07 Aralık 2009, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • yazıyı okumasını bilenler, Sefa İnan beyin neyi demek istediğini biliyorlar. okumayı bilmeyenler ise bu yazının mevcut yönetimi eleştirdiğini anlamayacaktır. sefa inan bey sadece; kızım sana söylüyorum gelinim sen anla/,anlayana sivrisinek saz,anlamayana davul zurna az misali örneklemiş...
  • Sefa Bey bu yazdiklariniz sakami ? yoksa tersinimi dusunelim diye yazdiniz anlayamadim. Ama saka degilse mutlaka bir cekap falan yaptirin cunki yazdiklarinizin bir tek cumlesi bile anlam ifade etmiyor. Ayni fikirde olmak yada olmamak degil benim demek istedigim. Futbol degilki bu mac degilki bu kose yazisi ... yazdiklarinizla maca gidilir ve bagirilir ancak.
  • ozaman arka atelyelerin alayını sattırır ön taraf kaldı die sevinirdi ah ah keşke
  • ben bu yazıyı sefa başkana saygı duyan biri olarak anlamsız buldum.ben bu atilay terkibi sayesinde 10 yılımı orda bıraktım.hava işin yapabileceği bir şey kalmadığını görüp yıllar önce uçtuk gittik.bize Atatürk gibi ileri görüşlüsünüz diyen thy çalışanları varken bu yazı biraz habes kaçmış.herkes profesyonel çalışan ise böyle bir yazıya gerek var mı.sendika ise sendika biz hertarafından geçtik.bence ya yanlış ya erken bir yazı.

Akıllı olun akıllı...

12–13 Aralık 2009 tarihlerinde, sadece THY’de örgütlenmeyi becerilmiş Hava-İş Sendikasının Genel Kurul toplantısı var ve bu genel kurula mevcut yönetimin dışında, Gökkuşağı Hareketi denen grubun farklı liste çıkararak aday olması bekleniyor.

Bu grubu oluşturan arkadaşlara buradan seslenerek bu işten vazgeçmelerini, şu anda sendika yönetimindeki insanların ekmekleriyle oynanmasının çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini söylemek ve bu haftaki köşe yazımda biraz ironi yapmak istiyorum. 

Gökkuşağı grubuna sesleniyorum; lütfen bu insanların ekmekleri ile oynamayın! Neden pişmiş aşa su katıyorsunuz?

Size mi kaldı, Hava-İş’i ve THY işçisini savunmak. Aslanlar gibi, 20 senedir aralıksız bu görevi yapanlar varken, siz nereden çıktınız şimdi?

Haydi, kazandınız diyelim; işverenle kapalı kapılar ardında sözleşme imzalamasını nasıl becereceksiniz?

Önemsiz maddeleri üyelerinizle birlikte, önemli ve para içeren maddeleri kapalı kapılar ardında işverenle birlikte oluşturup savunmayı ve çaktırmadan imzalamayı siz nereden bileceksiniz? “İşciyiz –“ güçlüyüz” diye bağırıp sonra işverenin sözleşme öncesi verdiği rakamın altına imza atabilme cesaretini, becerisini nasıl göstereceksiniz?.

Ajitasyon yapabilecek, küfür edebiyatı güçlü bir lider adayınız var mı sizin?.

Şimdi iktidara gelmek için yaptığınız uçuk söylemlere bir bakalım:

Sendika temsilcisini işçi seçecekmiş?

Olur, mu öyle şey canım kardeşlerim? Bak, adı bile “sendika temsilcisi” işçi temsilcisi mi?

Diyelim ki işçi sendika temsilcisini seçti ve o temsilci sorunları yönetime götürüyor. Bu kadar saçma uygulama olur mu? Temsilci, sendika yönetiminin temsilcisidir. Onun görevi, sendikaya karşı konuşanları, muhalefet yapan densizleri sendika yönetimine bildirmek ve yönetimin, işçiden istediği bağlılık ve görev bilincini onlara aşılamaktır. İşçi işçiliğini bilecek.

Siz bu uygulamanızla; işçiyi şımartır, nerdeyse yönetiminize ortak yaparsınız. İşçiyi, işçilikten çıkartırsınız, uyarayım!

Sizler, lider nedir bilir misiniz? Lider, yönetimin her şeyidir.

Lider, temsilcisine hükmeder; onu işçilerin isteklerine karşı örgütler ve ikide bir yönetimin değerli zamanını saçma isteklerle meşgul ettirmemeye odaklandırılmıştır. Koskoca sendika yönetiminin başka işi yokta, işçi sorunlarıyla mı uğraşacak? Zaten iki senede bir toplu iş sözleşmesi yapmak kolaymı sanıyorsunuz siz.Yönetimin en az 2 ayını alıyor.24 ayda koskoca iki ay mesai harcanıyor azmı bu sizce.

Temsilciler sendika yönetiminin temsilcisidir ve öyle de kalacaktır. Onlar yönetimin her şeyidir. Hem bu işler bedava olmuyor arkadaşlar adama “paran var mı paran?” diye sorarlar...)

Sendika üyelik aidatları azaltılacakmış.

Arkadaşlar, bu ne demek oluyor şimdi? Yaşam koşullarını biliyorsunuz; işçiler için yapılan zorlu-sıkıcı toplantılara katılacaksınız, onları temsil edebilmek için düzenlenen resepsiyonlara gitmek zorunda kalacaksınız, az şeyler mi bunlar?

İşçilerle ve sorunlarıyla uğraşarak girilen stresi atmak ve deşarj olmak için ve tabii ki yönetimdeki arkadaşların birlik ve beraberliklerinin güçlendirilmesi için haftada bir yapılan,  yemekli yönetim toplantılarına akıtılan paraları nereden bulacaksınız? Şube yönetimleri, makam arabaları, harcırahlar, personeller, danışmanlar, avukatlar, yönetim maaş ve sair giderleri, çiçek giderleri, temsil giderleri vb. Bunlara parayı nerden bulacaksınız.

Sizler bu uygulamayı kaldırırsanız, nasıl stres atacaksınız nasıl?

Duydum ki, başkan ve diğer yöneticilerin makam arabalarına göz dikmişsiniz.

Sorarım size; koskoca başkanın ve yönetimin hatta şube yönetimlerinin makam aracı olmasın mı kardeşim? Yakıt giderlerini bir inceleyin bakalım hep işçiler için fellik, fellik dolaşılıyor. Uyuyorsunuz siz uyuyor…

Hem sonra; Ankara-İzmir-Antalya gibi büyük kentlerimizdeki sendika şubelerinin şube başkanlarının maaşlarını nereden vereceksiniz? Bırakın bu üç beş kuruşluk işleri, sendika bu sendika..  Onlar olmasa kargalar gözünüzü oyar alim Allah…

Hem bu parayı işveren onların maaşından zorunlu olarak kesiyor ve doğrudan sendikanın kasasına giriyor…

Bu para işi; işverenle sendika arasında, size ne  oluyor kardeşim… Karıştırmayın bu işleri.

İşveren işçinin aidatını maaşından kesmeyip, işçi kendisi yatıracakmış!

Hiç olacak şey mi bu? İşçi maaşından otomatik kesilen parayı kendi gelir de yönetime yatırır mı? Siz işçiyi hiç tanımıyorsunuz, öyle anlaşılıyor. Koskoca sendika yönetimi ve çok kıymetli temsilcileri işçinin ayağına giderek onlardan aidat mı isteyecek? Olacak şey değil?

Hem, bu işçi nankör kardeşim. Bakar mısınız, mevcut yönetim, 20 yıldır onlar için çalışmış, terlemiş, yememiş yedirmiş, içmemiş içirmiş. Şimdi şu nankörlüğe bakın; THY’nin 5 işyerinin 4’ünde mevcut yönetime delege vermiyorlar. Olacak iş mi bu? Nankör bunlar nankör…

Ama iş bitmedi daha. Bakın bakalım seçim neticelerine delegeleri yetersizde olsada, 5 işyerinin 4 ünü kaybetmiş bulunsalarda seçim nasıl kazanılacak göreceksiniz. 20 senedir ısıttıkları koltuğu altlarından alında görelim bakalım.

Tabii, bazı işyerlerinde işçiyi uyandırdınız. Liste çıkardığınız yerde kazandınız. Liste çıkaramadığınız yerdekileri neden uyandırmadınız. Bunları da öğreneceksiniz daha. İşçiyi uyandırmanın cezasını hep beraber bir gün çekersiniz. İşçi uyanırsa hemen başkaldırır. Bırakın insanları ya rahatsız etmeyin ikide bir.

Neyse; Az kaldı göreceksiniz hanyayı konyayı.. 

Eş başkanlık olacak, işçiler yönetimin tümünde etkin duruma getirilecekmiş.

Fesüpanallah… Eski köye yeni adet mi gelirmiş? Yine mi bu solcu adetleri? Bakın mevcut sendika yönetimi de bu numaraları çok denedi ve şimdi bakın neredeler, solun neresindeler. Solun yanında bile duramayacak durumdalar.

İşçinin desteğini alabilmek için sol görünüp, işverene hizmet eden sendika nerede görülmüş?

Siz siz olun katılımcılık, saydam sendikacılık gibi yeni adetler getirip de başınızı ağrıtmayın. Bakın eski yönetimlere, yönetime gelirseniz bile onların engin deneyimlerinden ve tabii ki her türlü birikimlerinden (!) yararlanmaya bakın, işçi de o zaman sizi daha çok sevecektir.

Eş başkanlık gibi safsatalar ne oluyor ya… Lidersiz toplum olur mu? Kim emir verecek kim yürütecek toplumu? Eş başkanlıkla herkes başkan olursa işçi kime başkanım diyecek. Biz toplum olarak başkansız, komutansız yapamayız ki kardeşim. Birisi öne düşecek ki bizde ona bakarak yürüyelim.  

Sendikal sistemde siz, sadece işçiler mi var sanıyorsunuz?. Sendikalarda temsilciler var, çalışanlar var, bu işten ekmek yiyenler var. Var oğlu var işte. Bunlar nerden ekmek yiyecek, kime dert yanacak, kimin emrinde olacak?

İşçiler yönetimde etkin olacakmış; Yine söylüyorum, boş iş bunlar boş! İşçi işçiliğini bilecek ve sadece çalışacak! Siz şimdi bu tarz söylemlerle işçiyi uyuduğu uykudan mı uyandıracaksınız? İşçi bu kardeşim İŞÇİ… Onun yönetimde ne işi olurmuş. Herkes işini yapsın. İşçiyi yönetimde etkin yaparsan,  delegen, temsilcin ne yapacak onlara ayıp olmazmı?. İşçi sadece oyunu versin, aidatını aksatmasın gerisini yönetim halleder.

Hem sonra biraz akıllı olun; İşçi, çalıştığı ortamdan ve aldığı ücretten memnun kalırsa sizi ne yapsın ?
İşçi her zaman kaosu sever, fazla para işçiyi bozar ve işçilikten çıkarır ve sendikacılar gibi rahat olurlar, lükse alışırlar, işverenle anlaşıp zorla aldığımız [:)] hakları bile beğenmez olurlar. Sonrada, mamanın nasıl yeneceğini öğrenirler, alimallah başımıza gelmeye çalışırlar.

Akıllı olun akıllı…

Sonuç olarak;

Deneyiminiz var mı?

İşçilikten sonra yönetici olmayı öğrenebilecek misiniz? Hem, siz kazansanız bile yönetim ömrünüzün uzun olacağını mı sanıyorsunuz?.

Çünkü, siz muhalefet yapan kişileri işveren listesine sokarak devre dışına çıkartmayı becerebilecek misiniz bakalım?. Şimdiye kadar sizin gibi muhalefet yapan çıkmadı mı sanıyorsunuz?.Tehlikeyi hissettiğinizde, nasıl saf dışı edildiklerini gözlemleyemediniz mi?

Benim size önerim; bırakın bu işleri de mevcut sendika yönetiminin 20 senelik değerli başkanının emrine girin ve once tecrübe kazanın. Başkanın emrinde olanlar aptal mı kardeşim? Sadece siz kendinizi mi akıllısınız sanıyorsunuz?

Kurcalamayın sistemi, “eski süvariler bile nehri geçerken at değiştirmezlermiş”. Önce işi öğrenin, sendikacılığı öğrenin ve sonra başkan ne zaman tamam derse ve yerine bir veliahtını aday göstermezse  o zaman aday olmaya cesaret edin…

Başkana saygısızlık etmeyin.

Haaaa bu arada, yönetimdekilerin ekmeğiyle de oynamayın.

Haydi oynadınız diyelim, ne yapacak onlar? Nerde iş bulacak, hangi mesleği yapacaklar, Kime başkanlık yapacak, kim onlara başkanım diyecek?.

Haydi onları düşünmediniz senelerdir başkanlarına temsilcilik yapan insanların da mı emeği yok. Onlar ne yapacak o zaman. Ayıp. Ayıp. Ayıp...

Akıllı olun akıllı...

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (23)

Misafir ~ 7 yıl önce
yazıyı okumasını bilenler, Sefa İnan beyin neyi demek istediğini biliyorlar. okumayı bilmeyenler ise bu yazının mevcut yönetimi eleştirdiğini anlamayacaktır. sefa inan bey sadece; kızım sana söylüyorum gelinim sen anla/,anlayana sivrisinek saz,anlamayana davul zurna az misali örneklemiş...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Sefa Bey bu yazdiklariniz sakami ? yoksa tersinimi dusunelim diye yazdiniz anlayamadim. Ama saka degilse mutlaka bir cekap falan yaptirin cunki yazdiklarinizin bir tek cumlesi bile anlam ifade etmiyor. Ayni fikirde olmak yada olmamak degil benim demek istedigim. Futbol degilki bu mac degilki bu kose yazisi ... yazdiklarinizla maca gidilir ve bagirilir ancak.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
ozaman arka atelyelerin alayını sattırır ön taraf kaldı die sevinirdi ah ah keşke

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
ben bu yazıyı sefa başkana saygı duyan biri olarak anlamsız buldum.ben bu atilay terkibi sayesinde 10 yılımı orda bıraktım.hava işin yapabileceği bir şey kalmadığını görüp yıllar önce uçtuk gittik.bize Atatürk gibi ileri görüşlüsünüz diyen thy çalışanları varken bu yazı biraz habes kaçmış.herkes profesyonel çalışan ise böyle bir yazıya gerek var mı.sendika ise sendika biz hertarafından geçtik.bence ya yanlış ya erken bir yazı.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000