07 Aralık 2008, Pazar
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Mevzuat mı değişir kanun mu değişir bilemem ama SHGM nin bu deneticilerine yetecek kadar maaş verebilmesi gerekir.Yoksa daha baştan 1-0 yenik başlar işe.Amacımız insanlara akıl vermek değil,işlerin daha mükemmel bir şekilde yürümesine yardımcı olabilmektir.Saygılarımla.
  • kesinlikle ucuz değil bu yüzden shgm bu paraları veremez bende onu söylemek istedim baskı mevzusuna gelince eminim vardır ve olacaktır sonuçta birilerinin milyon dolarlarını denetleyeceksiniz
  • Genelde düşüncelerinize katılmıyorum.Havacılık ucuz bir meslek değildir.Bir pilotun ve teknisyenin yetişebilmesi için yüzbinlerce dolar para harcanıyor.Bu kadar para ve emek harcanılan bir işte de bu alınan paralar fazla değildir.AYRICA DENETİCİLERİN ÜZERİNDE BİR BASKI OLABİLECEĞİNİ DE ZANNETMİYORUM.Eğer bu baskı varsa bu günkü deneticilerinde üzerinde bu baskı vardır.Ama buna inanmıyorum.Ayrıca THY den emekli olmuş özel sektörde çalışmak istemeyen teknisyen ve pilotlar danda bu konuda yardım alınabilir ve değerlendirilebilir.Yorumunuz için teşekkür ederim.Saygılarımla.
  • denetcilerin teknisyen ve pilot kökenli olması mutlaka olayları farklı bir boyuta taşıyacaktır ama şu an özel sektörde kaptanların 5-6 bin euro teknisyenlerinse 2bin 5 yüz 3 bin euro civarında maaş aldığı düşünülürse shgm de neden böyle bir uygulamanın olmadığını anlamak zor olmaz ayrıca denetci olduğunda kişilerin üzerinde baskı ve rüşvet olayları olacaktır o yüzden denetleme mekanızmasından ziyede patronundan temizlikçisine eğitimle bakış açısı değiştirilirse sadece kalite artar diye düşünüyorum
  • cool rumuzlu arkadaş kesinlikle teknisyen değildir hiçbir teknisyen böyle bir siteye giripte benim şirketimde ground time 25 dakika diye arızaları dailye planlıyoruz yazıp kendini ve şirketi zan altında brakmaz bu arada çayı ne zaman içeceğin mevzusuna gelince sonuçta yanında amm taşımıyorsan ofiste bilgisayar başında çok hoş olur bu arada dediğin gibi elinde malzemen yoksa o zaman mangal bile yakarsın sonuçta yas tutacak halin yok ki iki uçak ayt de yerde kalmışken güzel bir mangal partisi yapmıştık zamanında malzemeler istten gelene kadar saygılar iyi çalışmalar
  • :) kızma hemen bende özel sektörde çalışıyorum bu işler nasıl yapılır iyi kötü bilirim muhtemelende tanışıyoruzdur benim anlatmak istediğim uçağın uçması mutlaka önemli ama bizim üzerimize düşeni hakkıyla yapmamıza engel değil yeri gelir biraz geç uçar bazen uçamayabilirde bizim işimiz gerektiğinde uçağın ground timendan daha önemli ve belirleyicidir yani uçağın 25 dakikası var diye bi motor çalışmasada sefere ver diyenmi var yok o zaman sorunda yok biz işimize bakalım bu arada akşam bende rahat uyuyorum ama yaptığım işi genelde evde değil uçak başında işim bittikten sonra gözden geçiririm saygılar:)
  • Arkadaşım bir uçak seferden geldiğinde teknisyen loog-book tan arızayı öğrendiğinde yapacağı ilk iş AMM i açıp arızanın nereden geldiğini ve nasıl giderileceğini öğrenmesi gerekir.İkinci işi IPC DEN PARÇA NUMARASINI ÇIKARIP DEPO MEVCUDU OLUP OLMADIĞINI KONTROL ETMEKTİR.Bunu teknik kadrodaki bütün teknisyenler bilir.bunu tarif etmene gerek yok.Artı yazdığın yazı ile de ters düşüyorsun.Mademki işi kuralına göre yapacaksın telefonla referans alamazsın ne yapman gerektiğini AMM e bakarak yapmalısın.Sen benim yazdığım yazılardane demek istediğimi de anlamamışsın.Ben arızalara müdahale etmiyoruz demiyorum ancak vakit azlığından yakınıyorum.Çelebi veya Havaş tan bir merdiven istediğinizde en az yarım saatte geliyor.Artı özel sektörde öyle uçağı kapat git içerde bir çay iç yapamazsın.Öncelikli arıza varsa no go arızalardır.Varsa kendi şirketinin deposundan yoksa diğer şirketlerden fiatı ne olursa olsun bu parça bulunarak arıza giderilir ve uçak sefere verilir.Özel şirketler bir THY değildir.Uçağı yatırıp değiştirme şansın yoktur.Tabii bu no go arızayı bir ekip giderirken başka bir arıza varsa onu da diğer arkadaşlar giderir ve uçak sağlıklı bir şekilde sefere verilir.Tüm bu işler yapılırken de 1 saatlik süre az gelir eğer bunu belirtmek suçsa ben suçuma razıyım.Bak yukarıda cool rumuzlu arkadaşım da iz-air ve pegasus ta sefer aralarının 25 dakikaya indirildiğini belirtmiş.Senin mantığına göre bu arkadaşım da suç işliyor.Ha birşeyi daha söyleyeyim merak ediyorsan.Ben akşam eve geldiğimde kafamı yastığa koyduğumda bütün gün yaptığım işler gözümün önünden geçer ve vicdanım rahat ve huzurlu bir şekilde uyurum.Eğer sende aynısını diyebiliyorsan zaten o zaman mesele yok.SAYGILARIMLA.
  • İki sefer arası boş süreyi 25 dakikaya indirip ekiplerini ölümüne (!) koşturan Ali Sabancı umarız bir gün ahh ben ne yaptım demez..Ortaya çıkan arızlar 25 dakikada halledilemeyeceği için göz ardı edilen çok şey oluyor.ve maalesef teknik arkadaşlar " Siz sefere gidin gelin de dönüşte hallederiz zaman daha müsait .." deniyor
  • srdr kardeşim sürekli aynı yorumla zaten suçlu duruma düşüyorsun arıza giderilip sonra refarans bulunmaz sen bir arızada çalışmadan önce zaten ilgili manuele ulaşıp orda yazanları uygulamakla yükümlüsün daha sonra da o manueli referans kısmına yazarsın ki neye göre iş yaptığın belli olsun ama illaki zaman istiyorsan telefonla refaransı sor yakıtlada kaptan ilgilensin al sana aslanlar gibi bir saat geniş geniş çalış arızayı giderebilirsin yada holda alabilirsin eğer no go ise ve sen üstüne düşeni yaptıysanda uçak kalır ekip sevine sevine evine döner sende ofise gelir bir çay alır gerekli malzemeyi sipariş eder yada ts ye devam edersin ve sonunda iyi teknisyen olursun saygılar
  • Uzun zamandır yazılarınızı takip ediyorum.Bu camianın içinden biri olduğunuz belli.Yorumlarınızın çoğuna katılmakla birlikte bu son yorumunuzu çok beğendim.Aslında burada shgm nin işi çok kolay ama anlayabilecek elemanı nerede.Aç kardeşim loog-book sayfalarını bak bakalım uçağın sefer arası ne kadar.Kaç kalem arıza var.Basit bir hesap yap kafanda.BU sürede bu arızalar giderilip referans bulunup uçağa yakıt alınarak sefere verilebilirmi.Gerisi zaten çorap söküğü gibi gelir.Ama shgm de bunu anlayabilecek kapasitede eleman nerede.

DAĞ FARE DOĞURDU…

Isparta kazası hakkında yayınlanan kaza-kırım komisyon raporunun ardından yapılan ilk yorum, bildiğiniz gibi, geçen hafta bu köşede yayınlandı. Kazayla ilgili ilk değerlendirme basın toplantısı, TALPA’dan geldi.

 

TALPA, yapmış olduğu basın toplantısında kazayı değerlendirdi. Basın toplantısı gerçekten çok profesyonel olarak düzenlenmişti. TALPA’nın avukatlığını yürüten Yaşar Öztürk ve 5 kişilik kaptan pilotlardan oluşan kadroyu gördüğümde; bu kazayı tam olarak değerlendirebilecek ve birçok yanlışı ortaya koyabilecek bir ekiple karşılaştığımı düşündüm.

 

Fakat, basın toplantısını baştan sona izlediğinizde net olarak söylenmekten kaçınılan gerçekler karşısında < Dağın fare doğuracağını> anlamakta gecikmedim.

 

Raporun hepsini satır, satır okuyan ve kimse bu konuda henüz yorum yapmamışken, bu köşede geçen hafta yayınlanan yazımda raporun içeriği ve rapor hakkındaki düşüncelerimi yayınlamıştım.

Bu önemli toplantıda, benim yorumuma ek olarak farklı görüşler, farklı bakış açıları duyma-görme isteğim, ne yazık ki gerçekleşmedi.

Yorumlar, benim geçen hafta yazdıklarımdan çok daha yumuşak ve politikti.

 

Sorular bölümünde söz alarak; toplantıdaki konuşmaların, satır aralarında yatan otorite ile ilgili değerlendirmeleri açmalarını, yani, SHGM’nin denetimsel bazda eksikliğinin olup olmadığının TALPA olarak değerlendirilmesini, gazeteci kimliğimle sorduğumda, bana, kaza-kırım komisyon üyelerinin SHGM için önerileri olduğunu ve bunun yeterli olacağı yanıtı verildi.

 

Kontra soruma ise, yanıt alamadım.

 

Bu soruyu sormaktaki amacım, gerek sohbet ortamlarında gerekse toplantılar arasındaki kahve molalarında insanlar konuştuklarını ve suçlamalarını ne yazık ki, bu tür tüm basına veya topluma yönelik toplantılarda dile getiremiyor.

 

Çok ilginçtir; Airport TV ekranlarına çıkarak Isparta kazasının raporunun açıklanmasından sonra çok can alıcı açıklamalarda bulunacağını belirten ve kazayla ilgili yorum yapma durumunda olanlar, her nedense rapordan sonra konuşmuyor veya konuşamıyorlar(!).

 

Isparta kazasında, şirket yönetiminin ve suçlanan pilotun mesleki itibarını savunma durumunda olan kurumlar arasında belki ticari kaygıları yüzünden konuşamayan şirket yönetimini anlayabilirim, ama, sivil toplum örgütü konumunda tamamen bağımsız olması gereken TALPA’yı, verdikleri suya sabuna dokunmaz beyanlarından ötürü anladığımı söyleyemem.

 

Bu konunun yanı sıra Isparta kazasında hayatını kaybeden kabin amiri Çağatay Şirin’in üstünden çıkan belgeyi yayınladığımızda, bu belgenin uçağın düşme nedeni olduğu kesinlikle vurgulanmamıştır.

World Focus un kabin arıza defteri tutacağına böyle kâğıtlara hatta peçetelere yazılan bilgi notları ile yapılan bir operasyon mantığının kokpitteki direk uçuş emniyetini etkileyecek arıza defterine de yansıyabileceği anlatılmaya çalışılmışken, birçok okurun “ne var o eksikliklerde bu eksikliklerle uçak mı düşer” şeklinde anlatılmak isteneni anlamamakta direnerek yorum atmalarını anlayamadım.

 

Burada anlatılmak istenen, o kâğıt parçasındaki eksikliklerin uçağın düşmesine neden olabileceği değil, şirketin defter tutma mantalitesinin kokpitte de aynı olabileceği olasılığını göz önüne sermek amacını taşıyordu. Ve yine buradan net olarak ifade ve iddia edebilirim ki, hala birçok şirket sefer aksamasın diyerek çok önemli arızaları bile deftere yazmamakta, ekip değişikliklerinde pilotlar, Çağatay Şirin’in tuttuğu not gibi notları birbirlerine teslim ederek, illegal olarak uçuş yapmaktadırlar.

 

Çünkü, uçağın gerek kabin, gerekse kokpit arıza defterine bunlar yazıldığında mutlaka arızanın karşısındaki bölüme teknik departmanın bir yanıt yazması gerekiyor. Teknik departman o yazılan arızayı gidermeye yönelik faaliyet içine girdiğinde, en azından rötar yapılacak ve bu rötar uçağın bundan sonra yapacağı tüm seferlere yansıyacaktır.

 

Havacılıkta olmaması gereken bu tür yanlışları, sivil havacılık otoriteleri gördüğünde otorite olarak mutlaka cezalar verilmektedir.

Fakat, önemli olan yanlış vuku bulduğunda kişi veya kuruma ceza vermek değil, ceza verilecek pozisyonların önceden önlenebilmesinin üzerine yoğunlaşmaktır.


Bu nedenlerledir ki, birçok yazımda külyutmaz denetçi tabirlerini sıklıkla kullanıyorum.

Bugün bir çok banka, internet bankacılığında görevlendirdiği elemanlarını dolandırıcılıkların artması nedeniyle eski hacker’lardan seçerek kadrosuna alırken, havacılık gibi gerçekten çok profesyonel atlatmaların ve aldatmaların sergilenmesinin yüksek olduğu bir sektörde, aynı bankalardaki hacker yapılanması gibi bir yapılanmaya neden gidilmez, kesinlikle anlayamıyorum.

 

Tüm okurlarımın Kurban Bayramını kutlarım.

DAĞ FARE DOĞURDU…

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (15)

TEKNİKB ~ 10 yıl önce
Mevzuat mı değişir kanun mu değişir bilemem ama SHGM nin bu deneticilerine yetecek kadar maaş verebilmesi gerekir.Yoksa daha baştan 1-0 yenik başlar işe.Amacımız insanlara akıl vermek değil,işlerin daha mükemmel bir şekilde yürümesine yardımcı olabilmektir.Saygılarımla.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
teknikb ye ~ 10 yıl önce
kesinlikle ucuz değil bu yüzden shgm bu paraları veremez bende onu söylemek istedim baskı mevzusuna gelince eminim vardır ve olacaktır sonuçta birilerinin milyon dolarlarını denetleyeceksiniz

Yanıtla

Kalan karakter 1000
TEKNİKB ~ 10 yıl önce
Genelde düşüncelerinize katılmıyorum.Havacılık ucuz bir meslek değildir.Bir pilotun ve teknisyenin yetişebilmesi için yüzbinlerce dolar para harcanıyor.Bu kadar para ve emek harcanılan bir işte de bu alınan paralar fazla değildir.AYRICA DENETİCİLERİN ÜZERİNDE BİR BASKI OLABİLECEĞİNİ DE ZANNETMİYORUM.Eğer bu baskı varsa bu günkü deneticilerinde üzerinde bu baskı vardır.Ama buna inanmıyorum.Ayrıca THY den emekli olmuş özel sektörde çalışmak istemeyen teknisyen ve pilotlar danda bu konuda yardım alınabilir ve değerlendirilebilir.Yorumunuz için teşekkür ederim.Saygılarımla.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
para ~ 10 yıl önce
denetcilerin teknisyen ve pilot kökenli olması mutlaka olayları farklı bir boyuta taşıyacaktır ama şu an özel sektörde kaptanların 5-6 bin euro teknisyenlerinse 2bin 5 yüz 3 bin euro civarında maaş aldığı düşünülürse shgm de neden böyle bir uygulamanın olmadığını anlamak zor olmaz ayrıca denetci olduğunda kişilerin üzerinde baskı ve rüşvet olayları olacaktır o yüzden denetleme mekanızmasından ziyede patronundan temizlikçisine eğitimle bakış açısı değiştirilirse sadece kalite artar diye düşünüyorum

Yanıtla

Kalan karakter 1000
srdra ~ 10 yıl önce
cool rumuzlu arkadaş kesinlikle teknisyen değildir hiçbir teknisyen böyle bir siteye giripte benim şirketimde ground time 25 dakika diye arızaları dailye planlıyoruz yazıp kendini ve şirketi zan altında brakmaz bu arada çayı ne zaman içeceğin mevzusuna gelince sonuçta yanında amm taşımıyorsan ofiste bilgisayar başında çok hoş olur bu arada dediğin gibi elinde malzemen yoksa o zaman mangal bile yakarsın sonuçta yas tutacak halin yok ki iki uçak ayt de yerde kalmışken güzel bir mangal partisi yapmıştık zamanında malzemeler istten gelene kadar saygılar iyi çalışmalar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
srdra ~ 10 yıl önce
:) kızma hemen bende özel sektörde çalışıyorum bu işler nasıl yapılır iyi kötü bilirim muhtemelende tanışıyoruzdur benim anlatmak istediğim uçağın uçması mutlaka önemli ama bizim üzerimize düşeni hakkıyla yapmamıza engel değil yeri gelir biraz geç uçar bazen uçamayabilirde bizim işimiz gerektiğinde uçağın ground timendan daha önemli ve belirleyicidir yani uçağın 25 dakikası var diye bi motor çalışmasada sefere ver diyenmi var yok o zaman sorunda yok biz işimize bakalım bu arada akşam bende rahat uyuyorum ama yaptığım işi genelde evde değil uçak başında işim bittikten sonra gözden geçiririm saygılar:)

Yanıtla

Kalan karakter 1000
SRDR ~ 10 yıl önce
Arkadaşım bir uçak seferden geldiğinde teknisyen loog-book tan arızayı öğrendiğinde yapacağı ilk iş AMM i açıp arızanın nereden geldiğini ve nasıl giderileceğini öğrenmesi gerekir.İkinci işi IPC DEN PARÇA NUMARASINI ÇIKARIP DEPO MEVCUDU OLUP OLMADIĞINI KONTROL ETMEKTİR.Bunu teknik kadrodaki bütün teknisyenler bilir.bunu tarif etmene gerek yok.Artı yazdığın yazı ile de ters düşüyorsun.Mademki işi kuralına göre yapacaksın telefonla referans alamazsın ne yapman gerektiğini AMM e bakarak yapmalısın.Sen benim yazdığım yazılardane demek istediğimi de anlamamışsın.Ben arızalara müdahale etmiyoruz demiyorum ancak vakit azlığından yakınıyorum.Çelebi veya Havaş tan bir merdiven istediğinizde en az yarım saatte geliyor.Artı özel sektörde öyle uçağı kapat git içerde bir çay iç yapamazsın.Öncelikli arıza varsa no go arızalardır.Varsa kendi şirketinin deposundan yoksa diğer şirketlerden fiatı ne olursa olsun bu parça bulunarak arıza giderilir ve uçak sefere verilir.Özel şirketler bir THY değildir.Uçağı yatırıp değiştirme şansın yoktur.Tabii bu no go arızayı bir ekip giderirken başka bir arıza varsa onu da diğer arkadaşlar giderir ve uçak sağlıklı bir şekilde sefere verilir.Tüm bu işler yapılırken de 1 saatlik süre az gelir eğer bunu belirtmek suçsa ben suçuma razıyım.Bak yukarıda cool rumuzlu arkadaşım da iz-air ve pegasus ta sefer aralarının 25 dakikaya indirildiğini belirtmiş.Senin mantığına göre bu arkadaşım da suç işliyor.Ha birşeyi daha söyleyeyim merak ediyorsan.Ben akşam eve geldiğimde kafamı yastığa koyduğumda bütün gün yaptığım işler gözümün önünden geçer ve vicdanım rahat ve huzurlu bir şekilde uyurum.Eğer sende aynısını diyebiliyorsan zaten o zaman mesele yok.SAYGILARIMLA.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
cool ~ 10 yıl önce
İki sefer arası boş süreyi 25 dakikaya indirip ekiplerini ölümüne (!) koşturan Ali Sabancı umarız bir gün ahh ben ne yaptım demez..Ortaya çıkan arızlar 25 dakikada halledilemeyeceği için göz ardı edilen çok şey oluyor.ve maalesef teknik arkadaşlar " Siz sefere gidin gelin de dönüşte hallederiz zaman daha müsait .." deniyor

Yanıtla

Kalan karakter 1000
srdra ~ 10 yıl önce
srdr kardeşim sürekli aynı yorumla zaten suçlu duruma düşüyorsun arıza giderilip sonra refarans bulunmaz sen bir arızada çalışmadan önce zaten ilgili manuele ulaşıp orda yazanları uygulamakla yükümlüsün daha sonra da o manueli referans kısmına yazarsın ki neye göre iş yaptığın belli olsun ama illaki zaman istiyorsan telefonla refaransı sor yakıtlada kaptan ilgilensin al sana aslanlar gibi bir saat geniş geniş çalış arızayı giderebilirsin yada holda alabilirsin eğer no go ise ve sen üstüne düşeni yaptıysanda uçak kalır ekip sevine sevine evine döner sende ofise gelir bir çay alır gerekli malzemeyi sipariş eder yada ts ye devam edersin ve sonunda iyi teknisyen olursun saygılar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
SRDR ~ 10 yıl önce
Uzun zamandır yazılarınızı takip ediyorum.Bu camianın içinden biri olduğunuz belli.Yorumlarınızın çoğuna katılmakla birlikte bu son yorumunuzu çok beğendim.Aslında burada shgm nin işi çok kolay ama anlayabilecek elemanı nerede.Aç kardeşim loog-book sayfalarını bak bakalım uçağın sefer arası ne kadar.Kaç kalem arıza var.Basit bir hesap yap kafanda.BU sürede bu arızalar giderilip referans bulunup uçağa yakıt alınarak sefere verilebilirmi.Gerisi zaten çorap söküğü gibi gelir.Ama shgm de bunu anlayabilecek kapasitede eleman nerede.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000