23 Ocak 2012, Pazartesi
Sefa İNAN
Sefa İNAN sefainan@gmail.com
  • shgm tabi atlar kardeşim.kasasına para gırecek,boyle yogun sezonda-dınlenmeyede gerek yok,alal acele ankaraya git....sınav parasını yatır,sıra bekle...beyfendıler nıye sınava gırmıyor......onlarıda sınava alsınlar.......bıraz onlarda ugrassınlar .ama olurmu.......padısah devletı...bunu kabul eden onlar nasılsa bıze sordularmı.......boyle bır ulkede yasıyoruz ıste................
  • Sayın Sefa İNAN dil konusundaki bu yorumlarınıza katılmama rağmen bu güne kadar bu işi savsaklayan SHGM birdenbire bu iş olmazsa olmaz konumuna nasıl girmiştir.25-30 senelik sadece havacılık İngilizcesi ile mesleğini yürüten kişilerin birdenbire anadili gibi ingilizce konuşmasını istemek,lisanslarını yenilememek 25-30 senedir bu mesleği başarı ile sürdürenlere haksızlık olmuyormu.Mademki bu işi yapacaksın bunun bir geçiş süreci olmalı.Yeni mesleğe başlayacaklardan bunu isteyebilir getirmeyenlerede belge,lisans vermeyebilirsin ona saygım sonsuz.Ama bu işi senelerdir yapan ve bizzat SHGM nin verdiği lisansla yürüten kişileri bir anda devre dışı bırakmak sizinde dediğiniz gibi % 70-80 gibi sadece teknikte CS kaybına neden olacaktır.Bundan sonra şirketlerde yetkili personel kalmayacak ve birçok şirketin bakım yetkisi bile düşecektir.Uçaklar sefere verilemeyecek havacılık sektörü krize girecektir..Bu gün bırakın ingilizceyi, Türkçe imtihanlardan kaç kişi başarılı olacaktır bu araştıırılsın.
  • Adını söyleyemen İspanyol'un sertifikasında Level 6 yazıyor. Belki Danimarkalılar İspanyolla uçmuştur. Uçakta en az bir Türk pilot olacak kuralını bazen unutuyoruz. AHL'de İngilizce konuşun diye yırtınan Türk F/O'ların olması da bir başka gerçek. Ground'u İngilizce konuşun diye fırçalamaya çalışan bir "milli hava yolu" şirketi? Ancak Türkiyede olur.
  • THY'DE SULAR ÇEKİLDİ VE KARINCALAR BALIKLARI YEMEYE BAŞLADI. ZAMANINDA ASKERLERDEN ÇOK ÇEKEN VE ŞİMDİ YÖNETİCİ OLAN SİVİLLER İÇİN İNTİKAM ZAMANI.

“DİL”SİZLİK BAŞA BELA!

Geçen haftaki köşe yazım,sarkastik (alaycı-iğneleyici-kinayeli) tarzda yazılmış bir yazıydı. Bu tür yazılar, yergi (Hiciv) yazıları olarak da değerlendirilebiliniyor. Kısaca; söylenenin veya yazılanın tam tersinin anlatmanın amaçlandığı bir yazı çeşidi olup, edebiyatımızda da yeri vardır.

Durum böyleyken, bazı okurlarımız bu yazıdaki alaycı anlatımı sanırım anlayamadığından,yazımı; “THY’yi ve yönetim tarzını öven bir makale”olarak algılayıp, tepki verdiler!

Niyetim; okurlarımı şaşırtmak değil, THY yönetimine mesajın daha etkili olarak verilmesi idi.

Umarım, THY yönetimindeki yöneticilerde yazının yergi tarzlı olduğunu anlamışlardır.


Bakmakla, görmek kadar, okumakla, anlamanın da birbirinden çok farklı olduğunun bir kanıtı niteliğinde algıladığım bu yorumlar, ülkemizde 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum için oy kullanırken ilgili maddeleri okumadan Evet veya Hayır’a yönlenen veya yönlendirilen kitleleri bana anımsattı.

Bu serzenişimden sonra geçen haftaki önemli gelişmeleri irdeleyip yine birlikte değerlendirelim.

Önce Sektörün oyuncularına bir bakış atalım;


2012 yılının sektör için riskli bir sene olacağını söylemiş ve bilhassa rent a car sistemi gibi çalışan bazı şirketlerin havlu atacağını söylemiştim. Bunun ilk örnekleri başladı. Özellikle kış döneminde yurtdışına uçak kiralama dönemi, Avrupa şirketlerinin de bu piyasadan iş kapmak istemesi nedeniyle zorlaştı.

İlk darbeyi SAGA Havayolları yedi. SAGA havayolu mevcut iki adet A-310‘unu Afganistan’da kullanırken, oluşan olumsuz koşullar nedeniyle Afganistan olayını noktaladı. Personelin 2 aydır maaş alamadığı söyleniyor.

Bu arada Free Bird de Pakistan’a wet lease olarak kiralamak istediği iki adet A-320’sini, yaşanan bazı sorunlar nedeniyle kiralayamadı ve tası, tarağı toplayıp, İstanbul’dan Antalya’ya taşınmaya karar verdi. Genel müdürlükleri, artık Antalya’da olacak. İki hafta önceki “Mış” lar ”Muş”’lar ve “Onur Air gerçeği” başlıklı yazımda bu durumları görüp baştan yazmıştım.

Atlas Jet ise, oluşturulan imajına ters davranışlar sergileyip kabin memurlarına “kölelik anlaşması” imzalatıyormuş. (Tıklayın) Bu uygulama diğer şirketlere de sirayet ederse kabin memurları yandı. İnşallah kötü örnek olmazlar.

Sektörel haberlere şöyle kısaca bir göz attıktan sonra, şimdide gelelim THY’de yankıları hala devam eden uçuş işletme ve tekniği kara kara düşündüren ‘DİL’ konusuna…

THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu’nun pilotlarımızda “dil sorunu yaşanmıyor” demesine karşın,Uçuş İşletme Başkanlığı tüm pilotlardan İngilizce yeterliliklerinin belgelenmesini istiyor. (Bu çelişkiyi geçen haftada dile getirmiştim.)

Belge dendiğinde, benim aklıma TOEFL-KPDS-IELTS- geliyor. Bunun dışında ki bir belge Türkiye’de kabul görmüyor. Uçuş İşletme Başkanlığı belge dediğinde, sanırım bunlardan sözediyor olmalı. Aslına bakacak olursanız, bu belgelerinde geçerlilik süreleri var. TOEFL 2 sene geçerli iken, KPDS 5 yıl geçerli sayılıyor. Yani, İngilizce biliyorum dediğinizde bu belgelerden birini gösterecek ve bunu süresi dolduğunda upgrade edeceksiniz. Yani, ben zamanında TOEFL veya KPDS almıştım demek yok. Bu konu “Grandfather Right” ada girmez.

Durum böyleyken; THY’de, hala İngilizce yeterliliği tartışılıyor. Oysaki İngilizcenin havacılığın her branşında, artık, “olmazsa olmaz“ olduğunu kabul edip, yeterlilik ile yetinmeyip mükemmelleştirmeye çalışmak gerekir.

Bu sorun sadece pilotlarımızı kapsamıyor. Bu konunun birde teknik bacağı var.

Geçenlerde THY Tekniği denetleyen EASA yetkililerinin en önemli buldukları sorun yine İngilizce oldu. THY/Teknik A.Ş bu aralar kara kara düşünüyor. Teknik A.Ş’de de yumurta ağıza gelmeden çözüm aramak yok. İşin kolayını seçerek modül kısıtlamalarını ve Lisans sınavlarını Yunanlılarla çözmeye çalışmalarının yanı sıra ucuz iş gücü nasıl yaratırız düşüncesi ile başlattıkları TYP programlarına destek ve HABOM yapılanması nedeniyle, sanırım EASA yı unuttular.

Neyse ki, EASA Teknik A.Ş’ye dil eğitimi eksikliği ve dokümantasyon vb. gibi eksikliklerden ötürü sarı kart gösterdi de, eğitimin önemini anımsadılar.

Bu konuda en hızlısı TEC(Turkish Engine Center) oldu. Hemen tüm elemanlarına kurs vermeye başladı ve kurslar hızla sürüyor.

Şimdide gelelim kaptanları ve pilotları yakından ilgilendiren ve her nedense Danimarka gazetelerinden sonra ortaya(!) çıkan İngilizce yeterlilik tartışması ve ICAO Level-4 lere;

THY’nin bir anda, beklenmedik bir şekilde aldığı,pilotların dil bilgisini belgelemesi hakkındakikararı, uçuş işletmeye adeta bomba gibi düştü. Kimisi; bizim İngilizcemiz yeterli derken, kimisi; bu uygulamanın doğru olduğu şeklinde yorum attılar. Danimarka medyasındaki haberi önemsememiş görünen ve tu-kaka diyerek beyanatlar veren THY, bir anda 180 derece dönüş yaptı.

THY, zamanında yapmadığı ve önemsemediği bu sorunu, geçte olsa fark edebildi. Ancak şimdide;“madem yetersizdik, bu kadar sene bu yolcuyu kim uçurdu?” sorularına muhatap oluyorlar.

Aslına bakacak olursanız, gerek SHGM’nin, gerek se THY ve hatta Türk sivil havacılığının mevcut sorunları sürekli halının altına süpürmesi sonucu bu günlere gelindi.

Halbuki;ICAO’nun 28.000 olay/kaza raporu incelemesinde, dil yetersizliğinin payının %70 civarında olduğu söylenmektedir.

ICAO standartları, artık; tüm uluslararası uçan pilotların ve tüm uluslararası uçuşlara hizmet veren hava trafik kontrolörlerinin EN AZ ICAO Level-4 düzeyinde İngilizce bilmelerini gerektirdiğini bas bas bağırıyor.

Level-4 seviyesi için JANUARY FEBRUARY 2006 FLIGHT SAFETY DIGEST VOL25 NO1-2 SAYFA 8 de ortalama olarak 100-200 saatlik bir kursun yeterli olabileceği söylenirken. İyi İngilizce konuşamayan birinin ise 200-800 saat arasında Level-4 ü alabileceğinden bahsediliyor.

Çok geç kalınan bu uygulamada, nedir bu “Level 4”? (Tekrar hatırlayalım)

Level-4 İngilizce yeterliliği, proficiency seviyesine eşit olup, yapılacak sınavda sözcük bilgisinin yüksek olması ve cümle yapısına uygun kullanımı, temel gramer bilgileri, söyleyiş, ritim isteniyor. Ana dil gibi olmasa da,bir çok farklı anlama gelen sözcük kullanılarak, cümle kurularak, hızlı bir tempo ile konuşabilme yeteneğine sahip olunmasını zorunlu kılıyor.

Bunun yanı sıra; size sorulan soruya yanıt verirken, karşı taraf bir anda başka bir konuya geçtiğinde, hemen yeni konuya adapte olunup olunamayacağı da gözlenecek.

Sınavlar; Söyleyiş, Gramer, Sözcük Bilgisi, Akıcılık, Anlama olarak değerlendirilecek. Adaylar, bunların hangisinden en düşük notu alırsa, seviye notu o not olacak. Örneğin, konuların beşinden 4 alan aday, birisinden 3 alsa, seviyesi 3 olarak, yani başarısız olarak kabul edilecek.

Türk sivil havacılık yetkilileri, bu gerekliliği önemsemeyip bugüne kadar erteleyip durdu ve sonunda yumurta ağıza geldi.

Daha önce 5 Mart 2008 son tarih iken, 5 Mart 2011 ve şimdi de 31.12.2013 tarihine kadar süre uzatıldığı, SHT-1L yönergesinin 1 numaralı geçici maddesinde yazıyor. Bu işten kaçış yok gibi.

Oysa,5 MART 2008 tarihine dek tüm pilotlara bu test uygulanıp seviyesi 4 ve üzeri olanlar başarılı, altında kalanların ise başarısız kabul edilerek eğitilmesi, yeniden teste girip başarısız olanların uluslararası uçuşlardan men edilmesi gerekiyordu.

SHGM bu durumu ICAO'ya deklere edip kabul etmişti.(Neyine güvendiyse? )

Bu sınavların yurt dışında nasıl yapıldığına bir göz atalım…

Bir dosyada 20 tane fotoğraf var ve hoca bunlardan birini seçiyor: örnek olarak, otobüsün kanada çarpması konu ediliyor. Anlat diyor, ne görüyorsun? Kişinin cümle ve kelime hazinesi ölçülüyor. Bu olayı şirketine nasıl açıklarsın, anlat… Sence bu uçak uçar mı? Neden? Kendini anlat. Uçmaya ne zaman başladın? Neler yaptın? Kısaca; daldan, dala atlayan sorular ardı ardına geliyor.

Uçak içinde bir dolu teknik kitaplar var. QRH denilen emergency check-listler var. Uçuş planları var. Meteorojik bilgiler var. MEL var. Bunların hepsi İngilizce… Bir kırım yaşandığında konuyu yetkililere rapor edebilmek var. Yabancı meydanda uçağın arızasını teknisyene detaylı anlatabilmek var. Yurt dışı yatı görevlerinde tüm ekibinin amiri olmanın verdiği sorumluluklar var. Bu nedenlerle yurt dışında şirketin ana yüzü kaptandır. Kaptan şirketin en önde gelen temsilcisi olduğundan, şirketinin de yurt dışında görünen yüzüdür. Bu nedenle bu görevleri yapabilmek için mükemmel olmasa da iyi derecede İngilizce yeterliliği gerekiyor.

SHGM Level -4 leri, eskisi gibi sınavsız veremeyecek. (Tabii ki yine sulandırmazlarsa)

ICAO Level 4 konusunda birazda SHGM ye sataşmakta yarar var.


Sevgili SHGM; sen bu dil işini ICAO’nun bu konudaki uygulama isteğine “tamam” derken düşünmeliydin. Fransa-Rusya gibi ülkeler, hala bu Level-4 seviyesini onaylamamış iken, sen 5 Mart 2008’de, “ben bu işi çözerim” diyerek, önüne gelen her pilot lisansına, günü kurtarmaya yönelik Level-4’ü işleyip günü kurtardın…Haydi, aynen devam et de görelim…

SHGM, 05.03.2008 öncesi verilmiş tüm lisanslara, 3 yıl süreli olan Level-4’ü kafadan yazmıştı. Şimdi bu Level-4’lerin süresi dolduğu için, 2 yıl daha uzatarak; 31.12.2013 yapıyor. 05.03.2008’den sonraki lisans alanları ise Level-4 sınavına tabi tutacak. Bu ne çifte standart…

Ona buna torpil yok, 2008 öncekileri sınavsız işlediğin Level 4’lüleride sınava tabi tutmalısın. Yani, Baş Pilotları-Uçuş İşletme Başkanlarını, Genel Müdür İşletme Yardımcılarını neden kayırıyorsun?

Sen zamanında bedavadan herkese Level 4 işlerken, İngilizce aynı önemde değilmiydi?

Madem İngilizce uçuş emniyetinin en önemli taşlarından biri idi ve pilotlardan yeterlilik belgesi istiyorsun. Peki, şimdiye kadar biz yolcuları neden emniyetsiz uçurttunuz?

NOT/ Kişisel blog’umda“pilot eğitimi ve işsizlik sorunları” ( Lütfen tıklayın)
“DİL”SİZLİK BAŞA BELA!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (70)

İsim / Rumuz ~ 4 yıl önce
shgm tabi atlar kardeşim.kasasına para gırecek,boyle yogun sezonda-dınlenmeyede gerek yok,alal acele ankaraya git....sınav parasını yatır,sıra bekle...beyfendıler nıye sınava gırmıyor......onlarıda sınava alsınlar.......bıraz onlarda ugrassınlar .ama olurmu.......padısah devletı...bunu kabul eden onlar nasılsa bıze sordularmı.......boyle bır ulkede yasıyoruz ıste................

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Dil, ~ 4 yıl önce
Sayın Sefa İNAN dil konusundaki bu yorumlarınıza katılmama rağmen bu güne kadar bu işi savsaklayan SHGM birdenbire bu iş olmazsa olmaz konumuna nasıl girmiştir.25-30 senelik sadece havacılık İngilizcesi ile mesleğini yürüten kişilerin birdenbire anadili gibi ingilizce konuşmasını istemek,lisanslarını yenilememek 25-30 senedir bu mesleği başarı ile sürdürenlere haksızlık olmuyormu.Mademki bu işi yapacaksın bunun bir geçiş süreci olmalı.Yeni mesleğe başlayacaklardan bunu isteyebilir getirmeyenlerede belge,lisans vermeyebilirsin ona saygım sonsuz.Ama bu işi senelerdir yapan ve bizzat SHGM nin verdiği lisansla yürüten kişileri bir anda devre dışı bırakmak sizinde dediğiniz gibi % 70-80 gibi sadece teknikte CS kaybına neden olacaktır.Bundan sonra şirketlerde yetkili personel kalmayacak ve birçok şirketin bakım yetkisi bile düşecektir.Uçaklar sefere verilemeyecek havacılık sektörü krize girecektir..Bu gün bırakın ingilizceyi, Türkçe imtihanlardan kaç kişi başarılı olacaktır bu araştıırılsın.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
Adını söyleyemen İspanyol'un sertifikasında Level 6 yazıyor. Belki Danimarkalılar İspanyolla uçmuştur. Uçakta en az bir Türk pilot olacak kuralını bazen unutuyoruz. AHL'de İngilizce konuşun diye yırtınan Türk F/O'ların olması da bir başka gerçek. Ground'u İngilizce konuşun diye fırçalamaya çalışan bir "milli hava yolu" şirketi? Ancak Türkiyede olur.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Misafir ~ 5 yıl önce
THY'DE SULAR ÇEKİLDİ VE KARINCALAR BALIKLARI YEMEYE BAŞLADI. ZAMANINDA ASKERLERDEN ÇOK ÇEKEN VE ŞİMDİ YÖNETİCİ OLAN SİVİLLER İÇİN İNTİKAM ZAMANI.

Yanıtla

Kalan karakter 1000

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000