22 Temmuz 2009, Çarşamba
Tevfik UYAR
Tevfik UYAR tevfikuyar@airporthaber.com

Basın-Yayın’da Terimsel Hatalar

Bu hafta yazımı zamanında yazamadığım için tüm okurlarımdan özür dilerim; ancak söylemesi ayıp bir taşınma meselesi söz konusu. Hatta bir kıtadan bir kıtaya taşınıyorum diyebilirim.

Gerçi, National Geographic’in de reklamını yaptığı gibi:
“Dünya’da Avrupa’dan Asya’ya 5 dakikada geçebildiğiniz tek yer tabi ki İstanbul’dur”.

O yüzden “kıtadan kıtaya taşınıyorum” esprisinin altında aslında bir kaç semt öteye geçmekten de bir başkası yok.

Ancak National Geographic’ten de bahsetmişken önemli bir konuya değinmek istiyorum. O da, basın ve yayın alanımızda bilhassa havacılık söz konusu olduğunda bir uzmandan, işin ehlinden ya da en azından sektörün içinden birine asla ve asla danışılmaması.

National Geographic’te yayınlanan “Uçak Kazaları Raporu” adlı belgeseli bilmeyeniniz yoktur. Bu belgesel hakikaten de havacılık tarihi ve kültürü açısından son derece başarılı bir çalışmadır, lakin Türkçe dublajı için aynısını söylemek çok zor.

Çevirenler –her kimse- kanalın elemanı mıdır, yapımcı bir firmanın verdiği hizmet midir, yoksa metinler direkt olarak bir tercümandan mı alınmaktadır bilmem, ancak havacılığı geniş anlamıyla bilen bir kimsenin elinden geçmediği kesin.

Bir kaç defa “1 saatte kat edilen deniz mili” olarak tanımlanabilecek “knot” birimi yerine kilometre/saat ifadesi kullanıldığına şahit oldum.

Yine bir çok kez ABD’nin ulusal nakliye/taşımacılık (hava-kara-deniz) güvenliğinden sorumlu üst bir kurum olan, Türkçesiyle “Ulusal Taşımacılık Güvenlik Kurumu” olarak ifade edebileceğimiz meşhur NTSB’nin (National Transport Safety Board), ABD’nin terör, tehdit ve iç güvenlikleriyle ilgili başka bir üst kurum olan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA – National Security Agency) ile karıştırıldığını gördüm.

Kontrol yüzeyleri, aviyonik sistemlerle ilgili bir kaç ufak hataya da şahit olmadım değil.

Sadece TV’de değil tabi...

Mesela Altın Kitaplar dünyaca ünlü bilim kurgu romancısı William Gibson’un Sprawl üçlemesini çevirmiş ve basmış. İyi, güzel, hoş, kendilerine böylesine önemli bir bilim kurgu üçlemesini Türkçemize kazandırdığı için teşekkür ediyorum, ancak serinin ikinci kitabında bir iş jeti meselesi giriyor devreye, ancak konunun geçtiği paragrafları anlamak çok zor. İş jeti olduğunu çok sonradan kavradım çünkü bizim “hücum açısı” dediğimiz kavram orada “saldırı açısı” diye çevrilmiş. İrtifa yerine de yükseklik denip duruyor.

Geçtiğimiz günlerde Habertürk’te de benzer bir şeye şahit oldum. “Airworthiness Directive” dediğimiz “Uçuşa Elverişlilik Direktifi”, “Uçabilme Yeteneği Direktifi” olarak ifade edilmiş. Ancak yetenek (ingilizcesiyle: Ability), bir uçağın uçak olmasının şartıdır. Bir uçağın sigortası bittiği zaman mevcut yasalarca uçuşa elverişliliği biter, ancak o uçağın tabiki de hala uçmaya yeteneği vardır.

Söylediklerimden de asla her şeyi birebir “çevirme” yanlısı olduğum anlaşılmasın. Zira, yeni şeylerin direkt olarak çevrilmesine, Türkçe’nin türetme yeteneklerinin kullanılmamasına karşıyımdır. Fakat gördüğünüz gibi, yukarıda yazdığım terimler zaten yeni terimler değil. Senelerdir kullanılan terimler.

Bir bilene bir telefon açılıp “yahu siz buna ne diyorsunuz?” demek çok da zor olmasa gerek.

Saygı, sevgi ve selamlar?

Basın-Yayın’da Terimsel Hatalar

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 7 yıl önce
Merhabalar. Yazımda orasını eksik ifade ettiğimi farkettim. Elbette bilmeyen insanlar için km/sa olarak ifade etmek yerli yerinde bir hareket olacaktır. Orada söylemek istediğim şey şuydu: 80 knot'u direkt 80 km/sa olarak söylüyor. Çevirerek değil. Yani bu bir birim hatası.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Havacılar için anlaşılır. Ama sokaktaki adam knot, feet dediğinizde ne kadar anlıyor? İsterseniz eline hesap makinesi alsın. Çevirsin, çarpsın bölsün?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000