03 Ağustos 2015, Pazartesi
Ali KIDIK
Ali KIDIK info@airporthaber.com
  • Yahu apronda çalışan kişilerden bahsedilirken DHMİnin apron memurları ile etfaiyecilerinden kimse bahsetmemiş :) yoksa klimalı arabalarında apronda volta attıkları için mi, yer hizmet kuruluşlarında çalışan apron işçilerinin 3 katı maaş alıp beğenmedikleri için mi görmezden gelinmişler. 100 den fazla yorum yapılmış bu habere, bir kişi de kahraman etfaiyecileri ve apron memurlarını hatırlamamış yahu. Oysa ki sorsanız en mağdur, en mağrur, en çok çalışan, ezilen, horlanan emeklerinin karşılığını alamayan apron memurları ile kahraman etfaiyeciler. Neyse demekki onların kategorisi ayrı, onlar elit kulvarda bulunuyorlar. ben de kalkmış gerçek emekçilerle onları kıyaslamaya çalışıyorum. Kalın sağlıcakla
  • Gece gündüz demeden çalış ter kıçından çıksın derdini anlat böyle yürümüyor de hakkını alıyorsun diyolar 8-5 çalışan adam vardiya saatlerini ayarlarsa böyle oluyor çünkü adam vardiya nedir onu bilmiyo. Izin yok vardiyanı arkadaşla değiş işin için yok rapor al ertesi gün çağırıyorlar gercekten hasta ol inanmıyorlar şimdi vardiya primi diye bişey çıkardılar benden kestiğini bana veriyo 8-5 çalışanda alıyo nasıl vardiya primiyse yorumlara bakılırsa Tgs nin bütün istasyonları aynı işçi çalışıyo ama itibarı yok adamlara bi moral verin ya nedir bu eziyet ksiıkşa veriyonuz kepçeye alıyonuz tamam 12 saat çalışalım da biraz hoş görü biraz güler yüz olsa o yeter para geçtik artık kişiliğimizi şaşırtınız bize
  • Apron havaalanındaki en sıcak ve en soğuk yerdir. Çelebide asgari ücret ve 7.60 tl yemek parasına çalışıyoruz (bu paraya havaalanında nasıl yemek yenecekse), İstanbulda çalışanlar bizden 2 kat fazla maaş alıyor, adalete bak. Haa birde DHMİ yöneticilerinin çektirdikleri var, bizleri emir kulları ve her an ceza yazabilecekleri köle olarak görüyorlar.
  • Yazınız için öncelikle teşekkür ederim. Maalesef bir çok sektörde olduğu işçinin hakkı tam olarak karşılanmadığı kanaatindeyim. Apronda en ağır iş yükleme boşaltma personelinde...Yazın sıcağını kışın soğuğunu, yağmuru fırtınayı bizzat hisseden, üzerinden 1 seferde bilmem kaç ton yük geçen bu kardeşlerimize daha fazla değer verilmeli ve değerli olduklarını hem maddi hem de manevi hissettirmek gerekiyor bence ! Böylece aidiyet duygusu da gelişerek oluşabilecek aksaklıklar azalıcaktır. Sürekli işçi sirkülasyonu olacağına, maaşların arttırılarak nitelikli ve böylece tecrübeli personeller kazanımı yoluna gidilmeli diye düşünüyorum. Bir de şutta çalışan personeller de ağır şartlarda çalışıyor, onlar da ihmal edilmemeli. Eski bir harekat personeli ve istasyon şefi olarak benim gözlemim ve düşüncelerim bu şekilde, herkese saygılar. Fatih BURAN

Apron işçileri yanarken biz...

Hepsi birer kahraman, hepsi havacılığın ağır işçileri, hepsi havacılığın hamalları. Bir çoğunun gözünde küçümsenen o insanların hallerini empati yapıp düşününce aslında bizlerin birer hiç olduğunu hissettim. Ne zaman? Geçen hafta o kavurucu sıcaktan korunmak için kendilerini en küçük gölgede korumaya çalıştıklarını gördüğüm anda.

Havaş'ta, Çelebi'de, TGS'de çalışan ve çoğumuzun nasıl bir hayat mücadelesi verdiklerinden haberi dahi olmadığımız apron işçileri, emektarları bu haftaki yazımın konusunu teşkil edecek.

Hangi şartlarda çalıştıklarını dahi biz iklimlendirilmiş odaların çok bilmişleri bilemeyiz. Onları anlamak için tıpkı onlar gibi yaşamak lazım. Hiç olmazsa bir gün bunu denemek lazım.

Kışın dondurucu soğuğunun, yazın kavurucu sıcağının tek esirleri onlar.

Geçen hafta AirportHaber sayfalarına yansıyan görüntüleri görünce ne kadar duyarsız olduğumuzu fark ettim. Ve dedim ki kendi kendime: "Bize göre varsa yoksa yöneticiler, hostesler, pilotlar, uçak şöyle olmuş böyle olmuş. Yolcular perişan olmuş" der haber yapar, sonra da kendi kendimize övünür hale geliriz.

Oysa kahramanların hikayeleri hepsine bedeldir.

Bizler koltuklarımıza kurulup, iklimlendirilmiş odalarda keyif çatıp havacılığın kaymağını yerken, onlar bir dilim ekmekle ay sonunu getirmenin hesaplarını yaparak, görevlerini en iyi şekilde yapmanın terini akıtırlar.

Uçağa bagaj atan bir işçiyi düşünüyorum da kavurucu sıcağın altında "bunu nasıl yapıyor" diye kaçımız düşüne biliyor? Ya harekat memurları. Onlar da farksız sayılmaz. Bizim 30-35 derece hissettiğimiz sıcaklığı onlar 45-50 derece hissederken nasıl bir görev aşkları olduğunu düşünebiliyor muyuz?

Bizler kış aylarında odamızda bile üşürken onların durumlarını hiç mi hiç aklımıza getirebiliyor muyuz?

Çelebi'de, Havaş'ta, TGS'de çalışan apron işçilerinin üç beş kuruşa çalışırken bizlerin onları nasıl da hor gördüğümüzü "Alt tarafı şoför parçası, apron işçisi, uçak hamalı" diye düşündüğünüz o insanlar bu sektörün en değer verilmeyen çalışanlarıdır.

Çelebi, Havaş, TGS örneklemelerimin yanlış anlaşılmasını istemiyorum. Onların daha ağırlıkta olduğundan yola çıkarak yazıyorum. Diğer bütün apron işçileri aynı kaderi paylaşıyor.

Hiçbir hakları olmayan en küçük bir olumsuzlukta dahi savunmaları bile alınmadan işten kovulan bu cengaverleri ihmal ettiğimiz gerçeğini vurgulamak isterim. "Aman sen de" dediğimiz çok olmuştur.

Ezilen insanların duygularına bir nebze olsun bu yaz aylarında serinlik verebilme derdinde değilim. Sadece ve sadece onları ihmal ettiğimizin ezikliğini yaşıyorum.

Benim tavsiyem apron işçilerinin senede bir kez bile olsa ödüllendirilmelerinden yanadır. Örneğin TGS, THY ve TAV'ın ortak kuruluşu olması hesabıyla bir formül bulup hiç olmazsa senede iki bilet hakkı tanınabilir.

Çelebi, HAVAŞ'ta buna benzer bir uygulama yapıp iki bilet parası ikramiye ya da bilet hediye edebilir.

Bunlar büyük şeyler değil. "Yarım elma gönül alma" olarak görülebilir.

Apron işçileri bizim evlatlarımız. O halde yönetim kurulu başkanları, genel müdürler, başkanlar, müdürler, şefler. Bilmem siz benim söylediklerimden bir ders çıkartabilir misiniz?

Apron işçileri için bir empati yapabilir misiniz? Çöl sıcağının kavurucu ateşini ensenizde hissedeilir misiniz?

Sanmıyorum.

Ben empati yaptım. Siz de bir empati yapın derim.

Apron işçileri yanarken biz...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (97)

:) ~ 1 yıl önce
Yahu apronda çalışan kişilerden bahsedilirken DHMİnin apron memurları ile etfaiyecilerinden kimse bahsetmemiş :) yoksa klimalı arabalarında apronda volta attıkları için mi, yer hizmet kuruluşlarında çalışan apron işçilerinin 3 katı maaş alıp beğenmedikleri için mi görmezden gelinmişler. 100 den fazla yorum yapılmış bu habere, bir kişi de kahraman etfaiyecileri ve apron memurlarını hatırlamamış yahu. Oysa ki sorsanız en mağdur, en mağrur, en çok çalışan, ezilen, horlanan emeklerinin karşılığını alamayan apron memurları ile kahraman etfaiyeciler. Neyse demekki onların kategorisi ayrı, onlar elit kulvarda bulunuyorlar. ben de kalkmış gerçek emekçilerle onları kıyaslamaya çalışıyorum. Kalın sağlıcakla

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Esbli ~ 1 yıl önce
Gece gündüz demeden çalış ter kıçından çıksın derdini anlat böyle yürümüyor de hakkını alıyorsun diyolar 8-5 çalışan adam vardiya saatlerini ayarlarsa böyle oluyor çünkü adam vardiya nedir onu bilmiyo. Izin yok vardiyanı arkadaşla değiş işin için yok rapor al ertesi gün çağırıyorlar gercekten hasta ol inanmıyorlar şimdi vardiya primi diye bişey çıkardılar benden kestiğini bana veriyo 8-5 çalışanda alıyo nasıl vardiya primiyse yorumlara bakılırsa Tgs nin bütün istasyonları aynı işçi çalışıyo ama itibarı yok adamlara bi moral verin ya nedir bu eziyet ksiıkşa veriyonuz kepçeye alıyonuz tamam 12 saat çalışalım da biraz hoş görü biraz güler yüz olsa o yeter para geçtik artık kişiliğimizi şaşırtınız bize

Yanıtla

Kalan karakter 1000
log ~ 1 yıl önce
Apron havaalanındaki en sıcak ve en soğuk yerdir. Çelebide asgari ücret ve 7.60 tl yemek parasına çalışıyoruz (bu paraya havaalanında nasıl yemek yenecekse), İstanbulda çalışanlar bizden 2 kat fazla maaş alıyor, adalete bak. Haa birde DHMİ yöneticilerinin çektirdikleri var, bizleri emir kulları ve her an ceza yazabilecekleri köle olarak görüyorlar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yükleme Boşaltma Personeli ~ 1 yıl önce
Yazınız için öncelikle teşekkür ederim. Maalesef bir çok sektörde olduğu işçinin hakkı tam olarak karşılanmadığı kanaatindeyim. Apronda en ağır iş yükleme boşaltma personelinde...Yazın sıcağını kışın soğuğunu, yağmuru fırtınayı bizzat hisseden, üzerinden 1 seferde bilmem kaç ton yük geçen bu kardeşlerimize daha fazla değer verilmeli ve değerli olduklarını hem maddi hem de manevi hissettirmek gerekiyor bence ! Böylece aidiyet duygusu da gelişerek oluşabilecek aksaklıklar azalıcaktır. Sürekli işçi sirkülasyonu olacağına, maaşların arttırılarak nitelikli ve böylece tecrübeli personeller kazanımı yoluna gidilmeli diye düşünüyorum. Bir de şutta çalışan personeller de ağır şartlarda çalışıyor, onlar da ihmal edilmemeli. Eski bir harekat personeli ve istasyon şefi olarak benim gözlemim ve düşüncelerim bu şekilde, herkese saygılar. Fatih BURAN

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000