23 Mart 2015, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Super'e cevap yazan super kardesim. Sen millete laf sokusturuyorsun okudugunu anlamamissin diyede en basta sen yaziyi hic anlamamissin. Tabii senin gibi dusunenler icin havacilik sadece HAVAYOLLARI demek olunca ve vizyonda olmayinca boyle oluyor. Havayollari deli dumrul gibi devasa kar eden orgaizasyonlar bunlar tabii ki bu paralari verecek. Ancak kucuk ucaklar boyle devasa kazanmiyor ama sanki kucuk ucaklarda havayollari gibi kazaniyormus muamelesi goruyor. Yazi kesinlikle harika, ozet olarak kucuk ucaklardan kucuk buyuk ucaklardan buyuk para al diyor. Hakkaniyetli sekilde fiyatlandir diyor.
  • Harika bir yazı, teşekkür ederiz.
  • Yazıyı okumamış ya da anlamamışsın süpercim. Yazan kişi istesen de istemesen de sana hizmet sağlar ve parasını alırlar diyor. Hizmet yok demiyor Ücret yüksek diyor. Paran yoksa lastik patladı ne yapacam diye kara kara düşünürsün tabi de bisiklete binenle uçağa binenin de bir farkı olsun be kardeşim. Tabii bir cümle de yazıyı yazan kişiye söylemek lazım. Ankara - erzurum 70-80 liraya uçuyorsan, aynı hatta otobüs 80-90 liraysa bırak havacılık pahalı demeyi, bu işi nasıl başarıyırlar diye yazı yazman lazım. Hep de çalışana vurulmaz ki kardeşim.
  • Murat Bey, Yazınız için tebrik ediyorum, çok önemli bir konuya değinmiş ve doğru yorumlamışsınız. Kpt.

BİR TUVALET 106 EURO OLURSA KİM GELİR?

Türkiye'de havacılık denilince maalesef akla sadece havayolu taşımacılığı geliyor. Havayolu dışında yer alan genel havacılık, sportif havacılık ve diğer amatör havacılık dalları, havayolu taşımacılığı kadar ticari getiri sağlamadığı için her zaman ikinci planda görülüyor. Özellikle yap-işlet-devret yöntemi sonrası havacılık tamamen ticari açıdan değerlendirilmeye başlanınca, uçaklar artık uçak olarak değil içindeki yolcular açısından değerlendirilir oldu. Daha çok uçak yerine, yolcu başına ücret baz alındığı için daha çok yolculu uçaklar kıymetlendi. Böyle olunca genel havacılık ve amatör havacılık hep ikinci plana itildi. Havalimanı işletmecileri, daha çok gelir için çok yolculu uçakları tercih edince az yolculu veya yolcusuz uçakları da 'angarya' olarak görmeye başladı. O uçakların özellikle yoğun meydanlara inmemeleri için her türlü ağır yaptırımlar uygulamaya kondu.

Türkiye konum itibariyle Avrupa, Orta Asya, Afrika ve Ortadoğu bloklarının tam ortasında, son derece kritik ve değerli bir konumda olmasına rağmen bu bloklar arasındaki çok yoğun olan genel havacılık ve business jet trafiklerinin ülkemiz meydanlarına inmesini ve bu trafiklerin Türkiye’den hizmet, yakıt, ikmal ve destek hizmetleri almasını sağlayamıyoruz neden biliyor musunuz?

İşte yukarıdaki zihniyetten dolayı...

Türkiye'de bu uçaklara uygulanan ekonomik politika sebebiyle uçaklar  Türkiye’ye inmek yerine Ukrayna, Yunanistan ve adaları, Ermenistan, Bulgaristan, Kıbrıs Rum Kesimi’ni  tercih ediyorlar.

 Peki bu trafikler neden ülkemizi bir ikmal noktası olarak görmüyor ?

Çünkü Türkiye'de havalimanlarındaki ücret politikaları o uçakların Türkiye'ye gelmesini engelliyor.

Bu alanda hizmet sunumu gelişmiş ülkelerde uçaklar toplam kalkış ağırlıklarına göre ayrılmış ve kabul edilir fiyat tarifeleri konmuş. Uçaklar, 0-1500Kg, 1500-2500Kg- 2500-3500kg,  3500-6000Kg gibi kategorilere ve aynı zamanda ticari ya da genel havacılık diye sınıflara ayrılmış.  6000kg üzerindeki uçaklar ise havayolları olarak değerlendirilmiş. Ülkemizde ise toplam kalkış ağırlığı limitleri direkt olarak 6000kg altı ve üstü olarak değerlendiriliyor. Böyle olunca Türkiye'deki fiyatlar diğer ülkelerdekilere oranla 3-4 kat fazla çıkıyor.

 Örneğin, Yunanistan’a inen 2500-3500kg arası bir uçak bir gece konaklama karşılığında ground handling (yer hizmetleri) firmasına sadece 85 Euro gibi bir ücret ödüyor. Bu rakam Ukrayna’da 220 Euro, Bulgaristan’da 180 Euro, Avrupa’nın birçok ülkesinde ise sadece 50 Euro civarında iken bizde ne kadar biliyor musunuz?

 DHMİ'nin konma-konaklama ve yer hizmetleri şirketlerinin gümrükleme, apron içi transfer vs gibi hizmetleri (nedense bu hizmetleri almak zorundalar)karşılığında tam 600 euro!

Hiçbir hizmet almadığını varsayalım.  Bir uçak sadece Türkiye'ye inse ve yakıt alıp devam etmek istese ödeyeceği rakamlar yine 400 euro civarında oluyor. Bu fiyatlar Yunanistan’da sadece 15Euro, Ukrayna’da 150 Euro, Avrupa ülkelerinde ise ortalama 30 Euro civarında!

Bir uçağınız var ve Ankara Esenboğa Havalimanı'na indiniz. Uçağın tipine, kalkış ağırlığına bakılmadan örneğin pilotlar uçaktan indi ve terminalin tuvaletini kullandı.  Ne kadar ödüyorlar biliyor musunuz? Tam  106 Euro! Yani bir tuvaletin bedeli 300 TL civarında!

Bu şartlarda yabancı tescilli bir uçak Türkiye'ye iner mi?

Yazının başında da söylediğim gibi bu uçaklar havayolu uçaklarına göre işletmecilere büyük paralar kazandırmıyor. Aslında burada uygulanan yüksek tarifenin amacı bu uçaklardan kazanılacak para da değil. Açıkça olmasa da alt metinde deniliyor ki, " Gelmeyin, trafiği meşgul etmeyin"...

Birkaç yıl önce Atatürk Havalimanı'nda kapasite sıkıntısı sebebiyle genel havacılık uçaklarına yol verilmek istenmişti. İşletmeci, tarifeleri astronomik oranda artırmış, yolcu başına 100 euro ücret almaya başlamıştı. Hedeflenen ise, uçakların başka meydanlara, yani doğal olarak Sabiha Gökçen'e gitmesini sağlamaktı. Ancak, kural olarak Atatürk Havalimanı'ndaki tarifenin üzerine çıkamayan Sabiha Gökçen de, " Ben de bu uçakları istemiyorum" diyerek apar topar Atatürk Havalimanı ile aynı fiyat tarifesine geçtiğini açıkladı!  Yani onlar da istemiyordu. Genel havacılık uçakları da mecburen yüksek tarifeden bu havalimanlarını kullanmak zorunda kalıyordu.

Elbette havayollarına önem verilmeli ve havayolu trafikleri tüm dünyada olduğu gibi öncelikli ticaret olmalı. Yukarıda da anlattığım gibi ülkemiz büyük meydanları küçük uçakları istemiyor ancak bu durumda ülkedeki küçük uçaklar ne olacak ? Ülkemizde hiçbir yerde sadece küçük uçakların faydalanabileceği meydanlar bulunmuyor. Dolayısı ile bu küçük uçaklar büyük meydanlara inmek zorunda kalıyor. Dünyaya baktığımız zaman her büyük meydanının yanında, kayıtsız şartsız tüm büyük meydanların yanında en az 2-3 tane de küçük meydan var.  Dolayısı ile o meydan civarına giden küçük uçaklar bu büyük meydanlara hiç girmeden kendileri için ayrılmış küçük meydanları kullanıyor. Keşke bizde de belediyeler teşvik edilse ve küçük meydanlar yapılabilse ancak yakın vadede böyle bir olasılık pek görünmüyor.

Böyle olunca  DHMİ'nin kısa vadede formül üretmesi gerekiyor. Dolayısıyla DHMİ'nin yeni genel müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım'a büyük iş düşüyor. Yıldırım'ın konma konaklama ücretleri konusunda yurtdışındaki uygulamaları iyice incelemesi ve birilerinin cebini dolduran VIP yer hizmetleri uygulamasına bir son vermesi yapacağı ilk işlerden biri olmalı... Bu konuda hem Türk genel havacılık işletmelerinin hem de Türkiye'yi kullanmak isteyip de kullanamayan işletmelerin beklentileri var. Umarız Yıldırım bu çağrıları kulak tıkayıp, çarka uyum sağlamaz. Önce konma konaklama ücretlerine en azından bir kilogram ayarı çeker, sonra da birilerinin kasasını dolduran yer hizmetleri dayatmasına bir son verir!

BİR TUVALET 106 EURO OLURSA KİM GELİR?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (9)

Android Uygulaması ~ 2 yıl önce
Super'e cevap yazan super kardesim. Sen millete laf sokusturuyorsun okudugunu anlamamissin diyede en basta sen yaziyi hic anlamamissin. Tabii senin gibi dusunenler icin havacilik sadece HAVAYOLLARI demek olunca ve vizyonda olmayinca boyle oluyor. Havayollari deli dumrul gibi devasa kar eden orgaizasyonlar bunlar tabii ki bu paralari verecek. Ancak kucuk ucaklar boyle devasa kazanmiyor ama sanki kucuk ucaklarda havayollari gibi kazaniyormus muamelesi goruyor. Yazi kesinlikle harika, ozet olarak kucuk ucaklardan kucuk buyuk ucaklardan buyuk para al diyor. Hakkaniyetli sekilde fiyatlandir diyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
teasers ~ 2 yıl önce
Harika bir yazı, teşekkür ederiz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Super ~ 2 yıl önce
Yazıyı okumamış ya da anlamamışsın süpercim. Yazan kişi istesen de istemesen de sana hizmet sağlar ve parasını alırlar diyor. Hizmet yok demiyor Ücret yüksek diyor. Paran yoksa lastik patladı ne yapacam diye kara kara düşünürsün tabi de bisiklete binenle uçağa binenin de bir farkı olsun be kardeşim. Tabii bir cümle de yazıyı yazan kişiye söylemek lazım. Ankara - erzurum 70-80 liraya uçuyorsan, aynı hatta otobüs 80-90 liraysa bırak havacılık pahalı demeyi, bu işi nasıl başarıyırlar diye yazı yazman lazım. Hep de çalışana vurulmaz ki kardeşim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
iPhone Uygulaması ~ 2 yıl önce
Murat Bey, Yazınız için tebrik ediyorum, çok önemli bir konuya değinmiş ve doğru yorumlamışsınız. Kpt.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000