08 Aralık 2014, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • sıyasetın burokrası uzerınde etkinlıgı oldugu surece sn. bırdal napsın..bakan yada başbakanın seyahatlerınde dhmi den ucak talep edıldıgınde hayır mı dıyecekler..tabıkı imkansız bır durum bu... onun ıcın devletı yonetenlerın bu konu uzerınde tıtızlıkle durmaları gerekır kı uçak talep etmesınler, ucaklarda planlanan gunlerınde ucuş kontrol gorevlerını ıfa etsınler..sn bırdalda muşgul durmda kalmasın..
  • Her meydanda ıls cat III var da sizin haberiniz yok.
  • O. Birdal dik duramaz çünkü hiçbir kamu resmi müsteşar yetkili duramaz özel şirketlerin dik duramadığı bir ülkede devirde o kişiden bunu istemek ne derece doğru bir günde görevden alırlar alimalllah
  • Kahramanmaraşa coğrafi nedenlerden dolayı ILS tesis edilemiyor. ILS'in parçası olan LOCALİZERin Kahramanmaraş'a tesis edilmesi halinde Son günlerde sıkça yaşanan meteorolojik nedenlerden dolayı oluşan iptal,rötar ve divertler ortadan kalkacaktır.

DHMİ UÇAKLARININ GÖREVİ VIP UÇUŞ YAPMAK MI?

Meteorolojik koşullar hava ulaşımının emniyetinde  belirleyicidir. Kar yağışı, CB bulutları, sis vs.… Havacılık endüstrisi hava koşullarından kaynaklanan aksaklıkları, yani iptal ve rötarları, önlemek için birçok seyrüsefer yardımcı cihazı teknolojisi geliştirmiştir.

Düşük görüş koşullarında uçakların inişlerini sağlayabilmek için geliştirilen aletli yaklaşma sistemleri bugün uçakların sıfır görüş şartlarında (CAT 3 C) inişini sağlayacak imkanlar sunmaktadır. Ancak buna rağmen hava koşulları ile mücadelede yüzde yüz etkin bir yöntem yoktur. Dolayısıyla birçok ülkede kış aylarında uçuşlarda aksamalar, saatler ve hatta günler süren aksaklıklar ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’deki havaalanları alt yapı açısından son yıllarda ciddi yatırımlarla güçlendirilmiştir. Ancak bugün yukarıda bahsettiğim en gelişmiş yaklaşma sistemi olan CAT3’un C seviyesi sadece bir havalimanında (Atatürk) kullanılmaktadır. Esenboğa Havalimanı’nda da aynı sistem var olmasına rağmen sistem devre dışı kalmış ve CAT 2 seviyesine inilmiştir.

Onların dışında Türkiye’deki havaalanlarında  43 adet ILS (- Aletleİniş Sistemi), 61 adet VOR (VHF Frekans Bandında Çalışan Çok Yönlü Radyo Seyrüsefer Yön Cihazı), 108 adet DME (Uzaklık Ölçme Cihazı) ve 66 adet NDB (Yönlendirilmemiş Radyo Feneri) olmak üzere toplam 304 adet seyrüsefer yardımcı cihazı ve kolaylığı bulunuyor. (Kaynak:DHMİ 2013 faaliyet raporu)

İlk bakışta bu cihazların birçokları için pek bir anlam ifade etmediğini söyleyebiliriz. Ancak ILS sisteminin havacılık açısından ne denli önemli olduğunu 1994’te Van’da, 2003’te Diyarbakır’da ve 2007 yılında Isparta’da yaşanan kazalar sonrasında bir kez daha gördük. Tabi ki bu üç kazanın sebebi tek başına, gelişmemiş seyrüsefer sistemleriydi diyemeyiz ancak bu kazalardan sonra hep ‘ Neden ILS yoktu’ tartışmalarını da yaşadık.

ILS tartışması özellikle Isparta kazasından sonra sıkça gündemde tutuldu. Zaten DHMİ o tarihten itibaren havaalanı alt yapı yatırımlarına ağırlık verdi. ILS olmayan havaalanlarına bu sistem kurulmaya başlandı. Ancak bugün halen Kahramanmaraş, Mardin, Siirt, Sinop, Tokat, Uşak, Balıkesir, Gökçeada, Cengiz Topel, Çaycuma, Şırnak, Kastamonu ve Bingöl’de aletli yaklaşma sistemleri mevcut değil. Belki bu havaalanlarından bazılarına sistemin kurulamamasının nedeni fiziki koşullar olabilir onu bilemiyoruz ancak DHMİ’nin modern seyrüsefer sistemlerinin kurulması için çaba gösterdiğini ve ciddi paralar harcadığını biliyoruz.

Ancak gel gelelim işin bir başka boyutuna… Birçok havaalanına modern yaklaşma sistemleri kuruluyor ancak bu sistemlerin de periyodik olarak kontrolünün sağlanması gerekiyor. İşte bu noktada da tam bize özgü bir durum ortaya çıkıyor.

DHMİ’nin elinde şu an bu sistemlerin kontrolünün sağlanması için iki adet özel uçak var. Her iki uçak da 2009 yılında envantere katıldı. TC-LAC ve TC-LAD kuyruk tescilli uçakların filoya katılmasıyla kontrol uçak sayısı 4 oldu. Bu kadar uçak DHMİ’ye fazla diye düşünülmüş olacak ki, 2011 yılında filodaki TC-LAA ve TC-LAB kuyruk tescilli Cessna Citation tipi uçaklar Başbakanlık VIP uçak havuzuna kaydırıldı! Böylelikle sürekli meydan alt yapılarına yatırım yapan, yeni havaalanlarını hizmete açan DHMİ’nin görev ve sorumluluk alanı artmasına rağmen, 1993 yılında da 2 uçakla aynı görevi yapıyordu, bugün de 2 uçakla aynı görevi yapmak zorunda kaldı.

DHMİ uçakları, yine faaliyet raporunda belirtildiği üzere 2010 yılında 899 saat, 2011 yılında 917 saat, 2013 yılında da 851 saat uçuş gerçekleştirdi.

Uçuş saatlerine bakıldığında uçakların inişli çıkışlı bir performans sergilediklerini anlıyoruz. Ancak tam da bu noktada şunu sormak istiyorum:

“Bu uçakların yaptıkları uçuş saatlerinin içerisinde sadece kontrol uçuşları mı var yoksa özel uçuşlar da var mı?”

Özel uçuşlardan kastettiğim şu: “Bu uçaklarla siyasilerin özel uçuşları yapılıyor mu?”

Bu soruyu sorarken aslında bunun cevabını az çok biliyorum. Çünkü özellikle seçim dönemlerinde birçok siyasi tarafından bu uçakların kullanıldığını, sadece seçim de değil normal zamanlarda dahi bu uçakların bir telefonla hava taksi şirketi gibi hizmet verdiğini duyuyoruz. Hatta bu durumdan DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal’ın da son derece rahatsız olduğunu ancak elinden pek de bir şey gelmediğini de biliyoruz.

Ve hatta şunu da biliyoruz ki, sadece kontrol uçuşu yapması gereken uçakların 8 koltuklu olarak dizayn edilerek VIP uçağına dönüştürüldüğü için siyasileri uçurmaktan asli görevini yapamadığını da sırf bu yüzden Bodrum Milas Havaalanı’nda ILS sisteminin kontrolünün üç aydan fazla yapılamadığını, bugün halen Hatay Havaalanı’nda kalibrasyon uçuşları yapılamadığı için yaklaşma sistemlerinin aktif çalışmadığını, sık sık arızalanan ILS sistemi yüzünden iki yıl boyunca 30 binden fazla yolcunun olumsuz etkilendiğini, havayolu şirketlerinin görüş mesafesi düştüğü için sabah uçuşlarını öğlen yapmak zorunda kaldıklarını, bütün operasyonların bundan dolayı aksadığını da biliyoruz. 

O yüzden diyorum ki, DHMİ havaalanları yatırımlarına büyük önem veriyor.  Birkaçı dışında havaalanları zarar etse dahi alt yapıları güçlendirilmeye çalışılıyor. Ancak bu sırada bu alt yapı sistemlerini kontrol etmesi gereken kalibrasyon uçaklarının asli görevlerinin dışında kullandırılması DHMİ’nin çalışmalarıyla çelişiyor. DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal’ın buna karşı koyabileceğini sanmıyorum. Burada görev Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan’a düşüyor. Onun da kalibrasyon uçaklarının sadece kalibrasyon uçuşları için kullanılmasını sağlaması gerekiyor. 

DHMİ UÇAKLARININ GÖREVİ VIP UÇUŞ YAPMAK MI?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (10)

erdınc durmazer ~ 2 yıl önce
sıyasetın burokrası uzerınde etkinlıgı oldugu surece sn. bırdal napsın..bakan yada başbakanın seyahatlerınde dhmi den ucak talep edıldıgınde hayır mı dıyecekler..tabıkı imkansız bır durum bu... onun ıcın devletı yonetenlerın bu konu uzerınde tıtızlıkle durmaları gerekır kı uçak talep etmesınler, ucaklarda planlanan gunlerınde ucuş kontrol gorevlerını ıfa etsınler..sn bırdalda muşgul durmda kalmasın..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ils ~ 2 yıl önce
Her meydanda ıls cat III var da sizin haberiniz yok.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
dik dik dik ~ 2 yıl önce
O. Birdal dik duramaz çünkü hiçbir kamu resmi müsteşar yetkili duramaz özel şirketlerin dik duramadığı bir ülkede devirde o kişiden bunu istemek ne derece doğru bir günde görevden alırlar alimalllah

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kahramanmaraş ~ 2 yıl önce
Kahramanmaraşa coğrafi nedenlerden dolayı ILS tesis edilemiyor. ILS'in parçası olan LOCALİZERin Kahramanmaraş'a tesis edilmesi halinde Son günlerde sıkça yaşanan meteorolojik nedenlerden dolayı oluşan iptal,rötar ve divertler ortadan kalkacaktır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000