14 Aralık 2008, Pazar
Oya TORUM
Oya TORUM torumoya@hotmail.com
  • Ben yurtdisinda yasiyorum, yazinizi okurken aglanacak halimize cok guldum. Hele Bayram gunu boyle iyi bir otelde cocuklarla , buyukleri ayirmayi hic anlayamadim. Herhalde boyle bir akillilik ancak ve maalesef bizlerin aklindan cikar. Ama sizler gibi degerli buyuklerimiz bizim milletimizden ciktigina gore bu zamanlarida gececegiz Insaallah! Bundan sonraki yazinizi da heyecanla bekliyoruz Oya Hanim.
  • Çocukların büyük bir kısmı Yaramaz ve şımarıklar. Bazen dayanılmaz oluyorlar. Oyun alanları can kurtaran oluyor. DGR'ye katılıyorum. Güneş
  • Benim bir önerim olacak Oya Hn. Havalimanında genelde bekleme süreleri ya fazla olur ya da buralara erken gelinir. Çocuklar için havaalanlarında özel bir alan olsa, çocuklar burada eğitimli görevliler eşliğinde örneğin resim yapsa, çeşitli faaliyetlerde bulunsa ve bu faaliyetler dönem dönem havalimanı sergi fuayelerinde tüm yolculara sergilense fena olmazmı ? Saygılarımla

Çocuklar ve Hizmet Sektörü

Kurban bayramını çoluk çocuk İstanbul’a yakın bir turistik tesiste geçirmeye karar verdik. Önce Şile tarafında bir tesiste rezervasyon yapmaya kalkıştık. 6 yaş üstü çocuklar için %50 ücret aldıklarını söylediler. Ücret alıyor ama ilave yatak veremiyorlardı… İnanamadık. Acentemiz aracılığıyla bir kez daha sordurduk. Verilen yanıt ilginçti. “İlave yatakları bitmişti…” Turizm sektöründen böyle bir yanıt almak tuhaftı. Bu basit soruna çözüm üretmelerini beklerdik. Çünkü ilave yatak koymak, ne zor ne de pahalı bir iş. 

Şile’den vazgeçip Avrupa yakasına döndük. Deniz kenarında Kadıköy’e 80 km bir otele yöneldik. Çocuk konusunda hiçbir sorun olmadığını söylediler. Üstelik ek ücret de almıyorlardı. Gitmeden önce durumu tekrar teyit ettik. Ve bayramın birinci günü gittik.  Bu tesis vizyonu çok geniş bir girişimcinin eseri. 20 yıl önce açıldığında döneminin en modern mimari örneklerindendi. Çalılık bir arazide yükseliyordu. Kim gelir buralara diye düşünmüştük o sırada. Deli adam diyenler bile olmuştu. Yıllar sonra tekrar gittiğimizde gözlerimize inanamadık. Harika bir yeşil örtünün içinde adeta saklanmıştı koca otel.

Bilirsiniz turistik tesisler tasarlanırken çocuklarla ilgili fonksiyonlar ayrıca düşünülür. Oyun alanları, eğlence etkinlikleri özenle hazırlanır. Çocukların  yaratıcılık yönünü geliştirmek, onlara güzel ve unutamayacakları bir tatil yaşatmak için ilgi çekici, eğlenceli ve bir o kadar da öğretici, çocukların sosyalleşmesine yardımcı programlar sunulur. Çocuklara hiçbir zorlama yapılmaz, isterlerse gider oynarlar. Bu otelde de aynı şekilde çocuklar için oyun alanları düzenlenmiş ve özel olarak eğlence (animasyon) ekibi bile getirilmişti. Bayram programında çocuklara sürprizler hazırlamışlardı. Bütün gün ve gece 24.00’e kadar çocukları oyalayacak bir şeyler vardı. Çocuklar istedikleri gibi eğleniyorlardı. Buraya kadar her şey gerçekten çok iyiydi.

Derken sıra, bayramın 2.günü için düzenlenen akşam yemeğine geldi. O sabah öğrendik ki, yemeğe 12 yaşından küçük çocuklar alınmayacakmış! Çocuklara ayrı bir yemek salonu hazırlanmış, yemeği ailelerden ayrı yiyecekler, film seyredip sonra da eğleneceklermiş. Yani 0-12 yaş grubu çocuklar birlikte yiyecekler. Şimdi dikkat: Yemek salonlarının kapıları otel görevlilerince tutulmuş. Büyükler için düzenlenen salona çocuklar, çocuklar için düzenlenen salona büyükler sokulmuyor. Çocukların bir kısmı ağlıyor. Annelerini istiyorlar. Anne babalar şaşkın. Animasyon ekibi çırpınıyor, fakat, nafile… Otelde yaklaşık 400 kişi olduğu söyleniyordu. Öğrendiğimize göre, 123 kişi, hatalı organizasyon nedeniyle özel yemeğe katılamadı!


Oysa, gala yemeği adı verilen, bir sanatçının şarkılar söylediği etkinliğin düzenlendiği salonun bir de asma katı var. Otel görevlileri, asma katı, isteyen çocuklu aileler için düzenlemiş olsalar hiçbir sorun yaşanmayacaktı. Çünkü çocuklar zorlamaya gelmiyorlar, kendilerinin tecrit edilmesini istemiyorlardı. Üstelik onlara bayramın büyüklerle birlikte geçirileceği, bayram yemeklerinin birlikte yeneceği anlatılmıştı! Sanırım bu programları yapanlar ya bekar ya da çocuğu olmayan evlilerdi…  

Hizmet sektörü ve çocuklara

Hizmet sektörünün en önemli paydaşları çocuklu aileler ve çocuklardır. Çocuklar hem bugünün hem geleceğin müşterileridir. Hem de ailelerin rahat davranabilmesi çocukların durumu ile yakından ilgilidir. Davranışları ve içinde bulundukları ortamları kaydederler.

Hizmet sektöründe çocukların ihtiyaçları, yaşları ve psikolojik yapıları göz önünde bulundurularak çözüm üretilmelidir. Bunun için de çocukların boş zamanlarda yaptığı etkinlikler ipucu verebilir. Film izlemekle mi, kitap okumakla mı, duvarları karalamakla mı, yarışmakla mı vb mutlu oluyorlar. Ayrıca bu konuda, ailelerden, öğretmenlerden ve rehberlik servislerinden de görüş alınabilir. Bir yandan da aile yapıları dikkate alınmalıdır. Çalışan anne babaların çocukları genelde 2 uçta dururlar. Bir grup hep anne ve baba ile olmak ister, diğer grup ise sosyalleşmeye yatkındır, yeni gruplara hızla uyum sağlar.  Aslında her çocuk farklıdır. Hepsi aynı şeyden hoşlanmaz. Bazıları da izleyici konumunda kalmak isteyebilir. Çocukların sesini dinlemek gerekir. Hatta onların görüşünü almak onları en çok mutlu edecek şeydir.

Kuşkusuz çocuk demek oyun demektir. Oyun gelişimin bir parçasıdır. En keyif aldığım duygu; oynayan, eğlenen çocukları izlemektir. Doğal tiyatro gibidir onları izlemek. Onlar oynarken oyunu yaşarlar. Enerjileri hiç tükenmez, yorgunluk nedir bilmezler.

Gözlemlerime göre; çocukları en iyi gözleyip onlar için en iyi çözümler üreten firmalardan biri IKEA’dır. IKEA, mobilya ve ev dekorasyonuna yeni bir model getirmesiyle tanınan bir markadır. Bu iş modeli, müşteri ihtiyaçlarının çok iyi analiz edilmesi ve tasarımına dayanır.

Gidenleriniz bilirler; “Çocuk Cenneti” adını verdikleri mekân çok akıllıca hazırlanmış. Bir tarafta top havuzu, diğer tarafta cazip oyuncaklarla donatılmış bir alan yer alıyor. Her iki alan da camlı ve önünde büyüklerin izlemesi için oturma yerleri düşünülmüş. Tuvaletlerin ise benzerini hiçbir yerde görmedim. Çocuk için tuvalet kabinini hemen herkes düşünüyor. Ama lavaboyu onların boyuna ve ölçülerine uygun tasarlayan yok, varsa da ben rastlamadım. Üstelik kâğıt havluluk da uygun yüksekliğe monte edilmiş. Rahatça ellerini yıkayıp, kurulayabiliyorlar. Açık yeme-içme yerinde ise önlükler var. Dileyenler önlükleri kullanabiliyorlar. Anne babalar huzurlu ve rahat hissediyorlar. Çocuklar huysuzluk etmiyor. Personel son derece hoşgörülü ve yardımcı… Tüm sektörler için örnek alınacak bir yaklaşım.  

Bir başka örnek de Migros’un çocuk arabaları. Arabalar onları eğlendiriyor. Böylece çocuklar market düzenini bozmuyorlar. Büyüklere de alışveriş kolaylığı sağlanmış oluyor.

Genellikle şirketler büyük bir yanılgı içindeler. Çünkü çocuklara ayıracakları alanlarını kayıp alan sayıyorlar. Getirisini düşünmüyorlar.

 

Havacılık hizmetinde çocuklar

Havacılık hizmetini gerek havayolu ve gerekse havalimanları açısından ele aldığımızda; havayollarının da havalimanlarının da çocuk yolcu konusuna yeterince eğilmediklerini görüyoruz. Örneğin, havayolları çocuklar için özel menüler hazırlar. Çocuk menülerinin de diğer özel menüler gibi rezervasyon sırasında sipariş edilmesi gerekir. Çoğu yolcu bunu bilmez. Ayrıca siparişe gerek olmadan, havayolları rezervasyon kayıtlarını dikkate alarak bebekler için uçağa mama yükler. Kabin memurları önermedikleri için mamalar tüketilmez! Ayrıca dış hat uçuşlarında çocuk yolcular için, havayollarının ayırdığı bütçeye göre resim defteri, boya kalemi, ilgi çekici oyuncaklar gibi, hediye setleri dağıtılır.

Yeri gelmişken bir anımı paylaşmak isterim: 10 yıl kadar önce Türk Hava Yolları İkram Başkanlığında “Çocuk Kulübü” kurmuştuk. Kulübümüze yolcular da medya da inanılmaz ilgi göstermişti. Hizmetlerimizi çeşitlendirerek havayolumuzda fark yaratmayı hedefliyorduk. Ülkemizin masal kahramanlarını (Nasrettin Hoca, Karagöz, Hacivat, Keloğlan) ile ülkemizde bulunan hayvanları (Kelaynak kuşu, Denizli horozu, Sivas Kangal) tanıtalım istedik. Bunları parmak kuklası olarak ürettirip, içlerine hikâyelerini koymayı planlamıştık. Proje doğru ve olumlu idi. Ancak ihaleyi alan firma başarılı olmadı. Çocuklar eğleneceklerine Kelaynak ve Denizli horozundan korktular… Oyuncaklar kalitesiz üretilmişti. Proje tam anlamıyla amacına ulaşmadı, başlangıçtaki etkisini sürdüremedi. Zaten Çocuk Kulübü projemiz de Başkanlığımızdaki “her yeniliğe direnen yöneticiler” tarafından benimsenmediğinden kısa sürede dağıldı. Yazık ki bizim projede de çocuğu olanlar karşı çıkmış, genç uzmanlar projede canla başla çalışmışlardı…

Havayollarında işin bir başka tarafı da, uçuş sırasında, bazı yolcuların çocuklardan rahatsız olmasıdır. Hatta birçok havayolunda yer seçiminde çocuk yolcuların bulunduğu sıralardaki koltuklar daha ucuzdur! Belki günün birinde uzun uçuş uçaklarda da çocuk oyun bölümü tasarlanabilir.

Havalimanlarına gelince… Havalimanı işletmeleri de nedense çocuk yolcular için özel düzenlemelere gitmezler. Sanki babalar çocuklarıyla ilgilenmez ya da seyahat etmezlermiş gibi sadece bayan tuvaletlerinde bebek altı değiştirme bölümü ve bir de emzirme odası yapılır. Oysa beklemeden en rahatsız olan çocuklardır. Bu rahatsızlıklarını hemen çevreye yansıtırlar. Çok az sayıda yolcu terminalinde onları oyalayacak yerler hazırlanmıştır. İngiltere’deki havayolu terminallerinde tasarlanan oyun odalarını örnek gösterebiliriz.  Aslında terminal işletmeleri “business center”lar gibi “çocuk merkezleri” düzenleyerek fark yaratabilirler. Hatta bu alanlar küçük ticari işletmelere bile dönüştürülebilir.

Yeter ki çocuklarımızın geleceğimiz olduğunun farkına varalım ve onlara gereken özeni gösterelim.

Çocuklar ve Hizmet Sektörü

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (7)

Allah sizin gibi dusunenleri basimizdan eksik etmesin! ~ 8 yıl önce
Ben yurtdisinda yasiyorum, yazinizi okurken aglanacak halimize cok guldum. Hele Bayram gunu boyle iyi bir otelde cocuklarla , buyukleri ayirmayi hic anlayamadim. Herhalde boyle bir akillilik ancak ve maalesef bizlerin aklindan cikar. Ama sizler gibi degerli buyuklerimiz bizim milletimizden ciktigina gore bu zamanlarida gececegiz Insaallah! Bundan sonraki yazinizi da heyecanla bekliyoruz Oya Hanim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Güneş ~ 8 yıl önce
Çocukların büyük bir kısmı Yaramaz ve şımarıklar. Bazen dayanılmaz oluyorlar. Oyun alanları can kurtaran oluyor. DGR'ye katılıyorum. Güneş

Yanıtla

Kalan karakter 1000
DGRTRAINER63 ~ 8 yıl önce
Benim bir önerim olacak Oya Hn. Havalimanında genelde bekleme süreleri ya fazla olur ya da buralara erken gelinir. Çocuklar için havaalanlarında özel bir alan olsa, çocuklar burada eğitimli görevliler eşliğinde örneğin resim yapsa, çeşitli faaliyetlerde bulunsa ve bu faaliyetler dönem dönem havalimanı sergi fuayelerinde tüm yolculara sergilense fena olmazmı ? Saygılarımla

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000