15 Eylül 2014, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • guzel noktalara temas etmissiniz, ancak benim hala farkli bir konuda endiselerim var, isletmeler bu verileri aninda alabilecek, iki uc yil saklayacak, taslakta bu tip bir madde yer aliyordu, hangi isletme bu sistemi kuracak, nasil parasal bir yuk getirecek, hala mechul, Yazilan yorumlardan bir tek sizinkini dikkate aliyorum, diger yorumcular havaci degil, isletmeci degil , kendi ucagina sahip bir amatorum
  • Uçakta elektriksel sorun oldu, istenilen bilgi alçalma sırasında verilemedi. Uçağı nasıl bulacaksınız? Baz istasyonlarından en az 1 km yukarda GSM alıcısı işlemiyor çünkü sistemin frekans aralığı sınırlı olduğundan aynı frekansları tekrar kullanması gerekmetedir. Baz istasyonları arasında çakışma olmaması için anteni yere doğru açılıdır ve yaklaşık her 200 m'de bir kuruludur. Siz bu antenlerden dikey olarak yükseldikçe ilgili alıcı tekrar eden bu frekanslardan dolayı hangi kanaldan iletişim kuracağını bilemeyecektir. İlgili veriyi nasıl ulaştıracaksınız? ACARS (131.725 Mhz) yada Automatic Dependent Surveillance Broadcast (ADS-B) varken neden başka? ADS-B 1090 MHz sabit frekansta civarında bulunan bir alıcı vasıtasıyla (30000 ft'te 200 km'ye kadar) her saniye ilgili hava aracının tipi, reg.no, hızı, yönü, yüksekliği, dikey hızı, hangi yüksekliğe ineceği yada çıkacağı belli oluyor. Geriye dönük bilgilere ulaşılabilir. Bkz : flightradar24.com PSSR/SSR ile son temas yeri görülmüyormu?
  • ACARS yok mu uçaklarda ACARS
  • yerli uydumuzla bizim kontrol ettigimiz verilerin disina cikilmasi durumunda spesifik konularda herturlu camura batilir. Bu nedenle kendi uydumuzla kendi gps sistemimizle takibetmek en akillicasi olur.. eger yoksa uydu baglantisini beceremiyorsak kontrol edebildigimiz cep telefonu operatorlerini secmemiz akillica olur.. zira isterseniz son teknolojiyi kullanin teknoloji sizin degilse yazicioglunun durumuda oldugu gibi koca MH ucaginin kayboldugu gibi daha coook haberler yaparsiniz

DEDİĞİM DEDİK...

Kahramanmaraş’ta BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun da hayatını kaybettiği helikopter kazasından sonra birçok konu tartışıldı.

Helikopter neden radarda görünmedi?

Helikopterdeki  çarpmaya duyarlı ELT cihazı neden sinyal vermedi?

Helikopterin uçuş güzergahını gösteren cihazlar söküldü mü?

GSM operatörleri ve  Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) koordinatları doğru verdi mi?

Bu iddialara onlarcası daha eklenebilir. Ancak tek bir gerçek var ki bu iddiaların sayısı artsa da, helikopterde uçaklardaki gibi uçuşun bütün parametrelerini kaydeden kara kutu olmadığı için bu kaza, ardı arkası kesilmeyen iddialarıyla hep konuşulacak ama belki de kesin nedeni hiçbir zaman ortaya çıkmayacak.

Şimdilerde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün bir çalışması var. Bildiğiniz gibi SHGM, 1 Ekim tarihi itibariyle görerek uçan (VFR) hava araçları için kısaca HATS denilen hava aracı takip sistemi takılmasını zorunlu kıldı.

Amaç hava araçlarının takibini kolaylaştırmak, uçuş emniyetini artırmak ve gerektiğinde uçuş verilerine ulaşabilmek…

Projenin çıkış noktası da bolca soru işareti olan Yazıcıoğlu kazası…

Sistem sayesinde hava aracının tescil işareti, konumu, sürati, irtifası vs. birçok bilgi 10 saniyede bir anlık olarak yere iletilecek ve bilgisayar ortamında takip edilebilecek. Birkaç yıl muhafaza edilecek kayıtlar geriye dönük de incelenebilecek.  Türkiye’deki uçuş okullarında bulunan uçaklar ve helikopterler dahil, görerek uçuş yapan bütün hava araçları bu sistemle yerden takip edilecek.

Ancak bu sistemin sağlıklı işleyip işlemeyeceği konusunda sektörün ciddi endişeleri var. Bir defa alt yapısı Arvento adlı firma tarafından hazırlanan sistemin sağlıklı işleyebilmesi için GSM operatörlerinin Türkiye’nin her noktasında kesintisiz hizmet vermesi gerekiyor. Örneğin Toroslar’ın üzerinde uçan bir hava aracının takip edilebilmesine olanak sağlanabilmesi için o noktalarda cep telefonlarının çekmesi gerekiyor. Peki çekiyor mu? Tabi ki bir çok noktada çekmiyor. Ayrıca Yazıcıoğlu kazasında muhabir İsmail Güneş’in cep telefonu açıktı ve iletişim sağlanabiliyordu. Sonuç ne oldu?

Farzedelim ki Toroslar’ın üzerinde uçuyorsunuz. Uçağınızdan bu sistem sayesinde yere sürekli bilgi aktarabiliyorken GSM bağlantınız kesiliyor ve o bölgeyi geçene kadar yere bilgi aktaramıyorsunuz. İletişiminizin yarım saatliğine koptuğunu varsaysanız hava aracı o sırada kilometrelerce yol kat eder ve siz hangi yöne uçtuğunu anlamazsınız. Ancak GSM sinyali yeniden alındığında uçuş güzergahınıza ait bilgiler sisteme yüklenir.  Yani bu sistem GSM sinyali alınmadığı bölgede bir kaza olursa hiçbir işe yaramıyor ve dolayısıyla amaçlanan ihtiyaca tam karşılık vermiyor.

HATS sistemini kurmak hava aracı başına 2 bin dolar maliyet getiriyor. Çok maliyetli bir iş olduğu söylenemez ancak bu sistemin işlevsel olup olmadığı yönünde  yukarıda bir kaçını ifade ettiğim gibi ciddi kuşkular var.

Aslına bakarsanız Avrupa Havacılık Emniyeti Dairesi EASA, 8 Haziran 2016’da Air Data Smart Probes

adıyla bunun çok daha gelişmiş bir sistemini zorunlu hale getirecek. Türkiye’deki hava araçları da o sistemi kullanmak zorunda kalacak. O sistemde bilgiler GSM operatörü aracılığıyla değil doğrudan uydu üzerinden aktarılacak. Dolayısıyla GSM’deki gibi kesinti de olmayacak.

Böyle bir sisteme geçilmesi için çok uzun bir süreç yok. 2 yıldan az bir zaman sonra EASA’nın şart koştuğu bir sisteme geçilecekken geçiş sürecinde çok daha ilkel bir yöntemin hava araçları için zorunla hale getirilmesinin mantıklı bir izahını ben bulamadım.

Sektörün de “ Ya EASA’nın istediği, maliyeti 5-10 bin doları bulan sistemi hemen kuralım ve o sisteme geçelim ya da 1 Ekim’de şart koşulan daha ilkel bu uygulamayı zorunlu yapmayın ” dediğini biliyorum.

Ancak talimat ve yönergelerini yayınlamadan önce sektörün görüşüne açan SHGM’nin sektörün olumsuz görüş belirttiği bir projede dayatması, görüş ve önerilerin de formalite icabı alındığını ve planlanan projenin sektörün itirazına rağmen hayata geçirileceğini gösteriyor.  

SHGM’nin sadece iki firmanın alt yapı sağlayacağı 150 civarı hava aracını kapsayan sisteme geçilmesinde sektöre rağmen dayatmasının elbet bir izahı vardır. Ancak sektörün bu konuda ciddi rahatsızlığı olduğunun bilinmesinde de fayda olduğunu düşünüyorum. Eğer bu itirazı göz önüne almayı düşünmüyorsanız ve dediğim dedik diyorsanız da boşuna Ankara'ya çağırıp insanları yormayın!

DEDİĞİM DEDİK...

Facebook Yorum

Yorumlar

Kenan Hocam ~ 2 yıl önce
guzel noktalara temas etmissiniz, ancak benim hala farkli bir konuda endiselerim var, isletmeler bu verileri aninda alabilecek, iki uc yil saklayacak, taslakta bu tip bir madde yer aliyordu, hangi isletme bu sistemi kuracak, nasil parasal bir yuk getirecek, hala mechul, Yazilan yorumlardan bir tek sizinkini dikkate aliyorum, diger yorumcular havaci degil, isletmeci degil , kendi ucagina sahip bir amatorum

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Kenan Atasoy ~ 2 yıl önce
Uçakta elektriksel sorun oldu, istenilen bilgi alçalma sırasında verilemedi. Uçağı nasıl bulacaksınız? Baz istasyonlarından en az 1 km yukarda GSM alıcısı işlemiyor çünkü sistemin frekans aralığı sınırlı olduğundan aynı frekansları tekrar kullanması gerekmetedir. Baz istasyonları arasında çakışma olmaması için anteni yere doğru açılıdır ve yaklaşık her 200 m'de bir kuruludur. Siz bu antenlerden dikey olarak yükseldikçe ilgili alıcı tekrar eden bu frekanslardan dolayı hangi kanaldan iletişim kuracağını bilemeyecektir. İlgili veriyi nasıl ulaştıracaksınız? ACARS (131.725 Mhz) yada Automatic Dependent Surveillance Broadcast (ADS-B) varken neden başka? ADS-B 1090 MHz sabit frekansta civarında bulunan bir alıcı vasıtasıyla (30000 ft'te 200 km'ye kadar) her saniye ilgili hava aracının tipi, reg.no, hızı, yönü, yüksekliği, dikey hızı, hangi yüksekliğe ineceği yada çıkacağı belli oluyor. Geriye dönük bilgilere ulaşılabilir. Bkz : flightradar24.com PSSR/SSR ile son temas yeri görülmüyormu?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
ACARS ~ 2 yıl önce
ACARS yok mu uçaklarda ACARS

Yanıtla

Kalan karakter 1000
kuscu ~ 2 yıl önce
yerli uydumuzla bizim kontrol ettigimiz verilerin disina cikilmasi durumunda spesifik konularda herturlu camura batilir. Bu nedenle kendi uydumuzla kendi gps sistemimizle takibetmek en akillicasi olur.. eger yoksa uydu baglantisini beceremiyorsak kontrol edebildigimiz cep telefonu operatorlerini secmemiz akillica olur.. zira isterseniz son teknolojiyi kullanin teknoloji sizin degilse yazicioglunun durumuda oldugu gibi koca MH ucaginin kayboldugu gibi daha coook haberler yaparsiniz

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000