25 Mayıs 2009, Pazartesi
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com

Bir Hezimet Öyküsü: Eclipse 500

Şu ana dek herkes konuştu, herkes bir şeyler söyledi. Eclipse firması battı, Eclipse sertifikasında sorunlar çıktı... Ancak kimse tam olarak neyin ne olduğunu pek anlatmadı. Bu hafta siz değerli okurlarıma bir “Eclipse Kronolojisi” sunacağım.

Bildiğiniz üzere Eclipse 500 adı Türkiye’de Atasay Grup’un havacılık faaliyetleri yapmak üzere kurmuş olduğu MyJet ile duyuldu. 120 adetlik sipariş hem yatırım boyutlarıyla dudak uçutlatmış, hem pilot adaylarını heveslendirmiş, hem de Türkiye’de havacılığın ilerlemesine defalarca örnek gösterilerek pazarın da ne kadar büyüdüğünün önemli bir göstergesi olmuştur. Hatta ben de özel uçuş okullarından birinde yönetici olarak çalıştığımdan, bu yatırımın ülkemizin havacılık eğitim kurumlarının güçlenmesi ve büyümesi için ne kadar önemli bir adım olduğunu düşünerek söz konusu olayla epey ilgilenmiştim. Zira MyJet’in Airex 2008’de gerçekleşen lansmanına özellikle katılmış, konu hakkında daha fazla merakla ve heyecanla bilgi toplamıştım.

Ne talihsizliktir ki, Airex 2008’in başladığı gün olan 12 Haziran’da ABD, Chicago’nun Midway havalimanı’nda bir Eclipse 500 önemli bir kırım geçirmiş, bu kırım sonrasında çok ciddi olaylar patlak vermiş ve hatta bu olaylar tamamen olmasa da kısmen şirketi iflasa götürmüştür.

Uzun süredir söz konusu olay konuşuluyor. Eclipse’in battığı, dolayısıyla Myjet’in yatırımının öldüğünden bahsediliyor, ancak kimse neyin ne olduğundan tam olarak haberdar değil. Şu ana dek medyamızda bu konuda kapsamlı bir bilgi yer almadı.

İşte şimdi merak edenlere Eclipse 500’ün kronolojik bir tarihçesini sunacağım.

Eclipse 500’e doğru

Eclipse ise tamamen özgün bir uçak değildir. Daha doğrusu, Eclipse firması bu uçağı sıfırdan yaratmamış, aslında motor üreticisi Williams Interantional’in FJX-2 Turbofan motorlarını test etmek amacıyla geliştirilen ve tamamı kompozitten üretilmiş V-kuyruklu basit bir uçak olan Williams V-Jet II uçağının üzerinde temellendirilmiştir. 1996 yılında ilk olarak Oshkosh fuarında sergilenen bu uçak, 1998 yılındak kurulan Eclipse Aviation’ın başlangıç için seçtiği konsept tasarımı oluşturmuştur.

Eclipse 500, Çok Hafif Jet (Very Light Jet) sınıfının ilk örneğidir. Kendisini daha sonra iki rakibi takip edebilmiştir: Cessna Citation Mustang ve Embraer Phenom 100. Bunun haricinde henüz sertifikasını alamayan ve geliştirme aşamasında olan Cirrus, Diamond, Honda ve Piper firmaları ürünü uçaklar bulunmaktadır.

Sertifikasyon bir uçağın uçabilir hale gelmesi için çok ciddi bir süreç olup, bugün kolaylıkla uçak üreticisi haline gelmenin önündeki en maşakatli engeldir.

Zira Eclipse Aviation ilk olarak Microsoft hissedarlarından Vern Raburn tarafından kurulmuş, Bill Gates de bu yeni firmanın en büyük hissedarlarından olarak söz konusu projeye destek vermiştir. Büyük hayallerle yola çıkılan uçağın başarılı olması yeni bir jet sınıfı yaratması bakımından aslında havacılık tarihinde de önemli bir yer teşkil edeceği gibi, az kişilik özel uçuşları daha masrafsız ve rahat hale getirmek adına önemli bir çözüm olacaktı.

Uçağı daha ucuz hale getirebilmek için uçağın atası olan Williams V-Jet II uçağının kompozit yapısı tamamen metale dönüştürülmüş, uçağın gövdesi otomotiv sanayiinde uygulanan bazı yeni tekniklerle tamamen yeniden tasarlanmış ve hatta korozyonu önleyici bazı yeni teknikler de Eclipse 500 için geliştirilmiştir. 2002 yılında ise ilk prototip test uçuşuna tabi tutulmuştur.

Test uçuşunda görülmüştür ki, uçaktaki yenilikler ağırlığı arttırdığından uçağın ilk üreticisi Williams International’ın hala deneysel süreçte bulunan FJX-2 motorları kötü bir performans sağlamaktadır. Bu aşamada Pratt & Whitney’in Kanada kolu olan P&W Kanada projeye iştirak etmiş, Eclipse 500 için PW615 motorunu modifiye ederek PW610F motorunu geliştirmiştir. Tabi ki bu yenilik, programın planlanandan daha uzun sürmesine yol açmıştır ve hatta bu yeni motorla gerçekleştirilen ilk test uçuşu 2 buçuk sene sonra, yani 31 Aralık 2004 yılında yapılmıştır. Bu test uçuşlarının sonuçlarına dayanılarak Eclipse 500, “en sessiz jet uçağı” olarak nitelendirilmiştir.

Sıkıntılı Süreç: Sertifikalandırma

Test uçuşları ve prototip üretiminden sonra sertifikasyon süreci gelip çatmış, uçağın PW610F motorunun Kanada Otoritesi’nce onaylanmasını müteakip FAA de uçağı 27 Temmuz 2006’da geçici sertifikayla onaylamıştır. Uçağın kanat ucu yakıt tankları yıldırım düşmesi tehlikesine karşı FAA kriterlerini karşılamadığı için tam sertifika henüz verilmemiştir. Eclipse kanatucu yakıt tankındaki sorunları halletmiş ve 30 Eylül 2006’da uçağın tam sertifikasyonu sağlanmıştır. Tip sertifikası tek pilotlu uçuşlarda IFR uçuşa müsade edecek şekilde onaylamıştır ve sertifikasyon sağlandığında 5’i prototip 7 uçak üretilmiş, 23’ü ise üretim aşamasındadır. Temel tip sertifikasını müteakip, Nisan 2007’de üretim, Ocak 2008’de ise bilinen buzlanma koşullarına uçuş onayları da verilmiştir.

Sertifikasyon şaibeli miydi?

$2.200.000’lık düşük fiyatıyla ve sadece $210’lık yakıt hariç sabit saatlik maliyetiyle oldukça ekonomik olan ve bu özelliği sayesinde toplamda 2600 sipariş alan Eclipse Aviation’ın yaşadığı talihsiz olay 2008 yılının Haziran ayında meydana gelmiştir. Chicago havalimanında iniş gerçekleştiren bir Eclipse 500’ün iniş sonrasında başrüzgarının yön değiştirmesiyle pilot standart prosedür olarak motor takatini arttırmış, ancak biraz sonra motor gücünü tekrar kesmek istediğinde uçak aksi yönde davranarak motorlara tam takat vermiştir. Yeniden havalanan uçağın pilotu soğukkanlılıkla bir motoru kapatmış ve büyük çabayla uçağı yara almadan indirebilmeyi başarmıştır. Bu meşhur kırımdan sonra FAA bir AD yayınlayarak 256 adedi teslim edilmiş ve uçuyor olan tüm Eclipse 500’lerin uçuşunu gerekli bakım yapılana dek kesmiştir.

Ne talihsizliktir ki bu olayın yankıları sürerken 120 adet Eclipse 500 siparişiyle sahneye çıkan Myjet’in Türkiye’de gerçekleşen Airex 2008 fuarında lansmanı yapılmaktaydı. Bir adet Eclipse 500, bu lansmanda kullanılmak üzere Türkiye’ye getirilmişti.

Bu kırımdan sonra bazı FAA çalışanları ve ABD Ulusal Hava Trafik Kontrolörleri Derneği uçağın sertifikasyon sürecinde yeterince dikkatlı davranılmadığı, bazı kusurlara önem verilmediği ve olması gerekenden fazla hızlı ve üstünkörü araştırmalar yapıldığı iddiasında bulundu ve Amerikan Kongresi, NTSB’yi bu iddiaları ve Eclipse 500’ün sertifikasyon sürecini incelemesi için görevlendirdi. Ancak FAA yöneticileri vermiş oldukları sertifikanın arkasında olduklarını, sürecin normal olduğunu iddia ederek suçlamaları reddettiler. Eclipse yöneticileri ise konunun FAA çalışanları ve yöneticileri arasında bir mesele olduğunu söyleyerek tartışmadan uzak kaldılar.

FAA çalışanlarının iddiasına göre: FAA yöneticileri sertifikasyon mühendislerinin araştırmaları tamamlanmadan ve test pilotlarının uçuş sonuçlarını iyice analiz etmeden sertifikayı onaylamış, FAA yöneticilerine Eclipse tarafından baskı yapılmış, motor itkisinin kontrolünde kayıplar oluşma ihtimalleri bulunmuş, FAA yönetimi mühendislerin uyarılarını görmezden gelmiş, kokpit göstergeleri testler sırasında FAA yönetmeliklerine uymaması ve yanlış bilgiler göstermesine rağmen sertifikasyon sürecine devam edilmiştir.

Bunun üzerine Ağustos 2008’de uçak için 30 günlük bir ek denetleme süresi tanınmıştır. Bu ek sürede iki ayrı denetleme daha gerçekleştirilmiştir. FAA tarafından gerçekleştirilen denetlemede komisyonun başına bir FAA yetkilisi değil Boeing’ten bir Uçuş Emniyet Uzmanı getirilmiş, ABD Temsilciler Meclisi Havacılık Alt Komisyonu tarafından yürütülen soruşturmada ise daha çok FAA hakkındaki iddialar ve uçakta olduğu iddia edilen eksiklikler araştırılmıştır. Eylül 2008’de FAA adına denetleme yürüten yeni komisyonun hazırlamış olduğu rapora göre sertifikasyon sürecinin işleyişi hatalı bulunmamış ancak uçağın trim sistemleri, trim akçüatör sistemi ve yangın söndürme sisteminde bazı sorunlar olduğu belirtilmiştir. Temsilciler meclisi soruşturması ise sertifikasyon sürecinin takvime bağlı olmasından kaynaklanan bazı küçük problemler olduğundan başka bir sonuç vermemiştir. Uçak kırım sonrası yayınlanan AD’de belirtilen şartların yerine getirilmesi şartıyla uçmaya devam etmiştir.

Tüm bu süreç içerisinde uçağın sertifikasyonu için başvurulan diğer bir küresel otorite olan EASA ise uçağa ancak hususi kullanım için onay vermiş, FAA’de yaşanan problemler sonuçlanmadığından ticari uçuşlara müsade etmemiştir.

İflasa doğru

Bu olaylardan yıpranan ve daha sonra bu uçakla uçan pilotlarca da belirtilen onlarca problemle baş edemeyen firma 2008 yılının Kasım ayında iflasını ilan etmiştir. 2009 yılının Ocak ayında ise alacaklı davalarının sonucu likiditasyona uğramıştır.

Daha da kötüsü, alacaklıların Eclipse’e satışı durdurmasıyla uçağın kritik yedek parçalarının tamamı piyasalardan kalkmış, uçağın tek bakım merkezi de kapanmıştır. Daha sonra bu bakım merkezinin çalışanları kendi çabalarıyla bir bakım merkezi kurmuşlar, ancak şimdilik sadece uçağın yedek parçalarını temin edebilecek duruma gelmişlerdir.

Şu an uçağın üretimi olmadığı gibi bir bakım merkezi de bulunmamaktadır. Mevcut operatörler kadar uçak için ön ödeme yapmış olan operatörler de sıkınıyla beklemektedirler.

“Çok Hafif Jet” Eclipse 500 Muadilleri

Çok Hafif Jet’in düşük maliyetli, kısa mesafeli ve az kişilik taşıma avantajlarını kullanarak düşük maliyetli özel uçuş operatörü olmak isteyenler için tek alternatif Eclipse 500 değil. Yukarıda da belirtmiş olduğum gibi Eclipse 500’ün iki adet muadili var: Bunlardan birisi Cessna’nın geliştirdiği Citation Mustang, bir diğeri ise Embraer’in geliştirdiği Phenom 100. Bunun haricinde bu yeni pazara katılmak üzere projelendirilen ve bir çoğunda sona yaklaşılmaya hazırlanan ancak henüz sertifikasını alamayan uçaklar da var: Bunlar da Cirrus’un geliştirdiği Cirrus Vision SF50, Diamond’ın geliştirdiği D-Jet, Honda’nın geliştirdiği HA-420 ve Piper’ın geliştirdiği Piper-Jet.

Saygı, sevgi ve selamlar.

Bir Hezimet Öyküsü: Eclipse 500

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 8 yıl önce
FAA'in ve EASA'nın onaylamadığı uçağı burada onaylatsan hangi ülkeye uçurabileceksin?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
Efendim bu insanların FAA´da torpilleri yok mu imiş? Öyle olduğuna göre ben olsam 120 adet sipariş veren şu ülkeye bütün hattı/hukuku taşır burada tereyağından kıl çeker gibi herşeyi hallederdim.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 8 yıl önce
BİZLER OREX AİRLİNES ÇALIŞANLARI OLARAK ARALIK DAHİL OLMAK ÜZERE ŞU GÜNE KADAR TEK MAAŞ ALAMAMAKTAYIZ.ŞİRKET YÖNETİCİLERİ TARAFINDAN BUGÜNE KADAR HEP KANDIRILDIK.AİLELERİMİZLE ÇOK ZOR DURUMDAYIZ,LÜTFEN SESİMİZİ DUYURUN.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000