25 Mart 2013, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Fuar önemli başlıklı kişinin yazdıklarına katılamayacağım maalesef,bu mantıkla THY den başka havayolu şirketi olmasın, birden fazla hava taksi şirketi de olmasın birden fazla uçuş okulu da olmasın,hatta tek bakım kuruluşu da Topservice olsun. ilk fırıncıdan başka fırın da açılmasın çünkü ilk fırıncı çok emek vermişti. ayrıca Airex ile IFTE'nin birbirleriyle hiç alakası yok gibi görünüyor. her ikisine de destek vermek ve büyümesini sağlamak her şirketin görevidir,her iki fuarın da maksadı şirketlerimizi daha iyi tanıtmak değil mi? ee o zaman..
  • Bu fuar ilk açıldığı sene, bir stand açmıştık. O dönemden beri her sene gider, dolaşır bakarım. Çektiklerini iyi bilirim.Fuar olarak yeterli olup olmadığı tartışılır. Sivil Havacılığı bu denli gelişen bir ülkenin bu konudaki tek fuarı böyle mi olmalı? Yabancı kuruluşlarda olmasa fuar iyice cılız kalacak. Fuarlara katılmak şirketler için bir prestijdir. Ancak hani bir fıkra varya, cehennemde ülkelerin kuyularında gezinir ve izahat alırken kuyunun başına gelmişler, bu hangi milletin kuyusu? sualinin cevabı, bu kuyuya nöbetçi koymaya gerek duymuyoruz. Burası Türk Kuyusu. Kimse kaçamaz. Görmüyormusunuz çıkmak isteyenleri nasıl aşağı çekiyor diğerleri.Onlarda yaşadıkları zorluğu unutmuştur. Nasıl daha cazip kılarız yerine en kolayını yaparız. Rekabet adına Fuarı oldurur ve rahatlarız. Gelişen sektöre yakışmıyor bu tutum.
  • Gerçekten çok iyi işler yapıyorlar tebrik ediyorum

BU YAPTIĞINIZ DOĞRU MU?

Türkiye’nin tek havacılık fuarı Airex ile ilgili düşüncelerimi 2010’daki fuar sonrası yazmıştım. Artıları ve eksileri olan ancak desteklenmesi gereken bir fuar olduğu düşüncemi bugün de yineliyorum. Havacılık tutkunu iki amatör girişimcinin başarı hikayesidir Airex fuarı... İki uçakla çıkılan yolda bugün gelinen nokta ortada.Ve sanıyorum ki çok daha iyi bir fuar olacak gelecekte.

Airex, 2014 yılında umuyorum önceki yıllardan bambaşka olacak çünkü şimdiden iki önemli fırsat önlerinde duruyor. Birincisi, Airex isminin yerine İstanbul Air Show  isminin kullanılacak olması ve İstanbul markası üzerinden fuarın pazarlanacak olması, diğeri de DHMİ’ye devredilen askeri havaalanında yapılabilme ihtimali... Bununla ilgili bir bilgim olmasa da fuar sahiplerinin askeri havaalanı devir olur olmaz DHMİ’nin kapısını çaldığını düşünüyorum. Genel Havacılık apronuna sıkıştırılan fuarın önümüzdeki yıl daha büyük bir apronda gövde gösterisi yapmasının önünde hiçbir engel yok. Şimdi gelelim asıl meselemize... Havacılıkta ilk olmanın zorluklarını yaşayan iki kişinin, Feyzan Erel ve Müşfik Işık’ın, bunun ne demek olduğunu çok iyi bildiklerini düşünüyorum.

Kimlerin fuara engel olmak için neler yaptıklarını, bu zorluklara nasıl göğüs gerdiklerini onlardan iyi kimse bilemez. Onlar bunu bildikleri halde bir başkası için aynı şeyleri kendilerinin yapmaya çalıştığını duyuyorum. Eylül’de İstanbul’da IFTE 2013 adında bir fuar daha olacak. Tıpkı 1996’da Airex’in ilki nasıl yapılıyorsa bu fuar da  ilk kez düzenlenecek. Formatı Airex’ten çok farklı. Havacılığın eğitim kanadını ilgilendiren bir fuar. Buna rağmen bazı firmaların Airex’ten birileri tarafından aranılarak “ O fuara katılmayın” telkinlerine maruz kaldıklarını öğrendim. Şimdi ben, bu zor yoldan geçen Müşfik ve Feyzan beylere soruyorum: Bu yaptığınız doğru mu?

BAŞARI HİKAYESİ...
Hep milyon dolarlık uçak siparişlerini, milyar dolarlık havalimanı yatırımlarını, yani havacılığın sadece havayolu ve havalimanı boyutlarını yazınca havacılığın farklı alanlarında faaliyet gösterenler haklı olarak tepki gösteriyor. ‘Biz de varız’ diyorlar. Çok haklılar... Onları hep ıskaladığımız özeleştirisiyle, ötekileştirdiğimiz havacılık alanında  yaşanan bazı  gelişmeleri aktarmak istiyorum. Türkiye’de son dönemlerde adını zaman zaman duysak da pek de alışık olmadığımız Heliski uçuşları konusunda önemli sayılabilecek gelişmeler yaşanıyor.

Heliski uçuşları için dünyanın belki de en uygun bölgelerinden biri (Doğu Karadeniz) ülkemizde olsa da bu alanda Türk firmaların hiçbir etkinliği yoktu. Üç yıl öncesine kadar hiçbir Türk firması,  hiçbir Türk pilotu ve hiçbir TC tescilli hava aracı, yabancı girişimcilerin cirit attığı ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde yapılan heliski faaliyetlerinde yer almıyor, alamıyordu. Bu tür işler yoğun olarak İsviçreliler tarafından yurtdışından getirilen pilotlar ve yine yurt dışından getirilen helikopterlerle yapılıyordu. Böyle olunca havacılık adına ülkemize hiç bir katma değer sağlamıyordu.

Ancak son yıllarda Türk girişimciler heliski pazarından ciddi pay almaya başladı. Hatta öyle ki, bu alanda gösterilen başarılar sonrası birçok ülkeden talepler bile alınıyor. Mesela, bu yıl ilk kez  Türk tescilli bir helikopter ve Türk pilotlar yurtdışında bir ülkede (Gürcistan) heliski uçuşları yapacak. Bu başarının sahibi ise Güneydoğu Havacılık’ın sahibi Hasan Sarıdağ... Havacılığın farklı kollarında da hizmet veren Sarıdağ, “ Bu aşamaya gelinceye kadar sürekli alt yapı ve personel eğitimi konusunda gayret gösterdikve 2 yıldır ülkemizde  bu yıldan başlamak  üzere önümüzdeki yıllarda da komşu ülkelere bu hizmeti ihraç edeceğiz” diyor.

Heliskinin dışında hava araçlarını kullanarak çok sayıda faaliyeti de yürütüyor Güneydoğu Havacılık... Mesela, maden arama, enerji nakil hattı çekimleri, harici yük taşıma, film çekimleri, havadan canlı yayın gibi konularda, ilk akla gelen yurtdışından pilot ve helikopter getirme fikrini de ortadan kaldırmayı başarmışlar. Çünkü bütün bu hizmetleri başarıyla sağlayabiliyorlar.

Ordu teleferik hattının helikopter ile çekilmesi,  Adıyaman Batman sismik arama uçuşları, Çanakkale , Bursa maden arama uçuşları, Taken 96 ve James Bond film çekimleri de Güneydoğu Havacılık’ın başarılı işlerinden birkaçı...

Şimdilerde helikopterle Suudi Arabistan’da maden arama uçuşları yapmaya hazırlanıyorlar. Bu şirketler havacılığın görünmez ancak işlevsellik açıdan son derece önemli bir parçaları...

Biz ıskalasak da onlar gözardı edilmemesi gereken işleri yapıyorlar.

Başarıları daim olsun...

BU YAPTIĞINIZ DOĞRU MU?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (6)

mantıksız ~ 4 yıl önce
Fuar önemli başlıklı kişinin yazdıklarına katılamayacağım maalesef,bu mantıkla THY den başka havayolu şirketi olmasın, birden fazla hava taksi şirketi de olmasın birden fazla uçuş okulu da olmasın,hatta tek bakım kuruluşu da Topservice olsun. ilk fırıncıdan başka fırın da açılmasın çünkü ilk fırıncı çok emek vermişti. ayrıca Airex ile IFTE'nin birbirleriyle hiç alakası yok gibi görünüyor. her ikisine de destek vermek ve büyümesini sağlamak her şirketin görevidir,her iki fuarın da maksadı şirketlerimizi daha iyi tanıtmak değil mi? ee o zaman..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
FUARCILIK ÖNEMLİ ~ 4 yıl önce
Bu fuar ilk açıldığı sene, bir stand açmıştık. O dönemden beri her sene gider, dolaşır bakarım. Çektiklerini iyi bilirim.Fuar olarak yeterli olup olmadığı tartışılır. Sivil Havacılığı bu denli gelişen bir ülkenin bu konudaki tek fuarı böyle mi olmalı? Yabancı kuruluşlarda olmasa fuar iyice cılız kalacak. Fuarlara katılmak şirketler için bir prestijdir. Ancak hani bir fıkra varya, cehennemde ülkelerin kuyularında gezinir ve izahat alırken kuyunun başına gelmişler, bu hangi milletin kuyusu? sualinin cevabı, bu kuyuya nöbetçi koymaya gerek duymuyoruz. Burası Türk Kuyusu. Kimse kaçamaz. Görmüyormusunuz çıkmak isteyenleri nasıl aşağı çekiyor diğerleri.Onlarda yaşadıkları zorluğu unutmuştur. Nasıl daha cazip kılarız yerine en kolayını yaparız. Rekabet adına Fuarı oldurur ve rahatlarız. Gelişen sektöre yakışmıyor bu tutum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
G.doğu havacılık ~ 4 yıl önce
Gerçekten çok iyi işler yapıyorlar tebrik ediyorum

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000