01 Eylül 2014, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • Ali Kıdık'ın tü-kaka diyen tetikçi havacılar yazısını okuyunuz. Sefa İnan aynen bu tarife uyuyorsun be abicim. Bu kadar mesnetsiz yazı olur mu??? dedikodu yapıyor gibi yazıyorsun.
  • daha bu adamın elle tutulur bir yorumunu bir haberini okumadım, nazar değmesin. yine saçmalamış. c serisi ile rekabet nedir yahu? thy nin boeing ile yurt içi uçmasını açıklayacaksın önce çıkmamış uçakla bugünkü uçağı kıyaslayacaksan. insanlar da okumuş alkışlamış. huloglar kuşatmış burayı. biri kötü yaz demiş o da yazmış. komik. Size ne kaptan maaşlarından CRM'den? kanunsuzluk var ise o zaman belgesi ile koyacaksın ortaya gazetecilik yapacaksın. içerden bi pilotla kanal kurmakla ancak bu kadar yazılabilir zaten. Aç bak kendi sitenin yazılarına borajet sana göre çoktan batmalıydı? özür yazısı yaz hemen.
  • Aslında güzel bir erdemdir. Örneğin Pegasusun win-win' e dayanan maaş politikası dürüst, güzel, çalışanlarını motive eden bir uygulamadır. Şirket çalışanları arasında rahatsızlık yaratmaz. Şirketlerin çalışanlarına olabildiğince az ödeme yapıp, olabildiğince çok çalıştırma isteğine yönelik politikası hissedilir ise gizli intikam duygularını harekete geçirmez mi? Çalışanlara o işi yapsın diye verdiğin malzemeyi hor kullanmaya, yormaya, yıpratmaya itmezmisiniz. Gizli ve daha yüksek bedellere gebe risk ortamı oluşmaz mı? Hadi uçağın içinde kendi canı da var diye Uçuş emniyetini riske atmasa bile, kaynakları daha etkin değerlendirme eğilimi ortadan kalkmaz mı? Örneğin, masraf azalsın diye kağıdın arka sayfasını da kullanmayı düşünmekten vaz geçmez mi o çalışan? İkram malzemelerini, yakıtı, zamanı daha etkin kullanma yöntemlerini düşünün. Basit bir hesap ile sadece bir uçuşun yakıt maliyetini 700-800 dolar azaltabilecek iken Kendisini düşünmeyen patronunu hangi çalışan düşünmek ister ki?
  • Ekonomide geçen (Law of Supply) tabirine çok güzel bir örnek bu aslında. Malın fiyatı yükseldikçe, pilotlar da kendilerini daha yüksekten satmaya çalışıyor. Yalnız, buradaki durumda ilginç olan bir şey daha var ki o da bu şirketin bazı hesapları yapmadan, bir strateji belirlemeden bu işi yürüttüğünü gösteriyor, Güya yöneticiler Kayserili tüccar uyanıklığında "olabildiğince ucuza ve olabildiğince uzun süre bağlarsam o kadar kardır" anlayışında gidiyorlar ama sonuca bakarsanız astarının yüzünden pahalıya geleceği zaten ortada. Ülkede olmayan bir tip getirmişsin, buradan TRE, TRI, Kaptan, FO bulamayacağın belli. En başta gelmeyi kabul edenlerin çoğu ülkelerinde iş bulma güçlüğü çekenler ile tazeleme ve saat yapma hevesinde olanlar. Bu durumda sorunlar gırla gider elbette. Tabi kaliteli malın pazarı daha farklı. Peki elindeki kalitelileri nasıl koruyacaksın, tipe göndermeden sözleşme mi koyacaksın önlerine? Peki etik mi bu? Az verdiklerin senin çıkarını korumaya nasıl devam edecek?

AMAN HA, KİMSE DUYMASIN...!

Yeni bir atılımla bölgesel havacılıktan çıkıp, tarifeli havayolu statüsüne geçen Borajet’de sular bir türlü durulmuyor. ATR’lerden vazgeçip,  Embraer uçaklarla yeni serüvenine başlayan BoraJet yönetiminin, çifte standart uygulamalar yaptığı bana gelen haberler arasında...

BoraJet Embraer uçakları ile Turboprop uçaklardan Turbofan uçaklara geçiş yapmış olmasına rağmen henüz yeni nesil uçak üreticisi konumunda değil. Embraer’in yeni nesil (BoeingMAX-AirbusNEO ve Bombardier C serisi ile işletme maliyetleri açısından nasıl rekabet edeceğini ilerde birlikte gözlemleyebileceğiz.

Ancak bu aşamada sorulması gereken asıl soru; BORAJETin orta ve uzun vade stratejilerine olduğunun yanı sıra iş modelinin tam olarak ne olacağı olmalı. Low cost, klasik tarifeli havayolu veya alt marka olarak mı sürdürüleceğini henüz bilmiyoruz. Ayrıca Risk analizleri, Rekabet direnci ve Pazar şartları konularında bilgi alamadığımızdan piyasada ki rekabet şartlarına ne kadar uygun olduğu konusunda avantaj ve dezavantajları nedir bilemiyoruz. Kısaca Management programı nedir?

THY ile işbirliği biter ve bu arada Kıbrıs merkezli bir Havayolu kurulursa Borajet kiminle nasıl rekabet edebilecek?

Neyse biz asıl konumuz olan çifte standartlı maaş politikasına dönelim.

Yeni Embeaer uçaklarına, düşük maaş önerdiği için pilot bulamayan Borajet, yeni aldığı ve alacağı pilotlar için bu kez maaşı yükseltirken, düşük maaşla işe aldığı pilotların maaşlarını yeni seviyeye çıkartamamakta, bu nedenle şirkette kazan kaynamaya başlamış durumda. BoraJet’in bir türlü kurumsal bir yapıya oturamama nedenine dayanan bu maaş politikası, oldukça ilginç.

 Her yeni alınan pilot, bir önceki pilota oranla daha yüksek maaş ve çalışma olanaklarına sahip oluyor. Yeni pilot alımında; kurumsal yapı gereği olması gereken maaş statüsü henüz yerleşmediğinden olsa gerek ki, kaptanlar arasında 7 bin dolardan başlayıp 11 bin dolara kadar seyreden maaş dilimleri var.

Anlaşma yaptıkları her pilota; “Aman ha kimse duymasın, bu size özel rakam” diyerek, bu konunun sır olarak kalacağını düşünen BoraJet yönetiminin başının bu günlerde bayağı ağrıyacağını düşünüyorum.  Çünkü; bu, kişiye göre değişen farklı ücretlerini, pilotlar kendi aralarında çoktan konuşur olmuşlar.

BoraJet’teki bu çifte standart uygulamaları; sadece maaş olarak kalmamış, sosyal haklara da yansımış durumda.  Yabancı pilotlara, Kurtköy’de Dumankaya evlerinden eşyalı ve tam donanımlı evler kiralanıp, kirası şirket tarafından ödeniyormuş.

Bugüne kadar ATR uçaklarını uçuran pilotlar, Embraer uçaklarına geçtiğinde, ayni sorunların onların arasında da başlayacağını şimdiden söyleyebilirim.  Şeffaf olmayan maaş politikası ile uçuş işletme başkanını veya genel müdürü tanıyan veya köşeye sıkıştıran bir pilot, diğerlerinden daha iyi bir maaş alabiliyorsa, orada durup düşünmek gerekir.

Yeni ve piyasada oldukça tutulan Embraer tipi uçakların pilotları, dünya piyasalarında aranan tip pilotları arasında yer alıyor. Borajet’in pilot ilanından sonra, Borajet’e katılmayı düşünen bir çok Türk pilotunun bu çifte standart ve şeffaf olmayan maaş politikasından rahatsız oldukları da aldığım haberler arasında. Borajet elindeki pilotları kaçırmak istemiyorsa, maaş politikasını saydamlaştırıp herkese eşit ve adil şekilde davranmalıdır. ATR uçaklarını, Embraer uçakları ile değiştirmek, başarılı olmak için yeterli değil. Şirket yönetimi, ATR mantalitesinden bir an önce çıkıp, modern ve saydam bir yönetim anlayışını benimsemelidir.

Adil, eşit işe eşit ücret ve fırsat eşitliği, demokratik işletmecilik anlayışı ile bu huzursuzlukların önüne geçilebilir ve unutulmasın ki; önce çalışanların huzurlu ve mutlu olduğu şirketler başarı ipini göğüsleyebilirler.

Yoksa, kulaktan kulağa yayılan bu dedikodular, kuşkusuz uçak kokpitlerinde de sürecek, bir araya gelen her pilot, bu konuyu konuşacaktır, hatta şu anda konuşmaktadır. Bu durum, kişilerin şirketlerine olan aidiyet duygusunu zedelemekle kalmayıp motivasyonunu bozarak, CRM ve uçuş emniyetine kadar sorun oluşturabilir duruma gelecektir.

BoraJet’in Amerika’da yaşayan patronu Yalçın Ayaslı’nın, bu çifte standart alımlardan bilgisi var mıdır acaba? Var mı, Yok, mu bilinmez, ama, şirketinde bu tür çifte standartlı maaş politikası benimsemesinden ve uygulamasından hoşlanacağını sanmıyorum.

Bunların yanı sıra; Borajet’in daha önce ATR uçakları ile uçmuş olduğu bazı zor meydanlara, Embraer  uçakları ile uçmaya başladığı konuşulmaktadır.  Şimdi, SHGM’ye bir soralım; bu meydanların Embraer uçakları için risk ve performans analizleri yapılmış mıdır? Bu alanlarda bu uçaklara kimler nasıl yer hizmeti vermektedir? Bunları da önemli bir not olarak akıllarda tutmakta yarar var diye düşünüyorum.

Sonuç olarak; bölgesel havacılıktan çıkmış bu havayolumuzun başarılı bir performans sergilemesini yürekten arzularken, gelişmeleri yakından izleyip, siz değerli okurlarıma iletirken, başarılı uygulamaları destekleyip, bana göre yanlış olan uygulamaları da eleştirmeyi sürdüreceğim.

Bildiğiniz gibi, bu benim kamuoyunu doğru bilgilendirme görevim...

AMAN HA, KİMSE DUYMASIN...!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (52)

Oku ~ 2 yıl önce
Ali Kıdık'ın tü-kaka diyen tetikçi havacılar yazısını okuyunuz. Sefa İnan aynen bu tarife uyuyorsun be abicim. Bu kadar mesnetsiz yazı olur mu??? dedikodu yapıyor gibi yazıyorsun.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
tutarsız ~ 2 yıl önce
daha bu adamın elle tutulur bir yorumunu bir haberini okumadım, nazar değmesin. yine saçmalamış. c serisi ile rekabet nedir yahu? thy nin boeing ile yurt içi uçmasını açıklayacaksın önce çıkmamış uçakla bugünkü uçağı kıyaslayacaksan. insanlar da okumuş alkışlamış. huloglar kuşatmış burayı. biri kötü yaz demiş o da yazmış. komik. Size ne kaptan maaşlarından CRM'den? kanunsuzluk var ise o zaman belgesi ile koyacaksın ortaya gazetecilik yapacaksın. içerden bi pilotla kanal kurmakla ancak bu kadar yazılabilir zaten. Aç bak kendi sitenin yazılarına borajet sana göre çoktan batmalıydı? özür yazısı yaz hemen.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Saçmalama ~ 2 yıl önce
Çıkmamış uçak kısa sürede çıkacak. Sefa beye bravo ki sektörü çok iyi takip etmiş.Kaptan maaşları ile ilgili yazı yazmak seni neden geriyor ki. Yasakmı bunu yazmak. Sanırım sen o torpilli tayfadasın.Kanunsuzmu yoksa çifte standart kurumsal yapıya uymazmı denmiş. Nerenden okudun be bilader pes yani. Sefa beyin yazılarında BoraJet i çven bir yaazımı byldun be kardeşim. Yaz buraya o yazıyı ki cümle alem görsün. Boş konuşup bomboş yazma. Hadi Allah a emanet...
Dürüstlük ~ 2 yıl önce
Aslında güzel bir erdemdir. Örneğin Pegasusun win-win' e dayanan maaş politikası dürüst, güzel, çalışanlarını motive eden bir uygulamadır. Şirket çalışanları arasında rahatsızlık yaratmaz. Şirketlerin çalışanlarına olabildiğince az ödeme yapıp, olabildiğince çok çalıştırma isteğine yönelik politikası hissedilir ise gizli intikam duygularını harekete geçirmez mi? Çalışanlara o işi yapsın diye verdiğin malzemeyi hor kullanmaya, yormaya, yıpratmaya itmezmisiniz. Gizli ve daha yüksek bedellere gebe risk ortamı oluşmaz mı? Hadi uçağın içinde kendi canı da var diye Uçuş emniyetini riske atmasa bile, kaynakları daha etkin değerlendirme eğilimi ortadan kalkmaz mı? Örneğin, masraf azalsın diye kağıdın arka sayfasını da kullanmayı düşünmekten vaz geçmez mi o çalışan? İkram malzemelerini, yakıtı, zamanı daha etkin kullanma yöntemlerini düşünün. Basit bir hesap ile sadece bir uçuşun yakıt maliyetini 700-800 dolar azaltabilecek iken Kendisini düşünmeyen patronunu hangi çalışan düşünmek ister ki?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Arz Yasası ~ 2 yıl önce
Ekonomide geçen (Law of Supply) tabirine çok güzel bir örnek bu aslında. Malın fiyatı yükseldikçe, pilotlar da kendilerini daha yüksekten satmaya çalışıyor. Yalnız, buradaki durumda ilginç olan bir şey daha var ki o da bu şirketin bazı hesapları yapmadan, bir strateji belirlemeden bu işi yürüttüğünü gösteriyor, Güya yöneticiler Kayserili tüccar uyanıklığında "olabildiğince ucuza ve olabildiğince uzun süre bağlarsam o kadar kardır" anlayışında gidiyorlar ama sonuca bakarsanız astarının yüzünden pahalıya geleceği zaten ortada. Ülkede olmayan bir tip getirmişsin, buradan TRE, TRI, Kaptan, FO bulamayacağın belli. En başta gelmeyi kabul edenlerin çoğu ülkelerinde iş bulma güçlüğü çekenler ile tazeleme ve saat yapma hevesinde olanlar. Bu durumda sorunlar gırla gider elbette. Tabi kaliteli malın pazarı daha farklı. Peki elindeki kalitelileri nasıl koruyacaksın, tipe göndermeden sözleşme mi koyacaksın önlerine? Peki etik mi bu? Az verdiklerin senin çıkarını korumaya nasıl devam edecek?

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000