18 Mayıs 2015, Pazartesi
Çetin ÖZBEY
Çetin ÖZBEY cetinozbey@airporthaber.com
  • Günümüzde çalışan ve üretici kesim olarak nitelendirdiğimiz işçi kesiminin (sınıfı) önündeki en büyük sorunlardan birisi olarak amacından uzaklaştığı özelleştirme politikaları ve buna bağlı olarak taşeronlaşmayı görmekteyiz. Sadece taşeronluk uygulamasına bakarak bu sorunun hükümet veya sermaye sahipleri ya da üretim araçlarını elinde bulunduran kesimlerin bu sorunun çözümü yolunda gayret ortaya koyup sorunun bütününe gözlerimizi kapatmamız anlamına gelir. Hal böyle olunca da asıl sorunun bu olmadığını zaten göremediğimiz gibi üretilen günlük çözümler veya popülist söylemler ile çok rahat kandırılmamızın da önü açılmış olur. O halde nereden başlamak lazım; bana kalırsa konu hakkında çözüm ararken daha öncesi de var muhakkak, dünya küresel krizlerine bakmak, bunun yarattığı üretim ilişkilerindeki değişikliklere ve kapitalistler arasındaki daha net olarak dünya kapitalizminin rekabet koşullarını anlamamız gerekir. Eminim ki birçok kişi bizi o kadarı ilgilendirmiyor,
  • sonuç olarak çalıştığımız sektörde aldığımız para ilgilendirir diye düşünebilirler. Ama bu taraftan bakmazsanız da, yani olayın sorununa inmeden günlük politikalarla soruna çare olacağın arkasına takılırsanız kaybedersiniz. Bu bir gerçektir. Ekonomideki kural kıt kaynakların kullanılması ve sonuçlarıdır. Yani hiç kimse pembe tablolar arkasında çözüm aramasın veya kendini aldatmasın, dünya ekonomisi kaynaklarını hızla tüketmektedir, küresel krizin asıl nedeni budur. Her krizin de yeni bir paylaşım savaşı ile atlatılmaya çalışıldığı ve dünyanın da yeniden şekillendiği düşünülürse 1980 lere kadar süren o parlayan dönem sona erdi, ülkemizde 1980 lere gelindiğinde ve sonrasında değişen ekonomik dengeleri görüyoruz, ithal ikameci ekonomik politikalar sona erdirilerek sanayileşme ve ihracata yönelik politikaların önü açıldı. Çarpık da olsa sanayileşme ve küresel olarak rekabet şartlarını acımasızlığı sermaye sahiplerinin önüne asıl mesele olarak işgücü maliyetlerini getirdi, önceki dönemde
  • bu sorun olmadığı için insanlar yeni bir oluşum ile karşı karşıya kaldılar. Bunun yansımalarını görmek için oldukça uzun bir zaman geçmesi gerekiyordu yani halka yansıyan şekli ile ne olduğunun anlaşabilmesi açısından, en büyük eksiğimiz de bu idi. Liberalizm ve serbest rekabetçi düzen, işte bununla birlikte 80lerin 2. yarısından sonra karşımıza ilk özelleştirmeler ve taşeronluk uygulamaları çıkıyor, beraberinde gelen sendikasızlaştırma hareketleri ile ücret politikalarında dünya bankası ve imf politikaları doğrultusunda kısıtlamalara gidilen süreç yürütülüyordu. Sözleşmeli, kadrolu, süreli, kısmi, mevsimlik, geçici, fason, hizmetin satın alınması vs. gibi iş hukukunu ilgilendiren kavramlara da alışmaya çalıştığımız bir süreç yaşanıyordu. Hepsini bir arada düşündüğümüzde taşeronluk uygulamasının zaten var olduğu bir süreç içinde idik. Özelleştirmeler ile devletin veya kamunun hızla sektörden çekilmesi, kurumların özelleştirme adı altında satılması,
  • satılmayanların da alt yüklenici bir kuruma devredilmesi taşeronluk uygulamasına hız kazandıran bir süreçte, bir de sektörel olarak alt işverenler çoğalarak bugüne kadar geldiler. Temelde para ve kar dürtüsü ile hareket eden sistem içinde taşeronlar ne yazık ki ne seslerini tam olarak duyurabildiler ne de haklarına sahip çıkabildiler, zaten bunun şartları da yaratılmıştı. Şimdi, yasa tasarısının uygulanmasını daha doğrusu kanunlaşması neticesinde getirilecek yeni haklara umut diye sarılmışken göz ardı ettiğimiz ÖİB (Özel istihdam büroları) konusunun yaratacağı sıkıntıları bugün hiç düşünmüyoruz ve birinin diğerine alternatif olabileceği düşüncesini de göz ardı ediyoruz. Bir gece yarısı torba yasa ile yasalaşan bu konunun çoğumuz farkında bile değiliz. Ümidimiz elbette konunun bir an önce yasa ile çözümlenmesi veya hukuk temelinde ve insani değerlere layık bir iyileştirmenin süratle yapılmasıdır.
  • Çetin bey siyasilerin amacı kamu taşeronları için bir çözüm Üretmek değilmi ? Dediğiniz gibi thy işine Gelince devlet Kuruluşu işine gelince özel sektör.. En büyük umudum kargodaki bu haksızlığa son vermeleri ancak seçimden sonra bu konuyla alakalı hiçbirşey yapılmayacağını düşünüyorum.
  • "AYNI MASADA OTUR, AYNI İŞİ YAP Evet; Taşeron şirket kanalı ile THY Kargo’da çalıştırılan personelin serzenişleri hayli fazla. Aynı masada otur, aynı işi yap ve de üstelik senin tahsilin daha fazla olsun, buna rağmen daha az kazan. Maaşlar arasındaki büyük fark bir tarafa, fazla çalışmanın karşılığını da alma. Kurslara git, sözüm ona eğitim gör ama sertifikanı sana vermesinler. Sendikaya üye olabilir miyim diye sor ve “ İşten ayrılmak istiyorsan neden olmasın “ cevabını al. Her türlü psikolojik baskıya göğüs ger. Ve de “ Biz hepimiz kardeşiz, biz bir aileyiz masalını bile inanmış görünerek dinle. 2 nci sınıf insan muamelesini içine sindiremesen de, boynunu bük ve sessiz kal. Ve de ülkedeki işsizlikten kaynaklanan korku ile ağzını açıp hakkını bile talep etmeye kork. Ve de bu şirkette iş barışı kelimesi de çok sık kullanılsın. " bu paragrafınız 10 yıldır dhmi elektronik daire başkanlığında sürüyor efendim. saygılar
  • 4senedir thy kargo taseron personeli olarak hizmet vermekteyim. Kadrolu personel cekirdek citlayip emir yagdirmaktan başka eline iş almamakta . Aynı işi görevde olup farkli ücretler bide üstüne üstelik kendi asistanlariymisiz gibi kendi islerini yaptirnalari zaten zorumuza giden . Biz kimsenin özel uşağı değiliz. Bakanliktan soruşturmaya gelirler taseron personel ne iş yapıyo diye çalışan personeli dışarıya çıkarırlar sirf ayni işi yapiyo gözükmesin diye . Anlayacagimiz kendi hakkımızı bile savundurmuyolar . İnşallah yeni yönetim bunları görür kendi personelini artık denetler . Dışardan personel almak yerine yetişmiş hazir diplomali personeline kendi kadrosunda yer verir .
  • cetin bey. son yazılarınızda taşeron arkadaslarımıza yer verdiniz. bu nedenle arkadaslarım adına sıze teskkur edıyorum. yazınızda tum onemlı sorunları anlatmıssınız. arkadaslar onerınızı gorusecektır aralarında. bizlere soracak ollurlarsa sızınle aynı goruste oldugumuzu soyleyecegiz.inşallah siyasi partiler seçim oncesi verdikleri sozu tutarlar.sıze tekrar tesekkur edıyoruz.
  • Yazari bu konuyu ikidir isledigi, gundeme getirdigi icin kutlarim. Bugun Turkiyenin en onemli sorunudur. Tuna cinayetinde sorumlu kimdi? Hic kusku yok ki suclu THY yonetimi. Peki bunlar yargilanabilir mi? Hayir. Belki hidrolik dugmesine basan isci suclu olarak yargilanabilir. Ancak bu yanlis calisma bicimine zorlayan yoneticiler bir yolunu bulup kendilerini aklarlar. Onemli olan Tuna cinayetinin failleri mi yoksa bu cinayete yolacan calisma sistemi mi? Iste taseron sistemi isciler icin guvensiz calisma, aclik, susuzluk, sagliksizlik, cocuklarina ve esine bakamama, acizlik ve olum demektir. Yeni isci cinayetlerine karsi herkes taserona karsi birlesmesi gerekir. Bu konuyu, yalnizca ele aldigi icin bile yazara ne kadar tesekkur etsek azdir. Zira konunun onemini sezmis, bilgisi dahilinde en belli sonuclara ulasmaya calismistir.
  • Çetin abi çok güzel bir konuya el atmışsın bu hafta yazını baştan sona kadar dikkatlice okudum tşkler emeğine ve araştırmana. THY A.O dan 2002 yılında ayrıldığımda Kargo ihracaat ve ithalat uzmanıydım. Kargo Md lüğüne 6.5 yılımı verdim. O zamanlarda da STFA bakıyordu bazı işlerimize ama Kargo Md ümüz Sn Atilla LİSE bey işlerin tamamını STFA vermemişti sadece palet konteyner v.b ULD lerin hazırlanması işlerine bakarlardı ve aprona da çıkamazlardı. En doğru olan da buydu zaten ama bizler STFA daki arkadaşlarımızla kardeş gibiydik. Apron Kargo Postabaşları STFA denetlenmesinden sorumluydular. Dönemin Kargo Vardiya Md leri ile Kargo Müdür ve şefleri direkt acentalarla ve müşterilerle görüşürdüler ve sorunlara anında cvp verirdik. 1 kg kargonun yerde kalmadığını çok net hatırlıyorum Harekat koord lüğünden gelmiş olmam sebebi ile daha özen gösterirdim yerde kalmamasına. Anladığım kadarı ile işler Kargo da feci durumda. Tehlikeli Maddeler sevkiyatlarında ise durum içler acısı cidden. Saygılar

AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ Mİ? YOKSA SİYASİ GÖRÜŞ BİRLİĞİ Mİ?

Türk Hava Yollarında işe başladığımın ertesi günü Dış Hat Terminalindeki bir kapıdan insanların girmesini engellemek gibi hayati bir görev verilmişti bana. Elinde çantası ile denetime geldiğini sonradan öğrendiğim ( geliş nedenini yanlış anımsayabilirim )  IATA Müfettişinin ( O anda IATA’nın fonksiyonu hakkında da bilgim yoktu.)  kapıdan geçmesine engel olduktan bir iki saat sonra kendimi Kargo’da bulmuştum ve de kısa sayılamayacak bir süre Kargo’da manifesto yazmak gibi çok önemli bir işi    ( ? ) üstlendim. Sağ elimin orta parmağının sol tarafında kalem tutmaktan ötürü meydana gelen nasır’ı uzun seneler kargo hatırası olarak muhafaza etmiştim. Anlayacağınız kenarından köşesinden kargoculuğumuzda var.            O dönemde kargoda birlikte çalıştığımız tüm arkadaşlarımı saygı ve aramızdan ayrılmış olanları rahmetle anıyorum.

ÖZÜRLERİMLE DÜZELTİYORUM.

11 Mayıs haftasında Airporthaber’ de “ TAŞERON İŞÇİ İSTİHDAMI = EMEK HIRSIZLIĞI “ başlıklı bir yazı yazmıştım. Okuyucuların gönderdikleri notlardan konunun işlenişinde bir takım bilgi eksikliklerinin ve hataların mevcut olduğunu anladım. Bu yazımda kendi yazdıklarımı, arkadaşlardan birinin gönderdiği mail’ den faydalanarak düzelteceğim. Söz konusu yazımda Kargo ünitesi ile ilgili kelimeler aşağıdaki paragrafın içerisinde yer alıyordu. “Genel Müdürlüğün temizlik, odacı ve şoförlük hizmetleri ile Kargo’da mal hazırlama, genel temizlik gibi konuların şirkete maliyetini düşürme ve THY Teknik gibi kilit ünitelerde ise hem hizmet maliyetini aşağı çekme hem de sendikalaşmaya mani olmayı amaçlıyordu bu istihdam şekli. İşte böyle yayıldı ve serpildi taşeron uygulaması.” Bu beyanımda hayli eksiklik varmış. Kendi hatamı küçük göstermek için hayli eksiklik varmış diyorum. Aslında eksiklik çok fazla ve direk konu ile ilgili.  THY Kargo Taşeron çalışanlarına bu nedenle bir özür borçluyum ve kabul edilmesi istirhamı ile borcumu eda ediyorum.

BU SORUMLULUK TUM SİYASİLERİN.

Evet;  Türkiye’mizde Taşeron işçi istihdamı 1936’lı yıllarda başlamış. Dolayısı ile hükümet etmiş olan tüm siyasi partilerin bu çorbada bir fiske de olsa tuzu var. Yıllar geçtikçe çalışanların istismarının arttı ve son on yılda ise uygulama iyice yaygınlaşarak, serpildi.  2015 Şubat ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, " yaptığı bir konuşmada, taşeronlaşmayla ilgili bütün platformlarda açık bir şekilde konuştuğunu anımsatarak 1936 yılında başlayan taşeron istihdamı uygulamasının 2000'li yıllardan sonra daha fazla hızlandığını ve bu hususu defalarca ifade etmiş olduğunu söyledi. İşte konumuz ile ilgili en yetkili ağız ve ifadeleri.

BEYAZLAR VE ZENCİ KÖLELER /  21. YÜZ YIL İNSANINA VERİLEN CEZA.

Amerika’daki beyazlarla köle zencilerin hikâyelerini ve onlara ne tür cezalar verildiğini duymuşuzdur hepimiz.  Zenciler efendiyi dinlememeleri veya bir hata yapmaları halinde kırbaçlanırlardı. Taşeron uygulamaları ve çalışanlarının durumu da sanki bunun benzeri. Bir farkla ki, efendileri tek değil. Ünitede onlar dışındaki herkes efendi. Ve de bu günün cezaları daha acımasız. Hak aramanın işsiz ve aç kalmak yanında insanın çocuğunun istediği şeyi ona verememesi gibi kahredici ve küçültücü bir cezası daha var. Bunu kim göze alır ki? Galiba, Taşeron çalışanlarının sessiz kalıp, konuşmamaları ve de saygıdeğer efendiden her hangi bir talepte bulunmamaları en iyisi.

THY KARGODA YAPILANMA TAŞERONLUK SİSTEMİ ÜZERİNE BİNA EDİLMİŞ.

Kargo’ da taşeronluk statüsüne bağlı olarak yalnız işçi, temizlik ve güvenlik görevlileri çalışmıyor. Aldığım bilgiye göre THY KARGODA NEREDEYSE TÜM YAPILANMA TAŞERONLUK MÜESSESESİ ÜZERİNE KURULMUŞ VE ÖYLE ÇALIŞIYOR. Terminale gelen mallar kargonun sisteme kabulünden uçak altına götürülerek sevkine kadar bu taşeron personelin elinden geçiyor. Tabii ki aşağıda belirtilen kargo bölümlerinde THY kadrolu personelinin de bulunduğu bir gerçek.

KARGO EVRAK KABUL bölümünde ilk evrakların incelenip transfere uygun hale getirilmesini sağlayan bu birimde taşeron memur arkadaşlar hizmet veriyor.

EXPORT BİRİMİNDE dış hat ihracat seferlerinin kargo planlaması, karşı istasyonlara gönderilmek üzere iç dış manifesto düzenlenmesi ve verilmesi, gümrük beyanı ve uçağın hazırlık işlemlerini birebir yürütülmesi konularında sorumluluk alan çalışanlar da halde taşeron tarafından temin edilen personel. Bunların hukuken bu işleri yapmaya yetkili olup olmadıklarını bilemiyorum. Bu hususun değerlendirilmesinin Havalimanı Gümrük Baş Müdürlüğü tarafından yapılmasının gerekmez mi?

IMPORT BÖLÜMÜNDE: Dış hat seferleri ile ithalat formatında yurda gelen kargoların uçak altından terminale getirilmesinden tutunda alıcısına teslim edilene kadar tüm bu   süreçteki işçilik ve beyan işlemlerinin ikmal edildiği bu ünitede gümrüğe beyan verilmesi yine taşeron memurların mesuliyetinde. En ufak bir hata da sorumlu kişi tabii ki taşeronluk formatında görev yapan memurları olmaktadır.

APRON YÖNETİM MERKEZİ : Yurt Dışı seferleri ile  ihracatı planlanan kargonun uçak altına sevk ve idaresini yürüten birimdir. Uçak altında bulunan harekât memurları ile birebir irtibat kuran, yapılacak olan balansa işlenecek olmak üzere yüklenen kargo figürünü veren ve hacim veya ağırlık nedeniyle bahis konusu sefere yüklenememesinden ötürü havalimanında kalan kargoların bir sonraki seferle gönderilmesi için gerekli planlamayı yapar bu birim. Bu denli önemli görevleri ifa eden Apron Yönetim Merkezinde de taşeron firmasından temin edilen personel de hizmet veriyor.

REZERVASYON ÜNİTESİ:  Müşteri ile direk irtibat kurarak kargoların yolcu talebine uygun sefere kabulü, yer bulunamaması halinde müşteriye münhal olan yer durumuna göre hangi seferle gönderilebileceğine ilişkin bilginin sunumunu ve gerekli rezervasyon işlemlerini yapmakla görevli olan bu birimde de taşeron firmasından sağlanan personel de çalışıyor.

AWB BİRİMİ: Yüklenmiş olan kargoların uçağın kalkışı öncesi özelliklerini, saklanma koşulları ile palet bilgileri ve kap kilolarını varış istasyonlarına mesaj yolu ile ileten bu ünitede de THY kadroluları yanında taşeron firmadan sağlanan personel görev yapıyor.

Bu ünitelerin dışında; Tracing, Ordino, Özet beyan, Raporlama ve İdari İşler ünitelerinde de Taşeron firma kanalı ile istihdam edilen çalışanlar mevcut. Yukarıda belirttiğimiz tüm birimlerde taşeron firma tarafından sağlanan memur personel,  kadrolu THY görevlileri ile aynı mekânda aynı işi çok farklı imkân ve sosyal haklarla yapmaktadır.  THY Kargo’da normal mesai çalışanlarla birlikte 250 ila 300 arası taşeron şirket görevlisi bulunmaktadır. Bu çalışanların % 60’ı üniversite mezunu, % 30’u AÖF öğrencisi, % 5’i yüksel lisans öğrencisi, % 5’ inin ise lise mezunu olduğu bilgisi alınmıştır. Kadrolu personelin tahsil durumu ile Taşerondan sağlanan işçilerin eğitim seviyesinin karşılaştırılması halinde bu düzenin çarpıklığı daha net bir şekilde ortaya çıkıyor sanki.  Her ne kadar işveren temsilcileri “ HAYIR “ dese de ofis memurlarının “ YARDIMCI PERSONEL “ gibi lanse edilmelerine rağmen bilinen ve uygulamada görülen o dur ki bu personel  “ ASIL İŞLERDE “ çalıştırılmaktadırlar.

AYNI MASADA OTUR, AYNI İŞİ YAP

Evet; Taşeron şirket kanalı ile THY Kargo’da çalıştırılan personelin serzenişleri hayli fazla.  Aynı masada otur, aynı işi yap ve de üstelik senin tahsilin daha fazla olsun,  buna rağmen daha az kazan. Maaşlar arasındaki büyük fark bir tarafa,  fazla çalışmanın karşılığını da alma. Kurslara git, sözüm ona eğitim gör ama sertifikanı sana vermesinler. Sendikaya üye olabilir miyim diye sor ve “ İşten ayrılmak istiyorsan neden olmasın “ cevabını al. Her türlü psikolojik baskıya göğüs ger. Ve de “ Biz hepimiz kardeşiz, biz bir aileyiz masalını bile inanmış görünerek dinle.  2 nci sınıf insan muamelesini içine sindiremesen de, boynunu bük ve sessiz kal.  Ve de ülkedeki işsizlikten kaynaklanan korku ile ağzını açıp hakkını bile talep etmeye kork. Ve de bu şirkette iş barışı kelimesi de çok sık kullanılsın.  

BİRİLERİ BUNU ANLATSA YA.

BU ANLATIMDAN SONRA NEYİ ÖĞRENMEK İSTERİZ? THY KARGO’YA İSTİHDAM TEMİN EDEN TAŞERON FİRMA THY YÖNETİMİNDEN KİMİN HEMŞERİSİ VEYA YAKINIYDI? BU FİRMA ÇALIŞANLARI İÇİN TÜRK HAVA YOLLARINA KESTİĞİ AYLIK FATURA TUTARININ NE KADARINI ÇALIŞANLARA ÖDÜYOR? FİRMANIN THY’ DEN BU ŞEKİLDE SAĞLADIĞI AYLIK KAZANÇ NE KADAR? ESKİ TARİHLERDE ÖZEL SEKTÖR BENZERİ UYGULAMAYI YAPINCA, DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ BU STATÜDE ÇALIŞTIRILACAK OLAN PERSONELE APRONA GİRİŞ MÜSAADESİ, VERMEYECEĞİNİ SÖYLEYEREK UYGULAMAYI NOKTALAMIŞTI. DHMI’NİN DEĞERLİ YÖNETİCİLERİ, YAZIDA BELİRTİLEN HİZMETLERİ KARGO TAŞERON PERSONELİNİN APRONA HİÇ ÇIKMADAN YAPMASI MÜMKÜN MÜ? BANA GÖRE DEĞİL. YÖNETMELİKLER, UYGULAMALAR AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİNE ( ?)  VEYA SİYASİ GÖRÜŞ BİRLİĞİNE ( ? ) GÖREMİ ŞEKİLLENDİRİLİYOR? HÜKMETE YAKIN OLAN TÜRK HAVA YOLLARINA NORMAL’İ UYGULAMAYA KORKTUNUZ MU?  DHMI AYNI TUTUMU SÜRDÜYSEYDİ BU SİSTEM ASGARİ SİVİL HAVACILIK SEKTÖRÜNDE BU KADAR GELİŞMEZ, YAYGINLAŞMAZDI. HAVALİMANI GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ THY KADROSUNDA BULUNMAYAN KİMSELERİN THY ADINA YAZIDA SIRALANAN BİR TAKIM İŞLERİ YAPAMAYACAĞINI VE RESMİ EVRAKLARI THY ADINA İMZALAYAMAYACAĞINI SÖYLESEYD ( RESMİ EVRAKLARA BAKINIZ TAŞERON ŞİRKETİ ÇALIŞANLARIN İMZALARINI GÖRECEKSİZ ) BU SİSTEM THY KARGO’DA HALİ İLE BU KADAR SERPİLMEZ Dİ  NE DERSİNİZ? HİÇ OLMAZ İSE BU KONUNUN VİCDANİ  ( ? ) SORUMLULUĞUNA VE ÇALIŞANLARIN EMEĞİNİN İSTİSMARINA ( İSTİSMAR KELİMESİ KİBARLIK ADINA KULLANILMAKTADIR ) ORTAK SAYILMAZMISINIZ?

BU SİSTEM TÜRKİYEMİZE YAKIŞMIYOR.

Kim kime neyi yakıştırır bilemiyorum. Kim ülkemize neyi yakıştırır onu ise hiç bilmiyorum. Bildiğim tek şey benim ülkeme Taşeron denilen bu köle çalıştırma benzeri düzeninin yakışmadığıdır. En azından ben yakıştıramıyorum.

EN ETKİN MÜCADELE KAMUOYU BASKISI YARATMAKLA OLUR.

İnşallah siyasiler sözlerinde durur ve konuyu ele alıp sonlandırırlar. Yine de kulağınızın arkasında dursun. Bu tür konular APH’ de yazıla yazıla düzelmez.  Taşeron statüsünde çalışanlara bir önerim var. Çok düzgün ve bir A-4 sayfayı geçmeyecek sıfır hata ve sıfır yanlış bilgi ile bir metin hazırlayıp Taşeron sistemini ve durumunuzu anlatın.  İmza atmayın ve bunun yerine    “ Taşeron statüsünde çalışanlar “ yazın. Ve de bu metni İngilizceye de tercüme ettirin. Seçimlerden makul bir süre sonra, hangi parti seçimi kazanırsa kazansın eğer vaat etmelerine ve programlarında deklare etmiş olmalarına rağmen halledeceklerine ilişkin olarak seçim öncesi  söz verdikleri bu konuya eğilmezlerse, bu metni, Mecliste grubu bulunan tüm partilerin liderlerine, Grup Başkan Vekillerine   ( isterseniz önce gelem milletvekillerine ), İlgili Bakanlığa, bünyesinde en fazla Taşeron işçi çalıştıran şirket bulunan sendikalara, tirajı 500.000 / gün ve üstü olan gazetelere, Dünya İşçi Sendikaları Federayonu (World Federation of Trade Unions – WFTU )’na, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ( ITUC )’ye ve de İnsan hakları kuruluşlarına gönderiniz. Bu tür işler uzun solukludur. Bir hareket sezinlenmemesi halinde 60 gün sonra gönderimin tekrarlanması gerekir. 3.ncü gönderimi takiben anlatımınızın dikkat çekeceğine inanmaktayım. Bu çok masraflı bir iş değil. Hazırlık aşamasını kendi içinizde yapıp maliyeti çok aza indirebilirsiniz. İyi seç100 çalışan tarafından ilmiş 150 adrese gönderilse    ( adres yazım etiketleme vb. dâhil ) tutarı yaklaşık 400 TL olur. Bu giderin bölüşülmesi halinde meblağ minimuma inecektir. İki ayda bir 5 TL’ yi aşmayacak bir gidere böyle bir konu için tabii ki katlanılır. En önemlisi bu tür çalışmalarda dikkate alınması şart olan çalışanın iş güvenliği ile ilgili hususların bulunmasıdır. Fikri yardım istenmesi halinde hazır olacağım tabiidir. ( Uydurma isim / ve adresle gönderilen mailler cevaplanmayacaktır )

ÇALIŞANLAR SİZİ NASIL HATIRLAYACAK?

Evet; daha fazla uzatmayalım konuyu. Kimin dikkate alacağını bilmemem ama yazımızı bir ikaz ile sonlandıralım. Şu anda argo deyimle “keman “ gibi gelir bazılarına. Tabii ki bu olgu yaşandıktan sonra daha iyi anlaşılır. Yani iş işten geçtikten sonra. Sn. Kargo Başkanı ve THY’ nın diğer Yöneticileri. Siz siz olun, haklarını isteyen çalışanlara “ İhtiyacınız var ki buradasınız. Biz kimseyi zorla tutmuyoruz” demeyin. Sizin ihtiyacınız yok mu? Sizler neden buradasınız? Başbakandan başka kimseden emir almam diyen Hamdi Bey bile gitti bu şirketten.  Bu gün veya yarın siz de gideceksiniz bir şekilde. Ayrıldıktan sonra, hele benim yaşıma gelince geçmişte çalıştığınız arkadaşlarınızın sizi sevmiş ve unutmamış olmaları ile avunabileceksiniz. Bu insanlar sizi neyinizle ve nasıl hatırlayacaklar dersiniz? 

AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ Mİ? YOKSA SİYASİ GÖRÜŞ BİRLİĞİ Mİ?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (32)

CS 1. ~ 3 yıl önce
Günümüzde çalışan ve üretici kesim olarak nitelendirdiğimiz işçi kesiminin (sınıfı) önündeki en büyük sorunlardan birisi olarak amacından uzaklaştığı özelleştirme politikaları ve buna bağlı olarak taşeronlaşmayı görmekteyiz. Sadece taşeronluk uygulamasına bakarak bu sorunun hükümet veya sermaye sahipleri ya da üretim araçlarını elinde bulunduran kesimlerin bu sorunun çözümü yolunda gayret ortaya koyup sorunun bütününe gözlerimizi kapatmamız anlamına gelir. Hal böyle olunca da asıl sorunun bu olmadığını zaten göremediğimiz gibi üretilen günlük çözümler veya popülist söylemler ile çok rahat kandırılmamızın da önü açılmış olur. O halde nereden başlamak lazım; bana kalırsa konu hakkında çözüm ararken daha öncesi de var muhakkak, dünya küresel krizlerine bakmak, bunun yarattığı üretim ilişkilerindeki değişikliklere ve kapitalistler arasındaki daha net olarak dünya kapitalizminin rekabet koşullarını anlamamız gerekir. Eminim ki birçok kişi bizi o kadarı ilgilendirmiyor,

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP CS. ~ 3 yıl önce
YORUMUNUZ VE BİLGİLENDİRMENİZ İÇİN TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM. BİZ TÜRKİYE'DE KENDİ SIKINTILARIMIZI YAŞARKEN DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ KAYNAK TÜKETİMİNİ DEĞERLENDİRMEDİĞİMİZ VE KÜRESEL KRİZLERİN TEMELİNDE BU TÜKENİŞİN YATTIĞINI DÜŞÜNMEDİĞİMİZ BİR GERÇEK.BEN NE HİKMET İSE BU KEZ TAŞERON MÜESSESESİNİN BİR ŞEKİLDE SONLANDIRILACAĞI NA İNANIYORUM. TEKRAR TEŞEKKÜRLER EDİYORUM.
CS 2. ~ 3 yıl önce
sonuç olarak çalıştığımız sektörde aldığımız para ilgilendirir diye düşünebilirler. Ama bu taraftan bakmazsanız da, yani olayın sorununa inmeden günlük politikalarla soruna çare olacağın arkasına takılırsanız kaybedersiniz. Bu bir gerçektir. Ekonomideki kural kıt kaynakların kullanılması ve sonuçlarıdır. Yani hiç kimse pembe tablolar arkasında çözüm aramasın veya kendini aldatmasın, dünya ekonomisi kaynaklarını hızla tüketmektedir, küresel krizin asıl nedeni budur. Her krizin de yeni bir paylaşım savaşı ile atlatılmaya çalışıldığı ve dünyanın da yeniden şekillendiği düşünülürse 1980 lere kadar süren o parlayan dönem sona erdi, ülkemizde 1980 lere gelindiğinde ve sonrasında değişen ekonomik dengeleri görüyoruz, ithal ikameci ekonomik politikalar sona erdirilerek sanayileşme ve ihracata yönelik politikaların önü açıldı. Çarpık da olsa sanayileşme ve küresel olarak rekabet şartlarını acımasızlığı sermaye sahiplerinin önüne asıl mesele olarak işgücü maliyetlerini getirdi, önceki dönemde

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CS 3. ~ 3 yıl önce
bu sorun olmadığı için insanlar yeni bir oluşum ile karşı karşıya kaldılar. Bunun yansımalarını görmek için oldukça uzun bir zaman geçmesi gerekiyordu yani halka yansıyan şekli ile ne olduğunun anlaşabilmesi açısından, en büyük eksiğimiz de bu idi. Liberalizm ve serbest rekabetçi düzen, işte bununla birlikte 80lerin 2. yarısından sonra karşımıza ilk özelleştirmeler ve taşeronluk uygulamaları çıkıyor, beraberinde gelen sendikasızlaştırma hareketleri ile ücret politikalarında dünya bankası ve imf politikaları doğrultusunda kısıtlamalara gidilen süreç yürütülüyordu. Sözleşmeli, kadrolu, süreli, kısmi, mevsimlik, geçici, fason, hizmetin satın alınması vs. gibi iş hukukunu ilgilendiren kavramlara da alışmaya çalıştığımız bir süreç yaşanıyordu. Hepsini bir arada düşündüğümüzde taşeronluk uygulamasının zaten var olduğu bir süreç içinde idik. Özelleştirmeler ile devletin veya kamunun hızla sektörden çekilmesi, kurumların özelleştirme adı altında satılması,

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CS 4. ~ 3 yıl önce
satılmayanların da alt yüklenici bir kuruma devredilmesi taşeronluk uygulamasına hız kazandıran bir süreçte, bir de sektörel olarak alt işverenler çoğalarak bugüne kadar geldiler. Temelde para ve kar dürtüsü ile hareket eden sistem içinde taşeronlar ne yazık ki ne seslerini tam olarak duyurabildiler ne de haklarına sahip çıkabildiler, zaten bunun şartları da yaratılmıştı. Şimdi, yasa tasarısının uygulanmasını daha doğrusu kanunlaşması neticesinde getirilecek yeni haklara umut diye sarılmışken göz ardı ettiğimiz ÖİB (Özel istihdam büroları) konusunun yaratacağı sıkıntıları bugün hiç düşünmüyoruz ve birinin diğerine alternatif olabileceği düşüncesini de göz ardı ediyoruz. Bir gece yarısı torba yasa ile yasalaşan bu konunun çoğumuz farkında bile değiliz. Ümidimiz elbette konunun bir an önce yasa ile çözümlenmesi veya hukuk temelinde ve insani değerlere layık bir iyileştirmenin süratle yapılmasıdır.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yorumcu ~ 3 yıl önce
Çetin bey siyasilerin amacı kamu taşeronları için bir çözüm Üretmek değilmi ? Dediğiniz gibi thy işine Gelince devlet Kuruluşu işine gelince özel sektör.. En büyük umudum kargodaki bu haksızlığa son vermeleri ancak seçimden sonra bu konuyla alakalı hiçbirşey yapılmayacağını düşünüyorum.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP YORUMCU. ~ 3 yıl önce
KARAMSAR OLMAMAK GEREKİR.HANGİ PARTİ İKTİDARDA OLURSA OLSUN TBMM'NE GETİRİLECEK KANUN TEKLİFİNİ AKP,CHP,MHP VE HDP DESTEKLEYECEKTİR. SİYASİLERİN GÖREVİ YALNIZ KAMU ŞİRKETLERİNDE ÇALIŞAN TAŞERON İŞÇİLERİ İÇİN DEĞİL, BU UYGULAMAYI YAPAN VE ÇALIŞANI AYNI ŞEKİLDE İSTİSMAR EDEN ÖZEL SEKTÖRÜ DE KAPSAR KANAATİMCE. BEN ÜMİTLİYİM. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER EDİYORUM.
DHMİ-elektronik ~ 3 yıl önce
"AYNI MASADA OTUR, AYNI İŞİ YAP Evet; Taşeron şirket kanalı ile THY Kargo’da çalıştırılan personelin serzenişleri hayli fazla. Aynı masada otur, aynı işi yap ve de üstelik senin tahsilin daha fazla olsun, buna rağmen daha az kazan. Maaşlar arasındaki büyük fark bir tarafa, fazla çalışmanın karşılığını da alma. Kurslara git, sözüm ona eğitim gör ama sertifikanı sana vermesinler. Sendikaya üye olabilir miyim diye sor ve “ İşten ayrılmak istiyorsan neden olmasın “ cevabını al. Her türlü psikolojik baskıya göğüs ger. Ve de “ Biz hepimiz kardeşiz, biz bir aileyiz masalını bile inanmış görünerek dinle. 2 nci sınıf insan muamelesini içine sindiremesen de, boynunu bük ve sessiz kal. Ve de ülkedeki işsizlikten kaynaklanan korku ile ağzını açıp hakkını bile talep etmeye kork. Ve de bu şirkette iş barışı kelimesi de çok sık kullanılsın. " bu paragrafınız 10 yıldır dhmi elektronik daire başkanlığında sürüyor efendim. saygılar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP DHMI ELEK.. ~ 3 yıl önce
SEKTÖRÜMÜZDE İSTİHDAMLA İLGİLİ HER KONUDA STANDARDİZASYON MEVCUT. KÖTÜ OLAN HER ŞEY , HER YYGULAMA ŞİRKETLERİMİZİN BİR ÇOĞUNDA BULUNUYOR. BUNLARA RAĞBET ETMEYEN ŞİRKETLERE SAYGI DUYMAK GEREK. DHMI İLE THY ARASINDA BİR FARK OLMAMASI DOĞAL. THY BU GÜNE KADAR İŞİNE GELİNCE ÖZEL SEKTÖR, GELMEYİNCE DEVLET KURULUŞU OLUYOR. BU GÜNDEN SONRASINI ALLAH ÖMÜR VERİRSE HEP BİRLİKTE GÖRECEĞİZ. SİYASİLERE BAKARSANIZ SEÇİMLERDEN SONRA BU KONU HALLEDİLECEKTİR. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
CVP DHMI ELEK.. ~ 3 yıl önce
SEKTÖRÜMÜZDE İSTİHDAMLA İLGİLİ HER KONUDA STANDARDİZASYON MEVCUT. KÖTÜ OLAN HER ŞEY , HER YYGULAMA ŞİRKETLERİMİZİN BİR ÇOĞUNDA BULUNUYOR. BUNLARA RAĞBET ETMEYEN ŞİRKETLERE SAYGI DUYMAK GEREK. DHMI İLE THY ARASINDA BİR FARK OLMAMASI DOĞAL. THY BU GÜNE KADAR İŞİNE GELİNCE ÖZEL SEKTÖR, GELMEYİNCE DEVLET KURULUŞU OLUYOR. BU GÜNDEN SONRASINI ALLAH ÖMÜR VERİRSE HEP BİRLİKTE GÖRECEĞİZ. SİYASİLERE BAKARSANIZ SEÇİMLERDEN SONRA BU KONU HALLEDİLECEKTİR. TAKİBİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
ağzına sağlık ~ 3 yıl önce
4senedir thy kargo taseron personeli olarak hizmet vermekteyim. Kadrolu personel cekirdek citlayip emir yagdirmaktan başka eline iş almamakta . Aynı işi görevde olup farkli ücretler bide üstüne üstelik kendi asistanlariymisiz gibi kendi islerini yaptirnalari zaten zorumuza giden . Biz kimsenin özel uşağı değiliz. Bakanliktan soruşturmaya gelirler taseron personel ne iş yapıyo diye çalışan personeli dışarıya çıkarırlar sirf ayni işi yapiyo gözükmesin diye . Anlayacagimiz kendi hakkımızı bile savundurmuyolar . İnşallah yeni yönetim bunları görür kendi personelini artık denetler . Dışardan personel almak yerine yetişmiş hazir diplomali personeline kendi kadrosunda yer verir .

Yanıtla

Kalan karakter 1000
teşekkürler ~ 3 yıl önce
cetin bey. son yazılarınızda taşeron arkadaslarımıza yer verdiniz. bu nedenle arkadaslarım adına sıze teskkur edıyorum. yazınızda tum onemlı sorunları anlatmıssınız. arkadaslar onerınızı gorusecektır aralarında. bizlere soracak ollurlarsa sızınle aynı goruste oldugumuzu soyleyecegiz.inşallah siyasi partiler seçim oncesi verdikleri sozu tutarlar.sıze tekrar tesekkur edıyoruz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP TEŞEKKÜR ~ 3 yıl önce
RİCA EDERİM. İKİ ÜÇ DAHA BEKLEYELİM BAKALIM.TAKİBİNİZ İÇİN SAĞOLUNUZ.
Tuna ~ 3 yıl önce
Yazari bu konuyu ikidir isledigi, gundeme getirdigi icin kutlarim. Bugun Turkiyenin en onemli sorunudur. Tuna cinayetinde sorumlu kimdi? Hic kusku yok ki suclu THY yonetimi. Peki bunlar yargilanabilir mi? Hayir. Belki hidrolik dugmesine basan isci suclu olarak yargilanabilir. Ancak bu yanlis calisma bicimine zorlayan yoneticiler bir yolunu bulup kendilerini aklarlar. Onemli olan Tuna cinayetinin failleri mi yoksa bu cinayete yolacan calisma sistemi mi? Iste taseron sistemi isciler icin guvensiz calisma, aclik, susuzluk, sagliksizlik, cocuklarina ve esine bakamama, acizlik ve olum demektir. Yeni isci cinayetlerine karsi herkes taserona karsi birlesmesi gerekir. Bu konuyu, yalnizca ele aldigi icin bile yazara ne kadar tesekkur etsek azdir. Zira konunun onemini sezmis, bilgisi dahilinde en belli sonuclara ulasmaya calismistir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP TUNA ~ 3 yıl önce
KARDEŞİM. EĞER HİDROLİK DÜĞMESİNİN BAŞINA BİR İŞÇİ DİKERSENİZ HATA İŞÇİDE OLMAZ ONU GÖREVLENDİREN YÖNETİCİ DE OLUR. BU KONUDA AÇIKLAMA YAPMAYACAKLARDIR. ÖNYARGILI OLMADAN ARAŞTIRACAĞIM. EMİN OLABİLİRSİNİZ.
CVP TUNA ~ 3 yıl önce
KONUYU SORDUM SORUŞTURDUM. GALİBA BU KONUNUN ALTINDAN KALKIP YORUMLAMAM VE KENDİ GÖRÜŞÜME GÖRE SONUÇ BELİRTMEM HADDİMİ AŞMAK OLACAK.RESMİ ARAŞTIRMANIN SONUÇLARINI BEKLEMEK DAHA AKILCI OLACAK.
Tuna ~ 3 yıl önce
Sizin gibi arastirmaci yazarlar ornek insanlardir. Arastirmadan veya arastirma belli bir olgunluga, kivama gelmeden yazmiyorsunuz. Birilerini kotulemek istemiyorum ancak oradan buradan topladigi yazilarin(bilgileri demiyorum resmen baskalarinin arastirma, yorum veya makalelerini) altina kendi ismini koyan yazarlar bile gorduk. Haddime dusmez ama arastirmaniz icin tesekkur ederim. Tuna icin ne yapsak azdir. Bundan sonrasi icin onemli olan bu olaylarin bir daha yasanmamasi. Taseron uygulanmasinin tum iskollarinda yasaklanmasi istemedigimiz olaylarin onlenmesinde yasamsaldir.
CVP TUNA ~ 3 yıl önce
BANA MAİLİNİZİ VEREBİLİRSENİZ SİZE BİR İKİ HUSUSU BELİRTMEK İSTERİM.BU DEVİRDE ZOR AMA BANA GİZLİLİK KONUSUNDA LÜTFEN GÜVENİNİZ. MAİLİM cetin@ozbey.org. TAKİBİNİZ VE YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. SYG.
DGR Cem ~ 3 yıl önce
Çetin abi çok güzel bir konuya el atmışsın bu hafta yazını baştan sona kadar dikkatlice okudum tşkler emeğine ve araştırmana. THY A.O dan 2002 yılında ayrıldığımda Kargo ihracaat ve ithalat uzmanıydım. Kargo Md lüğüne 6.5 yılımı verdim. O zamanlarda da STFA bakıyordu bazı işlerimize ama Kargo Md ümüz Sn Atilla LİSE bey işlerin tamamını STFA vermemişti sadece palet konteyner v.b ULD lerin hazırlanması işlerine bakarlardı ve aprona da çıkamazlardı. En doğru olan da buydu zaten ama bizler STFA daki arkadaşlarımızla kardeş gibiydik. Apron Kargo Postabaşları STFA denetlenmesinden sorumluydular. Dönemin Kargo Vardiya Md leri ile Kargo Müdür ve şefleri direkt acentalarla ve müşterilerle görüşürdüler ve sorunlara anında cvp verirdik. 1 kg kargonun yerde kalmadığını çok net hatırlıyorum Harekat koord lüğünden gelmiş olmam sebebi ile daha özen gösterirdim yerde kalmamasına. Anladığım kadarı ile işler Kargo da feci durumda. Tehlikeli Maddeler sevkiyatlarında ise durum içler acısı cidden. Saygılar

Yanıtla

Kalan karakter 1000
CVP DGR CEM ~ 3 yıl önce
SAĞOLASIN ARKADAŞIM. ATİLLA LİSE ÇOK BEYEFENDİ, DÜZGÜN BİR ARKADAŞIMIZDI. O SENE YANILMIYORSAM YUSUF BEY GENEL MUDURDU. ONU HERKES TANIYOR. BU IKI INSANDAN VİCDANİ OLMAYAN BİR UYGULAMA CIKMAZDI. TÜRK HAVA YOLLARINDA dgr EĞİTİMİNİ KİMİN VERDİĞİNİ BİLİYORSAN BANA SÖYLERMİSİN LUTFEN. takibin için teşekkürler.
DGRCem ~ 3 yıl önce
DGR Eğitimlerini bildiğim kadarıyla, Didem hn, Mutlu bey, Leyla hn veriyorlar.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000