20 Kasım 2017, Pazartesi
Oğuz SÖNMEZOĞLU
Oğuz SÖNMEZOĞLU oguzsonmezoglu@airporthaber.com
  • Sendikalar çalışanın hakkını işverene karşı korumak ve savunmak içindir. Bizimki hariç ! Kaybettiğimiz haklarımızı bilen biliyor zaten. Son seçimden sonra " Siz misiniz bana oy vermeyen " dedi sendika! 7 gün üst üste de uçarsin, hatta 10 gün 12 gün uçarsin , elin memleketinde ,aileden çocuğundan uzakta , bir otel odasında geçirdiğin günü istirahatten sayarım dedi. Onlarca kişinin vebadan öldüğü , dandik havayollarinin bile ucuslarini iptal ettigi Madagaskar à dà gidersin... Ordan gelirsin Sıtma riski olan başka bir yere uçarsin. Sen uç, sendika aidat toplasın, inşaat yapsın, pikniğe gitsin... Herkes yorgun ve mutsuz...
  • İyi günler.Biz havalimanlarında çalışan DHMİ hariç devlet memurlarıyız.Üniversite mezunuyuz,ortalama 3.500 tl civarında maaş alıyoruz.DHMİ çalişanları gibi EUROCONTROL tazminatı alamıyoruz.Bugün DHMİ de çalişan ilkokul mezunu EUROCONTROL TAZMİNATI ALIYOR VE MAAŞI 5.000 tl.Yılbaşında tüm kamu görvlileri hukümetin belirlediği yüzde 4 zam alacak.TL.YILBAŞINDAN İTİBAREN dhmi GN.MD.DHMİ çalışanlarına yüzde 50 zam yapıyor.bu adaletmi.Biz bu durumu hem sn.cumhurbaşkanlığı makamına hem deBrüksel deki EUROCONTROL merkezine soracagız.bu zamlar nasıl oluyor.DHMİ de çalişan havacılıkla alakası olmayan evrak memuru Eurocontrol tazminatı alıyor.Bunları Brüksel EUROCONTROL MERKEZİNE aktarıp fkirlerini almak istiyoruz.Bu durum vicdanımızı sızlatıyor.Durumu EUROCONTROL merkezine anlatıp niye böyle bir uygulama var vdiye soracagız
  • SBK BORAJET K. TAZMİNAT HAKLARIMIZI ÖDEYİN ARTIK
  • Birazda planlamadan yapilan haksizliklardan nerden bileyim temdduden filan bahsetseniz. Sizden baskasi yazmaz cunku

Delegeye Mesaj

Enron Enerji Dağıtım ve Pazarlama Şirketi, 2000’li yıllara girerken ABD’nin en büyük 500 firması arasında 7. sıradaydı. Firmanın 15 yıllık maziye sahip, 40 ülkede faaliyet gösteren bir şirket olarak o zamana dek gösterdiği başarı öylesine büyüktü ki, Financial Times Dergisi Enron firmasını, 2000 yılında “Yılın En İyi Şirketi” seçmiş, ayrıca “Yılın En Cesur ve Başarılı Yatırım Kararı” dalında bir ödüle layık görmüştü. Firma 2001 yılında da ABD’nin En Yenilikçi Şirketi ilan edilmişti. Ancak, aynı yılın Aralık ayına gelindiğinde hiç kimsenin beklemediği bir şey oldu ve Enron yöneticileri New York Eyalet Mahkemesi’ne iflas talebiyle başvuruda bulundular. Ülkenin o güne kadarki en sarsıcı iflası gerçekleştiğinde, 21.000’in üzerinde Enron çalışanı bir anda işsiz kalmıştı.

Aslına bakarsanız, her zaman Enron örneğindeki kadar yıkıcı olmasa da, uluslararası düzeyde birçok şirketin kendi geleceğini doğrudan etkileyen stratejik kararlarda hata yapabildiğini, bazen de alınan hatalı kararların başlangıçta yalnızca şirket çalışanlarına olumsuz etki yaptığını söyleyebiliriz. İşte bu aşamada, yani yöneticilerin aldıkları kararlarda kaza yapma lüksüne karşın, çalışan kesimin bir nevi stepnesi olmuştur sendikalar. Ancak, işçi kesimin üzerindeki etkisini günden güne arttırarak hissettiren kapitalist baskılar bu garantörlüğün genel yapısını global anlamda farklılaştırmaktadır. Günümüz şartlarında, sendikal faaliyetlerin “sosyal diyalog” çerçevesinde gerçekleştirilmesi, çözüme kavga etmek yerine konuşarak uzlaşmaya çalışılması ne denli doğruysa, sendikal demokrasinin sendikal bürokrasiye dönüştürülmesi, sendikaların etkisizleştirilerek bir anlamda yönetimin sözcüsü haline getirilmesi de bir o kadar yanlıştır.

Ülkemizde Sivil Havacılık sektörü de, bu açıdan ne yazık ki benzer bir durumla karşı karşıya. Geçtiğimiz günlerde 28. Hava-İş Olağan Genel Kurulu gerçekleşti ve sonuç neredeyse herkesin tahmin ettiği şekildeydi. Sonrasında bir anlamda sular duruldu ve ardından daha öncekilerde olduğu gibi maaş farkları konuşulmaya başlandı bile.

Peki Hava-İş Sendikası gerçekten bugüne kadar genel başkanının da seçim öncesinde sürekli dile getirdiği şekilde çalışanını her fırsatta kollamakta mıydı, yoksa Toplu İş Sözleşmesi dönemlerinde havayolu yönetiminin baştan vermeye niyetli olduğu zam oranlarının yüksek sesle duyurulmasının dışında, çalışan açısından bariz etkisi olmayan bir kurum muydu?

Bana kalırsa, sonucundan çok satır aralarında yaşananlarla dikkati çeken bu seçim sonrasında asıl merak edilen konu işte budur. Yani sendikanın “en azından bundan sonra” gerçek misyonuna sadık kalıp kalamayacağı, çalışanları haksızlıklara karşı ayrımcı zihniyetten uzak, koşulsuz müdafaa edebilecek bir duruşa sahip olup olamayacağıdır. Sendika bu sorunun cevabını, önümüzdeki dönemde çalışan kesimin yararına gerçekleştireceği, gerçekten “nitelikli” diyebileceğimiz faaliyetlerle verebilmelidir.

Bugüne kadar ödemiş olduğu aidatlar sayesinde gitmeye hak kazandıkları Abant gezilerindeki sucuk-ekmeğin tadı hala damağında olan, özel günlerde kendilerine verilmiş cüzdan, takvim, ajanda, kalem, vb. hediyeler sayesinde sendikadan beklentilerinin karşılandığını düşünen bazı dostlarım belki bu yazdıklarıma sitem edeceklerdir. Lakin, geçtiğimiz yıldan bu yana “işletmesel gereklilik” bahanesiyle iş akdine son verilen ve kısa süre içinde işe iade davalarını kazanmış, haklılıklarını hukuk nezdinde ispatlamış birçok insan, sendika çalışanlarının seçim propaganda malzemesi olarak öne sürdüğü bu konuda aslında ne denli yetersiz, hatta bilinçli bir şekilde duyarsız kaldığını yaşayarak öğrenmiş olduğundan, bu satırları okurken benim ne demek istediğimi gayet iyi idrak edeceklerdir.

Genel Kurul’un galibi olmasına rağmen, 10.000’den fazla üyenin yer aldığı Uçuş İşletme delege seçimlerinde yalnızca %23’lük bir oranda oy toplayabilen mevcut Hava-İş yönetiminin, bu sonuçtan bir ders çıkartacağı muhakkaktır. Ancak öncelikle bu sonuçtan ders çıkartması gerekenler, Sendika Yönetimi’nin Uçuş İşletme’yi temsil eden bireyleridir. Çünkü buradan elde edilen çıkarım şudur: THY’nin gerek kokpit, gerekse kabin personelinin çoğu, Hava-İş Sendikası’nın ve delegelerinin şimdiye kadarki çalışmalarını kendi haklarının savunulması, korunması ve kendilerine gereken desteğin sağlanması açısından yeterli görmemektedir.

Ben de bu teşkilatın bünyesinde halen görev yapmakta olan ve asıl mesleği uçuş personeli olan dostlarımıza içinde bulundukları bu duruma yönelik seslenmek, onlara naçizane tavsiyemi iletmek istiyorum:

Değerli Dostlar,

Sizler, halen görev yapmakta olduğunuz kurumunuz ve sizler gibi emekçi arkadaşlarınız için faydalı olabilmek adına, idealist düşüncelerle bu sendikanın bir parçası oldunuz. Lakin görünen odur ki, belki de karşılık beklemeksizin emek verdiğiniz bu görevlerinizde, şahsınıza ve bu sektörde çalışan arkadaşlarınıza fayda getirememektesiniz.

Bunca yıldır işini en iyi şekilde yapmaya çaba göstermiş bireyler olarak, bu yapı altında kişisel imajınıza daha fazla zarar vermeyiniz. Bundan sonraki süreçte, ideallerinizi gerçekleştirebileceğiniz, projelerinizi canlıya aktarabileceğiniz, edindiğiniz bilgi ve deneyimleri kullanmanıza müsaade edecekleri farklı platformlarda çalışmalarınıza devam etmeniz, kanımca sizler adına da en doğru hareket tarzı olacaktır.”

Sevgi ve saygılarımla,

Delegeye Mesaj

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (13)

Yorgun ~ 7 ay önce
Sendikalar çalışanın hakkını işverene karşı korumak ve savunmak içindir. Bizimki hariç ! Kaybettiğimiz haklarımızı bilen biliyor zaten. Son seçimden sonra " Siz misiniz bana oy vermeyen " dedi sendika! 7 gün üst üste de uçarsin, hatta 10 gün 12 gün uçarsin , elin memleketinde ,aileden çocuğundan uzakta , bir otel odasında geçirdiğin günü istirahatten sayarım dedi. Onlarca kişinin vebadan öldüğü , dandik havayollarinin bile ucuslarini iptal ettigi Madagaskar à dà gidersin... Ordan gelirsin Sıtma riski olan başka bir yere uçarsin. Sen uç, sendika aidat toplasın, inşaat yapsın, pikniğe gitsin... Herkes yorgun ve mutsuz...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
cemil güneşl ~ 7 ay önce
İyi günler.Biz havalimanlarında çalışan DHMİ hariç devlet memurlarıyız.Üniversite mezunuyuz,ortalama 3.500 tl civarında maaş alıyoruz.DHMİ çalişanları gibi EUROCONTROL tazminatı alamıyoruz.Bugün DHMİ de çalişan ilkokul mezunu EUROCONTROL TAZMİNATI ALIYOR VE MAAŞI 5.000 tl.Yılbaşında tüm kamu görvlileri hukümetin belirlediği yüzde 4 zam alacak.TL.YILBAŞINDAN İTİBAREN dhmi GN.MD.DHMİ çalışanlarına yüzde 50 zam yapıyor.bu adaletmi.Biz bu durumu hem sn.cumhurbaşkanlığı makamına hem deBrüksel deki EUROCONTROL merkezine soracagız.bu zamlar nasıl oluyor.DHMİ de çalişan havacılıkla alakası olmayan evrak memuru Eurocontrol tazminatı alıyor.Bunları Brüksel EUROCONTROL MERKEZİNE aktarıp fkirlerini almak istiyoruz.Bu durum vicdanımızı sızlatıyor.Durumu EUROCONTROL merkezine anlatıp niye böyle bir uygulama var vdiye soracagız

Yanıtla

Kalan karakter 1000
SBK BORAJET K. TAZMİNAT HAKLARIMIZI ÖDEYİN ARTIK ~ 7 ay önce
SBK BORAJET K. TAZMİNAT HAKLARIMIZI ÖDEYİN ARTIK

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Oguz bey ~ 8 ay önce
Birazda planlamadan yapilan haksizliklardan nerden bileyim temdduden filan bahsetseniz. Sizden baskasi yazmaz cunku

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000