyorlar.
Bu konuda ders verecek yeterli sayıda hoca var mıdır? Teorik bilgi yeterli olacak mıdır? Uygulamalı çalışmaları nasıl ve nerede yaptıracaksınız? Bunlar fazla düşünülmüyor, önce bölümleri açalım sonra geliştiririz diyorlar.
 
Aynı, kebapçı örneğinde olduğu gibi; bir dolu okul açılıyor ve bu okullardan mezun olanlara iş vaat edilerek öğrenci avına çıkılıyor.
Bu gençlere, okullarını bitirdiklerinde, şirketler; “Buyurun sizi bekliyorduk nerede kaldınız?” demeyeceklerdir. Okulların yöneticileri ise; “Biz mezun edelim, gerisini onlar çözsün” mantığıyla, bir dolu işsizin yanına bu gençleri de iterler. 
 
 Pilot okullarımızın ve mezunlarının sorunları ortada iken, şimdi de aynı sorun diğer havacılık branşlarında öğretim verecek okullarımızda ve mezunlarında yaşanacak gibi görünüyor.
 
Bu türden onlarca örnek verebilmek olanaklı iken, son günlerde gündemde olan ve iç hatlara girmeye çalışan özel havayolu şirketlerimizin durumunu, sizin de değerli yorumlarınızla birlikte değerlendirmek istedim.
 
Sivil havacılığımız, her zaman söylediğim gibi; alt yapısal sorunlarına karşın son hızla koşmakta. Otorite ve bazı kalemşorlar, alt yapısal sorunların çokluğunu kabul etmese de, bu bir gerçek...
Aslında; bardağın diğer yanına bakmadığınızda, bu görüntüye şapka çıkartabilmek mümkün. Bu nedenle, bu kişilerin sivil havacılığımızın görsel yönünün etkisi altında kalmış olabilmeleri mümkün. Hoş görmek gerekir. Zamanla öğreneceklerdir. Konumuza dönelim;  
 
Aynı Sofular’daki kebapçılar gibi, biri birinin ardına açılan şirketlerimizi bu sene zor günler bekliyor. Uçaklarını wet lease –dry lease olarak kiraya vermekle ünlenen ve kendilerini havayolu diye tanımlayan, benim ise; Rent-an-Aircraft diye tanımladığım bazı şirketlerimizin yanında charter uçuşları yapan şirketlerimiz de iç hatlara girmeye soyundu. Öncelikle hepsine başarılar diliyorum.  
 
Serbest piyasa koşullarında, benim başarılar dilememin çok anlamı yok. “Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan da olmasınlar” diyerek, onların da bildiğini sandığım, ama, benim anlayamadığım bir hırsla iç hatlar sevdasına kapılmış bu şirketlerimizi uyarmak gerekiyor.
 
Dikkat edin, fena dayak yersiniz... Bakın şimdi; AHL’de pazarı tümüyleTHY kapmış. Devletin de desteğiyle tek oynuyor. Sabiha Gökçen’de ise Pegasus egemenliği tartışılmaz. İzmir’de Sun Express pazarın hakimi. Ankara’da Anadolu Jet’i tek geçerim. Bu şirketler iç hatları olduğu gibi götürüyor. Bunların arasına girmek büyük risk olur.
 
Türkiye’ye iç hatlarda tarifeli sefer yapacak yeni katılımlarla 11’e çıkacak şirket sayısını çok ve gereksiz buluyorum. Bu tür tarifeli seferlerin, IATA kuralları gereği yaz ve kış dönemleri, ayrı, ayrı değerlendirilebilir. Yaz veya kış dönemleri veya her ikisi de olabiliyor. Kısaca hangi dönem için ne açıkladıysan uçmak zorundasın. Yolcunun yeterli olup olmadığına bakılmaksızın tek yolcun bile olsa, o seferi yapmak zorundasın. Bu bir gerçek.
 
Bir gerçek daha var ki bu da; gecikmeler, bakım eksiklikleri, teknik nedenli geriye dönüşler gibi aksaklıklarda, anında medyanın ağına düşecek ve afişe edileceksiniz.Lease operasyonlarınızda bunlardan maalesef haberimiz olamayabiliyor. Kol kırılıp, yen içinde kalıyordu. Ama, artık öyle olmayacak ve devamlı irdeleneceksiniz. Bu nedenle; adınız, ticari itibarınız ve güvenirliliğiniz sorgulanacak.
 
İç hatlarda piyasayı kapmış şirketlerin arasından uçağı doldurarak onlarla rekabet etmek güç olacak. Ancak; en az 2 sene zararı göze alabilecek şirketlere bir sözüm olamaz. Zamanla dayak yiye, yiye atmayı öğrenir ve diğerleriyle rekabet edebilirler. Bu şirketlerimizin arasında değil seneler, finansal yönden bir sezon bile dayanamayacak şirketler var. Çünkü; Pegasus’un 19 TL Onur Air’in 49 TL Sun Ekspresin 49 TL ve THY’nin 59 TL’lik fiyatlarıyla başlayan tarifeleri ile rekabet edebilmek, bu şirketlerimiz için ilk senelerde bence mümkün görünmemektedir.
 
Yolcudan alınan her 100 liranın;18 lirasını devlete, 6 lirasını Havalimanına ve 5 lirasını da Euro Control’e kaptıracağınızı unutmamanız gerekiyor. Ayrıca bu iç hat yapılanmasında, acentelerle çalışacak ve havaalanlarında ofisler açmanız gerekebilecek.
 
Daha da önemlisi; iç hatlarda yılın sadece Temmuz ve Ağustos aylarında yoğunluk yaşanıyor. Şu an iç hat seferi yapan 8 şirketin promosyon el fiyatlar uygulayarak biri biriyle kıyasiye rekabet ortamında olduğu bir gerçekken, iç hatlara yeni katılan şirketlerin bunların arasından ekmeği kapması için mucize lazım. Bu nedenlerle bu iç hatlar piyasasına yeni katılacak olanların bir daha düşünmesinde ve yol yakınken dönmelerinde yarar var.
 
Tüm okurlarıma ve şirketlerimize iyi bayramlar diliyorum.
DİKKAT EDİN, FENA DAYAK YERSİNİZ..!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (12)

Misafir ~ 6 yıl önce
sefa abi senin ehliyetin varmııı...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Butun arkadaşlara tavsiye ederim,kebap yemeye sofulara gidin

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Merhabalar Son alınan habere göre, DHMI ile davası devam etmekte olan SERTUR AIR a ait hangar TARKİM e dava sonuçlanmadan verilmiştir. Mahkeme de dava devam ederken bu işlemin yapılması ne kadar doğrudur? Ayrıca Daha önce de Uzan ailesine ait olan hangarı da bir hülle ile ele geçirdikten sonra BORA Jet’e devreden , hangar ticareti yapmakta olan bir firmaya, ikinci hangar kiralamak DHMİ nin hangi yönetmeliğine uygundur.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 6 yıl önce
Sefa abi o kebapçılar senelerdir orada. İstanbulun en lezzetli ve ekonomik kebaplarını göze de hitap eden bir sunumla yiyebilirsiniz akşam saatlerinde giderseniz birçok tanıdık simayada rastlarsınız.Kendilerine has bir dünyaları var çok kimsede orayı bilmez ......

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000