27 Ekim 2014, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • Neymiş efendim, onun bunun verdiği akılla veya onun bunun kendi şirketinin sorununu çözmek amacıyla yazdığı ve SHGM'nin talimat veya genelge diye yayınladığı kağıtlarla havacılık olmuyormuş. Son 10 yılda 12 hava yolu kapanmışsa bunun sonucu olarakta binlerce havacı işsiz kalmışsa sizin yaptığınız havacılığa havacılık değil başka şeyler derler. havacılığa yatırım yapmak dünyanın en zor yatırımdır. Hatta bazı cevreler " Milyar Dolarını on bin dolara indirmek içi ticaret yapmak istiyorsan" yapacağın tek şey var havacılığa yatırım yapmak. Durum buyken ve devletin havacılıkla ilgili tüm kurumlarının elinde birer takozla havacılığın önünü kesmek için uğraşırken havacılığa yatırım yapmak isteyenleri doğduğuna pişman etmek hangi aklın ürünüyse ona şaşarım. Devlet eliyle havacılık yapma politıkasına geri dönülecektiyse Binali Yıldırımın yıllarca havacılığın serbestleşmesi için verdiği emek ne olacak? Her gelen kafasına göre havacılık yapacaksa yandık vallahi
  • Desenize gitti Binali Yıldırım geri geldi devletcilik ve korumacılık. Hani ne oldu 2003 yılnda başlatılan serbestleşmeye. Havacılık politikaları kişilere bağlı olmamalıdır. Havacılık politikaları sürdürülebilir olmalıdır ki başarılı olabilsin. Her gelen kendisine göre havacılık yapmaya kalkışırsa havacılığımız duvara toslar ve hedeflerini ve iddaalrını kayıp eder.
  • 10 yılda 12 Hava Yolu batmış, kimsenin umrunda değil. Hani havacılığın her sektöründe bölgesel güç olacaktık? Geçen her gün THY'nin monopollüğü artarak devam ediyor. Hani ne oldu 2003 yılnda havacılıkta serbestleşme serüvenine nokta mı kondu? Havacılıkta devlet hava yolu eliyle büyümek mümkün olsaydı SABENA, SWISSAR uçuyor olacaktı. Bu ülkede havacılığa yatırım yapmak kahramanlıktır. Elinizdeki takozu bırakında havacılığa yatırım yapanlar yatırımını yapsın. Milletin önünü kesip durmayın. Yani gölge etmeyin başka ihsana gerek yok.
  • Ne kadarda büyüttün pgs tek şansları sabiadan uçmak gelsinde atatürk de rekabete girsin görelim burda onurair ile atlası hiç yokmuş gibi görüyorsun bu iki şirket o kadar güçlükü vuruldular ama yıkılmadılar hala dimdik ayaktalar takip et onurairi biraz yaptığı atılımları gözünden kaçırmışsın galiba heleki son bombası ciddede uçak sayısı artıcak tuttutabilirsen

ALİ SABANCI'NIN KEHANETİNE DOĞRU...

Kimler geldi, kimler geçti…

 - Sky Havayolları

-  İnter Havayolları

- Saga Havayolları

-Fly Havayolları

-Turkuaz Havayolları

- Best Havayolları

- World Focus Havayolları

-  Ankaır

- Golden Havayolları

- Tarhan Tower Havayolları (TT)

- Kuzu Hava Yolları (ULS oldu)

Yukarıda adı geçenler, Türk sivil havacılığının çok yakın geçmişinde kurulup yok olan şirketlerimiz. Çok değil bundan 7 yıl öncesine kadar o şirketlerin tamamı vardı. Hatta içlerinden biri henüz kurulmamıştı bile!

2007 yılında havayolu şirketlerinin ruhsatları JAA/EASA standartlarına uygun hale getirmek için yenilendiğinde, Türk Hava Yolları'nın ruhsat numarası  TR001 olarak düzenlenmişti. Diğer havayolları da sırasıyla o tarihten sonra kurulanlarla birlikte numaralandırılmıştı. Şu anda son ruhsat numarası TR023. O da son kurulan bölgesel  havayolu şirketi Borajet Havayolları’na ait. Son 10 yılda çeşitli nedenlerle 11 hava yolu şirketi piyasadan çekilmiş olmasına rağmen Türk sivil havacılığına dahil olan tek bir havayolu şirketi bile yok.

Ülkemizdeki ekonomik gelişmeler rağmen, yeni havayolu kurulmasını bırakın, birkaç cılız girişim dışında, ciddi anlamda havayolu kurma teşebbüsü bile olmadı. Bunun girişimciler açısından birçok farklı sebebi olabilir. Büyük sermaye gruplarının, bir dönemin en popüler sektörüne karşı mesafeli duruşu, marka değeri bu denli yüksek bir sektörde pozisyon alma gibi bir gayretin içine girmek istememeleri ayrı bir başlık altında sorgulanabilir.  Ancak şu bir gerçek ki, ortada başarılı bir Pegasus ve Ali Sabancı örneği dururken havacılık sektörünün yıllardır aynı oyuncularla yoluna devam etmesi bu sektöre ciddi sermayenin girme noktasında bazı sıkıntılar olduğunun açık işareti olarak değerlendirilebilir. 

Yukarıda adını saydığım havayolu şirketlerinin birer birer yok olması ve JAA/EASA’dan çok büyük uğraşlar sonucunda elde edilen başta bakım konusundaki karşılıklı tanıma olmak üzere, diğer kazanılmış haklarımızın çok yakın bir geçmişte  kaybedilmiş olması Türk sivil havacılığı için ağır darbe olarak nitelendirilebilir. Yakın tarihte havayolu şirketlerinin ciddi mali ve yönetimsel krizlerine rağmen limitler zorlanarak ayakta tutulmaya çalışılması bu dönemde batan bir havayolunun daha istenmemesinden değil miydi? Hatta mevcut havayolu şirketlerinin durumunu görerek havayolu kurma girişimlerinin Ankara’da, “ Başka işiniz mi yok? Havacılık sektöründe ne işiniz var?” denilerek bertaraf edildiğini duymadık mı?

Türkiye’de şu anki havayolu taşımacılığı sektörünü THY ve Pegasus Havayolları domine ediyor. Onlar uçak alıyor, onlar hat açıyor, onlar reklam yapıyor, onlar çalıyor onlar oynuyor. Diğerleri mevcut durumlarını korumak, çarkı döndürmek ve batmamak derdinde…  Yani son yıllardaki uygulamalardan  Pegasusun vazyeti idare etme çabaları dışında, devlet eliyle ve THY’yi kullanarak havacılıkta büyüme politikasına tekrar geri dönüldüğü ve 2003 yılında başlatılan havacılıkta serbestleşme politikasından ya vazgeçildiği veya askıya alındığı anlaşılıyor.

Terminal işletmeciliği alanında da yıllardır hep aynı aktörler yok mu? Var mı yanlarına eklenen bir isim? Çukurova Bölgesel Havalimanı ihalesini alan grubun önünün nasıl kesildiği, kreditörlerin nasıl baskı altına alındığı  ve başına neler geldiği ortada değil mi?

Son olarak işadamı Yavuz Çizmeci’nin Çinli ortaklarıyla havayolu kurmak için kollarını sıvadığını biliyoruz. Onların da Haziran ayından beri Ulaştırma Bakanlığı’ndan ve sivil havacılık otoritesinden cevap beklediğini unutmayalım. Yani bir girişimci; rekabet şartlarını göze alıyor, bütün kadrosunu oluşturuyor, ekibini kuruyor, uçaklarını buluyor ama şirket kurması birilerinin iki dudağının arasında olduğu için aylarca beklemek zorunda kalıyor! Kapanan 11 hava yolu şirketinden sonra havacılıkta yetişmiş binlerce kalifiye personel   iş ararken veya havacılık dışındaki işlerde çalışırken tüm riskleri göze alarak havacılığa yatırım yapmak isteyen bir girişimcinin önünün açılması gerekirken  neden kesilmek istendiğini anlamak mümkün değil. 

Türk sivil havacılığının şu anki en büyük korkusu batan bir havayoluna tahammülün olmamasıdır. Çünkü bu dönemde iki havayolu büyüdükçe diğerleri küçülmüştür, rekabet edebilme güçlerini kaybetmişlerdir. Şimdi yeni kurulacak havayolu şirketinin “THY ile Anadolujet ile Pegasus ile rekabet edemez, batar” diyerek önünü kesmeye çalışmak yerine ağır rekabet koşullarına karşı, yeni girişimleri korumak akıllıca olan seçenek değil mi? Eğer her yeni girişimi “ THY ile mücadele edemez, Pegasus ile başedemez” diyerek engelleyeceksek nerede kalır havacılığın serbestleştirildiği masalları?

Bunun yerine,   daha adil SLOT dağıtılarak, temel  amacı kamuya hizmet olan  havaalanlarını  kar amaçlı işleterek DHMİ’nin her yıl Kurumlar Vergi Rekortmeni olmasından vazgeçilerek ve SHGM’nin vergi dairesine dönüşen hizmet tarifesinde gerekli indirimler yapılarak da rekabetin önü açılabilir.  Unutmamak lazım ki DHMİ Kurumlar Vergisi rekortmeni olmaya, SHGM vergi dairesi gibi çalışarak her yıl sektörden topladığı milyonları hazineye devretmeye devam ederse ve THY’nin filosuna katılan her uçağa Atatürk Havalimanı'nda SLOT verip başka hiçbir özel hava yoluna bu hak tanınmamaya devam edilirse ortada ne havayolu kalır ne de başka bir havacılık işletmesi. 

Havayolu taşımacılığını THY ve Pegasus’un, terminal işletmeciliğini Limak’ın, İçtaş’ın, TAV’ın, amatör havacılığı Türk Hava Kurumu’nun gölgesine bırakırsanız ve onların izin verdiği şekilde büyümesine izin verirseniz Türk sivil havacılığı bu alanlarda birkaç şirketin tekeline girer ve diğer bütün girişimler daha doğmadan yok olur.

Sonra da Ali Sabancı’nın dediği gibi üç buçuk değil, iki buçuk havayolu ile yola devam edersiniz.

ALİ SABANCI'NIN KEHANETİNE DOĞRU...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (31)

Neymiş Efendim? ~ 2 yıl önce
Neymiş efendim, onun bunun verdiği akılla veya onun bunun kendi şirketinin sorununu çözmek amacıyla yazdığı ve SHGM'nin talimat veya genelge diye yayınladığı kağıtlarla havacılık olmuyormuş. Son 10 yılda 12 hava yolu kapanmışsa bunun sonucu olarakta binlerce havacı işsiz kalmışsa sizin yaptığınız havacılığa havacılık değil başka şeyler derler. havacılığa yatırım yapmak dünyanın en zor yatırımdır. Hatta bazı cevreler " Milyar Dolarını on bin dolara indirmek içi ticaret yapmak istiyorsan" yapacağın tek şey var havacılığa yatırım yapmak. Durum buyken ve devletin havacılıkla ilgili tüm kurumlarının elinde birer takozla havacılığın önünü kesmek için uğraşırken havacılığa yatırım yapmak isteyenleri doğduğuna pişman etmek hangi aklın ürünüyse ona şaşarım. Devlet eliyle havacılık yapma politıkasına geri dönülecektiyse Binali Yıldırımın yıllarca havacılığın serbestleşmesi için verdiği emek ne olacak? Her gelen kafasına göre havacılık yapacaksa yandık vallahi

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Sürdürülebilir ~ 2 yıl önce
Desenize gitti Binali Yıldırım geri geldi devletcilik ve korumacılık. Hani ne oldu 2003 yılnda başlatılan serbestleşmeye. Havacılık politikaları kişilere bağlı olmamalıdır. Havacılık politikaları sürdürülebilir olmalıdır ki başarılı olabilsin. Her gelen kendisine göre havacılık yapmaya kalkışırsa havacılığımız duvara toslar ve hedeflerini ve iddaalrını kayıp eder.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
10 yılda 12 ~ 2 yıl önce
10 yılda 12 Hava Yolu batmış, kimsenin umrunda değil. Hani havacılığın her sektöründe bölgesel güç olacaktık? Geçen her gün THY'nin monopollüğü artarak devam ediyor. Hani ne oldu 2003 yılnda havacılıkta serbestleşme serüvenine nokta mı kondu? Havacılıkta devlet hava yolu eliyle büyümek mümkün olsaydı SABENA, SWISSAR uçuyor olacaktı. Bu ülkede havacılığa yatırım yapmak kahramanlıktır. Elinizdeki takozu bırakında havacılığa yatırım yapanlar yatırımını yapsın. Milletin önünü kesip durmayın. Yani gölge etmeyin başka ihsana gerek yok.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
iPhone Uygulaması ~ 2 yıl önce
Ne kadarda büyüttün pgs tek şansları sabiadan uçmak gelsinde atatürk de rekabete girsin görelim burda onurair ile atlası hiç yokmuş gibi görüyorsun bu iki şirket o kadar güçlükü vuruldular ama yıkılmadılar hala dimdik ayaktalar takip et onurairi biraz yaptığı atılımları gözünden kaçırmışsın galiba heleki son bombası ciddede uçak sayısı artıcak tuttutabilirsen

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000