25 Ocak 2010, Pazartesi
Korhan OYMAN
Korhan OYMAN koyman@fit.edu

AHL’deki Kazanın Ardından Planlamaya Bakış

Bu sabah THY ile New York’tan İstanbul’a uçtum. 8.5 saatte en sevdiğim uçak B-777 ile kusursuz bir servis alarak ulaştığım Ataköy’deki evimin camekanla kapanmış balkonunda nefis bir çay esliğinde size uzun zamandır yenileyemediğim kösemden İstanbul’daki büyüleyici kar manzarasına karsı neşeli bir havacılık yazısı yazmak için masaya oturduğumda AHL’ deki De-icing kazasını duydum televizyondan. Nasıl ufacık bir hatanın bir ailenin ocağını söndürdüğüne bir kez daha şahit oldum. Belki politik tabanlı bir yazı yazabilirdim ancak isin aslinin çok kolay anlaşılabilir bir yönü olduğunu her gün derslerde ayni şeyi vurgulayan biri olarak basitçe sizlerle paylaşmayı ve de belki su yazdıklarımın öğretici yani ileride yaşanacak bu tip olayların önlenmesine bir katkı sağlar diye fikrimi değiştirdim. İste size Air Transportation Management 4501 dersinin yönetim bölümünün giriş kısmından kısa bir özet. Umarım kazaya ilişkin benim kurduğum Planlama SMS ilişkisini sizde kurarsınız veya benim göremediğim bir şeyler varsa beni bilgilendirirsiniz. Ancak popülist eleştiriyi bos verin. Yapıcı olalım ki bu aksam hayatini kaybeden arkadaşımız ve bundan önce havacılıkta hayatini kaybeden diğer merhum dostlarımızın o güzel canları boşa gitmiş olmasın.

Neden bu konuyu seçtim, planlama – SMS, küçük bir örnekle başlayayım. Sene 1999 Sabiha Gökçen Hava Limanı’ının şantiyesinde muazzam bir faaliyet var. Bende o çamur deryasında dolaşıp kendimce gözlemler yapıyorum şantiye binasında sıkıldıkça. Devasa elektrik sistemleri inşa ediliyor ve benim gözüme çarpan çok ilginç bir olay var ortada. Türkçe bozuk, okuma yazması olmayan bir grup Güney Doğulu isçimiz teknoloji harikası otomasyonu yüksek bir elektrik sisteminin bağlantılarını yapıyor. Orada gördüğüm şantiye mühendisine gittim ve sordum bu insanların bu kadar eğitimsiz bu kadar teknolojik bir işi nasıl becerdiklerini. Cevap çok basitti: “Beceriyorlar çünkü her şey renklerle kodlanmış durumda. Biz onlara hangi renk hangi renkle bulaşacak onu soyluyoruz sadece”. Kulaklarıma inanamadım, isin sırrı bu kadar basitti. Planlama yapılmış, politikalar, prosedürler ve de talimatlar oluşturulmuştu. İnşaat şirketinin mühendisi isin kontrolünden sorumluydu ancak proje yönetim firmasında o mühendisi denetleyen bir mühendis daha vardı, sonrasında onu denetleyen bir bakanlık mühendisi mevcuttu. Yani fail safe bir sistem için planlama kadar o planlamayı denetleyecek bağımsız sistemlerde devreye alınmıştı. Yani isi en eğitimsiz en tecrübesiz insana bile yaptırsa da istediği sonuçlara ulaşabilen bir planlama ve denetim sistemi. İste gidenin arkasından hemen Türk isi bir suçlu bulmak ona buna saldıracağımıza fail safe sistemlerin kurulmasının alt yapısını oluşturalım. Bende bunun için aşağıdaki temel isletme bilgisini yazarak ise başlamak istedim.   

Bir işletmede çok farklı nitelikte faaliyetler gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetler işletmenin içinde bulunduğu sektöre göre farklılık göstermekte, işletmenin büyüklüğüne göre bağımsız departmanlar halinde gruplandırılmakta veya gruplandırılmamaktadır. Genel anlamda bir işletmede gerçekleştirilebilecek farklı nitelikteki fonksiyonlar şöyle belirtilebilir: üretim, pazarlama, finansman, insan kaynakları, muhasebe, ar-ge, halkla ilişkiler, yönetim, tedarik. Bu fonksiyonlardan üretim, pazarlama, insan kaynakları ve finansman fonksiyonları işletmenin temel fonksiyonlarını oluşturmaktadır. Yönetim ise işletmenin genel fonksiyonudur. Yönetim diğer bütün fonksiyonlara yöneliktir. İşletmenin bütün fonksiyonlarının planlanması, örgütlenmesi, yöneltilmesi, koordinasyonu ve kontrolü; diğer bir ifadeyle yönetimi söz konusudur. Diğer fonksiyonlar ise işletmenin yardımcı fonksiyonları olarak kabul edilmektedir.

Yani yukarıda anlatılmak istenen yönetim fonksiyonunun AHL’ de yaşanan üzücü kazada veya her işletmenin yasadığı veya yasayacağı kazalarda ne gibi rol oynayacağıdır. Buna bakmadan önce yukarıdaki yönetim fonksiyonunun alt fonksiyonlarına da bir kere daha göz atalım. Planlama, örgütlenme, yönetilme, koordinasyon ve kontrol.

Dünyada hangi işletme kitabını acarsanız acın ilk karsınıza çıkan bu bilgidir, kitap hangi dilde veya kim tarafından yazılmış olursa olsun. Emin olun ister iktisatçı, işletmeci, isterse de mühendis olsun her üniversite mezunu bu konuyu ders olarak okumuştur. Birde en eğitimsiz iş gören bile bu yönetim fonksiyonunun alt fonksiyonlarıyla yasar çalışma hayatini. Planlama – Prosedür, policy, regulation – diye isimlendirilen talimat, politika, kurallar zincirini oluşturan alt fonksiyondur. İsterseniz burada bırakıp bunu biraz inceleyelim. Politika bir isletmede çalışanların karar verme surecinde takip edecekleri faaliyetleri belirleyen planlamanın alt fonksiyonudur. Prosedür ise bir faaliyeti icra etmek izlenen yoldur. Kurallar ve talimatlar ise en acık şekilde bir isin ne şekilde yapılıp yapılmamasını gösterir. 
Yani eğer planlama fonksiyonunu layıkıyla yerine getirirseniz politikalarınız oluşmuş demektir, prosedürleriniz bellidir ve talimatlarınız hiçbir çelişkiye yer vermeyecek şekilde size işinizi nasıl yapacağınızı söyleyecektir. Bunu biraz daha basite indirgemek gerekirse çakmakların üzerinde çocuklardan uzak tutun, makinelerin üzerindeki dikkat elektrik var ölümcül falan gibi tüm yazılar bu planlamanın son kullanıcı için talimatlaştırılmış halidir.

Havacılık diğer tüm teknolojik işlerde olduğu gibi plan, politika, prosedür, talimat zincirini en çok kullanan islerden biridir. Yapmanız gerekenler tek tek sizin için belirlenmiştir. Bunlara uyarsanız hiçbir zaman bu akşamki gibi üzücü olayları yasamazsınız ve kimse pisi pisine hayatını kaybetmez.

Tabiî ki bu planlama ve alt fonksiyonlarını oluşturmak yetmez. Bunları sürekli de denetlemek ve kontrol etmek gerekir. Bunu isletmeler kendi içerisinde kurdukları birimlerle yaptıkları gibi dışarıdan da bağımsız denetçilere gözlemletirler. Aynen şirketlerin bağımsız mali denetçilerle defterlerini kontrol ettirdiği gibi. Havayolu sektöründe de IATA Safety Audit’leri gibi bir çok denetim mevcuttur. Ancak son donemde popüler olan Safety Management Systems (SMS) yani emniyet yönetim sistemi boşlukları doldurmakta bayağı basarılı olmuş ve de yakın zamanda tüm dünyada standart uygulama olma yolundadır.

SMS’de önemli olan gap analysis adı verilen boşluk analizidir. Yani emniyet anlamında yapılan işteki boşluğun belirlenmesi ve buna uygun emniyet faktörünü arttırıcı uygulamaları içeren yönetim sisteminin devreye alınmasıdır. Burada en önemli nokta SMS’i işletmenin yalnızca kendi kendine yapmamasıdır. Çünkü isletme organik bir yapıdır ve bu organik yapıda örgüt kültüründen ve iç dinamiklerden kaynaklanan faktörler SMS sistemini dejenere ederek hedefinden saptırır. Söz gelimi benim okulumdaki kadroda SMS konusunda uzman öğretim üyeleriyle su anda Miami Havaalanının SMS çalışmasını yapan uzmanlar olmasına karsın ben uçuş operasyonumun SMS çalışmasını Washington’daki bir bağımsız danışmanlık firmasına yaptırırım. Sonuçlar her zaman benim istediğim gibi çıkmasa da önemli olan operasyonun güvenliği ve basarisidir ki buda maliyet tasarrufu, insan faktörünün tatmini ve de toplam kaliteyi beraberinde getirir.

Bir göz bakar iki göz görür... Çok basit yöntemleri doğru şekilde uyguladığınızda sonuçların sizi götüreceği başarıya siz bile inanamazsınız. Ancak isi sansa veya yap boza çevirmemeniz gerekir. 1-2 yasındaki çocuğun sobaya elini sürüp, eli yandıktan sonra bir daha dokunmaması bir micro safety management sistemidir. Çocuk eli yandığında kendisindeki gap analizinin boşluklarını doldurur ve bir sonraki sefer ayni hatayı yapmamak için kendi kurallarını oluşturur. Aile ise ikinci gözdür. Hatanın en bastan olmaması için çocuğun denetimini yapan sistemin safety check unitesidir. Aile GAP Analizini çocuk doğmadan önce yapar: prizler plastik fişlerle kapatılır, çocuğun ulaşabileceği yerlerdeki tehlikeleri önleyici safety net oluşturulur ve tabi çocuk sürekli denetim altında tutularak plan politika, prosedür ve talimatların uygulanıp uygulanmadığı gözlenir. Planlama fonksiyonunu gözlerimizi kapayıp düşünürsek yaşantımızın her asmasında çok geniş anlamda kullandığımızı bes net görürüz. Çünkü bu fonksiyon hayatımızı yöneten genel fonksiyonun olmazsa olmazıdır.  Her şey bu kadar acık ve basitse peki neden bu tip üzücü olaylar sürekli olur? Çünkü nasıl ki hayat doğumdan ölüme dinamik duraksamaları olmayan bir süreçse planlamada ayni şekilde onunla bütünleşmiş bir alt süreçtir. Bir gün bile bunu gözerdi etmek lüksümüz yoktur. Ettiğimiz anda iste bu akşamki gibi üzücü olaylar yasarız.

Safety first bir pazarlama jargonu değil bir yasam seklidir. Ya güvenlisinizdir yada güvensiz. Bu konunun gri rengini daha boyayabilen olmadı. Denemekte serbestsiniz başkalarının hayatini risk etmediğiniz surece.

İyi haftalar.

Dr. Korhan Oyman
Associate Dean
College of Aeronautices
Florida Institute of Technology   

AHL’deki Kazanın Ardından Planlamaya Bakış

Facebook Yorum

Yorumlar

Misafir ~ 7 yıl önce
Hemen herkes bilirki Amerika (U.S) halkının genel kültür ortalaması çok düşüktür. SAW havalimanı inşaatı örneğinde olduğu gibi eğer beyin takımı herşeyi iyi planlarsa çalışanların çok ta zeki olmasına gerek yok. Amerika bu gün dünyayı yönetiyorsa sebebi kafası çalışanı (Dünyanın neresinde olursa olsun ) bulup değerlendirmesi. Ama bizde ve bizim gibi toplumlarda zeki olanı ezme ve çekememe vardır, sonuç olarak bu beyinleri elimizden kaçırıp şimdiki gibi sürünmeye mahkum oluyoruz. Bu yazıyı okuyanların hemen hepsi bunu büyük ihtimalle zaten yıllardır söylüyorlar...

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 7 yıl önce
Korhan Hocam hoşgeldiniz. Yazıyı okurken, kendimi 97 de Yüksek Lisans derslerimden birinde gibi hissettim. Sizden ders almaya devam ediyorum yani. Burada herşey iyi gidiyor. Beech ten yeni 2 c90gti alındı ve bugünlerde onların derslerini çok-motor öğrencilerimize veriyoruz. Dershane-uçuş-ev arasında gidip geliyoruz. Yazılarınızı zevkle okumaya devam ediyorum. Fırsat bulursanız bekleriz. Kendinize iyi bakın, tekrar hoşgeldiniz. Zafer Baydin

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000