13 Mayıs 2013, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • bugun ıtıbarıyla onur airde kaynıcak kabın ekıplerı sınırda sonları oynuyor duzelıcek dıye beklerken saka gıbı zam geldı...
  • Grevmi? Hangi grev... Grev Kırılacak rumuzlu arkadaşın yazdıkları çıkacağa benziyor..
  • Grevde yapmassa korunmayan isci sinifinin tekstil iscilerinden farki pek kalmaz. Grev sart Ne diyorlar;uzun zamanda grev ulkeye zarar ama daha uzun zamanda isci sinifinin haklarini koruyabilen percinler olur
  • Bu grev karşıtlığını anlamakta güçlük çekiyorum. Bu devletin anayasasında grev bir hak olarak tanımlanmamış mıdır." İleri Demokrasi"si olan her ülkede doğal bir hak olarak kullanılan grev hakkı bizim ileri demokrasimizde nasıl vatana, işe, çalışanlara ihanet olarak algılanmaktadır. Buradaki grevin sorumlusu işçilerin varoluş hakkı olan grev hakkını ortadan kaldırmaya yeltenen iktidar partisi ve onun uzantısı THY Yönetimi değil midir. İktidar partisi olayın yanlışlığını görerek, havacılıktaki grev yasağını parlamentoda tekrar kaldırmamış mıdır. Bir işçinin bu durumda en kendi çalışma arkadaşının hakkını değil, şirketinin kar anlayışını desteklemesi zihin karmaşası değilde nedir. Ücretlerin düştüğü, taşeronlaştırmanın artık tek çalışma biçimi halini aldığı havaalanında, iş güvencesi ve sendikası olan işçilerin grev hakları için işten atılmaları, işten atılma gerekçeleri meclis tarafından ortadan kaldırıldıktan ve yargı kararına rağmen işe iade edilmemelerine karşı durmak gerekmez mi

BU GREVİN KAZANANI KİM OLACAK?

Türk Hava Yolları çalışanları, önümüzdeki iki gün içinde (13-14 Mayıs) sihirli bir dokunuş olmazsa (Başbakan Erdoğan’ın bugüne kadar hiçbir değerlendirme yapmaması, son dakika çözümü konusunda tek umudum) 15 Mayıs Çarşamba gecesi saat 03.00’te greve gidecek.

O gece sanıyorum grevin ilk uygulanacağı uçuş, saat 03.50’deki İstanbul-Bağdat seferini yapacak TK 802 sefer sayılı uçak ve onun ekipleri olacak. Şayet o uçağın ekipleri greve katılacaksa eylemin startı da o anda verilmiş olacak. Ancak, grevin fitilini ateşleyecek ve belki de domino etkisi yaratma olasılığı sebebiyle,  ilk uçuşlar büyük önem taşıdığı için THY yönetiminin bu konuda akılcı bir strateji uygulaması kaçınılmaz görünüyor. Büyük olasılıkla THY yönetimi, grevin başlayacağı ilk saatlerdeki uçuşlara sendika üyesi olmayan part time kabin memurları ile greve destek vermeyeceğinden emin olunan pilotlarını veya yabancı kokpit personellerini atayacaktır. Tabiki, gün içerisindeki yüzlerce uçuşun bu şekilde planlanması mümkün olamayacağı için eğer THY çalışanlarının bir kısmı grev yapmaya karar verirse bu eylem hayata geçecektir. (Bu arada, THY yönetiminin böylesine kaotik bir ortamda uçak kaldırmanın riskini de üstlendiğini belirtmekte fayda var.)

Görünen tabloda, grevin iptali konusunda taraflar arasında en küçük bir temas yok. Son temas 22 Nisan’da 305kişinin işe iadesi konu başlığıyla oldu ancak o da bir noktada tıkandı. Köprüler tamamen atıldı. Ben inanıyorum ki, her iki taraf da grevi son çare olarak bile istemiyor. Ancak, ortada ‘pilavdan dönenin kaşığı kırılsın’ inadı olduğundan kimse geri adım atma niyetinde değil.

O yüzden şu anki süreç, karşılıklı bildirilerle grev krizinin çözümüne değil, grev sırasındaki stratejilere yönelik açıklalamar şeklinde devam ediyor. Aslında çok iyi biliyorlar ki, bu grev eğer gerçekleşirse her iki taraf da çok şey kaybedecek. Hatta kaybeden sadece onlar değil, kısa ve uzun vadede THY çalışanları da olacak. Hukuk dilinde, ‘ En kötü sulh, en iyi davadan iyidir’ diye bir tabir vardır. Tecrübeyle sabit bu sözün, şu anda hiç kimse için kıymet-i harbiyesi yok.

Eğer şu iki günde grev konusunda anlaşma olursa bu sayfayı hemen kapatın ve vakit kaybetmeyin. Ancak eğer anlaşma olmazsa, ben size olacakları peşinen söyleyeyim.  Sendika grevi geniş çapta uygulatmayı başaramazsa bundan sonraki sendikanın varlığı sorgulanacak, eğer grev uygulanabilirse THY yönetimi restinin karşılığını milyonlarca dolarla ödeyecek ve yine grev kısmen gerçekleşirse tıpkı 305 kişi örneğinde olduğu gibi belki yine yüzlerce grev şehitleri ortaya çıkacak. Kazanan var mı burada?

Bugünkü grevin sonuçlarını görebilmek için yaşanmış son grevi gözden geçirerek bugüne dair referans bilgiler edinebiliriz.

1 Nisan 1991 yılındaki grevde THY ile Hava İş Sendikası’nın masada anlaşamaması sonrası 38 gün süren grev yaşanmıştı. O günün koşullarında 32 uçaklı, 65 noktaya sefer düzenleyen THY’nin hiçbir uçağı seferini gerçekleştirememiş ve günde 6.5 milyar TL (eski para ile) zarar edilmişti. Ve38 gün süren grevin sonunda ne Hava İş’in ne THY yönetiminin istediği şekilde anlaşma sağlanabilmiş, bu süreçte 800’ü aşkın kişi de greve katıldıkları gerekçesiyle işten çıkarılmıştı.

Bugün de grevin sonuçları o günden farklı olmayacaktır. Ne Hava İş ne THY istediğini alacak, olan belki de 305’in üstüne yeni 305’lere olacak. Yani bir kez daha kaş yapayım derken göz çıkacak. Milyon dolarlar havaya uçacak, sendikanın geleceği sorgulanacak, bir sürü insan işinden olacak... 

Onun için sadece SAĞDUYU diyorum...

DOĞRULAR... YANLIŞLAR..

  - 1991’deki grevde dönemin Genel Müdürü Cem Kozlu, üst yöneticileri gruplara ayırdı. Üçer kişilik her    grup gazeteleri ( belirlenen köşe yazarlarını ) ziyaret ederek, şirketin mali durumu da  dahil olmak üzere sistemli bir bilgi akışını sağladı.

- THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve Genel Müdür Temel Kotil, grev sürecinde medyayı iyi kullanamadı.  1991’de grevin bitirilmesinde oluşan kamuoyunun medya gücüyle yaratılmasına rağmen bu kritik süreçte ruj tartışmaları sayfaları süsledi.

- Sendika Başkanı Atilay Ayçin, 1991’de çalışanlar üzerindeki gücünü bu dönemde gösteremedi. Sendikanın eylemlerine çok az sayıda katılımlar THY’nin grev sürecinde cesaretini artırdı.

-  1991 yılında greve katılanların da işten atılmaları için fotoğrafları çekildi, aynı yöntemi THY yönetimi geçen yılki eylemde kullandı. Bu yöntem çalışanların THY’ye güvenini sarstı.

- 1991’de THY Genel Müdürü Cem Kozlu ve Sendika Başkanı Atilay Ayçin, televizyon programında karşı karşıya geldi ve o programdan sonra ibre THY lehine döndü. Böyle bir buluşma bu süreçte düşünülmedi.

-THY ve Hava İş bildirilerinde gereksiz saldırganlıklar vardı. Bu durum her iki tarafı da yıprattı.

- Bildirilerin kısa, öz ve açıklayıcı olması her iki taraf için de avantajdı. Ancak, bildirilerde aynı kanun maddelerinin sendika ve işveren tarafından farklı yorumlanması çalışanların kafasını karıştırdı.

- 305 ısrarı grev sürecinde diğer çalışanların kanaatlerini etkiledi. THY’nin ‘305 kişiyi işe almayacağım’ inadı kadar Hava İş’in ‘alacaksın’ inadı da kamuoyuna itici geldi.

- Özellikle sosyal medyada greve katılacaklar ile katılmak istemeyenler karşı karşıya getirildi.  Bu durum ilerde iç çalışma barışını etkileme olasılığı yarattı.


AĞAM BİZ BU PİSLİĞİ NEDEN YEDİK?
Yıllar önce bir köy ağası Mercedes’ine biner şoförü ile birlikte köyden şehre gider. Yolda şoförü ile sohbet ederken birden yol kenarında bir insan pisliği görür. Ağa şoförüne derki, “ Şu yol kenarındaki pisliği yersen sana bu Mercedes’i bedava veririm, bir araba sahibi olursun. Köyde de prestijin artar herkes seni ağa gibi karşılar.”
Şoför düşünür, “ Bir daha ömür boyu böyle bedavadan bir araba kazanma şansım olamaz, hem de pisliği yerken ağadan başka kimse görmez” der ve pisliği yer arabayı alır.

Dönüş başlar. Ağa ile şoför dönüş yolunda bir pislik daha görürler. Şoför arabayı kenara çeker, “Ağam” der “ Şu gördüğün pisliği yersen arabanı sana veririm. “ Ağa düşünür, “ Bütün köye rezil olacağıma sadece şoföre rezil olurum daha iyi. Üstelik o da yedi” diyerek çaresiz pisliği yer, arabayı geri alır. Köye yaklaşınca şoför, “ Ağam biz köyden çıktığımızda sen ağaydın araban vardı ben şofördüm, köye tekrar döndüğümüzde sen yine ağasın yine araban var ben yine şoförüm ''mademki hiçbir şey değişmedi o zaman biz bu pisliği niye yedik'' der.

Bu hikaye birileri için belki birşeyler ifade eder. Umarız ortalık yangın yerine dönüp kimsenin eline birşey geçmediğinde taraflar, " Ağam biz bu pisliği neden yedik?" diye birbirlerine sormazlar!

BU GREVİN KAZANANI KİM OLACAK?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (23)

son bomba ~ 4 yıl önce
bugun ıtıbarıyla onur airde kaynıcak kabın ekıplerı sınırda sonları oynuyor duzelıcek dıye beklerken saka gıbı zam geldı...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Hayal Kırıklığı ~ 4 yıl önce
Grevmi? Hangi grev... Grev Kırılacak rumuzlu arkadaşın yazdıkları çıkacağa benziyor..

Yanıtla

Kalan karakter 1000
hakki kim arar ~ 4 yıl önce
Grevde yapmassa korunmayan isci sinifinin tekstil iscilerinden farki pek kalmaz. Grev sart Ne diyorlar;uzun zamanda grev ulkeye zarar ama daha uzun zamanda isci sinifinin haklarini koruyabilen percinler olur

Yanıtla

Kalan karakter 1000
misafir ~ 4 yıl önce
Bu grev karşıtlığını anlamakta güçlük çekiyorum. Bu devletin anayasasında grev bir hak olarak tanımlanmamış mıdır." İleri Demokrasi"si olan her ülkede doğal bir hak olarak kullanılan grev hakkı bizim ileri demokrasimizde nasıl vatana, işe, çalışanlara ihanet olarak algılanmaktadır. Buradaki grevin sorumlusu işçilerin varoluş hakkı olan grev hakkını ortadan kaldırmaya yeltenen iktidar partisi ve onun uzantısı THY Yönetimi değil midir. İktidar partisi olayın yanlışlığını görerek, havacılıktaki grev yasağını parlamentoda tekrar kaldırmamış mıdır. Bir işçinin bu durumda en kendi çalışma arkadaşının hakkını değil, şirketinin kar anlayışını desteklemesi zihin karmaşası değilde nedir. Ücretlerin düştüğü, taşeronlaştırmanın artık tek çalışma biçimi halini aldığı havaalanında, iş güvencesi ve sendikası olan işçilerin grev hakları için işten atılmaları, işten atılma gerekçeleri meclis tarafından ortadan kaldırıldıktan ve yargı kararına rağmen işe iade edilmemelerine karşı durmak gerekmez mi

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000